Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-16

Dha Yurt Bülteni-16

3 ay önce

Kılıçdaroğlu: Mafya yöntemleri ile racon kesmeye kalkarsanız devlette mafyanın hukuku egemen olur (2) "ADALET KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ" AÇIKLANDI "SON YAPILAN REFERANDUM MEŞRU DEĞİL TÜRKİYE TOPLUMUNUN KAZANIMLARINA HAKARETTİR" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adalet Kurultayı...

Dha Yurt Bülteni-16, System.String[]
Kılıçdaroğlu: Mafya yöntemleri ile racon kesmeye kalkarsanız devlette mafyanın hukuku egemen olur (2) 

"ADALET KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ" AÇIKLANDI 

"SON YAPILAN REFERANDUM MEŞRU DEĞİL TÜRKİYE TOPLUMUNUN KAZANIMLARINA HAKARETTİR" 

CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, "Adalet Kurultayı Sonuç Bildirgesi"ne ilişkin yaptığı açıklamada, "Adalete susadık adalete. İnsanız biz insanca, huzur içinde yaşamak istiyoruz. İnsanız biz hak, hukuk, adalet istiyoruz. Adalet, demokrasi gidiyor. Gün kucaklaşma günü kavga etme günü değil. Demokratik bir devlette, olması gereken hukukun üstünlüğüdür. Devleti yönetenler hukukun kurallarına uymak zorundadırlar sokaktaki vatandaştan daha fazla özen göstermeliler. Ama siz hukukun üstünlüğü yerine mafya yöntemleri ile racon kesmeye kalkarsanız devlette hukukun üstünlüğü biter mafyanın hukuku egemen olur. Bunu şiddetle reddediyoruz" dedi.  

CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, "Adalet Kurultayı Sonuç Bildirgesi"ni açıkladı.  Kılıçdaroğlu, "Hakkı, hukuku, adaleti, özgürlüğü, yargı bağımsızlığını savunan herkesle 80 milyon ile umarım hep birlikte gerçekleştireceğiz. Adalete susadık adete. İnsanız biz insanca, huzur içinde yaşamak istiyoruz. İnsanız biz hak, hukuk, adalet istiyoruz. Adalet için yürüdük. Kurultayda herkesi dinledik. 4 gün boyunca panellerin hepsini izledim. Bilgi dağarcığımı zenginleştiren herkese şükran borçluyum. Adalet, demokrasi gidiyor. Gün kucaklaşma günü kavga etme günü değil" dedi. 

"ARAKAN'DA KATLEDİLEN MÜSLÜMANLAR VAR İÇİMİZ SIZLIYOR ŞİDDETLE LANETLİYORUM" 

Arakan'daki katliamı kınayan  Kılıçdaroğlu, "Arakan'da katledilen Müslümanlar var. Emin olun içimiz sızlıyor. İnsanlar inançları nedeniyle katlediliyorlarsa, hep birlikle o katliamı lanetlemeliyiz. Binlerce kilometre ötede yapılan bu katliamı da buradan şiddetle lanetliyorum" dedi. 

"8 PANELİMİZ OLDU. TOPLAM 77 ÇALIŞTAYIMIZ OLDU. 679 KONUŞMACIMIZ OLDU" 

"Adalet Kurultayı Sonuç Bildirgesi"ne değinen  Kılıçdaroğlu, "8 panelimiz oldu. Toplam 77 çalıştayımız oldu. 679 konuşmacımız oldu. 240 saatten fazla sesle kayıt altına alındı. Önümüzdeki süreçte çok güzle yayınlar çıkacak. Bunları hakkımızın bilgisine sunacağız. Farklı görüşteki insanlar bir araya gelip konuşmaya başladılar. Bir güzelliği  Türkiye Cumhuriyeti tarihine armağan ettiğimiz için son derece memnunuz. Tartışmalar oldu kırmamak için çaba gösterildi" ifadelerini kullandı. 

