MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Saray lejyonerlerine, bozkurt görünümlü ak trollere, sureti haktan görünüp cadı kazanı kaynatan işbirlikçilere devredilecek bir parti yoktur" dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, HDP'nin "başkanlık sistemi dahil tüm modeller tartışılabilir" açıklamasının tesadüfi görülmemesi gerektiğini söyledi.
"Pazarlıklar kızışmaktadır. AKP'nin başkanlık sistemini kapsayan yeni anayasa hazırlığı içinde olduğu, al ver sürecinin devreye alındığı anlaşılmaktadır" diyen Bahçeli, milletin 1 Kasım'da sandıktan başkanlık veya yeni anayasa mesajı vermediği halde, böyleymiş gibi propaganda yapan AK Parti'nin amacının "karanlık" olduğunu öne sürdü.
MHP'ye idam fermanı yazanların, MHP'yi tasfiye etme, siyasi kaynağını kurutma amacı güdenlerin toparlandığını, sarayın etrafında öbek öbek toplandıklarını savunan Bahçeli, "Diyorlar ki MHP olağanüstü kurultaya gitmeliymiş, yönetim değişmeliymiş. Davutoğlu'na bakarsak kongreden korkmamıza gerek yoktur. Sayın Davutoğlu neyi yapıp yapmayacağımızı sana mı soracaktık? MHP hiçbir şeyden korkmaz ve çekinmez. Demek ki içimizde kıpırdayanlarla hedef birlikteliğin var" diye konuştu.
Şahsıyla ilgili gerek gazete köşelerinde, gerek televizyon ekranlarında, gerekse de sosyal medyada yazılmayan, söylenmeyen şey bırakılmadığını belirten Bahçeli, "Sağolsunlar, Allah eksikliklerini göstermesin, hepsi de günahımızı alarak günahkarlığın dibini boylamışlardır" ifadesini kullandı.
"İçimizden ve dışımızdan MHP'nin çatısını uçurmak, Türk milliyetçiliğini eritmek için olan biten güçleriyle çaba sarf eden ne kadar satılık şahsiyet, fiyatı olan ne kadar devşirme, ne kadar saray hafiyesi varsa devreye girmiştir" diyen Bahçeli, "Bilmeyen varsa tekrarlayayım; bizde teslim edilecek, işgale bırakılacak, ardından da silinmesi seyredilecek bir parti yoktur" dedi.
-"Hepsine sonuna kadar 'hayır' diyorum"
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saray lejyonerlerine, bozkurt görünümlü ak trollere, sureti haktan görünüp cadı kazanı kaynatan işbirlikçilere devredilecek bir parti de yoktur. MHP, onun bunun oyuncağı olmayacak kadar kutlu; kime hizmet ettiği, kimlerin kuklası olduğu belli olan zevat ve zavallılara rehin edilmeyecek kadar kutsaldır. 1 Kasım'da saklandıkları deliklerden birer ikişer çıkıp MHP bilirkişisi kesilen, dava boyası sürüp Türk düşmanlarının ekmeğine yağ süren iç ve dış odaklara tahammülümüz olamayacaktır.
1 Kasım'da projelendirilen, MHP'nin baraj altında kalmasıydı. Asıl hedef Türk milleti ve Türklüktü. Türkiye'nin yegane umudu milliyetçi hareketin bozguna uğraması, bölünmenin ve çözülmenin yolunu tam olarak açacaktı. Nitekim buzdolabına kaldırılan Çözüm Süreci musibetinin tekrar çıkarılması konuşulmaya başlanmış, hatta Erdoğan ille de bir isim koyulacaksa 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci' diyerek tekrar yıkımın başına dönmüştür. Saraydan kulağına olağanüstü kurultay tavsiyesi fısıldanıp, MHP'ye operasyon tembihlenenlerin peyderpey boy göstermeye başlamaları rastlantı görülmemelidir. Bunların alayı Türklüğün içine sızdırılmış, Türk milliyetçiliğini karalamaya azmetmiş ak misyonerlerdir. Bizim 17-25 misyonerlerinin, fitne fesat yuvalarının değirmenine su taşımamız boş bir hayal, beyhude bir çırpınıştır.
Bizim 'hayır' dediğimiz, oyumuzun düşme nedeninin de bu olduğu sürekli iddia edilmektedir. MHP, hainliğe; soyguna ve yolsuzluğa, rüşvete, zillete ve mihnete, harama, küresel cinayetlere, Müslüman katillerine, Türk kanının dökülmesini seyreden soysuzlara 'hayır' dedi. İşte şimdi yine yine tekrarlıyorum; bunların hepsine sonuna kadar 'hayır' diyorum. Biz ilkelerimizden ödün mü verseydik? Varsın oyumuz düşsün, ama dimdik duralım. MHP surda gedik açtırmaz, aman dilenmez; baş vermeyiz, boyun eğmeyiz, ricat etmeyiz."
Bahçeli, 1 Kasım'da kazananın " PKK, bölünme projeleri, Dolmabahçe ihaneti" olduğunu savundu.
- Fransa'daki saldırı
Bahçeli, Fransa'da son yılların en acı katliamıyla karşılaştığını anımsatarak, bu menfur terör saldırısını bir kez daha kınadığını, Fransızların acılarını paylaştığını kaydetti.
Masum canlara sadece Paris'te kıyılmadığını, yıllardan beri PKK'nın Fransa'da beslenip Türkiye'de kan döktüğün, Paris'te teşvik edilip Diyarbakır'da, Ağrı'da, Van'da, Hakkari'de, Şırnak'ta cinayet işlediğinin bilindiğini ifade eden Bahçeli, "Batı'nın terör örgütlerine ikircikli bakışı, teröristlere müsamahalı yaklaşımı, dahası kiralayıp saldırı emri vermesi yeni bir namertlik değildir" diye konuştu.
Antalya Zirvesi'nde, G20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymalarının önemli sonuçlardan biri olduğunu belirten Bahçeli, "Şayet teröre karşı ortak duruş sergilenecekse, ilk şart öncelikle G20 ülkelerinin samimiyet testinden geçmeleri, geçmişteki politikalarıyla yüzleşmeleridir. Antalya'dan teröristleri telin edip, ülkelerine dönünce 'nerede kalmıştık' diyerek terörle koyun koyuna yatanlara karnımız toktur" değerlendirmesini yaptı.
Bahçeli, bir Fransız düşünürün 19. Yüzyılda, "Paris'te bir adam öldürülürse bu bir cinayettir, doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir" sözünün tersine çevrilmesi ve yalanlanması için alınması gereken daha çok mesafe olduğunu dile getirdi.
Öte yandan, toplantının basına kapalı gerçekleştirilen bölümünde yapılan seçimde, MHP Grup Başkanvekilliklerine İzmir Milletvekili Oktay Vural ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay seçildi.
(Bitti)
Son Dakika › Politika › MHP TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.