Yozgat Bozdağ: "Tck 299'uncu Maddesi Anayasa'ya Aykırı Değil" -1 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yozgat Bozdağ: "Tck 299'uncu Maddesi Anayasa'ya Aykırı Değil" -1

Yozgat Bozdağ: "Tck 299\'uncu Maddesi Anayasa\'ya Aykırı Değil" -1
10.04.2016 17:45

Bozdağ: "TCK 299'uncu maddesi Anayasa'ya aykırı değil"Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT,(DHA) ADALET Bakanı Bekir Bozdağ, 'Bu madde (TCK 299) beyler Anayasa'ya aykırı değil. Ama sizin ahlakınıza aykırı.Sizin sahip olduğunuz değerlere aykırı olabilir.

Bozdağ: "TCK 299'uncu maddesi Anayasa'ya aykırı değil"

Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT,(DHA) ADALET Bakanı Bekir Bozdağ, 'Bu madde (TCK 299) beyler Anayasa'ya aykırı değil. Ama sizin ahlakınıza aykırı.Sizin sahip olduğunuz değerlere aykırı olabilir. Küfretmeyi sizin ahlakınız sizin değerleriniz kabul edebilir. Ama bu toplum bunu kabul etmez. Anayasa Mahkememiz ne karar verecek hep beraber onu göreceğiz' dedi.

Yozgat'ta partisinin il teşkilatı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, partililerine hitaben yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanına hakaret, terörle mücadele ve paralel yapı konularına değindi. Bakan Bozdağ, Avrupa Konseyi'nin ilk defa Türkiye'de ki TCK 299'uncu maddesini incelemek üzere Venedik komisyonuna gönderdiğini belirterek, 'Avrupa konseyine 47 tane ülke üye bu gün. Bu 47 üye ülkenin neredeyse tamamında cumhurbaşkanına devlet başkanına hakaret suçtur. Peki Avrupa konseyi bu güne kadar bu ülkelerin herhangi biriyle ilgili böyle bir görevlendirme yaptı mı, yapmadı. Ama Türkiye'ye gelince yaptılar. El birliği ile Türkiye'de cumhurbaşkanımıza karşı içerden ki, bazı çevreler içerden ve dışardan el ele bir kampanya yürütüyorlar. Ben Yozgat'tan diyorum ki, ne yapsanız boş. Ne ederseniz edin bu milletin cumhurbaşkanımıza olan muhabbetini yok edemeyeceksiniz. Birden bire 2 hakim çıkıyor, ayrı ayrı yerlerde bu maddenin Anayasaya aykırı olduğu kanaatine varıyorlar, Anayasa Mahkemesine müracaat ediyorlar. Birden bire bazı siyasetçiler çıkıyor, ilham geldi zannedersiniz. Bu maddenin Anayasaya aykırı olduğunu söylüyorlar. Birdenbire kerli ferli hukukçular çıkıyor, bu maddenin Anayasaya aykırı olduğunu söylüyorlar. Bu madde beyler Anayasa'ya aykırı değil. Ama sizin ahlakınıza aykırı.Sizin sahip olduğunuz değerlere aykırı olabilir. Küfretmeyi sizin ahlakınız sizin değerleriniz kabul edebilir. Ama bu toplum bunu kabul etmez. Anayasa Mahkememiz ne karar verecek hep beraber onu göreceğiz. Ama milletin bu noktada kararı çoktan nettir' diye konuştu.

