Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Kent Konseyi'nin 32. Olağan Genel Kurulu, Hevsel Bahçeleri ve Ongözlü Köprü çevresindeki izinsiz yapılaşmalar gündemiyle toplandı. Genel kurulda konuşmalar sırasında salonda gerginlik yaşandı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun'un yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ile Dicle Nehri ve Ongözlü Köprü çevresindeki esnaf ve mülk sahiplerinin katıldığı toplantıda, alanın geleceğine ilişkin görüşler dile getirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Kent Konseyi olarak Hevsel Bahçeleri ve Ongözlü Köprü çevresinde yaşanan sorunları ortak akılla ele almak istediklerini söyledi. Bucak, şöyle konuştu:
"Ongözlü Köprü ve Hevsel Bahçelerinde yaşanan mevcut durumu ve buna dair Kent Konseyi olarak Diyarbakır Kent Konseyi olarak bugünümüzü ve geleceğimizi, neler yapabileceğimizi hep birlikte konuşmak istiyoruz. Birbirimizle hep birlikte Hevsel'in bizi besleyen, bin yıllardır bu kenti besleyen, bin yıllardır bu kenti susuz bırakmayan Dicle'nin, Hevsel'in, üzerindeki tarihi köprü ne anlama geldiğini, bizler için ne anlama geldiğini, sizler için ne anlama geldiğini, yerel yönetimlerimiz için ne anlama geldiğini, meslek odalarımız için, sivil toplumumuz için ne anlama geldiğini konuşacağız."
Aynı zamanda uzun yıllardır oraya emek vermiş, orada geçimini sağlayan, orada ailesinin malı, mülkü olan, toprağı olan ve bu toprak üzerinde işletme kurmuş yurttaşlarımızın da çözüm önerilerini dinleyeceğiz. Yerel yönetimlerden ne talep ettiklerini, Diyarbakır'ı nasıl umut ettiklerini birlikte konuşacağız. Buradaki hiçbir hazirunun birbirini yıpratan, boşa çıkaran bir tutum içinde olmayacağını buradan ifade edelim. Amed'e, Diyarbakır'a, Hevsel'e, Ongözlü Köprü'ye, Dicle'nin bin yıllardır süregelen tarihine yakışır bir tartışma yürütmeliyiz. Bu tartışmanın sonunda hepimizin 'iyi ki birbirimizi dinledik' diyeceği bir sonuç ya da en azından umutlu bir perspektif ortaya koymalıyız."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise konuşmasında uzlaşma ve ortak akıl vurgusu yaptı. Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Bizler idealist insanlarız. Dünyada, Türkiye'de, bölgemizde barışı, uzlaşmayı savunan insanlarız. Böyle temel bir konuda kendi içimizde barışı ve uzlaşmayı sağlayamıyorsak dükkanı kapatıp gidelim. Burada gerçekten birbirimizi dinleyerek, bu kentin ortak çıkarlarına taraf olan herkesin çıkarlarını ortaklaştıracak bir zemin yaratmalıyız. Ongözlü Köprü'nün 1000 yıldan fazla bir tarihi var. Hevsel Bahçeleri'nin ise 2500 yılı aşan bir tarihi var ve bugüne kadar yaşamış."
Diyarbakır'ın 2 milyon nüfusu var ve burası ortak geleceğimiz. Geçen yıl Diyarbakır'a gelen 1 milyon 500 bin turistin neredeyse tamamı Hevsel Bahçeleri'ni ve Ongözlü Köprü'yü ziyaret etti. Eğer onurlu bir barışı inşa edersek, Diyarbakır'ı tanıtan en büyük değerlerden biri yine burası olacak. O tarihi, o ekolojiyi koruyacak, herkesin çıkarını gözeten bir çerçeveyi birlikte yakalamak zorundayız. Yurttaşların, hak sahiplerinin, emek verenlerin talepleri var. Yerel yönetimlerin sorumlulukları var. Bunların tamamını ortaklaştıracağımız bir zemin yaratmalıyız."
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, alanın korunmasına ilişkin çözüm önerilerini sıraladı. Eren, alan yönetim planının yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"2014'te hazırlanan ve UNESCO tarafından onaylanan alan yönetim planı güçlendirilip güncellenerek derhal uygulanmalıdır. Yerel demokratik yönetim tesis edilmeli, yerel yönetimler merkezi idareyle işbirliği içinde ancak kendi karar yetkisini kullanarak alanın korunmasında inisiyatif almalıdır. Katılımcı bütçe ve yerinden yönetim ilkeleriyle Hevsel ve Suriçi'nin ihtiyaç duyduğu kaynaklar önceliklendirilmelidir. Ongözlü Köprü ve Dicle Vadisi çerçevesindeki bütün kaçak yapılar, dolgu ve müdahaleler ivedilikle kaldırılmalıdır."
Valilik ve belediyenin açıkladığı eylem planı lafta kalmamalı, belirlenen takvimde yıkımlar yapılmalıdır. Hevsel Bahçeleri ve Ongözlü Köprü'nün kolektif hafızadaki yerini güçlendirmek için kültürel etkinlikler düzenlenebilir. Ancak bunlar alanın doğasına zarar vermeden, kamusal otorite gözetiminde yapılmalıdır. Özetle ekolojik, sosyal ve yönetsel boyutları olan entegre bir yaklaşıma ihtiyaç var."
Eren'in konuşmasında "işgal" ifadesini kullanması üzerine salonda bulunan bazı mülk sahipleri tepki gösterdi. Tepkilerin büyümesiyle toplantıda gerginlik yaşandı.
Gerginlik üzerine Eş Başkan Serra Bucak mikrofonu alarak ortamı yatıştırdı. Serhat Eren'in sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirten Bucak, Eren'i yeniden kürsüye davet etti. Kürsüye çıkan Serhat Eren, konuşmasının yanlış anlaşıldığını ifade ederek özür diledi. Eren, şunları söyledi:
"Arkadaşlar, birbirimizi dinlemeden anlayamayız. Diyarbakır Valiliği ve Emniyet'in 2025 yılı tespitlerine göre Hevsel Bahçeleri içerisinde 31 ayrı uyuşturucu tarlası tespit edildi. Bizim işgal dediğimiz şey, halkın topraklarına uyuşturucu ekerek el koyanlardır. Biz asla orada mülkü olanlara, hakkı olanlara işgalci demeyiz. Sadece 2025 yılında Hevsel Bahçeleri içerisinde 31 uyuşturucu tarlası tespit edildi. 3 binin üzerinde kenevir elde edildi. Bizim sözümüz halkımızı zehirleyenleredir, sizlere değildir. Eğer sözlerim böyle anlaşılmışsa, ben özür diliyorum."
Son Dakika › Güncel › Hevsel Bahçeleri ve Ongözlü Köprü Gündemiyle Toplanan Diyarbakır Kent Konseyi'nde Gerginlik Yaşandı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.