Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un nüfusunun 14 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un nüfusunun 14.5 milyona ulaştığını belirterek, "Bu gidiş bana göre doğru değil. İstanbul bu kadar zorlamayı kaldırmaz. Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez. Buna ayrıca çözüm getirmemiz lazım" dedi. Kendi Belediye Başkanlığı döneminde ortaya attığı "İstanbul'a girişi nakil ilmuhaberine bağlama" fikrini hatırlatarak, "Türkiye 780 bin kilometrekaresiyle bizim vatanımız. Ha gelir, ziyaret eder, gezer ama her şey bir plan işidir. Eğer bu planı yapmazsanız İstanbul yaşanabilir bir kent olmaktan çıkar. Bunun üzerinde de iyi düşünmemiz lazım" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gaziosmanpaşa Şelale Parkı'ndaki "Kentsel Dönüşüm Töreninde" yaptığı konuşmada, bugüne kadar hiçbir hükümetin göze alamadığı ve başaramadığı bir dönüşümü milletle birlikte gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Tarihin adeta "yeniden inşa edildiğini" kaydeden başbakan Erdoğan, 5 Ekim 2012'de 35 ilde başlatılan kentsel dönüşüm seferberliği kapsamında bugüne kadar 13 bin bağımsız bölüm için kentsel dönüşüm başlatıldığını, bugün de 32 bin 205'i İstanbul'da olmak üzere Türkiye çapında 33 bin 529 adet bağımsız bölümün kentsel dönüşümünü gerçekleştireceklerini kaydetti. 2013 yılında 200 bin, 2014 sonuna kadar 400 bin bağımsız konut ve dükkanın dönüşümünü başlatmak istediklerini söyleyen Erdoğan, yapılacak yıkımların daha sağlıklı ve konforlu alanlar inşa etmek amacını güttüğünü anlattı. Erdoğan, "Biz onarılması mümkün olmayan çatlakların üzerini kapatmıyoruz, tamir olmayacak, büyüdükçe büyüyecek sorunların üzerini örtmüyoruz. Biz yıkıyoruz, yeniden yapıyoruz. Daha iyisini modernini ve sağlıklısını inşa ediyoruz" dedi.
Fevkalade bir hal olmadıkça bu tür yapılanmalarda gökdelenler dikilmemesi gerektiğini anlatan Erdoğan, "Zemin +4, bilemediniz zemin +5 Bunun üzerine çıkmamalıyız. Zemin+10, zemin +15 bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün derinliklerinden gelmek üzere estetiğe önem vermeliyiz. 40-50-80 katlı binaların da estetiği olabilir. Reddiyeci değilim. Ama insanoğlu toprağa yakın yaşamalı" dedi.
-"RAHMETLİ BABACIĞIM BURALARA GETİRİRDİ"-
Erdoğan, kendi çocukluğunda Gaziosmanpaşa bölgesinde akrabaları olduğunu ve sık sık ziyaret ettiğini belirttiği konuşmasında, "Buraları gezerdim, rahmetli babacığım getirirdi beni buralara. O zamanlar buralar yeni inşa ediliyordu. İçinizde o tarihi bilmeyenler var ama biz biliyoruz" ifadelerini kullanırdı.
-"BİZ TAKMA ZİHNİYETLERLE HAREKET ETMİYORUZ"-
Okulların da zemin+3'ten fazla katlı olmayacağını belirten Erdoğan, çevre bakanı Bayraktar'a da seslenerek, üzerinde tarihi bir mesuliyet olduğunu söyledi. Hükümet olarak tarihi halkla birlikte inşa ettiklerini anlatan Erdoğan, "Bu kentsel değişime bu ülkede karşı çıkanlar da var. Ama bedeli ne olursa olsun bunu gerçekleştireceğiz. Biz takma zihniyetlerle yürümüyoruz. Biz bu ülkede halkımın ruh köküne hitap eden zihniyetle yürüyoruz" dedi.
-TÜRKİYE BÜYÜRKEN HALK SAĞLIKSIZ YAPILARA MAHKUM EDİLEMEZ"-
Şehirlerin kimliği ruhu ve kişiliği olduğunu belirten Erdoğan, şehirlerin içindeki insanlara da kimlik sunduğunu kaydetti. Erdoğan, "İnşa ettiğimiz yaşam alanları gelecekte yükselteceğimiz Türkiye'nin nüvesi olacaktır" dedi. Köhnemiş konutlarla küreselleşmiş bir dünyada Türkiye'nin yerinin olamayacağını kaydeden Erdoğan, bunu değiştirmek için yeni bir şehir perspektifi geliştirdiklerini anlattı. Erdoğan sözlerin şöyle sürdürdü:
"Kimse kusura bakmasın, biz aziz milletimizi yalıtımsız, tenekeyle kaplanmış, kapısı penceresi dökük yerlerde oturtamayız. Benim Ayşe ablama, Fatma kardeşime, Ahmet Bey'e Hasan kardeşime, yavrularımıza buralar layık değil. Türkiye bölgesel ve küresel güç haline gelirken vatandaşımızı tenekeden, naylondan, çatısı akan, önünden kanalizasyon geçen sağlıksız yapılara mahkum edemeyiz."
-"HİÇBİR ŞEY YAPMAMAK ÜZERE KURULU MUHALEFET"-
Muhalefetin bugüne kadar hükümetin yaptığı her işe karşı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dünya ne diyor biliyor musunuz? Dünya "Siz bir sesiz devrim yaptınız' diyor, bunlar yalanla dolanla gidip bizi onlara anlatıyorlar. Bu muhalefetin temsilcilerinin defalarca yanılmalarına ve yanıltmasına rağmen bir kez olsun güreşe doyduklarını, yüzünün kızardığını gördünüz mü? Bunlar her şeye kayıtsız şartsız karşı gelmeyi muhalefet zannediyorlar. Bunların iktidar tasavvurları hiçbirşey yapmamak üzerine kuruludur. İnanın, muhalefet tasavvurları da aynı şekilde hiçbirşey yapmamak ve yaptırmamak üzerinedir. Şu anda da kentsel dönüşüm karşısında yegane yapabildiklerini yapıyorlar. Bilmeden anlamadan, dinlemeden körü körüne muhalefet sergiliyorlar."
-"İNSANI HAKİR GÖREN KAFAYI DA YIKIYORUZ"-
Kentsel dönüşümü söz konusu alanlarda yaşayanların gönül rızasıyla yaptıklarını, kiralarının devlet tarafından ödendiğini, binalar bitince de geri taşınacaklarını anlatan Erdoğan, "Biz yıkım yaparken aynı zamanda miadını doldurmuş anlayışı, kendini milleten soyutlamış zihniyeti, insanları hakir gören o kafayı da yer ile yeksan ediyoruz" dedi.
-"İSTANBUL BU KADAR ZORLAMAYI KALDIRMAZ"-
Konuşmasında Fatih Sultan Mehmet'e de değinen Erdoğan, Fatih İstanbul'u aldığında şehirde 40 bin insan yaşadığını, kendi belediye başkanlığı döneminde ise şehrin nüfusunun 8.5 milyon olduğunu, şu an ise İstanbul'un nüfusunun 14.5 milyon olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Bu gidiş bana göre doğru değil. İstanbul bu kadar zorlamayı kaldırmaz. Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez. Buna ayrıca çözüm getirmemiz lazım. Belediye Başkanlığımda demiştim ki İstanbul'a girişi nakil ilmuhaberine bağlamak lazım. O zaman birileri bize adeta bir reddiye gönderircesine, "Siz İstanbul'a gelmek isteyenlerin önünü mü kesiyorsunuz?' demişti. Ben de "Hayır' demiştim, "İstanbul'da evi var mı, gelebileceği yer var mı, işi var mı? Bunları soralım. Anadolu'yu neden boşaltıyoruz' demiştim. Türkiye 780 bin kilometrekaresiyle bizim vatanımız. Ha gelir, ziyaret eder, gezer ama her şey bir plan işidir. Eğer bu planı yapmazsanız İstanbul yaşanabilir bir kent olmaktan çıkar. Bunun üzerinde de iyi düşünmemiz lazım."
-FATİH SULTAN MEHMET VURGUSU-
Fatih döneminde İstanbul'da 40 bin kişi bulunurken adeta "ölü bir şehir" olduğunu ama inşa edilen yapılarla tekrar can bulduğunu anlatan Erdoğan, "Fatih sadece İstanbul'u değil, bir milletin kaderini ve bir devletin geleceğini inşa etti" dedi.
-ŞEHİR ALLAH'IN EMANETİ-
Haliç'in temizlenmesi sonucu çıkan çamurun taşınmasıyla yapılan alanın açılışının 29 Mayıs'ta yapılacağını belirten Erdoğan şunları kaydetti:
"Şehrin sahibi sadece belediyeler değildir. Şehir içinde yaşayan herkestir. Şehir bize Allah'ın emanetidir. Evden çıkmayan, bilgisayar başından kalkmayan, dört duvar arasında sıkışmış çocuklarımızın ufku ne kadar derin olabilir ki? Toprağa ayağını basmamış, derelerde gezmemiş çocukların büyük fikirleri olabilir mi? Tabiatı yalnız belgeselde izleyebilen neslin fikir ve ruh dünyası sağlıklı olabilir mi? Köklü bir aidiyet kültürüyle yaşadığı yere bağlı olmayan bir neslin ülkesine ve milletine hayırlı hizmetler vermesi mümkün olabilir mi? Biz büyük Türkiye'nin büyük düşünen fertlerine yol açmak için, yaşanabilir, estetik, sakin ve huzurlu şehirler inşa etmen mücadelesi içindeyiz."