ÇEVREMİZDE OLANLAR TÜRKİYE'NİN ULUSAL GÜVENLİĞİNİ İLGİLENDİRİYOR

Türkiye bir huzur adası, bir barış adası olarak istikrarla ve iyi bir iktidarla yoluna yürümeye devam etmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini söyleyen Bozdağ, 'Bundan kim rahatsız olmaz. Türkiye'nin güçlenmesini istemeyen herkes bundan rahatsız olur. Türkiye zarar görsün isteyen herkes bundan rahatsız olur. ve nitekim rahatsız oldular ve taşeron terör örgütlerine talimatlar verildi ve taşeron terör örgütü başta bölücü terör örgütü olmak üzere yeniden askerimize polisimize pusu kurmaya, kurşun yağdırmaya başladılar. Buradan bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum. Türkiye etrafında olup bitenlere kayıtsız kalsın diye beklenti içerisinde olanlar varsa boşuna bekliyorlar. Türkiye etrafında olup bitenlere kayıtsız olmayacaktır. Biz Suriye'de olup bitenlerin, Yozgat'ın Ankara'nın güvenliği ile doğrudan ilgisi olduğunu biliyoruz. Biz Irak'ta olup bitenlerin Ankara'nın güvenliği ile ilgili olduğunu biliyoruz. Orada olup bitenler ve etrafımızda olup bitenler Türkiye'nin ulusal güvenliğini doğrudan ve yakından ilgilendiriyor' dedi.

BAŞKA ÜLKENİN YANINDA OLAN BİR MUHALEFET OLAMAZ

Milli çıkarlar konusunda Türkiye'nin siyasetinin birlik içerisinde olması gerektiğini vurgulayan Adalet Bakanı Bozdağ, 'Biz Türkiye'de bunu bu güne kadar başaramadık. Türkiye ile İsrail arasında bir sorun oluyor, Türkiye'nin ana muhalefet lideri 'İsrail haklıdır' diyor. Türkiye ile Mısır arasında bir sorun oluyor, Türkiye'nin ana muhalefet lideri Mısır'a milletvekillerini, parti temsilcilerini gönderip ihtilaflı olan ülke lideri ile özel görüşmeler yapıyor ve Türkiye'yi şikayet ediyor, 'Siz haklısınız' diyor. Türkiye ile Suriye arasında sorun var, 3 milyon Suriyeli Türkiye'de misafir, Suriye'de kan gövdeyi götürüyor, 300 binin üzerinde insan öldürülmüş, 10 milyon insan yerinden yurdundan edilmiş, Türkiye bu konuyu ulusal güvenlik meselesi sayıyor, ana muhalefet lideri, Esed'e adam gönderiyor, onunla görüşüyor, Türkiye'de ki eylem ve söylemlere de baktığımızda da, Esed'i haklı, Türkiye'nin hükümetini haksız gören bir politika izliyor. Rusya'nın uçağı Türkiye'nin hava sahasını ihlal etmesi nedeni ile düşürülünce de bu sefer de Rusya'nın yanında duruyor. Ben şimdi soruyorum. Siz dünyanın başka bir ülkesinde kendi ülkesi ile başka bir ülke arasında herhangi bir uluslar arası ihtilaf çıktığı zaman kendi ülkesini bırakıp ta başka ülkenin yanında yer alan bir muhalefet duydunuz mu. Var mı böyle bir şey. Hadi HDP'yi anlıyoruz. Çünkü o kandilin siyasal uzantısı. Peki neden, sayın cumhurbaşkanı 'Türkiye'nin bir muhalefet sorunu var, milli muhalefete ihtiyacı var' derken söylemek istediğimiz esasında tam da budur. Bizi sevmeyebilirsiniz, bize destek olmayabilirsiniz, ama bu ülkenin menfaati denildiği zaman, tek vücut olmak bizim hepimiz için şereflerin en büyüğüdür. Biz öyle görüyor, öyle inanıyoruz. Bu ülkenin çıkarları konusunda birlik olmayan muhalefeti de, ona destek verenlerin bir muhtıra vermesi lazım, bir uyarı yapması lazım. Kılıçdaroğlu iktidar bekliyor. Yahu bekleme. DHKPC'nin, bölücü terör örgütünün Türkiye'de karşılığı milyonda bir bile değildir. Onlar yolunda gidenlere iktidar verseydi bu millet ona iktidar olurdu zaten. Sen milletin yolundan git milletin.?

FRANSA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİ ASKIYA ALDI

Terörle mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda, güvenlik güçleri hiçbir sivil vatandaşa zarar gelmemesi için titizlikle çalıştığını kaydeden Bozdağ, 'Ben buradan muhalefete soruyorum. Güvenlik güçlerimizin, ülkemizin bazı yerlerinde sürdüğü operasyonlar sivil insanlara mı karşı yapılıyor, yoksa eli kanlı terör örgütüne karşı mı yapılıyor. Açık açık bunu söyleyin. Orada güvenlik güçlerimizle girdikleri çatışmalarda hayatını kaybedenler bölücü teröristler mi, yoksa sivil vatandaşlar mı. Bunu fark etmeniz lazım. Şu anda oradaki mücadele teröristlere karşı yapılan mücadeledir. Sokağa çıkma yasağı neden ilan ediliyor. Vatandaş zarar görmesin diye ilan ediliyor. Hendekleri kaldırmak, barikatları kaldırmak, tuzakları yok etmek, vatandaşın can ve mal emniyetini sağlamak ve bunun için yapılan çalışmalar bölgeyi teröristlerden temizlemek için yapılan çalışmalardır. Bunlar yapılırken de masum tek bir vatandaşımızın burnu kanamasın diye ilan edilmiştir. Operasyonların bu kadar uzun sürmesinin ana nedeni, herhangi bir masum insanın vatandaşımızın burnu dahi kanamasın diye kılı kırk yararak gösterilen hassasiyettendir. Bu gün terörle mücadelesini hukuka azami hassasiyetle yapan yegane tek ülke Türkiye'dir. Fransa'da bir saldırı oldu. Fransa hükümeti Avrupa konseyi Genel Sekreterliğine yazı yazdı. Ben terörle mücadele ediyorum. İnsan hakları sözleşmesini askıya alıyorum. Buradan Avrupa'ya da söylüyorum. Fransa'da olan terör olayı bir tane iki tane terör olayı. Her gün Fransa'da ki gibi terör olayları olan Türkiye'nin terörle mücadelesine, Fransa'nın terörle mücadelesine verdiğiniz gibi destek veriyor musunuz. Aynı desteği onlar vermiyorlar ama biz bunu biliyoruz. Buna rağmen biz doğru olanı doğru biçimde yapmaya gayret ediyoruz. Bundan sonra da aynı yöntemle mücadelemizi hukuk içinde etkin ve kararlı biçimde sürdürmüye devam edeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Bizim burada muhalefetten beklediğimiz Şu: Teröristlere karşı yapılan operasyonu sivillere karşı operasyon gibi gösteren HDP ye karşı, terör örgütlerine karşı, devletinin yanında güvenlik güçlerinin yanında durması ve onlara hadi oradan demesidir. Siz yanlış yapıyorsunuz demeleridir. Bu güne kadar öyle bir söylem yok' dedi.

