- "Bundan sonra da talebi, söyleyecek sözü, memnuniyetsizliği olanlar, bir şeye itiraz eden, bir şeyi talep eden, bir şeye karşı çıkan insanların bütün demokrasilerde olduğu gibi elbette tepkilerini demokratik usullerle ortaya koymalarından rahatsız olmayız, buna zemin hazırlarız ve onların güvenliğini de sağlarız"
"Ama gösterici, itirazcı, protestocu, protestosu ve gösterisiyle işi çığırından çıkarıp, terör derecesindeki şiddete götürürse, başvurursa haklı olduğu konumda bile haksız duruma düşer"
Çelik, AK Parti MKYK toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.
MKYK'da Taksim Gezi Parkı ile başlayan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerine yayılan olayların bütünüyle detaylı bir şekilde etraflıca masaya yatırıldığını belirten Çelik, gerek Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay gerekse İçişleri Bakanı Muammer Güler'in heyeti bilgilendirdiğini, detaylı, doğru bilgileri verdiğini aktardı.
MKYK üyelerinin de bu konudaki görüşlerini ortaya koyduğunu belirten Çelik, sürecin, olup biteni değerlendirme faaliyetinin pazartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısında devam edeceğini, salı günü de MYK'nın toplanacağını ve değerlendirmeler yapılacağını aktardı.
Çelik, "Burada olup biten nedir, bundan sonra neler olacak, neler yapılması gerekiyor, neler yapılmaması gerekiyor meselesinde bu değerlendirmeler elbette yol ve ışık gösterecektir" dedi.
Mayıs ayı değerlendirmesi
Başbakan Erdoğan'ın defalarca, ısrarlı şekilde ifade ettiği gibi faiz lobisine de "istemezükçü" lobisine de teslim olmayacaklarını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
"Gezi Parkı meselesi ortaya çıkmadan önce Türkiye'de olup bitenleri paylaşmak istiyorum. Sadece mayıs ayındaki gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Neler oldu? Çözüm süreciyle PKK bütün silahlı unsurlarını yurt dışına çekti. Bu çok önemli bir gelişmeydi. Huzurumuz, annelerin gözyaşının dinmesi, başka ocaklara ateş düşmemesi, gencecik fidanlarımızın toprağa düşmemesi, milyar dolarlık kaynaklarımızın heba olmaması, ağızımızın tadının daha fazla kaçmaması açısından son derece önemliydi. Mayıs ayında üçüncü havaalanı ihalesi yapıldı. Buradan kamunun kazanacağı para, yani devletin bütçesine, yani milletin bütçesine girecek para, vergisiyle beraber 70 milyar liradır. 22 milyar dolarlık nükleer santral ihalesi yapılmıştır. Türkiye bütün her şeye rağmen bunu gerçekleştirmiştir. Bu son derece önemli bir adımdır. 3. Boğaz Köprüsü'nün temeli atılmıştır. Burada da kamunun cebinden bir kuruş para çıkmayacaktır. 4,5 milyar dolara mal olacak bu köprü, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanacaktır. Bu da muhteşem bir şeydir. Mayıs ayında Türkiye IMF'ye olan bütün borcunu ödemiştir, borcunu sıfırlamıştır. Daha önce alan el konumunda olan Türkiye, şimdi veren el pozisyonuna gelmiştir. Bu da son derece önemliydi. Uluslararası derecelendirme kuruluşları, peş peşe Türkiye'nin yatırım yapılabilir notunu yükseltmişlerdir. Bu, Türkiye ile ilgili müthiş bir olumlu algının oluşmasını sağladı. Otomotiv sektörü, bütün mayısların rekorlarını egale ederek, 2013 mayıs ayında 82 bin Türkiye'de araç satmıştır."
Taksim Gezi Parkı olayları-
Hüseyin Çelik, Türkiye'de bu kadar güzel gelişmeler yaşanırken, bölgesinin yıldızı bir ülke olarak yükselirken, siyasi istikrarla yoluna devam ederken, siyasi istikrarın ekonomik istikrar olarak vatandaşa yansırken, bütün dünyayı ve Avrupa'yı küresel ekonomik kriz kasıp kavururken Türkiye güzel bir şekilde yolunda giderken Gezi Parkı meselesiyle maalesef bu güzel atmosferin, bu olumlu algının karartılmaya çalışıldığını kaydetti.
Gezi Parkı'nda çevre duyarlılığından dolayı tepkilerini ortaya koyan vatandaşların bu davranışını, daha önce saygıdeğer bulduklarını söylediğini hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:
"Endişesi olan vatandaşlarımızın endişe etmemesi gerekiyor. 'Endişeye mahal yoktur' dedik. Eğer orada ağaç katledilerek bildiğimiz tarzda bir AVM yapılırsa 'Ben gider oraya Hüseyin Çelik olarak yatarım. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü sıfatıyla gider bunu yaparım' dedim. Ama bu çevre, yeşil duyarlılığı olmaktan maalesef çıkarıldı, farklı farklı mecralara götürüldü. Türkiye'de olup bitenleri bütün medya ve halkımız izliyor. Daha önce belirli zamanlarda söyledik, bir kez daha ifade etmek isterim. Demokrasi vatandaş memnuniyetine dayanır. Vatandaş memnun olduğu sürece sizi iktidarda tutar. Vatandaşın takdiri de tepkisi de bizim için değerlidir. Bugüne kadar bu halk her zaman AK Parti kadrosunun lideri Recep Tayyip Erdoğan'ı takdir etmiştir. 7 sefer halkın önüne sandık götürülmüştür ve 7'sinde de kazanan AK Parti, kazanan millet olmuştur, halkımızın iradesi olmuştur. Bunun ne anlama geldiğini, hangi sorumluluklar bize yüklediğini çok iyi bilenlerdeniz. Zaman zaman şu veya bu nedenlerle gayri memnun olan vatandaşların demokratik kurallar çerçevesinde meşruiyetin dışına çıkmadan, asla şiddete ve kırıp dökmeye başvurmadan tepkilerini dile getirmelerini de her zaman saygıdeğer bulduk, bundan sonra da böyle yapacağız. Ama şu dükkanı paramparça edilen, camı çerçevesi indirilen esnafı hiç mi görmüyoruz? Şu parçalanan kaldırımları, tahrip edilen yeşili, parçalanıp atılan fıskiyeleri, belediye otobüslerini, vatandaşa ait araçları, ters çevrilen ambulansları görmüyor muyuz?"
"Millet vicdanında mahkum edilecektir"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, olaylar sonunda kamuoyunun büyük bir mali külfetle karşı karşıya bırakıldığını, 70 milyon lira zarar meydana geldiğini belirterek, hayatını kaybeden insanların hakkının hiç bir maddi değerle ifade ve telafi edilemeyeceğini söyledi.
Çelik, "Bunlara sebebiyetler veren, özellikle masum bir talebi veya masum bir taleple başlayan bir hareketi vandalizme dönüştürenler kesinlikle millet vicdanında mahkum edileceklerdir. Bunları da görmemiz gerekir. Esasen Sayın Başbakan tarafından da 'birkaç çapulcu' diye nitelendirdiği insanlar bunlardır. Sayın Başbakan '3-5 çapulcu' demiştir. Sayın Başbakan bu olaylara katılan kimselerin 3-5 kişi olmadığının farkındadır" ifadelerini kullandı.
Hüseyin Çelik, İngiltere'de 2011'de benzer bir hadise meydana geldiğini belirterek, bir polisin, bir İngiliz vatandaşını öldürdüğünü ve insanların sokağa döküldüğünü, sokakların yakılıp yıkıldığını, ortalığın adeta savaş yerine döndüğünü anlattı.
Çelik, o günlerde İngiliz Başbakanı'nın bu yakıp yıkanları, tahripkar tutumla ortaya çıkanları "3-5 çapulcu" diye nitelendirdiğini ifade ederek, çapulcu kelimesinin sözlükteki karşılığının da belli olduğunu söyledi.
"Yalan, fiskos ve iftira makinası çalıştırıldı"
Başbakan Erdoğan'ın eylemlere katılan insanlara, çevre ve yeşil duyarlılığı olanlara, öyle veya böyle demokratik yollarla, efendice olması gerektiği gibi tepkisini ortaya koyan insanlara da "çapulcu" demiş gibi maalesef sosyal medya ciddi bir fırtına koparıldığını dile getiren Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yalan, fiskos, iftira makinası çalıştırıldı ve gittikçe olaylar daha fazla büyütüldü, öfke kabartıldı, insanlar galeyana getirilmeye çalışıldı. Sosyal medyada özellikle twitter'da ne tür yalanların, ne tür iftiraların ortaya atıldığını, ne tür hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu hepimiz takip ettik. Dolayısıyla ülke, insan, polis bizimdir. Kendi kendimize zarar vermeyelim. Aslında bu hareketleri yapanlar, özellikle yıkıp dökenler, devirenler, parçalayanlar, AK Parti'ye zarar verdiğini zannediyor, aslında kendimize, geleceğimize ve ülkemize zarar veriyoruz.
Bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bundan sonra da talebi, söyleyecek sözü, memnuniyetsizliği olanlar, bir şeye itiraz eden, bir şeyi talep eden, bir şeye karşı çıkan insanların bütün demokrasilerde olduğu gibi elbette tepkilerini demokratik usullerle ortaya koymalarından rahatsız olmayız, buna zemin hazırlarız ve onların güvenliğini de sağlarız. Ama gösterici, itirazcı, protestocu, protestosu ve gösterisiyle işi çığırından çıkarıp, terör derecesindeki şiddete götürürse, başvurursa haklı olduğu konumda bile haksız duruma düşer."
- İstanbul
Son Dakika › Politika › AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.