Haber: Erva Gün - Duygu Nil Özer
(TBMM) - CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "rasyonel zemine dönüldü" sözlerini hatırlatarak, "Hangi rasyonellikten bahsediyorsunuz Sayın Bakan? Kasada nakit tutarken vatandaşın cebini boşaltmak mı rasyonellik?" diye sordu. 19 Mart 2025'te yaşanan piyasa dalgalanmasına da değinen Kış, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındığında borsa devre kesti, döviz fırladı. Kim kazandı, kim kaybetti? Bunların cevabı hala 'stratejik sır' denilerek gizleniyor. Ama artık bu ülke sır değil, güven istiyoruz" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2026 bütçesi ve kesin hesabının görüşmeleri devam ediyor.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 70'inin KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluştuğunu hatırlatarak, "Ülkenin büyük kısmı kazancının önemli bölümünü harcarken vergi ödüyor. Gelir, kar ve mülkiyet üzerinden alınan vergilerin payı ise sadece yüzde 30. En zengin olanlar, en az vergi yükünü taşıyor" ifadelerini kullandı.
"Zenginlerin kemeri genişliyor, emekçinin kemeri sıkılıyor" diyen Akça, sistemin emekçiler aleyhine işlediğini vurguladı. Akça, "İşçi, emekli ve emekçi kemer sıkarken zenginlerin kemeri genişledikçe genişliyor. Bu tabloyu bir tasarruf modeli olarak tanımlamak mümkün değil; bu, yukarıya doğru bir servet aktarımıdır" dedi.
Hazine'nin borçlanma politikasına da değinen Akça, kamu borcu faiz ödemelerinin 2,3 trilyon lirayı aşacağını belirtti. Bu durumun bütçedeki her 8 liradan birinin faize gideceği anlamına geldiğini söyleyen Akça, "Eğitime harcadığımız kadar parayı alacaklara ödüyoruz. Okullara, hastanelere, kreşlere gitmesi gereken para bankalara akıyor. Geçmişin hatalarının bedeli yine halka kesiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
CHP'li Genç: "Yalnızca vergi istisnalarının maliyeti 3 trilyon 457 milyar TL'ye ulaşıyor"
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2026 bütçesinin üretim odaklı değil, borç ve faiz ödemelerine dayalı bir yapı içerdiğini söyledi. Genç, bütçe açığının 2 trilyon 831 milyar liraya, toplam borç stokunun ise 13 trilyon lirayı aştığını belirtti. Genç, bütçedeki açığın kaynağının üretim eksikliği değil, "faiz, vergi afları, istisnalar ve bütçe dışı harcamalar" olduğunu vurgulayarak, "2026 yılında yalnızca vergi istisnalarının maliyeti 3 trilyon 457 milyar TL'ye ulaşıyor. Bu rakam, tüm yatırım bütçesinin iki katı" dedi.
Sayıştay raporlarında kamu kaynaklarının verimli kullanılmadığına dikkat çeken Genç, "Faiz ödemeleri yüzde 60 artarken, yatırım harcamaları reel olarak azaldı. Bakanlık 'mali disiplin' diyor ama halkın mutfağında disiplin değil, yangın var" ifadelerini kullandı. Hazine'nin borçlanma faiz oranının bir yılda yüzde 22'den yüzde 33'e çıktığını belirten Genç, bu farkın eğitim ve sağlık bütçelerinin toplamına denk geldiğini kaydetti.
Genç, gelir adaletinin bozulduğunu belirterek, "Kamu gelirlerinin yüzde 68'i dolaylı vergilerden geliyor. Ekmeğe, elektriğe, benzine vergi veren halk bütçeyi taşıyor; ancak bütçenin kaymağını büyük şirket istisnaları yiyor" dedi.
Kara'dan Bakan Şimşek'e: "Deprem bölgesine gitseniz mücbir sebebi uzatırsınız"
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Bakan Mehmet Şimşek'e, "Deprem bölgesine hiç gelmediğiniz için sizi buradan eleştiriyorum" dedi ve mücbir sebebin uzatılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"1999 yılında Özel İletişim Vergisi kapsamında bugünkü kurla 1 trilyon 641 milyar lira gelir elde edildi. Bunu önleyici tedbirler açısından mı veya depremzedelere mi kullandınız bunu bilmek istiyoruz. 30 Kasım itibarıyla mücbir sebep sona eriyor. İki buçuk milyon ciro kapsamında bu olay asla kabul edilecek bir şey değil. Bunu zaten kendiniz Hatay'a, Adıyaman'a, Malatya'ya gelseniz siz gerçekten kendi iradenizle dersiniz ki 'en az 1-2 yıl daha uzatalım'. Bağ-Kur primlerini ödeyemeyen çok fazla esnaf var. Bunlara ya bir ihya planı ya da yeniden bir yapılandırma planı mutlaka yapılmak durumunda."
Gürer: Adalet ve hukuktan kopmuş yönetim tarzının yarattığı sorun zirai donla, kurakla endekslendi
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının üreticiyi korumadığını ve çiftçinin giderek daha fazla mağduriyet yaşadığını söyledi. Gürer, çiftçilere milli gelirin yüzde 1'inin ayrılmasının yasal zorunluluk olmasına rağmen bu oranın 2026 yılı bütçesinde karşılık bulmadığını belirtti.