PEYGAMBER EFENDİMİZDEN TALİMAT ALIYORMUŞ

Paralel devlet yapılanması dediğimiz yapılanma yıllar yılı eğitim ve din ile ilgili konularla ilgilenen bir görüntü oluşturduğunu anlatan Bozdağ, 'Hepimiz öyle gördük. Eğitime bakıyorlar. Eğitime bakıyorlar ama gelinen noktada eğitim ve din maske ve o maskenin arkasında gerçekten eğitimle dinle alakası olmayan her şeyle ilgilenmiş durumdalar. Bu ülkenin cumhurbaşkanın, başbakanın telefonlarını dinlemeyi kim emrediyor, hangi cemaatin, hangi tarikatın hangi dini hassasiyeti olan grubu işine yarar, başbakan, bakan ne konuşuyor. Tefsiri daha iyi yazmak için mi lazım, hadisi daha iyi anlatmak için mi lazım yoksa okulda daha iyi eğitim vermek için mi lazım. Savunma sanayiinin içinde çalışan mühendisleri, teknisyenleri, uzmanları dinlemenin kime ne faydası var. Hangi sivil toplum örgütün işine yarayacaktır. Bir vatandaşın işine yarar mı yaramaz . Pensilvanya'dan sürekli beddua seansları yapılıyor. Onun dediklerini yapmayı Allah rızası için ibadet kabul eden kendini cennete götürecek anahtar gibi görenler var. Cumhurbaşkanımızın en son Amerika seyahatinde bu hareketin nasıl bir noktaya geldiği göstermesi bakımında çok önemli. PKK'lılar cumhurbaşkanını protesto ediyor, ASALA terör örgütü mensupları ve paralel devlet yapılanmasını mensupları el ele Türkiye'nin cumhurbaşkanına küfrediyorlar, hakaret ediyorlar. Samimi olanlar biz Allah rızası için çalışıyoruz diyorlar. Ben de onlara diyorum ki. Bazıları da 'Fetullah Gülen, Peygamber efendimizle konuşuyor ona göre hareket ediyor' diye konuşuyorlar. Ben de onlara diyorum sorsanız ya Peygamber efendimiz kendisine talimat verip bakanlar yatak odasında ne yapıyor görüntüle diye talimatı var mı. Peygamber efendimizin bu ülkenin savunma sanayiinin uzmanları ne yapıyor, bunları dinleyin diye talimatı var mı. Böyle bir şey var mı. İslam'a aykırı şeyleri peygamberimiz söyleyecek bunlar yapacak, böyle bir saçmalık olabilir mi. Onun için de paralel devlet yapılanması şuanda Türkiye'nin aleyhine dünyanın dört bir yanında büyük çalışmalar, büyük iftiralar, büyük yalanlar, büyük çalışmalar yapıyorlar. Bunlara karşı milli duruşumuzu da manevi duruşumuzu da çok net oraya koymamız lazım.?

YARGI BAĞIMSIZLIĞINI KORUMAK BİZİM VAZİFEMİZDİR

Adalet Bakanı Bozdağ, konuşmasını yargı bağımsızlığı konusuna değinerek tamamladı. Bozdağ, 'Yargı bağımsızlığı sadece hakimlerin, savcıların yasalara uyması değil, aynı zamanda yasalara uyarken, başka bağlılıklarını da karar verirken reddetmesi anlamına gelir. Şimdi bir yere bağlılığı olacak, o bağlılıkla yasayı çiğneyecek bu karar hakim kararı bunu veren mahkeme diyecek, siz de devlet olarak diyeceksiniz ki talimatla karar çıkıyor, o talimatı veren kararı veren belli, bunu yapan mahkemedir diyeceksin yok öyle bir şey. Yargının bağımsızlığını korumak hukuk devletini korumak bizim vazifemizdir. Bu ülkenin adalet politikalarının doğru bir şekilde yürümesi için yasal ve diğer altyapıları oluşturmak bizim vazifemizdir. Gerekli tedbirleri almak uygulamak bizim vazifemizdir. Bu ülkenin neresinde olursa olsun, bu ülkenin resmi, anayasal otoritesi dışında başka otoritelere bağlı kim hareket ediyorsa etsin o karşısında anayasa ve hukuku olacaktır. Anayasa ve hukuka mutlaka hesabını verecektir, bugün olmaz yarın olur, ama mutlaka olacaktır. Devlet içinde iki otorite olmaz devlet içinde tek otorite olur başka otorite olmaz. Biz devletimizin içindeki milletin kurduğu otoriteyi korumak, milletin tesis ettiği iktidarı korumak ve millete anayasa ve yasalara doğrultusunda hizmet etme konusunda gayret ve çabamızı bundan sonra da devam ettireceğiz. İnşallah ülkemizin yaşadığı çözmek için bugün kadar yaptığımız çalışmalara daha büyük gayretle devam edeceğiz.?

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Yozgat Bozdağ: 'Tck 299'uncu Maddesi Anayasa'ya Aykırı Değil' -1 - Son Dakika


Advertisement