Dha Yurt Bülteni-8
1)AKŞENER: BU 'EY'LERİN SEBEBİ SURİYE'DEN GERİ DÖNMENİN AYAK SESLERİNİ BASTIRMAK İÇİNMHP'den ihraç edilen Meral Akşener, "Ey Hollanda' diye bir esildi gürlendi, 'Ey Almanya' denildi esildi, gürlendi.
1)AKŞENER: BU 'EY'LERİN SEBEBİ SURİYE'DEN GERİ DÖNMENİN AYAK SESLERİNİ BASTIRMAK İÇİN
MHP'den ihraç edilen Meral Akşener, "Ey Hollanda' diye bir esildi gürlendi, 'Ey Almanya' denildi esildi, gürlendi. Şimdi İzmir mitinginde söyledim. Dün MGK'da karar çıktı. Dedim ki bu gürültünün sebebi, bu 'ey'lerin sebebi Suriye'den yüz geri olmanın ayak seslerini, geri dönmenin ayak seslerini bastırmak üzere mi yapılıyor. Evet bastırmak üzere yapılıyor" dedi. Meral Akşener, Samsun'da kendisine destek verenlerin yoğun ilgisi ile karşılaştı. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı programda konuşma yapan Akşener, 16 Nisan'da 'Hayır' sonucu çıktığında kendisinin bir sandalye sahibi olmayacağını belirterek, söyle devam etti: "Siz de bir sandalye sahibi olmayacaksınız. Sayın Erdoğan yerinde oturacak. Binali beyi bilmiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi yerinde duracak da, şimdi Sayın Davutoğlu biliyorsunuz gelmişti. Sayın Erdoğan getirdi. Ondan sonra beğenmedi gönderdi. Binali beye dedi ki, 'Bin Ali' şimdi de kızar 'İn Ali' diyebilir. Oraya biz karışamayız. Ama iktidar elinde duracak. Dolayısıyla bu kişisel çıkarın üstünde bir çalışma olduğu için Allah indinde de çok doğru yapılan bir çalışma yapıldığına inanıyorum."
Kuzey Irak'ta Mesut Barzani'nin Güneydoğu'da Kürt kökenli Türk vatandaşları üzerinde 'Evet' kampanyası başlattığını öne süren Meral Akşener, şöyle konuştu:
"Sonra aradan zaman geçti bir sabah uyandık bir baktık ki meğer Kerkük Barzani'ye verilmiş. Şimdi Kürt Bayrağının yani Barzani'nin paçavrasının vilayete bando eşliğinde asıldığı Türkmen elinde, Türkmenlerin bugün itibariyle direnişe geçtiği şehitlerin olduğu bir sistemde ben çıktım iktidara dedim ki; 'Ver Evet'i al Kerkük'ü' demişsiniz bu olmaz. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Cevap. Sayın Bahçeli'in şeylerini yazan bir arkadaşımız var ondan cevap geldi. 'Meral Akşener iftiranın dibine vurdu' Eee ondan sonra 'Ver Evet'i al Kerkük'ü' dedi ve Türkmen davasının haysiyetine' şöyle oldu böyle oldu. Şimdi ben buraya itirazda bulundum, ses buradan geldi. Demek ki bu koltuğumun bekası ne kadar önemliymiş ki Tayyip beyin yazarları, Başbakanın yazarları valla onların kalemlerinden kan damlıyor öyle şeyler yazarlar ki, daha önce yazdılar biliyoruz çünkü. Onlardan cevap yok ama Bagdat'tan cevap geldi."
Meral Akşener, Hükümetin "Fırat Kalkanı meselesini başarı ile tamamlandı" diye açıklamada bulunduğunu hatırlatarak, "71 kardeşimiz şehit. İkisini IŞİD yaktı. Biz bu El Bab ve Fırat Kalkanı'ndan ne kazandık? Oraya niçin gittik? Membiç için gittik ve 700 kilometrelik o sınıra Kürt kantonları kurulmasın orada bir koridor açılmasın diye gittik. Membiç, Afrin YPG ve PYD'ye ABD ile Ruslar'ın el sıkışması sonucunda verildi. Biz geri geliyoruz. Süleyman Şan Türbesi biliyorsunuz ne halde. Birden bire bir 'Evet' propagandası ile asabi, sinirli bir evet propagandası ile karşılaştık. O arada 'Ey Hollanda' diye bir esildi gürlendi, 'Ey Almanya' denildi esildi gürlendi. Neye uğradığımızı şaşırdık, biz garipler gene 'Aman' dedik, devletimiz zor durumda kalmasın, ben, arkadaşlarımız, Sayın Baykal, hepimiz Hollanda ve Almanya'daki programlarımızı iptal ettik. Niye devletimizin yanındayız ya. Orada bakanlarımız bizim rezil rüsva oldu ya. Dolayısıyla kendimize göre Almanya'ya Hollanda'ya posta koyduk. Sonra en yetkililerden duyduk ki 17'sinden sonra bu ey kısmı gelecekmiş. Ne yapılacak belli değil. Şimdi İzmir mitinginde söyledim dün. MGK'da karar çıktı. Dedim ki bu gürültünün sebebi bu eylerin sebebi Suriye'den yüz geri olmanın ayak seslerini, geri dönmenin ayak seslerini bastırmak üzere mi yapılıyor. Evet bastırmak üzere yapılıyor. Bir Evet uğruna Türkiye'nin geleceği, geçmişi ve çocuklarımızın geleceği heba ediliyor."
Meral Akşener, konuşmasının ardından yoğun ilgi ile Samsun'dan Sinop'a gitmek üzere salondan uğurlandı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Meral Akşener in konuşması
-Detaylar
Yaprak KOÇER/SAMSUN, -
========================================================
2)ŞIRNAK VALİLİĞİ'NDEN, HDP'NİN ŞARKISININ YASAKLANMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
ŞIRNAK Valiliği, HDP'nin referandum çalışmaları sırasında kullandığı 'Bejin Na' (Hayır deyin) şarkısının, sözlerinde geçen 'Hayır hayır tek bayrağa, hayır hayır tek millete' ibareleri nedeniyle anayasanın ilgili maddesi ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle yasaklandığını açıkladı. Şırnak Valiliği, HDP'nin referandum çalışmaları sırasında kullandığı Kürtçe şarkının yasaklanmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Valilik'ten yapılan açıklama şöyle: "Bazı basın yayın organlarında Kürtçe propagandanın ilimizde yasaklandığı yönündeki yayınlar tamamıyla gerçek dışı asılsız haberlerdir. 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki kanunun 58'inci maddesi gereği "Siyasi partiler ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propaganda,Türkçe'nin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilir" hükmü gereğince serbest olup; Valiliğimizce Halkların Demokratik Partisi'nin 'Bejin Na' isimli şarkısı içinde geçen Kürtçe 'Hayır hayır tek bayrağa, hayır hayır tek millete' ibareleri sebebiyle Anayasanın ilgili maddesi ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle yasaklanmıştır. İçişleri Bakanlığımızca da Halkların Demokratik Partisi yetkililerine konu iletilerek görüşülmüş ve Halkların Demokratik Partisi yetkililerince şarkının bu bölümünün değiştirileceği ifade edilmiştir."
ŞIRNAK, -
============================================================
3)MÜHENDİSLER ONARIM YAPARKEN, DEAŞ TABKA BARAJINA HAVANLARLA SALDIRDI
SURİYE'de, Rakka kentini DEAŞ'ten temizlemek için başlatılan operasyon Tabka İlçesinde yoğunlaşırken; Tabka barajında mühendisler onarım çalışması yaptığı sırada DEAŞ havanlarla ateş açtı. Havanlı saldırı yaklaşık yarım saat sürerken, mühendisler çalışmalarını sürdürdü ve barajdaki fazla suyu, bazı kapakları açarak tahliye etti. Her taraftan kuşatılan Tabka kentine ise yaklaşık 6 kilometre kaldığı belirtirirken, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) sorumluları, Rakka halkının baraj konusunda rahat olmasını istedi. ABD destekli DSG'nin Rakka operasyonu devam ederken, operasyon için önemli bir nokta olan Tabka İlçesi çevresinde şiddetli çatışmaların olduğu ve ilçe merkezine 6 kilometreye kadar yaklaşıldığı belirtildi. Hem bölgedeki Kürt internet siteleri, hem de DSG'nin resmi sitesinde yer alan haberlere göre, Tabka barajının kontrolünü büyük ölçüde ele geçiren DSG'lilere dün barajda mühendisler eşliğinde onarım çalışması yapılırken, DEAŞ tarafından havanlarla saldırı düzenlendi.
Çok sayıda gazeteci ve Suriye Kızılayı ekiplerinin de eşlik ettiği onarım çalışması sürerken, yarım saat süren DEAŞ'ın havanlı saldırısında can kaybı olmadığı ve barajın zarar görmediği öğrenildi. Mühendislerin barajda artan su seviyesini düşürmek için bazı kapakları açtığı belirtilirken, DSG sorumluları, barajı canları pahasına koruyacaklarını ve bu konuda endişe içindeki Rakka halkının rahat olmasını istediler.
