Oğlundan Nakil ile Hayata Döndü - Son Dakika
Son Dakika Logo

Oğlundan Nakil ile Hayata Döndü

Oğlundan Nakil ile Hayata Döndü
19.04.2026 11:33

Silivri'de Nuray Demirkan, oğlundan aldığı böbrek ile sağlığına kavuştu, organ bağışının önemine vurgu yaptı.

SİLİVRİ'de yaşayan Nuray Demirkan (52), şeker hastalığına bağlı gelişen böbrek yetmezliği sonrası oğlundan yapılan nakille hayata tutundu. Eşinin böbreğinde taş çıkması üzerine gönüllü olan 29 yaşındaki oğlu Barış Demirkan'dan alınan böbrekle sağlığına kavuşan anne Demirkan, "Oğlum beni hayata döndürdü, onu alnından öpmek istiyorum" derken, kepçe operatörü olan oğlu Barış Demirkan da "Annem bana can verdi, ben ona hayat verdim" dedi.

Silivri'de yaşayan Nuray Demirkan'ın ellerinde ve ayaklarında başlayan şişliklerle ortaya çıkan rahatsızlık üzerine yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Yaklaşık 1 yıllık tedavi ve hazırlık sürecinin ardından Demirkan, 31 Mart'ta Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde oğlundan yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu. Demirkan'ın böbrek nakliyle sağlığına kavuşması organ bağışının önemini bir kez daha ortaya koydu.

'DİYALİZ VE NAKİL DEDİLER'

Yaşadığı süreci anlatan 3 çocuk annesi Nuray Demirkan, "Ellerim, ayaklarım şişti. Şişince dahiliyeye gittim, dahiliye 'Nefroloji bakacak' dedi. Nefroloji bakınca o da 'Böbrek yetmezliği; diyaliz ve nakil' dedi, biz de nakile başvurduk. Eşim geldi önce, o test verdi. Onunki uygun olmadı, böbreğinde taş çıktı. Üç çocuğum da geldiler, küçük oğlum verdi önce. Onunkisi uyumlu çıkınca 'Ben böbrek vereceğim' dedi; ama benim kalpte sıkıntı çıkınca 'Anjiyo olman gerekiyor' dediler. Anjiyo oldum. O anjiyodan sonra 3-4 ay diyalize girdim, 'Anjiyodan sonra 3 ay geçecek' dediler. O yüzden 3 ay sonra nakil oldum. Ameliyat olalı 20 gün oldu. Şu anda iyiyim, iyi olmaya çalışıyoruz inşallah" dedi.

'OĞLUMU ALNINDAN ÖPMEK İSTİYORUM'

Oğluna teşekkür eden Demirkan, "Allah razı olsun beni hayata döndürdü. Çok teşekkür ederim, işi rast gitsin. Allahım onu sağlıklı sıhhatli yapsın. Oğlumu alnından öpmek istiyorum" diye konuştu.Hastalığın getirdiği endişeyi ve nakil sonrası yaşadıkları mutluluğu anlatan Demirkan, "Oğlumun alnındna öpmek istiyorum.Zor Allah kimseye yaşatmasın. Hep korkuyla yaşadım. Oldum, olacağım, olabilir miyim, olacak mıyım derken hep korkuyla yaşadım. Oldum çok şükür. 'Annemiz kurtuldu' diye hep mutlu oldular. Eşim de mutlu oldu, çok sevindi. Hamdolsun sağlığıma kavuştum. Rabbim hayırlı yaşamlar versin" diye konuştu.

'ANNEM BANA CAN VERDİ BEN ONA HAYAT VERDİM'

Annesine böbreğini veren Barış Demirkan, "Bizim sürecimiz 1 senelik süreç, fazla uzun değil. Bir sene önce başladı herşey. Doktora gittiler, böbrek yetmezliği teşhisi koydular. Biz daha önce başımıza gelmediği için böyle birşey, doktor doktor gezdik. Sonra bu hastaneye başvurduk organ nakli için. Güzel birşey, annem bana can verdi, ben ona hayat verdim. Üç kardeşimizden benimki uyumlu çıktı. Ona karar verdik ve ameliyat olduk 20 gün oldu. Çok iyiyiz, annem de iyi ben de iyiyim. Şu an bir sorun yok" ifadelerini kullandı.

'BAŞARDIK'

Annesinin diyalize girerken yaşadığı zorlukları da anlatan Demirkan, "Bekleme sürecinde kalpte sıkıntı çıktı, stent taktılar. Stent takılınca 3 ay beklememiz gerekiyormuş. O 3 ay beklediğimiz için diyalize bağlanmak zorunda kaldı. Diyaliz de çok zor bir süreç. Ben bilmiyordum daha önce böyle zor olduğunu ama annemi orada görünce insan dayanamıyor tabii. O şekilde, ne kadar erken olursak o kadar iyi dedik. Sonra başardık; ikimiz de başardık çok şükür" dedi.

'SÖZKONUSU ANNEM OLUNCA KORKU İKİNCİ PLANDA KALDI'

Demirkan, "Öncesinde korkuyordum ben tabii nakil sürecinden ama sözkonusu annem olunca korku ikinci planda kaldı; ama korktuğumuz gibi değilmiş, tamam 1-2 gün ağrısı oluyor ama en fazla 3-4 gün, sonra ayağa kalkabiliyorsun. Herkese tavsiye ederim. Diyaliz zor, bayağı bir zor.Ben iş makinesi operatörüyüm, kepçe operatörüyüm. İstanbul Silivri'deyim. Kendi işimiz var, çalışıyoruz. Şu an tabii çalışamıyorum, 1-2 ay çalışamayacağım. İki ay sonra tekrar işimize başlarız inşallah.Bunu kimse yaşamadan bilemez. O yüzden çok bekleyen insan var. Herkesin duyarlı olmasını istiyorum. Organ bağışı hayat kurtarır. Hocalarımıza da çok teşekkür ederim, hastanemiz de çok iyi ilgilendiler bizimle. Hepsinden Allah razı olsun" diye konuştu.

'NAKİL OLMASAYDI DİYALİZLE YAŞAYACAKTI'

Operasyonu gerçekleştiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi sorumlu hekimi Prof. Dr. Halil Erbiş hastalık süreciyle ilgili konuştu. Prof. Dr. Erbiş, "Nuray Hanım'ın yaklaşık 1 yıldır böbrek rahatsızlıkları vardı. Buraya geldiğinde hem kalp doktoru hem de Dahiliye'deki doktorlar gördükten sonra kalbine stent takılması gerekti. Stent takıldıktan sora 2-3 aya ihtiyacımız oldu. Bütün tedavileri bittikten sonra sıra böbrek nakline geldi. Böbrek nakli olmasaydı diyaliz, periton diyalizi ya da hemodiyaliz şeklinde hayatını devam ettirmek zorunda kalacaktı. Diyalizdeki hastalar haftada 3 gün en az 4 saatte diyalizde kalıyor ve diyalizden çıktıktan sonra o günü artık yaşayamıyor. Oğlu, eşi, çocukları hepsi böbreklerini vermek için yola çıktılar. Eşinin böbrek taşları olduğu için alamadık. Oğlu Barış vermeye zaten hazırdı. Onun tetkiklerini yaptık ve uygun çıktı. Bu şekilde de nakil sürecine kadar geldik" diye konuştu.

'ÜLKEMİZDEKİ BU ORANI DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR'

Organ bağışının önemine değinen Prof. Dr. Erbiş, "Böbrek nakli, diğer tedavilere göre hastanın tamamen normal hayatını sürdürmesini sağlayan bir tedavi şeklidir. Son dönem böbrek yetmezliğinde en iyi tedavi şekli böbrek naklidir. Şu anda alıcımız da vericimiz de normal bir şekilde hayatına devam etmekte, sağlıklı, mutlu bir şekilde aile olarak birlikte devam ediyorlar hayatlarına. Tabii ki ülkemizde canlıdan organ nakilleri çok daha fazla fakat bunun aslında diğer Avrupa ülkelerinde, Amerika'da tam tersi kadavradan organ nakilleri daha fazla, canlı vericili nakiller ise daha azdır. Ülkemizdeki bu oranı da değiştirmemiz gerekiyor. Organ bağışını, özellikle beyin ölümü olan hastalarımızın, yakınlarımızın organlarını bağışlamayı hedef haline getirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

'YÜKSEK RİSKLİ BİR HASTAYDI; HERŞEY YOLUNDA'

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Erkalma ise, nakile hazırlık süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Erkalma, "Nuray Hanım uzun yıllar diyabet hastası olarak takip edilmiş. Bize başvurduğunda son dönem böbrek hastalığı gelişmişti artık; diyabete bağlı nefropati gelişmişti. Onu diyaliz olmadan nakile hazırlamak istedik. Hazırlık süreci uzadığı için böbrek nakli kısa bir süre gecikti, bir süre diyalize aldık Nuray Hanım'ı. Önce eşiyle hazırladık eşiyle doku uyumu problemi olduğu için oğlu aday oldu. Nuray Hanım oğlundan başarılı bir böbrek nakli geçirdi. Uzun bir hazırlık sürecinden sonra oldu aslında bu, çünkü yüksek riskli bir hastaydı. Önce biraz serum kan temizleme tedavisi yaptık, onun antikorlarını temizlemek için. Onu en güzel şekilde uyumlu hale getirdikten sonra oğlundan başarılı bir böbrek nakli oldu. Şimdi takiplerine klinikte devam ediyoruz, herşey yolunda. Donörümüz de gayet sağlıklı, bir problemi yok, herşey yolunda" dedi.

'KADAVRADAN NAKİL SAYILARININ ARTIRILMASINI ÇOK İSTİYORUZ'

Dr. Öğr. Üyesi Banu Erkalma organ bağışı çağrısında da bulunarak, "Tabii biz akrabalar arası nakilleri, canlı nakilleri ülke olarak daha fazla yapıyoruz ama asıl gönlümüzden geçen, istediğimiz organ bağışlarının artması. Kadavradan nakil sayılarının artırılmasını çok istiyoruz. Bu vesileyle organ bağışına da çağrı yapmak isteriz" diye konuştu.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Oğlundan Nakil ile Hayata Döndü - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement