Burcu Şenel: Düş Sessiz Çığlıklar - Son Dakika
Son Dakika Logo

Burcu Şenel: Düş Sessiz Çığlıklar

Burcu Şenel: Düş Sessiz Çığlıklar
25.02.2016 10:48  Güncelleme: 10:53

"Ne yaşarsanız yaşayın asla yalnız değilsiniz" diyen yazar Burcu Şenel ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Burcu Şenel: Düş Sessiz Çığlıklar

"Ne yaşarsanız yaşayın asla yalnız değilsiniz" diyen yazar Burcu Şenel ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1987 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesinde doğdum. Çocukluğumun bir dönemi Anadolu hisarında geçti. İlköğretim ve liseyi Tuzla'da tamamladım. Daha ilköğretim zamanı yazdığım tiyatro senaryoları okul tarafından sahnelendirilirken, ticaret lisesine gitmek aklımın ucundan geçmezdi. Hayaller ve hayatlar işte kendimi muhasebe stajını yaparken buldum. O gün bugündür de kah Anadolu yakası kah Avrupa yakasında muhasebeci olarak çalışmaya devam ediyorum. Şartlar nedeniyle gidemediğim üniversiteye yedi yıl sonra girdiğim sınavla açık öğretim olarak da olsa başladım. Yine ilgi ve sevgi alanım değil ne yazık ki bu seferde iş alanım müsaade etmedi. Şu an Çalışma ekonomisi 3. sınıf öğrencisiyim.

Yazarlığa başlama serüveninizi anlatır mısınız?

Nasıl anlatayım nereden başlayayım bilmem ki, o ilk konuşma görüşme itibariyle başlayan serüveni bana da sürpriz oldu, bu ani çıkış, fevri karar. Teşekkür etmeliyim aslında beni çok sinirlendiren o zamanki mesai arkadaşlarıma.. Bir istifa, bir tatil peşine geç kalınmış bir kararla hiç göremediğim babama yazdığım bir yazının yayınevi ile paylaşımı sonucu rüya gerçek oldu. O ara yeni bir işe başlamıştım hem de her şey o kadar hızlı, o kadar yorucuydu ki anlatamam. Öğle yemeklerinde, toplantı aralarında yazı yaz, eskilerden beğen, olmadı baştan al derken koca yaz nasıl geçti anlayamadım, sonbahar planlanırken kışı buldu. Kızdığım, küstüğüm, sevdiğim, mutlu olduğum, özlediğim, üzüldüğüm hayata ve insana dair ne varsa hissettiğim ve tabi en önemli ilham kaynağım müzikle ruhumu saran her duygunun diğer yazıları eklendi buna derken, anlatması kolay ama çok fazla zorlu şartlarla ilk denemem çıkıverdi ortaya.

Kitabınızın ismi "Düş Sessiz Çığlıklar". Neden bu ismi verdiniz? Hangi sessiz çığlık? Ve ne anlatmak istediniz? Biraz açar mısınız?

Çünkü o bir düş.. Kalbimin en derine gömdüğüm hiçbir zaman ortaya çıkaramayacağımı sandığım bir hayal. Sessiz çığlıklara gelince, çıkana kadar çok çığlık attırdı. İsmi ürkütücü geliyor aslında ilk duyulduğunda ama içeriği öyle değil. Hatta tasarımcım öyle korkunç kapak örnekleri yapmıştı ki ben korkuyordum bakmaya :) Okuyuculardan gelen mesajlarda "çok eğleniyorum, tüylerim diken diken oldu, ağla ağla içim çıktı, çok sinirlendim" gibi yorumlarla karmakarışık ilk kitabımın amacına ulaşmaya başladığını hissediyorum. Ne yazık ki kitap okumayan bir ülkedeyiz.. En çok duyduğum sorun ise "başlıyorum, yarım kalıyor o yüzden hiç başlamıyorum" oluyor. O zaman her yazıda başka bir konu yaparım ben de, böylece hiç biri yarım kalmaz dedim. İnsan doğasına çok uygun, yani gülerken ağlıyor ve ağlarken gülüyorsun okurken ve müzik dinliyorsun ara ara. Kapağında nota işaretlerini görenler "çözemedik anlamını" demeyi bırakıyor okuduktan sonra. Şarkının ritmi kafede, evde, işte, yolda, dağda, bayırda nerde olursam olayım çınlatmışsa kulağımı kıpır kıpır etmişse yüreğimi yazarım hikayesini.

NE YAŞARSANIZ YAŞAYIN ASLA YALNIZ DEĞİLSİNİZ!

İç alemde müthiş çığlıkların olduğu ve dışarıdan bakılsa bu insanın yaşamadığı, ızdırap çektiği anlaşılıyor kitabınızda. Bunları kim ve niçin yaşıyor?

Kimi kendi kendine konuşur güveni kalmamıştır kimselere, kimi aynalara anlatır hüznünü eksik yanlarını kimse görmesin diye, kimi gider suya anlatır derdini aksın gitsin ne dost üzülsün ne düşman sevinsin diye, kimi de benim gibi yazar işte ne yaşarsanız yaşayın asla yalnız değilsiniz bilin diye…

ÇANAK ÇÖMLEK ATÖLYESİ

Bundan sonraki projelerinizden de konuşalım biraz. Deneme üzerine mi yazacaksınız yine? Yoksa farklı planlarınız var mı?

"Sessiz Çığlıklar 2" düşlerime doğmuyor değil, aynı tarzda devam etmeyi düşünüyorum. Ama öncesinde en büyük düşüm olan, engelli otizmli sağlıklı tüm çocuklar gençler ve aileleri için bir hobi atölyesi hayalim var. Onlar için güzel şeyler yapmak istiyorum. Bu bir çömlek atölyesi olacak, çocuklar çamurlara karışsınlar, kafesi olsun içinde sosyalleşsinler. Kitap köşesi olsun okusunlar, enstrüman köşesi olsun öğrensinler, ruhlarına melodi işlesin… İstanbul'da bunu tek başına yapmak çok zor. Kosgeb kadın girişimci olarak projem çok beğenildi. Ama gelin görün ki yardıma ve maddi manevi bir çok bağlantıya, desteğe ihtiyaç var. Adımlarını bir iki derken atmaya başladım. Aslında sosyal sorumluluk projesine dönüşmesini istiyorum. Biraz daha bahsedecek olursam; benim düşlerim var, çocuklara çocuk olduklarını unutturmamak, tabletten ve telefondan daha güzel oyunların olduğunu hatırlatmak gibi… Elleri tuşları ezberlemesin, gitar tellerine dokunsun, gözleri ekrana bakmaktan şaşırmasın, kitap okumaktan kızarsın… Bugün ne giysem diye şimdiden dertlenmeyi bırakıp, taksınlar önlükleri çanak çömlek yapsınlar mesela…

Düşlerinizin hepsinin gerçekleşmesi dileğiyle, bize vakit ayırdığınız için teşekkür eder, başarılar dileriz.

Ben de teşekkür ederim. İyi yayınlar.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Kültür Sanat Burcu Şenel: Düş Sessiz Çığlıklar - Son Dakika


Advertisement