Khoisan Kalıntıları Güney Afrika'ya İade Edildi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Khoisan Kalıntıları Güney Afrika'ya İade Edildi

30.03.2026 11:14

Khoisan yerlilerine ait kalıntılar, sömürgeci uygulamaların hatırlatılmasıyla Güney Afrika'ya döndü.

Irk temelli bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere 1868 ile 1924 yılları arasında alıkonulan 63 Khoisan yerlisinin kemiklerinin ana vatanları Güney Afrika'ya iadesi, sömürgeciliğin "ırkçı" ve "soykırımcı" uygulamalarla dolu geçmişini yeniden gündeme taşıdı.

Afrika'nın en kadim yerli halkı kabul edilen Khoisanlar, bugün çoğunlukla Kalahari havzası başta olmak üzere Güney Afrika, Botsvana ve Namibya'da yaşamını sürdürüyor.

Tarih öncesi çağlardan beri bu topraklarda avcı-toplayıcı ve pastoral hayat tarzı sürdüren Khoisanlar, Avrupalıların 17. yüzyıl ortalarından itibaren bölgeye yerleşmesiyle topraklarını ve yaşam biçimlerini büyük ölçüde kaybederek, sömürgeciliğin şiddet ve ırkçı uygulamalarının hedefi oldu.

Avrupalılarca mezarlarından çıkarılarak ırk temelli bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere İskoçya'daki Glasgow Üniversitesine götürülen ve bir asrı aşkın süredir burada "bilimsel nesne" olarak sergilenen yerlilere ait kalıntıların, Güney Afrika'ya iadesi ve geçen hafta düzenlenen defin töreni ise onarıcı adalet, kimlik mücadelesi ve yerli halkların tanınma taleplerini bir kez daha gündeme getirdi.

Genetik açıdan dünyanın en eski insan topluluklarından

Khoisan tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Cape Town Üniversitesi Tarih Çalışmaları Bölümü'nde Emeritus Prof. Dr. Nigel Penn, AA muhabirine, topluluğun topraklarından edilip şiddete maruz kaldığı ve ırkçı bilimsel çalışmaların hedefi haline getirildiği tarihi süreci anlattı.

Penn, avcı-toplayıcı Sanlar ile hayvancılıkla ulaşan pastoralist Khoikhoi topluluklarından oluşan Khoisanların kıtanın eski sakinlerinden olduğuna dikkati çekerek, "Genetik açıdan bakıldığında, yalnızca Afrika'da değil, dünyadaki en eski insan topluluklarından biri, hatta muhtemelen en eskisi olarak kabul edilirler." dedi.

Hollandalıların 1652'de Ümit Burnu'na gelip yerleşmeye başlamasının ardından bu halkın emeğini sömürüp, hayvanlarına el koyup, topraklarını ele geçirdiklerine işaret eden Penn, resmi olarak köleleştirilmeseler de uygulamada yarı kölelik benzeri bir sistem içinde yaşadıklarını belirtti.

Penn, hayvancılık yapmadıkları için sömürgeciler tarafından daha değersiz görülen Sanların ise tarımsal genişlemenin önünde engel olarak kabul edildiğini, bu nedenle yerleşimcilerle sık sık çatışmaya girdiklerini ve direnişlerinin çoğu zaman şiddetle bastırıldığını anlattı.

Sömürgecilerin bu direnişi bastırmak için "komando" adı verilen birlikler kurduğunu ve bu operasyonlarda çoğu zaman erkeklerin öldürüldüğünü, kadın ve çocukların ise iş gücü olarak kullanıldığını ifade eden Penn, "Bazı dönemlerde ve bazı bölgelerde şiddetin yoğunluğu 'soykırım' olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaştı." dedi.

Penn, yerleşimcilerin direnişi bastırdıktan sonra yok etme yerine yerli halkı boyunduruk altına alma yoluna gittiğini söyledi.

"Onları Avrupalıların tam karşıtı olarak konumlandırdılar"

Avrupalıların Ümit Burnu ile ilk temaslarından itibaren Khoisanları "en ilkel insanlar" olarak tanımladığının altını çizen Penn, "Onları Avrupalıların tam karşıtı olarak konumlandırdılar. Pek çok Avrupalı, medeniyetin merkezinin Kudüs ve Kutsal Topraklar çevresi olduğunu düşünüyordu. Bu merkezden uzaklaştıkça toplumların daha 'ilkel' hale geldiğine inanılıyordu." diye konuştu.

