Polonya'da Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kritik - Son Dakika
Son Dakika Logo

Polonya'da Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kritik

30.05.2025 17:27

Uzmanlar, Polonya'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Avrupa'nın geleceğini şekillendireceğini vurguladı.

Polonya'da 1 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu değerlendiren uzmanlar, seçim sonuçlarının Avrupa'nın geleceğinde belirleyici etkiye sahip olacağını belirtiyor.

18 Mayıs'ta gerçekleşen seçimin ilk turunda 13 aday yarıştı ve en çok oy alan iktidardaki sivil koalisyon grubunun adayı Varşova Belediye Başkanı Rafal Trzaskowski ve muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) adayı tarihçi Karol Nawrocki 1 Haziran'daki ikinci turda yarışmaya hak kazandı.

Trzaskowski, Avrupa yanlısı politikaları, yargı reformları ve toplumsal konularda ilerici tutumları savunurken, Nawrocki milliyetçi değerleri, gelenekçiliği ve Avrupa Birliği (AB) entegrasyonuna temkinli yaklaşımı benimsiyor.

Cumhurbaşkanının yasaları veto etme yetkisi nedeniyle ikinci tur, Başbakan Donald Tusk'ın reform gündemi ve Polonya'nın bölgesel güvenlikteki rolü açısından kritik önem taşıyor. Bu durum, Ukrayna'daki savaşın sürmesi ve Baltık Denizi'ndeki gerilimler nedeniyle daha da önem kazanıyor.

Seçim yarışı başa baş

Yapılan kamuoyu yoklamaları, seçim yarışının başa baş geçeceğine işaret ediyor.

Trzaskowski, "demokratik yenilenme" ve Polonya'nın NATO ile AB ile stratejik uyumu üzerinde dururken, Nawrocki göçmen karşıtı söylemleriyle ve Trzaskowski'nin Varşova belediye başkanlığı dönemindeki performansını eleştirerek oy toplamaya çalışıyor.

Seçimin, Polonya'nın iç politika rotasını, jeopolitik konumunu ve özellikle NATO'nun doğu kanadında kilit bir üye ve AB içinde yükselen bir güç olarak konumunu belirlemesi bekleniyor.

"Her oyun büyük önem taşıyacağı kıyasıya bir mücadele bekleniyor"

Kardinal Stefan Wyszynski Üniversitesi Siyaset Bilimi Doktor Öğretim Üyesi Bartosz Rydlinski, AA muhabirine, ilk tur seçim sonuçlarının da gösterdiği gibi, Polonya'daki sağcı, milliyetçi ve muhafazakar eğilimlerin halen güçlü olduğunu söyledi.

Trzaskowski'yi son 30 yıldaki ekonomik büyümeden fayda sağlayan büyükşehirlerde ve Polonya'nın batısında yaşayanların desteklediğini kaydeden Rydlinski, Nawrocki'nin ise aynı süreçte ekonomik ve toplumsal zorluklarla karşılaşan kesimleri ile daha muhafazakar ve dindar bir toplumsal tabanı temsil ettiğini dile getirdi.

Polonya'nın "başarı öyküsünün" önemli ekonomik ve sosyal maliyetlerle geldiğini ve seçmen tercihlerini şekillendirdiğini anlatan Rydlinski, şöyle konuştu:

"Polonyalıların tercihini etkileyen son faktör güvenliktir. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, müttefiklerimize bakış açımızı şekillendiriyor. Nawrocki yakın zamanda (ABD Başkanı) Donald Trump ile görüştü ve ABD'yi Rusya'ya karşı temel güvence olarak görüyor. Trzaskowski ise Polonya'nın siyasi ve askeri güvenliğinin inşasında Avrupa'nın rolünü kabul ederek, ABD ile AB arasında bir denge kurma arayışında."

Adayların medya aracılığıyla birbirine saldırılarının yoğunlaşmasının, son dönemde seçim dengesini değiştirebileceğine işaret eden ve ikinci turun sonucuna dair bir öngörüde bulunmaktan kaçınan Rydlinski, "İlk turun sonuçlarına bakıldığında her oyun büyük önem taşıyacağı kıyasıya bir mücadele bekleniyor." dedi.

Rydlinski, Nawrocki'nin kendisini destekleyen sağcı PiS standartlarından dahi daha radikal olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Almanya ile sınır kontrollerini yeniden başlatma ve göçü sınırlama sözü veriyor. AB'yi aşırı solcu bir kavram olarak görüyor ve Polonya'yı AB'nin iklim politikalarından uzaklaştırmak istiyor. Nawrocki, Polonya usulü bir Trumpçılığı temsil ediyor ancak Avrupa politikalarını yürüten merci hükümettir, cumhurbaşkanı değil."

"Adaylar AB konusunda farklı düşünüyor olsa da Ukrayna politikalarında benzer yaklaşımlara sahipler"

Stanford Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Anna Grzymala-Busse, ikinci turun sonucunun Polonya'nın dış politikasını kökten değiştirmeyeceğini kaydederek, "Adaylar AB konusunda farklı düşünüyor olsa da Ukrayna politikalarında benzer yaklaşımlara sahipler." dedi.

İç politikanın ciddi şekilde etkilenebileceğini kaydeden Grzymala-Busse, "Eğer Trzaskowski kazanırsa, reform süreci ilerleyebilir. Nawrocki kazanırsa yasaları veto etmesi veya onları PiS'in kontrolündeki Anayasa Mahkemesine sevk ederek süreci sonsuza kadar ertelemesi muhtemel. Bu, mevcut Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın sıklıkla kullandığı bir yöntemdi." değerlendirmesini yaptı.

Polonya'nın kamu yayıncısı TVP'de siyasi analist olan Stuart Dowell de yarışın başa baş geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin politikayla olduğu kadar kişilikle de ilgili olduğunu belirten Dowell, "Trzaskowski güvenilir, Avrupa yanlısı ve yetkin bir isim olarak görülüyor. Nawrocki ise kendisini savaşçı olarak konumlandırıyor. Milliyetçi, elit karşıtı ve meydan okuyan biri. Destekçileri onu Brüksel'e ya da liberal ana akıma boyun eğmeyecek biri olarak görüyor." dedi.

Dowell, şehirlerdeki katılımın düşük olması veya PiS'in kırsalda güçlü bir şekilde mobilize olması durumunda yarışın yönünün değişebileceğini belirtti.

Nawrocki'nin zaferinin Başbakan Tusk'ın reform ajandasını büyük ölçüde sekteye uğratabileceğine işaret eden Dowell, "Uluslararası alanda bu durum, Polonya'daki milliyetçi sağın halen güçlü bir aktör olduğunu gösterecek ve iklim değişikliği ile Ukrayna gibi konularda AB ile koordinasyonu zorlaştırabilecektir. Bu durum tam bir geri dönüş olmasa da Polonya'yı yeniden siyasi siper savaşının içine sürükleyecektir." diye konuştu.

İkinci tur öncesi son anketlerde yarışın baş başa sürdüğü görülürken, Trzaskowski'nin yüzde 50,6 ile, yüzde 49,4'te kalan Nawrocki'den az farkla önde olduğu belirtiliyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Polonya'da Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kritik - Son Dakika


Advertisement