Bakan Ersoy: Türk mutfağı sürdürülebilir gastronominin kadim örneği - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bakan Ersoy: Türk mutfağı sürdürülebilir gastronominin kadim örneği

Bakan Ersoy: Türk mutfağı sürdürülebilir gastronominin kadim örneği
21.05.2026 22:53

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Mutfağı Haftası'nda yaptığı konuşmada, yerel ürün kullanımı ve geleneksel yöntemlerin sürdürülebilir gastronominin Anadolu'daki karşılığı olduğunu belirtti. Türk sofrasının kültürel miras olduğunu vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Yerel ve mevsimsel ürün kullanımı, ürünün tamamını değerlendiren mutfak anlayışı ve de kurutma, fermente etme, saklama ve yeniden değerlendirme gibi asırlardır uygulanan yöntemler, bugün dünyanın konuştuğu sürdürülebilir gastronomi yaklaşımının Anadolu'daki kadim karşılıklarını oluşturmaktadır." dedi.

Ersoy, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında İstanbul'da düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın yer aldığı programda konuşan Ersoy, programın bu yılki temasına değinerek, "Bu tema, Türk mutfağını yalnızca yemeklerden oluşan bir seçki olarak değil, göçlerle, ticaret yollarıyla, üretim kültürüyle, imece ruhuyla, aile gelenekleriyle ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgiyle şekillenmiş yaşayan bir kültürel miras olarak ele almaktadır." diye konuştu.

Ersoy, Anadolu'nun farklı bölgelerinde somutlaşan zengin gastronomi uygulamalarıyla bu mirasın güçlü biçimde yaşatıldığını belirterek, "Örneğin tören keşkeği imece kültürünü, Anadolu'nun bölge bölge çeşitlenen hamur işleri tarih boyunca süregelen kültürel etkileşimin izlerini yansıtır. Helva çeşitleri ise yalnızca bir tatlı olmanın ötesinde doğum, vefat ve toplumsal buluşmalarda özel yeri olan bir örfün, bir göreneğin ifadesidir." görüşünü dile getirdi.

"Türk sofrasının kendine özgü adabı ve değerleri başlı başına bir kültürel mirastır"

Türk mutfağının gelenek, sağlık ve atıksızlık olmak üzere üç temel değer üzerinde yükseldiğine dikkati çeken Bakan Ersoy, şöyle devam etti:

"Yerel ve mevsimsel ürün kullanımı, ürünün tamamını değerlendiren mutfak anlayışı ve de kurutma, fermente etme, saklama ve yeniden değerlendirme gibi asırlardır uygulanan yöntemler, bugün dünyanın konuştuğu sürdürülebilir gastronomi yaklaşımının Anadolu'daki kadim karşılıklarını oluşturmaktadır. Her biri milletimizin binlerce yıllık birikiminin, köklü geleneklerimizin ve kültürel hafızamızın taşıyıcısı olan nice lezzet, yöntem ve uygulamayı buluşturan Türk sofrasının kendine özgü adabı ve değerleri de başlı başına bir kültürel mirastır. Sofrada büyüklerin gözetilmesi, ekmeğe duyulan saygı, misafirin başköşeye alınması gibi davranış biçimleri kültürel değerlerin gündelik yaşamdaki yansımalarıdır."

Ersoy, Türkiye'nin her bölgesinin coğrafi koşulları, yerel ürünleri ve tarihsel birikimi doğrultusunda kendine özgü bir sofra kültürü oluşturduğuna işaret ederek, bu kültürel mirasın korunmasının yalnızca yemek kültürünü değil, toplumsal hafızayı, örf ve adetleri, dayanışma anlayışını ve birlikte yaşama kültürünü de gelecek kuşaklara aktarmak anlamına geldiğini ifade etti.

"Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" eseri, Çince ve Kazak Türkçesi olarak okurla buluşacak

Gastronominin deneyim odaklı turizm anlayışı içinde destinasyon tercihlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte gastronomiyi küresel destinasyon markasının temel unsurlarından biri olarak konumlandırdıklarını ve bu alanda yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

Ersoy, Bakanlık olarak ayrıca Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Emine Erdoğan'ın destekleriyle yaklaşık 220 tarif içeren "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" adlı eseri 2021'de yayınladıklarını aktararak, "Bugüne kadar Türkçe olarak sekizinci, İngilizce olarak yedinci baskısını yaptığımız bu prestij kitabımızın İtalyanca, Sırpça, Arapça, Farsça, Ukraynaca, Arnavutça, Hırvatça ve Macarca olmak üzere 8 dilde ve ayrıca Özbek Türkçesiyle yayımını da gerçekleştirdik. Almanca olarak şu anda baskı aşamasındayız. Çince ve Kazak Türkçesi ile de inşallah yayına hazırlayacağız." ifadelerini kullandı.

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında da "Lezzet Durakları" uygulamasını hayata geçirdiklerinden bahseden Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

"Ziyaretçiler festivalde sokak lezzetlerinden coğrafi işaretli ürünlere, yerel üreticilerden geleneksel mutfak ustalarına uzanan bütüncül bir gastronomi rotası üzerinde şehirlerimizin ve ülkemizin mutfak kültürünü doğrudan deneyimleyebilmektedir. Şeflerimiz, gastronomi profesyonellerimiz, akademisyenlerimiz ve sektör temsilcilerimizden oluşan danışma kurullarımızın belirlediği Lezzet Durakları, gastronomiyi yalnızca bir tüketim alanı olmaktan çıkararak, kültürel etkileşim ve destinasyon deneyimi sunan bir yapıya dönüştürüyor ve şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor."

"Türkiye, gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir"

Ersoy, Bakanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi'nde "Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller" başlığı altında 87 yaşayan miras unsurunu kayıt altına aldığını aktararak, Mesir Macunu Festivali ile iftar geleneklerinin de arasında bulunduğu 7 mutfak kültürü unsurunun UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne kaydedildiği bilgisini verdi.

Bu yıl ayrıca "Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller" aday dosyasının da UNESCO'ya sunulduğunu dile getiren Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye, sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir. Gaziantep'in UNESCO Gastronomi Şehri olarak uluslararası ölçekte elde ettiği başarı, İstanbul, İzmir ve Bodrum gibi destinasyonlarımızın küresel gastronomi rehberlerinde öne çıkması, Antep baklavasından Aydın incirine, Milas zeytinyağından Giresun fındığına Avrupa Birliği nezdinde tescillenmiş 46 coğrafi işaretli ürünümüzün bulunması Türk mutfağının uluslararası kabul görmüş kalite, özgünlük ve kültürel derinliğini ortaya koymaktadır."

"Türk mutfağının küresel görünürlüğü her geçen yıl daha da güçlenmektedir"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, GoTürkiye platformu üzerinden yürütülen küresel tanıtım çalışmaları kapsamında "Lezzet Rotaları", "Zeytin Ağacı Rotası", "Anadolu'nun Bağları", "Türk Mutfağı" ve "Seçkin Lezzet Alışverişi" gibi tematik içeriklerle ziyaretçilerin Türkiye'yi bir gastronomi keşif rotası olarak deneyimlemeye davet edildiğini belirtti.

Yaklaşık 200 ülkede Türkiye'nin gastronomi değerlerinin tanıtıldığını söyleyen Ersoy, "Bakanlığımızın stratejik vizyonu doğrultusunda, TGA tarafından yürütülen iletişim ve tanıtım çalışmaları yalnızca dijital platformlarla sınırlı da değildir. Uluslararası medya işbirlikleri, global şeflerin ve gastronomi kanaat önderlerinin ülkemizde ağırlanması, uluslararası gastronomi etkinliklerine katılım, workshoplar, içerik üretimleri, destinasyon kampanyaları ve gerek akademik gerekse sektörel iş birlikleri aracılığıyla Türk mutfağının küresel görünürlüğü her geçen yıl daha da güçlenmektedir." diye konuştu.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Bakan Ersoy: Türk mutfağı sürdürülebilir gastronominin kadim örneği - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement