Eşi Sevim'i öldürüp balkondan atlayan Mehmet K. mahkemede: Erkekliğime laf etti
Eskişehir'de eşini öldürdükten sonra kendini balkondan atan Mehmet K.'nın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Sanık, olay günü tartıştıklarını ve nasıl öldürdüğünü bilmediğini söyledi. Maktulün kardeşi Servet Özdemir ise kardeşinin mal ve altınları yüzünden öldürüldüğünü öne sürdü. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı aralık ayına erteledi.
Eskişehir'de eşini öldürdükten sonra balkondan atlayıp intihar girişimde bulunan, hastaneye kaldırılırken polise "Balıktan zehirlendik" diyen sanığın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada sanık, "Dışardayken aradım, eşim açmadı, bu esnada Sevim'in öldüğünü anladım" savunmasını yaparken, maktulün kardeşi ise "Kardeşimin mallarını ve altınlarını sattırıp kızlarına vermek istedi" dedi.
Eskişehir'de 8'inci kattaki evinin balkonundan atlayarak yaralanan ve hastaneye kaldırılırken "Balıktan zehirlendik" diyen Mehmet K.'nın öldürdüğü belirlenen eşi Sevim K.'nın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Mehmet K., maktul Sevim K.'nın kardeşi müşteki Servet Özdemir, taraf avukatları ve tanıklar katıldı.
SAVUNMADA BALIK ZEHİRLENMESİNİ ANLATTI
Savunmasında eşiyle tartışma yaşadıklarını belirten tutuklu sanık Mehmet K., "Bu hayatın yalanından bıktım. Beni hakir gördü. 'Balık yüzünden zehirlendik' diyor, 'Hastaneye gidelim' diyorum gitmiyor. Sahur vakti bağırdı, 'Bağırma' dedim. Ben kustum ama o kusmadı. Erkekliğime laf etti. Yaşamaktan vazgeçtim. O anda nasıl öldürdüğümü bilmiyorum. Cezaevinde 4-5 dakika bilinç kaybı yaşıyorum, ranzadan düşüyorum, arkadaşlar söyledi. Ağzını tutmak istedim bağırmasın diye, kendimi de aşağıya attım. Ben polisi aramadım, belki ölmemiştir diye dışarı çıktım, alacaklarım vardı, eve geldim hala yatıyordu. Daha önce 2 kez kendimi öldürmeye çalıştım; önce asansör panosunu tuttum elektrik çarpsın diye sonra 8. kattan atladım olmadı. Eşim hakir görürdü. Bu olay yatak odasında oldu, ben de baygınlık geçirmişim. Sabah dışarı çıktım, işlerimi hallettim. Dışardayken aradım, eşim açmadı; bu esnada Sevim'in öldüğünü anladım. Karton üzerine komşuma hitaben: 'Tolgacım babana çok selam söyle, babana selam söyle. Eşim içeride balıktan zehirlendi, kusamadı. Ben kustum, çok sağ ol Tolgacım, baban İsmail abime selamlar.' Bu notu yazmamdaki maksat, kendimi öldürdüğümde cenazem bulunsun diyeydi. Çocuğumuz yok. Daha önce büyük bir tartışmamız olmadı. Olay günü maktul, 'Senin erkekliğine yazıklar olsun, mirası kastederek kardeşinden malını alamamışsın' dedi, ben de 'Maaşım bana yeter' dedim. Kızım Özlem'i aradım, açmadı. Ben Tolga'ya not yazdım. Sevim'i yatakta hareketsiz görünce 2 kızımı da aradım, açmadılar; bu sebeple Tolga'ya not yazdım" dedi.
KARDEŞİ MAL VARLIĞINI İŞARET ETTİ
Sanık avukatı ise müvekkilinin intihar girişiminde bulunduğunu, zaman algısını kaybettiğini ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak beraat ve tahliye talebinde bulundu.
Maktul Sevim K.'nın kardeşi ve müşteki Servet Özdemir, ifadesinde sanığın cinayeti mal varlığı sebebiyle tasarlayarak işlediğini iddia etti. Özdemir, "Kardeşimin Urfa'da fıstık geliri ve mülkleri vardı. Sanık, kardeşimin mallarını ve altınlarını sattırıp kızlarına vermek istedi. Kardeşim kabul etmeyince cinayeti işlemiş, cenazeyi 3 gün boyunca kilitli evde tutmuş ve komşulara 'Köye gitti' diyerek yalan söylemiş. Madem balıktan zehirlendiler, insan ambulansı arar. Şikayetçiyim, başka kadınlar ölmesin" diye konuştu.
