Başbakan Davutoğlu: (3) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Davutoğlu: (3)

02.02.2016 17:50

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yeni bir dönüm noktasındayız. Soğuk savaş yıllarından kalan bölücü terör örgütü ve onun uzantısı olan partinin sözcüleri, bugün ısrarla kamuoyunu tahrik ediyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yeni bir dönüm noktasındayız. Soğuk savaş yıllarından kalan bölücü terör örgütü ve onun uzantısı olan partinin sözcüleri, bugün ısrarla kamuoyunu tahrik ediyor. Bugün dahi tahriklerine devam ettiler. Bununla yapmaya çalıştıkları, Türkiye'yi yeniden eski Türkiye'nin kargaşaya, çatışmaya dayalı düzenine çekmektir. İstiyorlar ki onların çatışmacı ortamına biz de ayak uyduralım, devlet eski devlet olsun ve terörü besleyen krizler yeniden yaşansın. Emin olunuz, 12 Eylül zihniyeti ile onun çıkardığı bölücü terör örgütünün zihniyeti temelde aynı faşizan zihniyettir" dedi.

Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini kabul etti.

"Bizim kültürümüzde ayrımcılık yoktur. Kimseyi kimliğinden, inancından, mezhebinden, fikriyatından dolayı kınamak yoktur" diyen Davutoğlu, her insanı "Allah yaratmış" gibi sevdiklerini, kardeş bildiklerini, dost, yaren saydıklarını söyledi.

Hangi bölgede yaşarsa yaşasın, hangi kökenden gelirse gelsin, hangi inançtan olursa olsun vatandaşlara hizmet etmenin kendileri için en büyük şeref olduğunu belirten Davutoğlu, özgürleşen, demokratikleşen, temsil kabiliyetini en üst seviyeye taşıyan Türkiye'de, terörle yol almaya çalışanlara, şehirleri silah yığınağı haline döndürenlere, özgürlük ortamını yok etmeye çalışanlara asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

"İzin vermeyiz" sözünü, devlet görevini üstlenmiş bir kişi olarak değil, 78 milyon adına söylediğini ifade eden Davutoğlu, "Kim eline silah alıp bir başka kardeşimize yönelik olarak bu silahı doğrultursa, kim şehirlerimizi harabeye çevirmek isterse, kim Fatih Paşa Camii gibi kutsal mekanlarımızı mermileriyle tahrip etmek isterse, hep birlikte hepimiz ona karşı çıkacak ve bu toprakların ortak feyzinin, vicdanının sesi olacağız" diye konuştu.

Davutoğlu, mücadelelerinin, Türkiye'nin birliğine, dirliğine, kardeşliğine kasteden cani şebekelerle, insanlık dışı terör örgütleriyle, okullara, hastanelere, camilere, sokaktaki insanlara saldıracak kadar gözü dönmüş menfur odaklarla olduğunu söyledi.

Adeta belli bir merkezden emir alarak, 7 Haziran sonrasında eş zamanlı terör saldırıları başlatan kirli yapıların çözümü, kardeşliği engellemeye çalıştığını belirten Davutoğlu, dış odaklarla işbirliği içinde olan bu karanlık yapıların, huzura, güvene, istikrara yönelik saldırılarda bulunduğunu kaydetti.

"Franko'yu da faşizmi de biliriz"

Terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlara, şehit olan güvenlik görevlilerine Allah'tan rahmet, yakınlarına ise sabır dileyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devletimiz, vatandaşlarımıza yönelik her türlü tehdidi bertaraf edebilecek güç ve kararlılıkta, vatandaşlarımızın her birini kucaklayacak merhamet ve vicdandadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Şunu net olarak söylüyorum; teröre karşı yürüttüğümüz kararlı mücadele sonunda Türkiye terörden arınacak, terörden kurtulacak, şehirlerimiz barikatlardan, çukurlardan ve silah deposu olmaktan kesinlikle arındırılacaktır. Bütün şehirlerimiz, ilçelerimiz, dağlarımız, ovalarımız terörün yol açtığı tahribattan kurtulacak ve bütün vatandaşlarımız huzura kavuşacak.

Yeni bir dönüm noktasındayız. Soğuk savaş yıllarından kalan bölücü terör örgütü ve onun uzantısı olan partinin sözcüleri, bugün ısrarla kamuoyunu tahrik ediyor. Bugün dahi tahriklerine devam ettiler. Bununla yapmaya çalıştıkları, Türkiye'yi yeniden eski Türkiye'nin kargaşaya, çatışmaya dayalı düzenine çekmektir. İstiyorlar ki onların çatışmacı ortamına biz de ayak uyduralım, devlet eski devlet olsun ve terörü besleyen krizler yeniden yaşansın. Emin olunuz, 12 Eylül zihniyeti ile onun çıkardığı bölücü terör örgütünün zihniyeti temelde aynı faşizan zihniyettir."

Mimari eserlerin çok iyi korunduğu Toledo, Dubrovnik'i örnek göstererek, "Sur'un mimari dokusunun korunacağını" söylediğini anımsatan Davutoğlu, "UNESCO Kültür Mirası olarak Toledo'yu verdiğimde, bugün baktım bunu faşizm ve Franko rejimiyle karşılaştırmaya çalışan birtakım ucuz yorumlar dile getirdiler. Biz, Franko'yu da biliriz, biz faşizmin zihniyetini de biliriz, Marksizm'den kaynaklanan Stalinist anlayışı da biliriz" dedi.

"Eski Türkiye'de yasaklar vardı"

Türkiye'yi 12 Eylül faşist anlayışının izlerinden kurtaranın AK Parti olduğunu ifade eden Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu'yu, Türkiye'yi, PKK'nın Stalinist zihniyetine teslim etmeyecek, her bir vatandaşı, faşizme ve Stalinizme karşı koruyacak olan anlayışın, AK Parti'nin özgürlükçü, demokratik anlayışı olduğunu söyledi.

Kendilerinden başka hiç kimseye yaşam hakkı tanımayan faşist anlayışı bugün bulunduğu bölgede yaşatan terör örgütünün, faşizmden bahsetme hakkının olmadığını vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"PKK, Stalinist bir anlayışın ürettiği bir yapıdır ve bugün Suriye'de çok övdükleri PYD'nin ilk yaptığı da kendisi gibi düşünmeyen KDP'li unsurları baskıyla oradan çıkarmak olmuştur. Şimdi de aynı baskıyı ülkemizde uygulamaya ve şehirlerimizde, ilçelerimizde tek tip bir anlayışı egemen kılmaya ve farklı düşünen sivil toplum örgütlerinin yan yana yaşamasını imkansız kılmaya çalışıyorlar. Eski Türkiye'de neler olduğunu, nelerin yaşandığını sizler çok iyi biliyorsunuz. O günlerin acılarını sizler yaşadınız, büyük acılara şahit oldunuz. O eski Türkiye'de yasaklar vardı, anaların kendi çocuklarıyla kendi dilleriyle konuşması yasaktı hapishane görüşmelerinde, OHAL, yol kontrolleri, boşaltılmış köyler, yasaklı mezralar, yaylalar, yolsuzluklar, yoksulluklar, adaletsizlikler vardı. 12 Mart'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da millet iradesine karşı darbeler yapılan bir ülkeydi eski Türkiye. Türkiye böyle demokrasi ayıplarını yıllarca yaşadı, insanımız bütün bunların bedellerini ödedi."

AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinde, bütün bu karanlık tabloyu değiştirmek için yola çıktığını anımsatan Davutoğlu, 14 yıl boyunca milletle, o karanlık yılların acı izlerini silmenin, 78 milyonun kardeşliğini pekiştirmenin mücadelesini verdiklerini, türkülerin, şarkıların, kitapların, klavyelerin, yer isimlerinin üzerindeki yasakları, OHAL'i, DGM'leri kaldırdıklarını, ana dil üzerindeki kısıtlamaları tasfiye ettiklerini söyledi.

"Silah tüccarlarının bulunduğu sektör"

Yol kontrollerini makul seviyelere indirdiklerini, köylere dönüşü başlattıklarını ve terörden mağdur olanlara milyarlarca Türk irası kaynak aktardıklarını hatırlatan Davutoğlu, bu adımları atarken, bu yasakçı düzenden beslenen pek çok iş ve dış odağın karşılarına dikildiğini, terör baronlarının, kan simsarlarının işbirliği içinde milleti refaha, huzura kavuşturacak adımlara karşı büyük bir direnç gösterdiğini kaydetti.

AK Parti'nin kararlı tutumu ve milletin desteğiyle bütün tuzakların boşa çıktığını, engellerin aşıldığını belirten Davutoğlu, şunları ifade etti:

"Milletimiz samimiyetimizi, kararlılığımızı ve cesaretimizi gördü ve destek verdi. Bütün bu adımlar milletimizi refaha, güvene, huzura kavuşturdu. Türkiye bir daha o eski karanlık günlere asla dönmeyecek. Buna asla izin vermeyeceğiz. Güvenlik politikaları gibi bir kavram üzerinden, 'Türkiye'nin 90'lı yıllara döneceğini' iddia edenlere buradan açık ve net ifade ediyorum; terörle mücadelede en kararlı tutumu sürdürürken, demokratik kazanımları koruma konusunda da en tutarlı, en dirayetli çizgiyi devam ettireceğiz. Terörle mücadelenin demokratik kazanımlara zarar vermesine, demokratik kazanımlar üzerinden özgürlük ortamının istismar edilerek şehirlerimizin tarumar edilmesine de izin vermeyeceğiz. Terör bugün kandan, göz yaşından, nefretten beslenen bir sektör. PKK başta olmak üzere terör, şiddeti iş edinmiş, yaşama biçimi haline getirmiş karanlık yapıların boy gösterdiği, başında terör baronlarının, silah tüccarlarının bulunduğu bir sektör. Bu sektörü sadece güvenlik tedbirleriyle değil, adaletle, hukukla, vicdanla, merhametle çökerteceğiz."

"Bütün vatandaşlarımızın devleti"

Davutoğlu, devlet olarak pozisyonlarını, kanlı ihalelere katılan terör örgütüne göre değil, vatandaşların taleplerine göre belirleyeceklerini söyledi.

Bu terör şebekesinin en büyük zararı Kürt vatandaşlara verdiğini herkesin gördüğünü belirten Davutoğlu, Diyarbakır'da, Şırnak'ta, Hakkari'de, Mardin'de devletin adaletini yanında gören vatandaşların, terör örgütünün çocuklarına ölümden başka bir gelecek vadetmediğini bildiğini, onun için de destek vermediğini kaydetti.

Bütün vatandaşlara minnettar olduğunu dile getiren Davutoğlu, vatandaşlarla kucaklaşıp, dirayetli tutumları dolayısıyla "teşekkür" ifade etmenin kendileri için büyük bir borç olduğunu dile getirdi.

Cizre'yi, Silopi'yi, Sur'u cephanelik haline getiren, barikat kuran, çukur kuran katilleri birilerinin "kahraman direnişçiler" olarak selamlamaya kalktığını anımsatan Davutoğlu, bunların demokrasiden, kamu düzeninden ve insan hak ve özgürlüklerinden nasibinin olmadığını vurguladı.

Davutoğlu, "Oradaki insanlarımızla aynı kıbleye yönelen, aynı duygu dünyasını taşıyan biziz. Bu devlet, bütün vatandaşlarımızın devletidir, Türk'ün olduğu kadar Kürt'ün, Arap'ın olduğu kadar Çerkez'in, Sünni'nin olduğu kadar Alevi'nin de devletidir" diye konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Başbakan Davutoğlu: (3) - Son Dakika


Advertisement