Khoisanların dilleri, yaşam biçimleri ve inançlarının yanlış yorumlandığını dile getiren Penn, "Aydınlanma döneminden başlayarak 19. ve 20. yüzyıllar boyunca Khoisanlar sözde 'varlık zinciri'nin en alt basamaklarına yerleştirildi. Avrupalı bilim insanları Khoisanları, insan ile hayvan arasında 'kayıp bir halka' olarak görüyordu." diye konuştu.

Penn, bu anlayışın insan kalıntılarının Avrupa'ya götürülerek sözde bilimsel incelemelerde kullanılmasına zemin hazırladığını ifade ederek, dünya genelinde müze ve bilim kurumlarında hala çok sayıda Khoisan kalıntısı olduğunu, geçmişte ise pek çok tıp fakültesinde Khoisan kafatası koleksiyonları bulunduğunu belirtti.

Modern zaman Khoisanları

Halihazırda Avrupa'da bulunan kalıntılarla karşılaştırıldığında, Güney Afrika'ya iade edilen 63 kişinin kalıntılarını "okyanusta katre" olarak nitelendiren Penn, bu tür iade süreçlerinin onarıcı adalet açısından önemli bir başlangıç olduğunu ancak kapsamının oldukça sınırlı kaldığını dile getirdi.

Penn, Khoisan topluluklarının bugün kimliklerini ve tarihsel miraslarını yeniden sahiplenmeye çalıştığını, bu süreçte San ve Khoi kimliklerinin ayrı ayrı vurgulandığını anlattı.

Khoisanların "ilk halklar" olarak tanınma talebinin hükümetle aralarında gerilime yol açtığına işaret eden Penn, bu statünün siyasi temsil, toprak ve ekonomik haklar gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti.

Penn, bununla birlikte 63 Khoisan'ın kalıntılarının 23 Mart'ta Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın katıldığı resmi törenle defnedilmesinin sembolik açıdan büyük önem taşıdığına değinerek, onarıcı adaletin ise geçmişi geri getirmekten ziyade Khoisan kimliği ve dilinin korunmasını destekleyen politikalarla mümkün olabileceğinin altını çizdi.

Geleneksel yaşamın bugünün koşullarında sürdürülebilir olmadığını söyleyen Penn, bu toplulukların artık büyük ölçüde modern sistemlere ve devlet desteğine bağımlı hale geldiğini ifade etti.

"Burada bir soykırım yaşandı"

Güney Afrikalı Khoisan yerlisi Matios ise atalarına yönelik uygulamaları "insani açıdan kabul edilemez" olarak nitelendirerek, Avrupalıların Khoisanları doğrudan hedef aldığını ve bunun büyük ölçekte yaşanan bir şiddet sürecine dönüştüğünü dile getirdi.

Matios, Avrupalıların Khoisanları doğrudan hedef aldıklarına işaret ederek, "Burada bir soykırım yaşandı, hem de çok büyük ölçekte. Bu gizli bir tarih. Açıkça konuşulan bir konu değil. Kamuya anlatılanlar, hatta okul müfredatında öğretilenler oldukça sınırlı." dedi.

Atalarının naaşlarının çalınıp Avrupa'ya götürülmesinden rahatsızlık duyduğunu ifade eden Matios, bu toplulukların farklı görülmesi ve doğaya uyum yeteneklerinin, sözde bilim insanlarının ilgisini çektiğini ve bu merakın, insan kalıntılarının bilimsel incelemelerde kullanılmasına yol açtığını söyledi.

Matios, son yıllarda Khoisanların tarihleri konusunda bilinçlenmeye başladığına dikkati çekerek, "Bu hikayeler yeniden gün yüzüne çıkıyor. İnsanlar, özellikle genç nesil, sorular sormaya başlıyor. Ne oldu, neden oldu, bu kalıntılar neden alındı gibi sorular gündeme geliyor." dedi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Khoisan Kalıntıları Güney Afrika'ya İade Edildi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement