Şanlıurfa'da adı kentin en önemli tartışma konusu haline gelen eskisi Topçu, yenisi Rabia Meydanı, büyük risk altında. Meydandaki çim ve çiçeklere verilen sular, adeta elek gibi betonu aşarak alt katın tavanından aşağı şarıl şarıl akıyor. Topçu Meydanı Projesi kapmasında yapılan ve faaliyete giren otoparka araçlarını park eden vatandaşların da gözünden kaçmayan su sızıntısı alınan geçici önlemlere rağmen bir türlü çözülemiyor. Gazete İpekyol'a konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şubesi Başkanı Zeki Yıldırım, taşıyıcı kısmını oluşturan betonlarda çatlakların, demirlerde ise paslanmaların meydana geleceğini, inşaat aşamasında önlem alınmadığı için artık bu durumun önüne geçmenin neredeyse imkansız olduğunu belirterek meydandaki tehlikeye dikkat çekti. Belediyedeki yetkililer konuyu araştırdıklarını, alt katları yapan yüklenici firma ise çözüm arayışı içerisinde olduklarını belirtti.
TAVANDAN ŞARIL ŞARIL SULAR AKIYOR
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclis kararıyla "Topçu" olan adı, Rabia yapılan meydanda hala isim tartışması devam ederken, araçlarını burada bulunan otoparka bırakan vatandaşlar, gördükleri manzara karşısında şimdiden tedirgin olmaya başladı. Meydanın üzerinde bulunan yeşil alandaki çimlerin ve çiçeklerin sulanması sonucu aşağı sızan sular, betonda da gözle görülür bir şekilde çatlaklıklara ve dökülmelere sebep oluyor. Geçici çözümlerin üretildiği meydanda bazı delikler açılarak suyun belli noktalardan aşağı akması sağlanmaya çalışıldı, ancak suyun her tarafa dağılması bir türlü önlenemiyor.
BAŞBAKAN İÇİN ACELEYLE YAPILMIŞTI
Meydanla ilgili alınacak asıl tedbir ise biran önce meydandaki tüm yeşil alanın kazılması ve mermerlerin sökülerek altına dayanıklı bir izolasyon malzemesinin döşenmesi şeklinde olabilecek. Zaten problem de Başbakan Erdoğan miting yapmak üzere meydana geleceği için projenin apar topar yapılmasından ve izolasyon malzemesinin kaliteli olmayışından kaynaklanıyor. Uzmanlara göre, şarıl şarıl suların aktığı tavanda gözle bile fark edilir durumun yanı sıra asıl tehlike betonun iç kısmında başladı. Böyle giderse betonda çatlaklıklar ve delinmeler, demirinde ise paslanmalar artacak. Üzerinde mitinglerin de yapıldığı ve her gün onlarca insanın dolaştığı meydan uzun bir süre sonra kendiliğinden yıkılacak ancak bir deprem veya sarsıntı bu çökmeyi daha erkene alabilecek. Üstelik tehlike altındaki tek yapı bu değil, Bahçelievler ve diğer yüksek katlı binaların bulunduğu eski yerleşim yerlerinde birçok bina su sızıntıları ve eski oluşları nedeniyle yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.
ADIYAMAN'DAKİ BİR DEPREM URFA'YI DA ETKİLİYOR
125 metre alan içerisinde yapılan çalışmada altı yıl içerisinde şiddeti 5'den büyük bir depremin olma olasılığı yüzde 90'nın üzerinde olan Adıyaman'ın bu tehlikeli durumu Şanlıurfa'yı da yakından ilgilendiriyor. Şanlıurfa'nın Veysel Karani Mahallesi'nde bulunan Özlek Camii, 2008'de merkez üssü Adıyaman'ın Samsat ilçesi olan 5.1 büyüklüğündeki deprem sonrasında büyük hasar görmüş, namaz vakti olmadığından can kaybı yaşanmamış ancak cami yıkılarak yeniden inşa edilmişti. Dolayısıyla altı yıl içerisinde bir deprem olacağı uyarısının yapıldığı Adıyaman'ın en yakın komşusu olan Şanlıurfa'da da tedbirlerin biran önce alınmaya başlaması gerekiyor.
'BAŞLARSA PASLANMAYI DURDURMAK İMKANSIZ'
TMMOB'a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şubesi Başkanı Zeki Yıldırım, Gazete İpekyol'a "Su ve Yapı İlişkisi" ile Şanlıurfa'daki yapıların durumunu değerlendirdi. Rabia Meydanı'ndan yola çıkarak suların yapılara etkisini anlatan Yıldırım, "Betonarme yapıların, uzun ömürlü, konforlu ve sağlıklı olması; ancak doğru şekilde tasarlanarak inşa edilmesi ve yapıya zarar veren dış etkilere karsı korunması ile mümkündür. Yapılara etki eden en önemli faktörlerden biri de sudur. Betonarme yapılarda yapı ömrü ve dayanıklılığı açısından en büyük tehdit 'su' dur. Yapıya sızan su; yapıların taşıyıcı kısmını oluşturan beton ve çelikten oluşan kompozit yapıyı olumsuz etkiler. Donatıları (inşaat demiri) halk dilinde paslanma dediğimiz korozyona uğratarak, kesitlerinin azalmasına ve yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine neden olur. Donatılarda korozyon başladıktan sonra bu durumu durdurmak adeta imkansızdır. Bu yüzden önlemler yapının inşa aşamasında alınmalıdır. Diğer yapı bileşeni olan beton içerisinde su, soğuk mevsimlerde donarak, sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açar. Bunun dışında zemin rutubeti veya zemin suyu içerisinde bulunan sülfatlar, temel betonuyla kimyasal reaksiyonlara girerek beton bütünlüğünün bozulmasına, beton içerisinde boşluklar oluşmasına neden olur. Bu durum yapı ömrünü ve dayanımını olumsuz yönde etkiler. Su ayrıca, binalarda insan sağlığı açısından zararlı küf, mantar vb. organik maddelerin oluşumuna da yol açar. Zemin üstündeki yapı elemanlarını; yağış sularının ve asidik atmosfer gazlarının zararlarından; zemin altındaki yapı elemanlarını ise zemin suyu ve rutubetinin zararlı etkilerinden korumak için su yalıtımı yapılmalıdır. Etkin bir su yalıtımı için, yalıtım uygulamasının, binanın temelinden çatısına kadar tüm yapı elemanlarını kapsaması gerekir." dedi.
'BİNALARIN ÇOĞU ÖMRÜNÜ TAMAMLADI'
Bahçelievler, Bamyasuyu ve Yenişehir gibi yerleşim yerlerindeki eski binaların ekonomik ömürlerini tamamladığından yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Yıldırım, şöyle konuştu: "Şanlıurfa'daki mevcut yapı stokumuzun çok önemli bir kısmı suyun yapılardaki zararlı etkilerini ortadan kaldıracak tedbirler alınmadan inşa edilmiştir. Kentimizin birçok mahallesinde; Bahçelievler, Bamyasuyu, Yenişehir bunların başında geliyor daha önce inşa edilmiş yapılarda suyun yapıya zararlı etkilerini önleyici tedbirler alınmadığından bu mahallelerde inşa edilmiş yapılar ekonomik ömürlerini tamamlamış olup, olası bir deprem durumunda can ve mal kaybına sebep olacak potansiyeli taşımaktadırlar. Yapıların ekonomik ömürlerinin kısa oluşu aynı zamanda milli servet kaybıdır. İlimizde 2011 yılından bu yana uygulanan yapı denetim sistemiyle birlikte son üç yıldır kısmen de olsa yapılarda su yalıtımı ile ilgili yönetmelik gerekleri yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Ancak yeterli değildir. İlgili idarelerin bu konudaki hassasiyetleri, yapılarda su yalıtımı yönetmeliğindeki esasları uygulamadaki kararlılıkları yapılarda su yalıtımı kültürünün gelişmesinde daha etkili olacaktır. Ayrıca ekonomik ömürlerini tamamlamış yapıların bulunduğu alanlarda olası bir deprem durumunda keşke dememek için Kentsel Dönüşüm Uygulamaları kapsamında parsel, ada ya da alan bazında yerinde dönüşüme gidilmelidir."
YETKİLİLER DE BİLİYOR!
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, 30 mart yerel seçimlerinin ardından göreve geldikten sonra konuyu araştırdıklarını kaydederken, üst yapıyı yapmakla sorumlu olan BELSAN yetkilileri, kendileri tarafından yapılan işlerde herhangi bir sıkıntı bulunmadığını aktardı.
Topçu Meydanı Projesi'ni yapan yüklenici firma yetkilileri ise, büyük sıkıntıya sebep olacak sorunlara kısmen çözüm bulduklarını, asıl sızıntıların meydana döşenen mermerlerin arasından kaynaklandığını, bu sızıntılara da çözüm aradıklarını belirtti.
Bahçelievler, Bamyasuyu ve Yenişehir gibi yüksek katlı binaların bulunduğu mahallelerde ise herhangi bir çalışma mevcut değil.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Yerel › Olası Bir Deprem Facia Olur! - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.