Tarımda düşük alım fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını vurgulayan Gürer, "Düşük alım fiyatıyla çiftçiyi tüccarın eline mahkum ediyorsunuz. Bu yüzden üretim düşüyor. 2023 yılından bu yana hububatta 10 milyon ton, buğdayda ise 4 milyon ton geriye düşmüş durumdayız. Bu gidişle arz açığı büyüyecek ve ithalata bağımlılık devam edecek" ifadelerini kullandı.
Ekonomik dengelerdeki bozulmanın tarım sektörünü de doğrudan etkilediğini söyleyen Gürer, "Merkez Bankası Başkanı 'Zirai donun etkisi olmayacak' dedi, Tarım ve Orman Bakanı 'Arz açığı oluşmayacak' dedi. Ortalık ekonomik anlamda bozulunca gerçek olan adalet ve hukuktan kopmuş yönetim tarzının yarattığı sorun zirai donla, kurakla endekslendi" değerlendirmesinde bulundu.
Açıkel: Türkiye kara para aklama çamaşırhanesine dönüşmüştür
CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel şunları söyledi:
"Türkiye'de yoksulların, çalışanların ve gençlerin adeta Hindistan'a benzer bir kast toplumuna evrildiğini görüyoruz. Sınıfsal mobiliteden umudun tamamen kesildiği bir dönemi yaşıyoruz. AKP hükümetinin kötü ekonomi yönetimi altında milletimiz bu bütçeyle adaletsiz vergilerle, yüksek idari para cezalarıyla ve maaş bordrolarındaki gelir vergisi kesintileriyle adeta yoksullaşmanın her türlüsüyle terbiye edilmektedir. Düşük asgari ücret ve emekli aylığı milletimizin alt kastların üyeleri gibi adeta paryalaştırmaktadır. 23 yılın sonunda bu yönetimin bütçeleri Türkiye'de nüfus doğurganlık hızını 1,5 seviyesinin dahi altına düşürmüş, orta sınıfı buharlaştırıp yok etmiş, genç insan kaynaklarımızı eğitim süresince mesleki beceriksiz bırakmıştır. Bu bütçe teklifi de Türkiye'nin sanayisizleşmesine çanak tutan, kayıt dışılıktan, kara paradan, rantdan ve merdiven altı mekanizmalardan medet uman palyatif tedavi öneren bir zihniyetin bütçe teklifidir.
Kur korumalı mevduat, yüksek faiz, yüksek enflasyon bu fetretin yıkıcı semptomlarıdır. Maliyeti ise üreten ve çalışan emekçi milletimiz ödemiştir. Bu dönemde dünyanın önde gelen ekonomileri yeni teknolojilere, inovasyona ve mesleki becerilere yönelik Joseph Schumpeter'in tarifiyle 'yaratıcı yıkım' yani yaratıcı yapısal dönüşümü hedeflerken Türkiye ise kara para, rant, yolsuzluk girdabı içinde tüm bunları ıskalayan yozlaştırıcı bir kurumsal yıkım içine girmiştir. Türkiye sizin bakanlığınızda gri listeye girerken de çıkarken de gözlemlediğiniz gibi bir endüstriyel imalathaneye dönüşmek yerine geçtiğimiz onyıllar boyunca bir kara para aklama çamaşırhanesine dönüşmüştür."
Kış: Bu ülke 'bize inanın' diyerek değil; adaletle, hesapla, vicdanla yönetilir
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 yılı bütçesini "ülkenin acı bilançosu" olarak nitelendirerek, bütçenin vatandaşın yaşadığı ekonomik ve toplumsal çöküşü yansıttığını belirtti. Kış, bütçeye ilişkin, "Bu bütçe sadece ekonomik değil, toplumsal bir yıkımın belgesidir" dedi.
Kış, artan fiyatlar ve işsizlik nedeniyle her geçen gün daha fazla ailenin geçim sıkıntısı yaşadığını vurgulayarak, "Her kapanan iş yeri bir evin ocağının sönmesi, bir çocuğun geleceğinin kararması demektir. Ekonomik kriz sadece cüzdanı değil, insanı da vuruyor. Aileler dağılıyor, borçlar intihara dönüşüyor, toplumun ruh hali çöküyor" ifadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "rasyonel zemine dönüldü" sözlerine atıfta bulunan Kış, "Hangi rasyonellikten bahsediyorsunuz Sayın Bakan? Kasada nakit tutarken vatandaşın cebini boşaltmak mı rasyonellik?" diye sordu.
Konuşmasında 19 Mart 2025'te yaşanan piyasa dalgalanmasına da değinen Kış, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındığında borsa devre kesti, döviz fırladı. O gün olağandışı döviz işlemleri tespit edildi mi? Kim kazandı, kim kaybetti? Bunların cevabı hala 'stratejik sır' denilerek gizleniyor. Ama artık bu ülke sır değil, güven istiyoruz" dedi.
Bütçede sosyal adaletin, üretimin ve eşitliğin yer almadığını belirten Kış, "Bu bütçede sadece vergi var, sadece faiz var, sadece yük var. Hazine doluyor ama mutfak boşalıyor. Kasada para var ama halkın cebinde yok. Bu ülke 'bize inanın' diyerek değil; adaletle, hesapla, vicdanla yönetilir" ifadelerini kullandı.
Son Dakika › Güncel › TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... Gülcan Kış'tan Bakan Şimşek'e: Kasada Nakit Tutarken Vatandaşın Cebini Boşaltmak mı Rasyonellik? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.