AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin, "Süreci çok büyük bir sabırla, çok büyük bir hassasiyetle muhafaza ediyoruz. Muhalefet partilerinin son derece sorumsuz tavırlarına rağmen içeride ve dışarıda yapılan çirkin sabotajlara rağmen, savaş lobilerinin, kan lobilerinin kışkırtmalarına rağmen bu baharın kalıcı olması için yüreğimizi ortaya koyuyoruz. Bu süreci bozan, bunun vebalinin altında kalır" dedi.
Erdoğan, AK Parti 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında yaptığı konuşmada, terörün eski Türkiye'den bugüne devrolunan önemli bir sorun olduğunu söyledi.
Tıpkı Türkiye'nin diğer kronik meseleleri gibi terör meselesinin ilelebet devam edeceğine hiçbir zaman inanmadıklarını belirten Erdoğan, bu konuda hiçbir zaman umutsuz olmadıklarını ama ciddi zaman kaybettiklerini dile getirdi.
AK Parti'yi kurdukları andan itibaren meselenin üzerine cesaretle gittiklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Terör meselesinin çözümünde karşılaştığımız dirençle bugüne kadar hiçbir meselede karşılaşmadık. Hem içeriden hem dışarıdan çok farklı odakların, çok farklı çevrelerin bu meselenin çözümünü engellemek için yoğun bir direnç sergilediklerine, her yola başvurduklarına şahit olduk ancak meselenin çözümü noktasında hiçbir zaman umutsuz olmadık, hiç vazgeçmedik. Hiçbir zaman meselenin üzerini örtme gayretine girmedik, asla böyle gelmiş böyle gider anlayışına tevessül etmedik. Eski Türkiye'de çözümsüzlüğün çözüm olarak kabul edildiği nice mesele gibi terör meselesinin de çözümsüzlüğe mahkum edilmesine asla rıza göstermedik."
Kızılcahamam ilçesinin merkezinde bir şehit ağacı olduğunu, Türkiye her şehit verdiğinde o ağaca şehit olan askerin künyesinin çakıldığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kökü derinde bir çınarın yaprakları gibi o şehit ağacının üzerinde 8 bine yakın künye bize tarihimizi, şehitlerimizi hatırlatıyor ve bize bizi hatırlatıyor. Son bir yılda o şehit ağacına, terör nedeniyle şehit olmuş bir tek askerimizin bile künyesi çakılmadı. Birilerinin o ağaca yeni künyeler çakabilmek için sabırsızlandığını biliyorum, birilerinin o ağaca yeni künyeler çaktırabilmek için de sabırsızlandığını biliyorum ama biz o ağacın yeni acılara şahit olmaması için samimiyetle çaba sarf ediyoruz. Bir yıldır yeni terör şehitleri için gözyaşı dökmüyor, sadece o ağaç değil, sadece Kızılcahamam değil, Allah'a hamdolsun bir yıldır Türkiye'de terör nedeniyle acı haberler almıyor, gözyaşı dökmüyoruz. Bir yıldır terör nedeniyle ocaklara ateş düşmüyor, annelerin, babaların yürekleri dağlanmıyor."
Geçen hafta Van'a gerçekleştirdiği ziyaret ve yapılan açılışlara da değinen Erdoğan, "Doğunun erken kışına rağmen yaklaşık 1,5 katrilyonluk açılış törenlerini gerçekleştirdik ki bizim Van'a deprem vesilesiyle yaptığımız yatırımlar toplam olarak 5 katrilyonu aşmıştır. Geçmişinden bugüne Van'a baktığımızda böyle bir yatırım Van'da söz konusu değil ve bir bahar coşkusu var. Yürekleri tamamen kuşattığına ve ısıttığına şahit olduk" ifadesini kullandı.
-"Bu süreci bozan, bunun vebalinin altında kalır"
Erdoğan, bazı yerlerde hala tehditlerin olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Bu tehditlerin de nerelerden geldiğini anlıyorsunuz. Şırnak'ta, Batman'da, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Doğu'nun ve Güneydoğu'nun illerinde olduğu kadar diğer bölgelerimizde, 81 vilayetimizde bahar coşkusunun devam ettiğini, umudun yeşerdiğini görüyoruz. Süreci çok büyük bir sabırla, çok büyük bir hassasiyetle muhafaza ediyoruz. Muhalefet partilerinin son derece sorumsuz tavırlarına rağmen içeride ve dışarıda yapılan çirkin sabotajlara rağmen, savaş lobilerinin, kan lobilerinin kışkırtmalarına rağmen bu baharın kalıcı olması için yüreğimizi ortaya koyuyoruz. Bu süreci bozan, bunun vebalinin altında kalır. Ben ana muhalefete de diğer muhalefet partilerine de sesleniyorum. Gidin lütfen bölgede bir tabela partisi olarak kalmayın, orada siyaset yapın.
