Türkiye, Kore Yarımadası'nda Barışa Katkı Sağlayabilir" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkiye, Kore Yarımadası'nda Barışa Katkı Sağlayabilir"

05.07.2017 12:36

Güney Kore Yonsei Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi Prof. Kim Woosang, "Türkiye'nin uluslararası mecralarda aktif rol alması gerekiyor.

GÜLSÜM İNCEKAYA - Güney Kore Yonsei Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi Prof. Kim Woosang, " Türkiye'nin uluslararası mecralarda aktif rol alması gerekiyor. Özellikle silahsızlanma, nükleer arınma, terörizmle mücadele konularında sesini yükseltmeli. Ayrıca Türkiye'nin bu tür platformlarda Güney Kore'nin yanında yer almasını istiyoruz. Kore Yarımadası'nda barışın sağlanmasında çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum." dedi.

AA muhabiri Güney Kore Yonsei Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi Prof. Kim Woosang ile Kuzey-Güney Kore'nin birleşmesinde Türkiye'nin rolünü, Kore Cumhuriyeti'nin Kuzey ile birleşme politikalarını, şartlarını, birleşmenin yarımada ekonomisine etkilerini ve ABD Kuzey Kore arasındaki nükleer gerilimi, olası savaş senaryolarını konuştu.

... ABD gibi süper güçlerin, hem bölgesel hem de global meselelerde söz sahibi olan ve buna göre roller üstlenen veya üstlenmeye çalışan orta ölçekli güçleri sindirmeye, sürekli kendisine bağımlı ülkeler haline getirmeye çalıştığını söyledi.

Türkiye, Güney Kore, Avusturya ve Endonezya gibi orta ölçekli global güçlerin, ABD'nin bu dominant tavrına son vermesi gerektiğini belirten Woosang, şunları kaydetti:

"Güney Kore ve Türkiye pek çok konuda etkileyici rol alabilir. Her iki ülkede sahip oldukları rolleri ellerinde tutmak zorunda. Türkiye, Güney Kore, Avustralya Endonezya gibi ülkeler orta ölçekte güçlü ülkeler. Bu ülkeler, global anlamada roller üstlendiklerin göstermek zorundalar ki diğer orta ölçekli ülkeler de görüp ondan etkilensin. Türkiye- Avustralya ve Güney Kore serbest ticaret konusunda ortak hareket edebilir. Orta ölçekli güçler barış gücü operasyonlarında rol almalılar. Örneğin asker gönderebilmeliler. Çok sayıda kaynağımız var ama bu gücümüzü ne bölgede ne de global sorunlarda kullanamıyoruz."

Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya'nın oluşturduğu Kıtalar Arası Ekonomik İşbirliği (MIKTA) üyelerinin G20 gibi zirvelerde bir araya gelip dünyayı kontrol eden güçlere karşı seslerini yükseltmesi gerektiğini kaydeden Prof. Kim Woosang, bu karşı çıkışın bir çok ülkeyi yüreklendireceğini belirtti.

Türkiye'nin uluslararası platformlarda Kore Yarımadası'nda barışın sağlanması konusunda Güney Kore'nin yanında olmasının kendileri için çok önemli olduğunu aktaran Woosang, "Türkiye'nin uluslararası mecralarda aktif rol alması gerekiyor. Özellikle silahsızlanma, nükleer arınma, terörizmle mücadele konularında sesini yükseltmeli. Ayrıca Türkiye'nin bu tür platformlarda Güney Kore'nin yanında yer almasını istiyoruz. Kore Yarımadası'nda barışın sağlanmasında çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum." dedi.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki duygusal bağın 60 yıl önce başladığını ifade eden Woosang, Güney Kore'nin demokratik rejimini Türkiye sayesinde kurduğunu anlattı.

Woosang şöyle konuştu. "Altmış yedi yıl önce Kuzey ve Güney Kore arasında çıkan savaşta Türkiye bize yardım etmişti. Türk gençleri geldi ve ülkemiz için savaştı. Türkiye'nin sayesinde Güney Kore demokratik rejimini kurdu. Savaştan sonra hiçbir şeyimiz yoktu. Fakat çok kısa bir sürede hem demokrasimizi hem ekonomimizi iyileştirdik."

Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki nükleer gerilimden dolayı Ortadoğu'da Türkiye ile birlikte hareket edemediğini söyleyen Woosang, "Türkiye ile bölgede ortak bir noktamız var. o da göçmenler. Bu anlamda Güney Kore ve Türkiye birlikte bir şey yapabilirler. Türkiye en çok Suriyeli sığınmacı kabul ederek çok çok önemli bir rol üstlenmiştir. Bizde Kuzey Kore'den çok sayıda mülteci kabul etmiş ve desteklemişti. Bu noktada iki ülke deneyimlerini paylaşabilir. Yani insan hakları konusunda bir çok çalışmada Türkiye ve Güney Kore ortak hareket edebilir. Beraber bir güç olabilirler. Orta ölçekli bu iki gücün ortaklığı inanıyorum ki, Ortadoğu'da da etkili olur." değerlendirmesini yaptı.

ABD, Kuzey Kore ve dolaylı olarak Çin Halk Cumhuriyeti arasında devam eden nükleer gerilime de değinen Kim, Obama ve Trump'ın Kuzey Kore politikasını karşılaştırarak, Obama'nın Kuzey Kore stratejisini sabır, Trump'ın ise barışçıl güç politikasını güttüğünün söyledi.

Kuzey Kore ilgili askeri müdahale dahil her seçeneğin Trump'in masasında olduğuna dikkati çeken Woosang, şunları söyledi: " Kuzey Kore lideri Kim Jong Un Trump'in Obama'dan farklı bir politika izlediğini biliyor. Obama zamanında Kuzey Kore beş kez deniz altı ve kıtalararası füze denemesi yaptı. Altıncı denemelerini Trump döneminde gerçekleştireceklerdi. ABD, tavrını net bir şekilde ortaya koyunca nükleer deneme şimdilik rafa kalktı."

Kuzey Kore'nin nükleer denemelerden vazgeçmeyeceğini, varlığını bunun üzerinden sürdürmeye devam edeceğinin altını çizen Woosang, Kim Jong Un hükümetinin Trump'in tavrına göre konjoktör belirleyeceği tespitinde bulundu.

Kim, şöyle devam etti:

"Kim Jong-Un hükümeti 6. Nükleer denemesini yapacağını açıkladığında Trump buna karşılık vereceğini ve Kuzey Kore'yi cezalandıracağını söylemişti. Dolayısıyla Kuzey Kore nükleer test yapmayacağını açıkladı. Bu da gösteriyor ki, ABD nükleer konusunda pozisyonunu netleştirirse, Kim Jong Un hükümeti bir daha nükleer deneme yapmaya kalkışmayacaktır. Eğer ABD Kuzey Kore'nin nükleer tehdidine cevap vermeseydi kesinlikle Kuzey Kore buna kalkışırdı. Bu da şunu gösteriyor ki, bu gerilim Kuzey Kore ve ABD'nin duruşuna, tavrına göre şekilleniyor."

Kore Yarımadası'nda barışın sağlanmasının tek yolunun ABD ve Güney Kore işbirliğinden geçtiğini vurgulayan Kim, "Güney Kore ve ABD bu olayı bitirmezse Kuzey Kore her zaman Güney Kore'ye karşı bir tavır içinde olmaya devam edecektir. Eğer ABD ve Güney Kore ortak bir noktada hareket ederse Kuzey Kore'den böyle bir tavrı görmeyiz. Bu da bölgede herhangi bir karmaşa, savaş olmayacağı anlamına da geliyor çünkü, ABD ve Güney Kore biliyor ki onlar sağlam durursa her türlü askeri tehdide karşı durabilirler." ifadelerini kullandı.

Trump hükümetinin Obama'dan farklı olarak Kuzey Kore karşısında daha net bir pozisyon aldığını dile getiren Kim, "Bu şartlar altında Kim Jong-Un daha ılımlı davranır ve nükleer denemelere kalkışmaz. Dolayısıyla Kore Yarımadası'nda bir savaş olasılığı yok gibi." dedi.

Kuzey Kore ile Güney Kore'nin birleşmesinin ekonomik açıdan yarımada için önemli bir adım olacağına dikkati çeken Kim, Güney Kore'nin 50 milyonluk nüfusuyla Kuzey Kore'nin büyük iş gücünün birleşmesi durumunda iç pazarın büyüyeceğini kaydetti.

Prof. Kim Woosang, "Kuzey Kore'de büyük bir iş gücü potansiyeli var. Birleşmeleri demek düşük maliyetli işçi demek oluyor. İki ülke nüfusu 80 milyonu bulacak. Bu da iki ülkenin iç pazarını büyütmüş olacak. Uzmanlar birleşme durumunda Kuzey Kore'nin Güney Kore için büyük bir yük olacağını öne sürüyor çünkü Kuzey Kore fakir bir ülke. Birleşme sonrasında Güney Kore mutlaka bir takım sorunlar yaşayacaktır ama her şeye rağmen birleşmiş bir Kore daha güçlü olacaktır." diye konuştu.

Kore Yarımadası'nın Çin, Rusya, Japonya ve ABD tarafından "kuşatıldığını" ifade eden Kim, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu ülkeler, yarımadanın birleşmesinin kendi ulusal çıkarları için iyi olup olmayacağının hesabını çok dikkatlice yapıyorlar. Eğer bu ülkelerden herhangi birisi bu birleşmenin kendi ulusal çıkarlarına zarar vereceğini düşünürse bu birleşmeyi desteklemez ama bu ülkelere, bölgede barışçıl bir düzenin kurulmasının hem onlar için hem bölge için iyi olacağını anlatmak, göstermek lazım. Birden bire bir birleşme beklemiyoruz, öncesinde nükleerden arındırma olmasını bekliyoruz. Daha sonra ekonomik ve sosyal alanda daha doğrusu her alanda karşılıklı bir takım diyalogların yaşanmasını ve sonrasında çok yavaş bir birleşme bekliyoruz. Birleşme sürecinde bazı ülkelerin desteğine ihtiyaç duyulacağını da biliyoruz."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türkiye, Kore Yarımadası'nda Barışa Katkı Sağlayabilir' - Son Dakika


Advertisement