"ADALET HEYKELİ İÇİN 11 BİN TUĞLA İMZALANDI" 

Kılıçdaroğlu, "Bir adalet heykeli yapacaktık. 11 bin tuğla imzalandı bununla güzel bir 'adalet heykeli' yapacağız. Bu 'adalet heykeli' 80 milyonun adalet heykelidir" dedi. 

"SON YAPILAN REFERANDUM MEŞRU DEĞİL TÜRKİYE TOPLUMUNUN KAZANIMLARINA HAKARETTİR" 

16 Nisan referandumun meşru olmadığını dile getiren  Kılıçdaroğlu, "Son yapılan referandum bu yapılan anayasa değişikliği meşru değildir.  Türkiye toplumunun kazanımlarına hakarettir. Tek adam rejimi dünyanın hiçbir ülkesinde uzun süreli olmamıştır. Bizim kültürümüzde, geleneğimizde, tarihimizde  de yoktur. Tek adam rejimi olmamıştır. Tek adam rejimini asla ve asla  kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.  

"MAFYA YÖNTEMLERİ İLE RACON KESMEYE KALKARSANIZ DEVLETTE MAFYANIN HUKUKU EGEMEN OLUR" 

Kılıçdaroğlu, "Demokratik bir devlette, olması gereken hukukun üstünlüğüdür. Devleti yönetenler hukukun kurallarına uymak zorundadırlar sokaktaki vatandaştan daha fazla özen göstermeliler. Ama siz hukukun üstünlüğü yerine mafya yöntemleri ile racon kesmeye kalkarsanız devlette hukukun üstünlüğü biter mafyanın hukuku egemen olur. Bunu şiddetle reddediyoruz" dedi. 

ADALET KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

Kılıçdaroğlu, "Adalet kurultayı"  sonuç bildirgesini şu şekilde sıraladı: "Adaletin yok edildiği, korku, endişe ve çaresizlik duygusunun toplumu teslim aldığı bir süreçte milyonlar adalet için yürüdü.  Adalet yürüyüşü korku zincirini kırdı. Cesaret ve umudu ateşledi. Adalet yürüyüşüyle başlayan süreç adalet arayışının en geniş biçimde konuşulması, tartışılması, sonuçlar çıkarılarak hedefler saptanması için bir kurultay talebini ortaya koydu. Dört gün süren Kurultayımız bize demokrasi, adalet ve huzur ekseninde bir siyasi hat çizmiştir. Bu hat  Türkiye'nin karanlıktan çıkış hattıdır. Bu hat demokrasi, adalet ve huzur isteyen herkesin ortak hattıdır. Adalet Kurultayı diyor ki;

1) Adalet Mücadelesi Meşrudur 

Devlet, yurttaşlarını huzur, güven ve refah içerisinde yaşatmakla yükümlüdür. Bunun yolu adaletten geçer.  Adaletten sapan iktidarlara karşı halkın hak, hukuk, adalet ve özgürlük mücadelesi meşru bir mücadeledir.

2) "Adalet Hakkı" Temel Bir Haktır

Herkes adil bir siyasal-toplumsal düzende yaşama hakkına sahiptir. Devlet kişinin ekonomik, toplumsal ve siyasal düzenden adaletli olarak pay almasını ve yönetime katılma olanaklarını sağlamakla yükümlüdür. 

3)Bugün  Türkiye'de Adalet Hakkı Sistematik Olarak İhlal Edilmektedir

MAHKEMEDE ADALET YOKTUR

Mahkemeler bağımsız ve tarafsız değildir. Millet mahkemelerden umudu kesmiş, siyaset yargıya hakim olmuştur. Hakimler hukuka değil iktidarın beklentilerine göre karar vermektedir. Siyasi planların parçası olarak milletvekilleri tutuklanmakta, bu yolla aslında milli irade hapsedilmektedir. Çözüm: Derhal bağımsız ve tarafsız yargı inşa edilmeli, yargıya güven tesis edilmeli, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.

DEVLETTE ADALET YOKTUR

Devlette liyakat sistemi çökmüştür. Liyakat yerine sadakat, layık olan yerine sadık olan tercih edilmektedir. Kayırmacılık ve yolsuzluk yerleşik usul haline gelmiştir. Devlet kapıları ve imkanları yetenekli ve başarılı olanlara kapalı, arkası güçlü, sırtı kalın olanlara ise açıktır. Yükselmenin yolu başarıdan değil rüşvet ve torpil düzeninden geçmektedir. Devlet parti devletine dönüşmüş, kuvvetler ayrılığı yok edilmiş, fiilen tek adam rejimi tesis edilmiştir. 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi milletin inancı ve kararlılığı ile engellenmiştir. Ancak ardından iktidarın 20 Temmuz Darbesi ile yeni bir darbe hukuku oluşmuş, can ve mal güvenliği kalmamıştır. Çözüm: Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, denge ve denetleme mekanizmaları olan demokratik devlet oluşturulmalı, hukuk düzeni darbe hukukundan temizlenmeli, liyakat sistemi kurularak halkın devlete güven duyması ve kaliteli kamu hizmeti alması sağlanmalıdır.

SEÇİMDE ADALET YOKTUR

Seçimlere hile karışmıştır. Mühürsüz seçimle millet iradesine tecavüz edilerek, gayrimeşru bir anayasa oluşturulmuştur. Seçim barajı ve siyasi parti düzeni milli iradenin tam olarak parlamentoya yansımasını engellemektedir. Adaletsiz seçim kampanyalarıyla kamu kaynakları tamamen iktidar lehine kullanılmaktadır. Oysa demokrasinin yolu adaletli seçimden geçer. Seçim adaleti olmadan milli irade olmaz.

Çözüm: Demokrasi ve milli iradenin hakim olması için adil ve meşru bir seçim düzeni oluşturulmalı, sivil toplumun etkin denetimine imkan tanınmalıdır.  

GEÇİMDE ADALET YOKTUR

Gelir bölüşümü adaletsizdir. Zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olduğu bir düzen hakimdir. İşsizlik ve geçim sıkıntısı halkın en büyük sorunudur.  Ekonomi hukuki güvence altında değildir. Belirsizlik ve keyfilik girişim özgürlüğünü yok etmektedir.  Çözüm: Sosyal devlet tesis edilerek gelir adaleti sağlanmalı, refah paylaştırılmalı, hukuk güvenliği altında ekonomi rahatlatılmalıdır. 

 İNANÇTA ADALET YOKTUR

Ülkede totaliter tek adam rejimi kurulmuştur. Siyasal olarak tüm yetkileri tek elde toplayan rejim şimdi kültürel egemenliği de ele geçirme peşindedir. Bu rejim bireyin nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını, ne giyeceğini, ne konuşacağını, neye inanacağını tek merkezden belirleme çabasındadır. Bu amaçla yaşam tarzına ve inançlara müdahaleci, tek tipçi uygulamalar yerleşmektedir. Çözüm: Yaşam tarzı ve inançlara müdahale edilmemeli, özgürlükler korunmalı ve genişletilmeli, camiye, kışlaya, adliyeye ve okula siyaset sokulmamalı, tarikat, cemaat ve inanç grupları iktidar odağı ve ortağına dönüştürülmemelidir.

EĞİTİMDE ADALET YOKTUR

Eğitimden bütün paydaşlar şikayetçidir. Ne öğretmenler, ne öğrenciler, ne de veliler memnundur. Müfredat bilimsel değil ideolojik esaslara göre hazırlanmaktadır.  Atatürk ve Cumhuriyet gibi ortak değerlerimiz unutturulmak istenmektedir. Herkes tek tip okula mahküm ve mecbur edilmektedir. Çözüm: Aklı ve bilimi esas alan, ortak değerlerimizi çoğulculuk ekseninde koruyan, fırsat eşitliğini sağlayan bir eğitim reformu yapılmalı, eğitim hem bireysel hem de toplumsal olarak yoksulluktan kurtulmanın en önemli aracı olmalıdır.

 YAŞAMDA ADALET YOKTUR

Türkiye'de toplumsal yaşam eşitsizlik, kutuplaşma ve çatışma ekseninde devam etmektedir. Siyasi iktidar her geçen gün kamplaşma ve kutuplaşmayı derinleştirmekte, ötekileştirme ve çatışma üzerinden iktidar üretme siyaseti gütmektedir. Bu durum toplumsal yarılmayı artırmakta, uzlaşma alanlarını daraltmaktadır. Bir yandan terör, bir yandan kutuplaşma siyaseti bir arada yaşama kültürünü tahrip etmektedir. Kadın, genç, çocuk ve dezavantajlı gruplar eşitsiz yaşam koşullarına terk edilmektedir. Toplumun huzuru kalmamıştır. Çözüm: Çatışma, kutuplaşma ve ötekileştirme siyaseti terk edilmeli, ayrılıklar uzlaşma dili ve yöntemleriyle ele alınmalı, huzur siyaseti inşa edilmelidir. 

MEDYADA ADALET YOKTUR

Medya ağır bir baskı altındadır. Fiili bir sansür söz konusudur. Gazeteciler tutuklanmakta, gazetecilik yargılanmaktadır. Dürüst ve objektif gazetecilik ateşten gömlek giymeye dönmüştür. Devlet kaynaklarından beslenen havuz medyası eliyle operasyonel medya yaratılmıştır. Muhalefet operasonel medya eliyle hizaya sokulmak istenmektedir. Çözüm: Medya üzerindeki hukuki, fiili, mali ve manevi baskı kaldırılmalı, tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya kuvvetler ayrılığı sistemi içinde dördüncü kuvvet olarak görülüp anayasal güvence altına alınmalıdır. 

4) Adalet Kurultayı Bir Kolektif Demokratik Güç Yaratmıştır

Adalet yürüyüşü ile korkunun yerini cesaret, çaresizliğin yerini umut almıştır. Bu Kurultay ise buna bir kolektif demokratik güç mahiyeti kazandırmıştır. Katılımcılar tek adam rejimi karşısında çaresiz ve yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir. Bugün güçlünün hüküm sürdüğü, güçsüzün süründüğü bir düzen vardır. Bu düzen değişmelidir. Bu düzeni adalet ve huzur talebi ekseninde oluşacak kolektif demokratik güç değiştirecektir. 

5) Demokrasi, Adalet ve  Huzur Hareketi Doğmaktadır Adalet Yürüyüşü ve Adalet Kurultayı daha şimdiden bir büyük Demokrasi, Adalet ve  Huzur Hareketine dönüşmüştür. Bu hareket çıkış hattının hareketidir. Bu hareket farklılıklar üzerinden değil ortak noktalar üzerinden tarif edilen bir harekettir. Ortak noktalar demokrasi, adalet ve huzur talebidir. Bu talepleri olan herkese yer vardır. Kayıtsız kalma. Seyirci olma. Bir tuğla da sen koy." 

 

Görüntü dökümü

------------------------------

-Kılıçdaroğlu'nun açıklaması   

-Bildirgenin okunması

-Detaylar 

Haber: ÇANAKKALE, 

===========================================

Adana'da şehit acısı (Görüntü Ekiyle Yeniden) 

DİYARBAKIR-  Batman karayolunda zırhlı askeri araçların geçişi sırasında,  PKK'lı teröristlerce daha önceden yola yerleştirilen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan 2 sivilden 55 yaşındaki Mustafa Yıldız'ın acı haberi memleketi  Adana'nın  Pozantı İlçesi'ndeki ailesini yasa boğdu.

Türk Telekom'dan emekli olduktan sonra araç firmasında çalışmaya başlayan  Pozantı İlçesi'ne bağlı  Alpu Mahallesi'nde oturan Mustafa Yılmaz'ın acı haberini eşi  Nurgül Yılmaz'a  Pozantı Kaymakamı Taner Tengir ile diğer yetkililer bildirdi. 2 çocuk babası olan Mustafa Yıldız'ın şehit haberini alan yakınları yasa boğuldu. Yıldız'ın yarın  Pozantı İlçesi'nin  Alpu Mahallesi'nde toprağa verileceği bildirildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Pozantı kaymakamı Taner Tengir ile  Pozantı belediye başkanı  Mahmut Sami Baysal'ın 

şehit Mustafa Yılmaz'ın evinin önünde oturması

Şehit yakınlarının oturması

Şehit evindeki asılı Türk bayrağı

Şehit evinin yanındaki sokak

Haber - Kamera: Malik GÖDELİNER / POZANTI,(ADANA),

=========================================

Van'da 87 kaçak yakalandı

 

VAN'da  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ihbar üzerine bir evde yaptıkları operasyonda 87 kaçak yakalandı.

Polise, kentin Hacıbekir Mahallesi Gül Sokak'da bulunan evde kaçakların kaldığı ihbarı yapıldı. Bu eve operasyon yapan polis, yurda kaçak yollardan girdikleri belirlenen 13  Pakistan, 73  Afganistan ve 1  İran uyruklu olmak üzere 87 kişiyi gözaltına aldı. Kaçaklar ve evin sahibiyle ilgili soruşturma sürüyor.

Haber: VAN,  

=========================================

Havran'da,  MHP'den 165 istifa

BALIKESİR'in  Havran İlçesi'nde  MHP üyesi 165 kişi, partilerinden istifa etti.

Son günlerde  MHP'de yaşanan istifa rüzgarına,  MHP  Havran İlçe Teşkilatı üyelerinden de katılanlar oldu. 5 dönem ilçe başkanlığını sürdüren ve sonrasında görevden alınan  Mehmet Saraçoğlu,  Havran eski Belediye Başkanı Levent Gökalp ile  MHP eski ilçe başkanlarının da aralarında bulunduğu 165 kişi, partiden istifa kararı vererek, dilekçelerini imzaladı. İstifaları duyurmak için düzenlenen toplantıda konuşan  Mehmet Saraçoğlu ve Levent Gökalp,  MHP Genel Merkezi'nin Kurucu Genel Başkan merhum  Alparslan Türkeş'in siyasi çizgisini terk ettiğini, parti içi demokrasiyi rafa kaldırdığını, kendisine oy veren vatandaşları temsil yeteneğini kaybettiğini öne sürdü. Bu nedenle  MHP üyeliğinden 165 kişi olarak topluca istifa edip,  Meral Akşener'in yeni oluşum hareketine katıldıklarını belirtti.

Haber:  Fatih Emrah ERDOĞAN/EDREMİT ( Balıkesir),

==========================================

Amasra'da iki otomobil çarpıştı: 6 yaralı

BARTIN'ın  Amasra İlçesi'nde, iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1'i çocuk 6 kişi yaralandı. 

Kaza, saat 17: 00 sıralarında Bartın-Amasra yolu tünel girişinde meydana geldi.  Bartın'dan  Amasra yönüne giden Veysel Uzun yönetimindeki 74 BY 974 plakalı otomobil, tünel girişinde karşı yönden gelen Cengiz Demirhan'ın idaresindeki 74 DG 759 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada, her iki sürücünün yanı sıra Demirhan'ın kullandığı otomobilde bulunan Firdevs, Behçet, Güler ve 5 yaşındaki Yiğit Kerem yaralandı. İlk müdahalelerinin ardından ambulanslarla  Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayı öğrenen yaralıların yakınları olay yerine gelerek, sinir krizleri geçirdi. Yakınlarını 112 sağlık ekipleri sakinleştirdi. Kaza sırasında kapanan trafik, otomobillerin vatandaşlar tarafından kenara alınmasının ardından yeniden açıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Kaza yerinden görüntü

-Detay görüntüler

-Görgü tanıkları ile röp.

-Otomobillerin yol dışına alınması

-5 yaşındaki yaralı çocuk

-Kazayı gören yakınlarının feryatları

-Yaralıların taşınması

Süre: (3.34) Boyut: (110 MB)

Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,

==========================================

Marketten bıçaklı gaspa 3 gözaltı

AYDIN'ın  Nazilli İlçesi'ndeki bir marketten kasiyeri bıçakla tehdit ederek 2 bin 500 TL parayı gasp etmekle suçlanan 3 kişi,  Didim'de yakalandı.

Olay, dün (pazartesi) saat 17.50'de,  Yıldıztepe Mahallesi'nde bulunan bir markette meydana geldi. S.K. (Sezer Kılınç) (24), Y.Ü. (Yunus Üney) (24) ve K.B. ( Koray Bozkurt) (24), 4 Sokak'ta bulunan süpermarketin önüne geldi. İddiaya göre zanlılardan biri kar maskesi ve bıçakla içeri girdi, diğer ikisi ise dışarıda bekledi. İçeri giren kişi bıçakla kasiyeri tehdit edip, kasadaki 2 bin 500 TL parayı alarak hızlıca dışarı çıktı. Üç kişi, geldikleri otomobille hızla olay yerinden kaçtı. Olayın şokunu atlatan kasiyerin ihbarıyla harekete geçen polis, zanlıların yakalanması için çalışma başlattı. Çevredeki güvenlik kameralarının kayıtları incelendi. Plakadan yla çıkarak, aracın  Didim'den kiralandığını belirleyen polis, zanlıların kimliklerini de tespit etti.  Didim'de yakalanan 3 şüpheli, Nazili Asayiş Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi. Zanlılar emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Güvenlik kamerası görüntüsü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN,

============================================

Kelly Brook için beach club'ın önünü yatlarla kapattılar

DÜNYACA ünlü İngiliz model ve moda tasarımcısı  Kelly Brook için tatil ve detoks kampına geldiği  Muğla'nın  Bodrum ilçesi'nde, gazetecilerin görüntü almasını önlemek amacıyla iki ahşap yat ile beach club'ın önü kapatıldı. İki saat boyunca denize girip, güneşlenen Brook,  Instagram hesabından tatil fotoğraflarını paylaşıp, altına "10 günlüğüne cennete geldim. Burada olmak çok güzel bir duygu" paylaşımında bulundu.

Yunanistan'ın  Rodos Adası'ndan, geçen 27 Ağustos'ta Fransız sevgilisi Jeremy Parisi ile  Bodrum'a gelerek  Göltürkbükü Mahallesi'ndeki bir otele yerleşen İngiliz model  Kelly Brook, hem güç depoluyor hem de tatil yapıyor. Bugün günün büyük bölümünü detoks merkezinde geçiren 37 yaşındaki Brook, öğleden sonra ise otelin önündeki beach club'ta denize girip, bol bol güneşlendi. Burada hayranları ile bol bol fotoğraf çektiren Brook, otel yetkililerinden basın mensuplarının görüntü almaması için önlem alınmasını istedi. Bunun üzerine otel yetkilileri, çareyi becah club'ın önünü iki ahşap yat ile set çekerek kapatmakta buldu. İki saat kadar beach club'ta güneşlenen Brook, daha sonra sevgilisi ile otelin fitness salonuna geçti.  Bodrum'daki tatil fotoğraflarını  Instagram hesabından paylaşan Brook, altına "10 günlüğüne cennete geldim. Burada olmak çok güzel bir duygu. Detoks ve sağlıklı bir vücut hem de tatil için  Bodrum çok ideal bir yer.  Bodrum'a bana ve yakınlarıma evsahipliği yaptığı için teşekkür ediyorum" yazdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------------

-Kelly Brook'un beach club'ta güneşlenip, arkadaşları ile sohbet etmesi

-Beach club'un önünü kapatan iki yatın görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Yaşar ANTER / BODRUM ( Muğla),
Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!


Lüks İçinde Yaşıyorlar! Hakan Şükür'ün Tesettürlü Eşi, ABD'de Başını Açtı Almanya'da Türklerin Yoğun Olduğu Köln Kentine Ermeni Anıtı Dikildi
FETÖ Elebaşı Gülen, Açık Açık Söylemiş: Naim Süleymanoğlu'nu Hiç Sevmem