Orada demokrasi mücadelesini verin, orada nasıl olsa anamuhalefet gitmiyor, diğeri de gitmiyor, bir diğeri zaten 'ben diyor Kürtlerin partisiyim' kendisini bu şekilde lanse etmeye çalışıyor. Kim kalıyor orada? Bir AK Parti kalıyor. Biz çalışıyoruz, çalışacağız ama siyaset yapıyorsanız siz de gidin çalışın. O zaman bölge, çok daha farklı bir hale gelecektir. Biz elimizi, bedenimizi, canımızı bu sürece koyduk. Bu süreç çözüm sürecidir. İnşallah da nihai neticeyi alıncaya kadar, gençlerin ölümünü inşallah tamamen durduruncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bizim niyetimiz gayet açıktır. Biz şiddetin ve silahın artık devreden çıkmasını, siyasetin devreye girmesini arzu ediyoruz. Ne mesele varsa siyaset zemininde, demokrasi ve meşruiyet zemininde konuşulur ve o zemin üzerinde sorunlar çözüme kavuşturulur. Silahların devreden çıkması, siyasetin sorumluluk alması için de hassasiyet içinde ilerlemeyi sürdüreceğiz."
-"Halen iki seçmenden biri AK Parti diyor"
Başbakan Erdoğan, 30 Mart 2014 yerel seçimleri için hazırlıklarının belli bir aşamaya geldiğini belirterek, sahadaki araştırmaları yaptıklarını ve yapacaklarını vurguladı.
Temayül yoklamalarının geçen hafta sonu itibarıyla 16 mevcut büyükşehir ve ilçelerinde yapıldığını hatırlatan Erdoğan, 9 Kasım'da da yeni 14 büyükşehir ve ilçelerinde, 16-17 Kasım'da diğer 51 il ve ilçelerinde temayül yoklamalarını yaparak, bu süreci tamamlayacaklarını bildirdi.
Başbakan Erdoğan, gerek il genel gerekse belediye meclis listeleriyle ilgili süreyi uzattıklarını dile getirerek, "Yani 1 Aralık'a kadar meclis üyelikleriyle ilgili müracatı alacağız. Konuyla ilgili seçim işleri başkanlığımız tüm teşkilatımıza genelgeyi göndermiş vaziyette. Anket çalışmaları, temayül yoklamaları yanında tabii teşkilatımızın tüm kademelerinin, şehirlerimizde kanaat önderlerinin görüşlerini de bu arada alacak inşallah tüm adaylarımızı belli bir takvim içinde üst kurul olarak çalışmalarımızı yapıp neticeyi de süratle açıklamaya başlayacağız" dedi.
Birilerine makam tesis etme gibi bir gayelerinin olmadığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz şehirlerimize hizmet üreteceğiz. Bu çalışmayı yaparken biz temayül yoklamalarından gelen neticelere de 'Temayül yoklamasında böyle çıktı öyleyse böyle olacak' diyemeyiz. Çünkü teşkilatımız bu noktada bizi bir yerde mazur görsün. Temayül yoklamalarının da bazen ne şekilde olduğunu az çok biliriz. Teşkilat tecrübemiz bize bunu gösterir. Birçok yerlerde çok ciddi bir kurumsal milliyetçiliğin yapıldığını biliriz. Onun için de bize tabii ki yol gösterici olacaktır, onlardan istifade edeceğiz ama o yoklama neticesi belirleyici de olmayacak. Bu bakımdan ehliyeti, liyakatı ve AK Parti'nin belediyecilik anlayışını şehirlerimize taşıyacak kabiliyette insanları ve karşılığı olan, AK Parti'nin oradaki oylarına bir katma değer sağlayacak isimlerle çıkmak istiyoruz ki bu seçimlerin inşallah neticesi çok daha farklı olsun."
Yapılan kamuoyu araştırmalarının, AK Parti'nin gücüne güç katarak yoluna devam ettiğini gösterdiğini, Türkiye'de halen iki seçmenden birinin "AK Parti" dediğini belirten Erdoğan, iktidar partisi olarak böyle bir durumu korumanın önemini vurguladı.
Yapılan yasal düzenlemeyle 30 büyükşehirin, tüm mülki sınırlarıyla beraber belediye başkanını, başkanlarını seçeceğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Artık il genel meclisi diye bir şey bu 30 büyükşehirde kalmayacak biliyorsunuz. 30 büyükşehirde artık tek meclis var. Nedir o? Büyükşehir belediye meclisidir. Tüm mülki sınırların, bütün imar planlarının, altyapı üstyapıyla ilgili değerlendirmelerini burası yapacak. İtfaiye dediğimiz zaman burası yapacak. Ama ilçe belediyeleri de malum milli uygulama planlarıyla büyükşehirle müşterek bir çalışmayı yürütecek. Artık en ücra köşeye kadar, köy yok, bundan sonra mahalle var. Beldeler, bunlar da mahalle oluyorlar, mahalle var. Dolayısıyla böyle bir şehircilik anlayışı, şu anda Türkiye'deki seçmenin yüzde kaçına hitap ediyor, işte burası çok önemli, yüzde 75'ine hitap ediyor. 30 büyükşehir yüzde 75'i kapsıyor. Onun için ne denli yoğun çalışmamız gerektiğini tüm teşkilatıma hatırlatmak, duyurmak istiyorum. İnşallah son derece hassas bir aday tercih süreciyle her yerleşim biriminde sevinçle karşılanacak, güven telkin edecek adaylar belirleyeceğiz."
-"Kendi milletvekilleri dahi sandıktan umudunu kesmiş"
Seçim sürecinde sadece adayın, genel merkezin çalışmasının yetmediğini belirten Erdoğan, son derece kritik bir sürece, seçime girdiklerine işaret etti. Erdoğan, "Sandığın horlandığı, demokrasi ve seçimlerin tartışmaya açılmak istendiği, sokak hareketleriyle demokrasinin adeta zapturapt altına alınmak istendiği bir sürece giriyoruz" şeklinde konuştu.
"Muhalefet, sandıktan umudunu kestiği için sokakları terörize etmek, sokak olaylarını kışkırtmak suretiyle çok çirkin, kirli ve tehlikeli durumların içine giriyor" değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:
"CHP'ye bir bakıyorsunuz, Reyhanlı saldırısıyla irtibatlı. Bir bakıyorsunuz, katil Esed ile irtibatlı. Bir bakıyorsunuz, eli kanlı terör örgütleriyle irtibatlı. Kendi milletvekilleri dahi sandıktan umudunu kesmiş şekilde eline taş alıp terör estirebiliyor. Polisimize saldırıyor, polisimize tokat atma cüretini gösterebilecek kadar ileri gidebiliyor. Eli kanlı örgütlerle içli dışlı eylemlerde yer alabiliyor. Muhalefetin Türkiye'yi çekmeye çalıştığı bu tehlikeli sürece rağmen biz soğukkanlılıkla, sabırla, sandığı ve demokrasiyi daha da yücelterek halkımızın huzuruna hep birlikte çıkacağız. Halkımızın bu seçimde söyleyeceği, söylemeyi arzu ettiği gerçekten çok şey var. Halkımız söyleyeceğini sandıkta söylemek için büyük bir sabırla bekliyor. İnşallah günü saati geldiğinde millet, bu muhalefete hak ettiği cevabı da verecek, hiç endişeniz olmasın."
Türkiye'nin 81 vilayetinde sahada en çok kendilerinin olacağını, kapı kapı dolaşacaklarını bildiren Erdoğan, "Bunu özellikle sizlerden istiyorum. Tüm teşkilatıma, AK Parti sevdalılarına, AK Parti'ye gönül verenlere veya namzetlerine diyorum ki halkımıza tek tek ulaşacağız" diye konuştu.
-"Muhalefetin hakaretten başka söyleyeceği hiçbir şey yok"
Karalama kampanyaları içinde yer almayacaklarını, sadece yaptıklarını, hizmetlerini anlatacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bizim başka şey anlatmamıza gerek yok. Bizim söylecek çok şeyimiz var ama muhalefetin hakaretten başka söyleyeceği hiçbir şey yok. Biz yaptıklarımız ve yapacaklarımızla gönülleri kazanacağız. Son derece uyanık, son derece aktif olacağız. Seçim kazanma umudu olmayan muhalefet her türlü kirli yönteme başvururken, biz tüm teşkilatımızla, tüm mensuplarımızla anında müdahele edip iftiraları, ithamları hemen çürütecek, halkımıza doğruları çok hızlı şekilde anlatacağız" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, 30 Mart'ın, Türkiye'de demokrasinin daha da güç kazanması, proje ve politikalarının tekrar teyit alması bakımından milat olacağını vurguladı.
Bundan önceki gelişlerinde Kızılcahamam halkına bir söz verdiklerini anlatan Erdoğan, "Bize dediler ki hala bizim doğalgazımız gelmedi. Biz de dedik ki 'İnşallah bir dahaki Kızılcahamam kampına kadar bu iş bitecek.' Şu anda Kızılcahamam'da doğalgaz dağıtımını ilçe meydanında bizim de katılacağımız bir törenle resmen başlatıyoruz" dedi.
(Bitti)
Son Dakika › Politika › Erdoğan Halen iki seçmenden biri AK Parti diyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.