Müşteki avukatları da sanığın çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirterek en üst hadden cezalandırılmasını talep etti.
KOMŞULAR TANIK OLARAK DİNLENDİ
Tanık sıfatıyla duruşmaya katılan komşu Ş.A., "Komşularım olur, ama samimiyetim yok. Bildiğim kadarıyla onlar 7. katta oturuyor. Saat sabah 8 sıralarında bir gürültü duydum ama caddeden geldiğini düşündüm. Bina yöneticisi Remzi Atçı kapıma geldi, 'Mehmet abi yok, düşmüş' dedi. 'Az önce yüksek seste bir gürültü duydum' dedim yöneticiye. Sanık benim balkonumun önündeki sac kısmına düşmüştür. Ben kapıyı açtım, Remzi ve yanında Ümmühan hanım dışarı çıktılar, ölmediğini söylediler. Ben 6-8 çalışan bir insanım, sanık ve maktulle tanışmam, aile yaşantılarıyla bilgim yok" diye konuştu.
Bir diğer tanık komşu Ü.Y. ise, "Yan komşum, 10 yıldır komşum. Ramazan ayında çarşamba günü sahurda tartıştılar, karşılıklı bağırma vardı. Sürekli her evde olduğu gibi tartışma oluyordu. Ben maktul Sevim'in o günden sonraki sesini duymadım, iletişime de geçmedim; ta ki sanık kendini atana kadar. Olay günü kızımı okula gönderecektim, kapıyı açtım; sanık kapıya not yazmış, bu ayağıma düştü. Kapıdan konuşurduk, Sevim evliliğinden bahsetmezdi. Olaydan yaklaşık 6 ay önce bir sefer kapıma geldi, 'Sesimiz size çok geldi, kusura bakmayın' dedi. Ben de 'Olur mu hiç abla, benim de çocuklarımın sesi çok çıkıyor, sen hiç gelmedin' dedim. Ben apartmanda gördüğümde elinde yüzünde morluk yoktu" ifadelerini kullandı.
Son sözü sorulan Mehmet K., "Bir diyeceğim yok, ölüm cezanız varsa verin" dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı Aralık ayına erteledi.
KARDEŞİ: CENAZE ÜÇ GÜN EVDE KALDI
Mahkeme sonrası maktulün kardeşi Servet Özdemir, yaşanan süreçle ilgili şöyle konuştu:
"Kız kardeşimin haberini yani ölüm haberini haberlerden duyduk. Haberi alınca Eskişehir Şehir Hastanesi morguna geldik. Morgun yanında komşusu vardı '11 yıldır komşuyuz çok mütevazi abdestli bir kadındı' diye bahsetti. 'Üç gündür arıyorum telefonu açmıyor' dedi komşusu. Mehmet'e 'Sevim abla arıyorum açmıyor telefonu' dedim o da bana cevaben 'köye gitmiş' dedi. Biz de inandık dedi komşusu. Üç gün sonra kendini yere atmış Mehmet. Daha sonra olay yerine gelen ekipler kilitli eve bakmışlar. İçeride Sevim ablanın cenazesi var. Koku var bir de. İçeride mahkemede 'balık yedik sonra başım döndü istifra ettim' gibi şeyler söylüyor Mehmet. Daha sonra 'Sevim'le kavga ettik' diye ifade veriyor Mehmet. Balıktan böyle bir şey olur mu? Madem balıktan zehirlendiniz ambulansı ara sağlık ekiplerini ara. Sonra biz tartıştık diyor sonra ben namaz kılmaya dışarı çıktım diye ifade veriyor bunların hepsinin yalan olduğunu düşünüyorum. Cenaze evde üç gün kalmış. İçeride kalmış kapıda kilitli. Birisi Mehmet'e 'kendini at haklı çıkarsın' diye söylemiş. Adam yere düştükten sonra komşuları polise 'bu adamın evi üç gündür kilitli bir içeri bakın' demişler. Sevim'i evde boğmuş. Mehmet kız kardeşimin üzerine olan fıstık bahçesini satmasını istemiş bunun parasını kızlarına vermek istemiş Mehmet kızları boşandığı için altını da ver demiş kızlarına harcayacak. Sevim de altınları paraları vermem demiş. Şikayetçiyim başka zavallı kadınları öldürmesinler böyle insanlar. Kadınlar Allah'ın emanetidir. Seni banyo yaptırıyor, çocuk yapıyor, vatana asker yetiştiriyor, evlat yetiştiriyor kadın ölür mü ya? Madem geçemediniz telefon et biz geç inemedik buyurun alın götürün bize bunları söyleseydin."

Sizin düşünceleriniz neler ?