-"BİZDEN ÖNCE TERÖRÜN SEBEPLERİ KONUŞULMADI"-
Yaklaşık 30 yıldır Türkiye'nin terörle mücadele ettiğini hatırlatan Erdoğan, terörün ortaya çıktığı andan itibaren terörü doğuran sebeplerin konuşulmadığını belirtti. AK Parti iktidarıyla birlikte bu konuya yönelmenin başladığını iddia eden Erdoğan şunları kaydetti:
"Terörün istismar alanları konuşulmadı, terörün bataklıklarını kurutmayı kimse tartışmadı. Doğu'da Güneydoğu'da, askerimiz, korucumuz, polisimiz, istihbaratçımız terörle mücadele ederken, hükümetler ve devlet terörün istismar ettiği yoksulluğu, işsizliği, eğitimsizliği ve ayrımcılığı gidermek için çare üretmedi."
-"YOKSULLUK TERÖRÜN İSTİSMAR ALANI OLDU"-
Büyükşehirlere yaşanan göçe, gökdelenler arasında yapılan gecekonduların göz yumulduğunu ifade eden Erdoğan, yoksul mahallelerin terörün istismar alanına dönüştüğünü anlattı. Türkiye'de 10 yıllar boyunca gençlerin kötü şartlarda çalıştığını, yoksulluk ortamında yaşarken televizyondan lüks hayatları izlediğini belirten Erdoğan, "Umut yok, heyecan ve yaşama sevinci yok. Sonra bu evlatlarımıza kötü niyetliler musallat oluyor. Uyuşturucu,i fuhuş, hırsızlık ve en acısı da terörle musallat oluyorlar. Umudu, heyecanı, yaşama tutkusu ve amacı olmayan gençleri istismar ediyor ve köle haline getiriyorlar. Yıllarca terörle mücadele edildi ama terörün, suç örgütlerinin istismar alanlarıyla mücadele edilmedi" dedi. AK Parti hükümetinin bunu tersine çevirdiğini kaydeden Erdoğan, terörün istismar alanlarını kurutma mücadelesi verdiklerini anlattı.
-NE ÇEKTİYSEK AŞIRI SAĞ VE SOLDAN ÇEKTİK"-
Kentsel dönüşümle sadece bina inşa etmediklerini, bunlardan önemlisi çocuklara, gençlere ve gelecek nesillere umutlu, coşkulu, yaşama sıkı tutunacakları bir çevre kazandırdıklarını anlatan Erdoğan terörün çözüm sürecinde belirlenen 63 akil insanla ilgili şunları söyledi:
"Düşüncesine inancına bakmadan, yüzlerce insan arasından 63 saygı duyulacak akil insan seçtik. Onlarla çalışmaya başladık. Dün, evvelsi akşam ilk toplantımızı yaptık. Mesajımı verdim ve kendilerinden soruları aldım. Bu akil insanların başkanı, başkanvekili ve sekreteri var, yanında 6 tane de üyesi var. Türkiye 7 bölgesine dağılacaklar. Oralarda konferanslar, sempozyumlar, paneller.. Oralardaki STK'larla görüşecekler. Plan, program kendilerine ait. Biz kendilerini zorlamadık. Ama bazı çevreler bundan rahatsız. Top atışları başladı. Kimisi kendisi yok diye feryat ediyor kimileri kıskançlıklarından çatlıyorlar. Kimileri de ulusalcı kesim oldukları için Bu ülkede ne çektiysek aşırı uçlardan çektik. Sağın da aşırı uçları var solun da aşırı uçları var. Biz terörle mücadelede bir şeyler yapalım, annelerin gözyaşları dinsin, kan akmasın diye çırpınırken birileri hala oradan rant elde etmenin gayreti içinde."
-"KENDİ BATAKLIKLARININ KURUTULMASINI İSTEMİYORLAR"-
Muhalefetin ve bazı çevrelerin ne yapsalar karşısında durduğunu anlatan Erdoğan, "Bu anlayışı çok iyi tanımanızı rica diyorum. Bugün kentsel dönüşüme de terörün çözüm sürecine de karşı çıkanlar, inanın kentlerimizi harabeye çeviren, şehirlerimizi bataklığa çeviren, o bataklıktan her türlü illetin üremesine fırsat sağlayan zihniyettir. Kendileri bir bataklık oluşturdular, çamur taşıdılar, şimdi kurutulmasına karşı çıkıyorlar. Kendileri bataklıkta sivri sinekler yetiştirdiler. Şimdi o sineklerin yok edilmesine karşı çıkıyorlar. Bu muhalefete iyi bakın. Bunların es kaza iktidar olması halinde, olmaz ya, geride bırakacakları bataklık, virane evler, kırılmış kalpler, umutsuzluğa sevk edilmiş kitlelerdir. İşte şimdi geride bıraktıkları sözümona eserlerin ortadan kaldırılmasın tahammül edemiyorlar. Biz o bataklıkları Allah'ın izniyle kurutup gül bahçesine çevireceğiz" dedi.
Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu süreçler büyüyen bir Türkiye'nin, güçlü ve iddialı bir Türkiye'nin ayak sesleridir. Huzurun, umudun, mutlu bir yaşamın ayak sesleridir. Bu süreçleri inşallah tamama erdirecek hayırla çıktığımız yolda hayırlı neticelere inşallah sizlerle birlikte ulaşacağız." - Ankara
Son Dakika › Güncel › 'İstanbul Bu Kadar Zorlamayı Kaldırmaz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.