LAR
Ferit ASLAN/ DİYARBAKIR,-
===============================================
4)BAKAN AKDAĞ: ÇARPITMA VE YALAN ÜZERİNE BİR KAMPANYA BAŞLATMIŞLAR
SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının bu referandum için bir kampanya stratejileri var. Sürekli çarpıtma ve yalan üzerine bir kampanya başlatmışlar. Kendilerine yurt dışından getirdikleri reklamcı danışmanlarının tavsiyesi ile bunları yaptıklarını düşünüyorum. Ama burası Güney Amerika değil, Türkiye" dedi. Ankara'dan uçakla Erzurum'a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Vali Seyfettin Azizoğlu ile bir süre görüşen Bakan Akdağ, yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halk oylaması için 31 Mart günü Erzurum'a geleceğini hatırlatarak halkı mitinge davet etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun seçim güvenliği konusunda büyük bir hassasiyet gösterdiğini belirten Bakan Akdağ, şunları söyledi: "Zaman zaman olağanüstü halle bir referandumun yapılıp yapılmayacağı ya da yapılmasının çok doğru olmayacağı gibi ifadeler duyuyoruz. Terörün öyle dört koldan saldırdığı ülkemizde, aslında ihtiyaç olduğu için ilan edilmiş olan olağanüstü halin varlığı burada demokrasinin ve seçimlerin teminatıdır. Çünkü olağanüstü halin sağladığı imkanlarla da terör mücadelesi güçlenmektedir. Böylece PKK terörü başta olmak üzere, teröristlerin vatandaşların özgür iradelerle oy kullanmaları üzerine baskıları ortadan kalkmaktadır. Bu seçimde vatandaşlarımızı terör baskısından çok büyük ölçüde kurtulmuş olarak oylarını kullanabilecekler ve milletin iradesi daha belirgin olarak ortaya çıkmış olacak. Geçmişte, 7 Haziran'da terörün yer yer belli bölgelerde, özellikle kırsalda vatandaşlarımız üzerinde baskıları olmuştu. 16 Nisan terör örgütlerine de bu terör örgütlerinin arkasında duranlara da iyi bir ders günü olacak."16 Nisan halk oylaması sırasında evinde yatağa bağlı olan, yürüyerek gidip oy kullanamayacak veya bir hastanede yatan ancak oy kullanmaya gitme imkanı olmayanlara Sağlık Bakanlığı olarak talep etmeleri halinde oy kullanmaları için sandıklara götüreceklerini bildiren Akdağ, bunun için araç ve personel planlaması yaptıklarını belirtti.
Valilik ziyareti ardından beraberinde Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile birlikte Ak Parti İl Başkanlığına giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, partililerle bir araya geldi. Bakan Akdağ burada yaptığı konuşmada ise şöyle dedi:
"Seçimlere 17 gün kaldı. Kararsız seçmeninde artık karar vermeye başladığını biliyoruz. Bunun için biz elimizden geldiği kadar birilerinin çarpıtmaya çalıştığı gerçekleri halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü CHP'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının bu referandum için bir kampanya stratejileri var. Sürekli olarak çarpıtma ve yalan üzerine bir kampanya başlatmışlar. Kendilerine yurt dışından getirdikleri reklamcı danışmanlarının tavsiyesi ile bunları yaptıklarını düşünüyorum. Ama burası Güney Amerika değil. Burası Türkiye. Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları çok yüksek bir demokratik feraset ve basirete sahip. Dolayısı ile meselenin aslı anlatıldığı zaman bu kadar doğru yeni bir sistemin ülkede hakim olması için evet diyeceklerini biliyoruz. Çünkü yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminin temeli, milletin hakimiyetinin, milletinin egemenliğinin üstüne başka bir egemenliğe gelmesine mani olmaktır. Aynı şekilde yeni cumhurbaşkanlığı sistemi ile hükümetlerin üzerindeki her türlü güç odaklarının gizli saklı müdahalelerine mani olmuş olacağız. Yani sabah kalkan cuntacı bir genaralin bir partinin milletvekillerini ya da üyelerini tehdit ederek korkutarak, meclise önemli bir oylama için sokturmaması gibi bir durum bundan sonra asla olamayacak. Bunlar geçmişte yaşandı. Kılıçdaroğlunu da onun yanında duranların da diğerlerinin de birlikte hayır cephesine katılmış olan HDP'nin de FETÖ'cülerin de PKK'nın da onları hepsinin arkasındaki bazı Avrupalı ülkelerin de endişesi bu. Erzurum'da evet oylarının oranını yüzde 80 olarak hedef koyduk."
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Valilik makamından detay
-Recep Akdağ'ın konuşması
-Bakanın parti il binasına gelmesi
-Parti binasında bakanın konuşması
Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,
10.08 BOYUT: 468MB
ÖLDÜRMEYE GÖTÜRDÜĞÜ SİLAH İLE VURULUP ÖLDÜ
=====================================================
5)ÖLDÜRMEYE GÖTÜRDÜĞÜ SİLAH İLE VURULUP ÖLDÜ
ADANA'da ablasının ilişki yaşadığı 2 çocuk babası Sadullah Duran'ı (31) vurmaya giden Sadullah Tarhan (25), arbede sırasında kendi silahından çıkan saçmalarla hayatını kaybetti. Ölen gencin cenazesi Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verilirken, cinayete karıştığı tespit edilen Hamdullah Tarhan (27), dayı Hatip Bağlayan (44) ile Sadullah Duran gözaltına alındı.Merkez Seyhan ilçesinin Gülbahçe mahallesinde oturan 2 çocuk babası Sadullah Duran, eşinin akrabası olan Özlem Tarhan (28) ile 2 yıl önce duygusal ilişki yaşamaya başladı. Özlem Tarhan'a, "Karımı boşayıp seni alacağım" diyen Sadullah Duran, sözünü tutmayınca, genç kadın ayrıldı. Yasak ilişkiyi Özlem Tarhan'ın ailesi öğrendi. Sadullah Duran evli olmasına rağmen, aile Özlem Tarhan'ı kuma olarak teyzesinin kocası ile evlendirmeyi kabul etti. Aile arasında 8 ay önce nişan yapıldı, düğün için de bir ay sonrasına gün kesildi.
Aradan geçen zamana rağmen "Maddi imkanlarım yetersiz, param yok" diyen Sadullah Duran, Özlem Tarhan ile olan nişanı bozdu. Nişanın bozulmasına sinirlenen Sadullah Tarhan ile ağabeyi Hamdullah, evlerindeki pompalı tüfeği alıp, Sadullah Duran'ın evine gelip tehdit eden 2 kardeş, havaya 2 el ateş açtıktan sonra, evden çıkarıp karanlık sokağa doğru sürüklemeye başladı.
Silah seslerine Sadullah ile Hamdullah Tarhan'ın dayısı olan ve Sadullah Duran'ın eniştesi Hatip Bağlayan geldi. Yeğenlerinin elinden tüfeği alan Hatip Bağlayan, Sadullah Duran'ı uzaklaştırdı. Silahı geri almak isteyen Hamdullah Tarhan ile dayı arasında arbede yaşandı. Bu sırada tüfek ateş aldı. Tüfekten çıkan saçmalar, Sadullah Tarhan'a isabet etti. Ağır yaralı olarak özel bir hastaneye kaldırılan Sadullah Tarhan, yapılan ilk müdahalenin ardından Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi ancak kurtarılamadı.Ölen gencin cenazesi, Adli Tıp Kurumu Morgu'ndaki otopsinin ardından yakınları tarafından Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Polis, cinayete karışan Hamdullah Tarhan, dayı Hatip Bağlayan ile Sadullah Duran'ı gözaltına aldı. Emniyetteki ifadeleri tamamlanan zanlılar, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Zanlıların Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi
Adli Tıp Birimi'nden çıkarılması
Polis aracına bindirilmesi
Polis aracının gidişi
Cenazenin Adli Tıp Kurumu'na getirilmesi
Cenaze yakınlarının görüntüsü
Adli Tıp Kurumu tabelası
SÜRE: 01'54" BOYUT: 213 MB
SÜRE: 35" BOYUT: 66,4 MB
Haber-Kamera: Fatih KARAÇALI/ADANA,
====================================================
6)TÜRK SAĞLIK-SEN MÜLAKATA KARŞI ÇIKTI
TÜRKİYE Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, memurların işe alınmasında mülakat sisteminin uygulanmasına karşı olduklarını söyledi.
Kütahya'nın Simav ilçesindeki Eynal Kaplıcaları Firuze Düğün Salonu'nda dün (çarşamba) akşam düzenlenen istişare toplantısına Türk Sağlık-Sen Simav Şubesi çalışanlarının yanı sıra Kütahya, Uşak, Afyon, Balıkesir ve Eskişehir Şube başkanları ile Türk Sağlık-Sen yönetim kurulu üyeleri de tam kadro katıldı. Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, burada yaptığı konuşmada son günlerde gündeme gelen kamu çalışanlarının işe alınmasında uygulanacak mülakat sistemini eleştirdi. Sendika olarak buna karşı çıktıklarını ifade eden Kahveci, "Bugünlerde kamu çalışanlarının işe mülakat ile alınmaları konuşuluyor. Şimdi öğretmenler mülakatla alınıyor. Bu uygulama yarın da Sağlık Bakanlığı'nda işe alımlar için başlayacak. Biliyorsunuz 12 bin 500 sağlık çalışanı işe alınacak. Görevde yükselmelerde de mülakat yapılıyor. Yaklaşık 850 hastanede müdür, müdür yardımcıları ve idarecilerin hangi kritere bağlı olarak atandığını bilmiyoruz. Belli güç odakları karar veriyor. Bu mülakat sistemiyle doğru sonuca ulaşamazsınız. Mülakat torpil demektir. Sendikacı kimliğimizle bize düşen görev bunlara karşı çıkmaktır. Bu durum sadece Türk Sağlık-Sen'in görevi değildir. Tüm sendikaların da bu düzene karşı çıkması gerekmektedir" dedi.
Adil bir sistem istediklerini belirten Kahveci, insanların yöneticisine devletine güvenmesi gerektiğini dile getirdi. Mülakat sisteminin getirilmesi durumunda herkesin nitelikli torpil peşine düşeceğini iddia eden Önder Kahveci, "Kamu çalışanlarının iş güvencesi kaldırılmak isteniyor. Burada hedeflenen kamu çalışanlarının yani memurların iş güvencesini kaldırmaktır. Kolayca işe alıp kolayca iş akitlerini sonlandırmak istiyorlar. Yani 'tazminatınızı ödüyorum, iş akitlerinizi sonlandırıyorum' demeye getiriyorlar. İş güvencemiz bizim kırmızı çizgimizdir, bizim vazgeçilmez unsurumuzdur. Bugün ülkemizde en fazla konuşulan konulardan birisi de 15 Temmuz ruhudur. Biz de katılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız seferberlik zamanı olmasını istedi. Seferberlik bizim de başımızın gözümüzün üstünde. En önde gideriz. Ama bize seferberlik, başkalarına makam mevkii. Yok öyle yağma! Varsa nimette de beraberiz, külfette de beraber olacağız" diye konuştu.
Konuşmaların ardından emekliye ayrılan sendika üyelerine plaket takdim eden Kahveci, Simav'ı çok sevdiğini ve tekrar geleceğini sözlerine ekledi.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci'nin konuşması,
-Detay görüntü.
Haber - Kamera: Mehmet YENEN/ SİMAV (Kütahya),
======================================================
OKÜ'YE MEHTER TAKIMI
OSMANİYE Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ) Genç Gönüllüler Kulübü tarafından Mehter Takımı kuruldu.
Kulübü Başkanı İlahiyat Fakültesi 2'nci sınıf öğrencisi Oğuzhan Ulaşlı, takımın iki haftada kurularak 28 kişilik ekip oluşturulduğunu söyledi. Ulaşlı, haftada bir gün neyzen Erdal Bozan ile çalışma yaptıklarını belirterek şöyle devam etti:
"Mehteran takımını, bizim geçmişimizi, kültürümüzü yaşatan bir takım olduğu için kurduk. Kuruluş sürecimizi öğrenci arkadaşlarımızın azim ve gayretlerinden dolayı iki haftada tamamladık. İlk olarak Düziçi ilçemizde gösteri yaptık. Buradaki kardeşlik şölenlerinde tam 7 kilometre yürüdük."
Mehter Takımı çalıştırıcısı neyzen Erdal Bozan ise öğrencilerin taleplerini kırmayarak Kahramanmaraş'tan Osmaniye'ye geldiğini ve kısa sürede önemli aşama kaydettiklerini anlattı.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Mehter takımı üyeleri hazırlanırken
Mehter kıyafeti giyip dışarı çıkan öğrenci
Sıraya geçen mehter üyeleri
Mehter takımı yürüyüş için sıraya dizilmesi
Mehter takımının üniversite içerisinde yürümesi
Mehter başının takıma talimat vermesi
Yürüyüşten detay görüntüler
OKÜ logosu ve büyük kapı girişinde mehter takımından detaylar
Pan görüntü
Davul çalanlardan görüntü
Sancak tutanlardan görüntü
Zilzanelerden görüntü
Kös çalan mehter üyesi
Bayrak flamalardan detay
Kulüp Başkanı Oğuzhan Ulaşlı ile röportaj
Mehter Çalıştırıcısı Neyzen Erdal Bozan ile röportaj
BOYUT: 164 MB SÜRE: 05' 08"
Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/OSMANİYE,