Eski Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Eski Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması

21.10.2015 15:17

Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Ali Babacan, "Bir siyasi parti 80 milletvekiliyle Meclis'te olacak ama onun bağlantılı olduğu, onun arkasındaki terör örgütü elinde silah bizim polisimizi, askerimizi öldürmeye kalkacak.

Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Ali Babacan, "Bir siyasi parti 80 milletvekiliyle Meclis'te olacak ama onun bağlantılı olduğu, onun arkasındaki terör örgütü elinde silah bizim polisimizi, askerimizi öldürmeye kalkacak. Bu kabul edilebilir bir şey değil" dedi.

Babacan, KONTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

1 Kasım seçimlerinin ekonomi üzerindeki etkilerine yönelik sorular üzerine Babacan, ekonomik istikrar vurgusu yaparak, "Günümüz konjonktüründe ekonomik şartlar çok da kötü değil ancak vatandaşlarda genel bir tedirginlik bulunuyor" ifadesini kullandı.

Babacan, Ankara'daki terör saldırısına işaret ederek, Türkiye üzerinde çok oyunlar oynandığını, ülkenin gidişatını, derli toplu fotoğrafını bozmaya çalışan çok geniş çevreler olduğunu bildirdi. Türkiye'nin en çok birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğu dönemde olduğunun altını çizen Babacan, şu anda ülkenin imtihan döneminin ortasında bulunduğunu belirtti.

Türkiye'yi etnik köken bazında ayrıştırmaya çalışan bir siyasi parti olduğunu ifade eden Babacan, bunun için çalışan bir terör örgütünün bulunduğunu, bu oyunların farkına varmak gerektiğini söyledi. Babacan, mezhep bazında Türkiye'nin iç huzurunu bozmak için çalışanlara asla izin vermemek gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin komşularında yaşanan olayların ekonomiyi biraz etkilediğine işaret eden Babacan, Suriye ile iç savaştan önce de karşılıklı yatırımların çok fazla olmadığını, Suriye'deki durumun doğrudan Türkiye'nin ihracat ve yatırımları üzerinde büyük bir olumsuz etkisi olmadığını anlattı. Babacan, DAEŞ'in Irak'ta etkili olması ve düşen petrol fiyatlarının Irak'ın iç ekonomisini olumsuz etkilediğini, bunun da Türkiye'nin söz konusu ülkeye olan ihracatının düşmesine neden olduğunu bildirdi.

Ali Babacan, yılbaşından bu yana kur, borsa ve faizlerin olumsuz seyrettiğini ama bütün gelişmekte olan ülkelerin benzer hareketleri yaşadığına dikkati çekti.

Son bir aylık verilere bakıldığında ekonomide bir toparlanma görüldüğünü dile getiren Babacan, "O da AK Parti'ye olan güvenin tekrar çoğalması, tek başına AK Parti hükümetinin kurulma ihtimalinin tekrar belirmesi ve AK Parti'nin Türkiye'de en düzgün ekonomi politikaları uyguladığını da bütün dünya alemin bilmesi" değerlendirmesinde bulundu.

"Bir elinde siyaset, bir elinde silah olmaz"

Babacan, başta terör örgütü PKK olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki güvenlikle ilgili sıkıntılar nedeniyle ekonomideki olumlu sonuçların bölgeye yeteri kadar yansımadığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Son aylarda PKK'ya karşı yapılan operasyonlara büyük destek var. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de bu operasyonlara çok büyük destek var. Vatandaşlarımız artık yakasını silkiyor, 'bu işten bizi kurtarın' diyorlar. Düşünün ki bir siyasi parti 80 milletvekiliyle Meclis'te olacak ama onun bağlantılı olduğu, onun arkasındaki terör örgütü elinde silah bizim polisimizi, askerimizi öldürmeye kalkacak. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bir elinde siyaset, bir elinde silah böyle bir şey olmaz.  Bunu vatandaşlarımız da anladı artık. Bunun varlık zemini, meşruiyet zemini hızla eriyip gidiyor."

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AK Parti'ye yönelik yeniden oluşum planları yaptığı ve Başbakan olarak da Ali Babacan'ı düşündüğüne yönelik bir gazetede yer alan iddiaların sorulması üzerine de Babacan, "Bahsettiğiniz haber tamamen gerçek dışı, hayal ürünü bir haber. Anladığım kadarıyla Sayın Gül de bugün sabah saatlerinde yaptığı bir açıklama ile bunu yalanlamış. Dolayısıyla yalanlar üzerinden, hayaller üzerinden bir tartışmaya girmeyi doğrusu hiç uygun görmüyorum" diye konuştu.

"150-180 milyar liralık vaadin finansmanı mümkün olmaz"

AK Parti'nin ekonomiye yönelik vaatlerinin bütçeye etkisinin sorulması üzerine Babacan, bazı siyasi partilerin 7 Haziran seçimlerine giderken çok afaki vaatlerde bulunduğunu hatırlattı. Söz konusu vaatlerin maliyetinin 150-180 milyar lira arasında, kendi vaatlerinin ise 20 milyar lira civarında olduğunu dile getiren Babacan, 150-180 milyar liralık vaadin finansmanının mümkün olamayacağını ancak 20 milyar liralık vaadin, 540 milyar liralık bütçe içinde yönetilebileceğini ifade etti. Babacan, kendi vaatlerinin finansmanının nereden bulunacağını da zaten bütçenin gelir kısmında gösterdiklerini kaydetti.

Asgari ücretin 1.300 lira olmasının özel sektöre etkisini de değerlendiren Babacan, konu üzerinde yoğun bir çalışma yaptıklarını ve partilerinin beyannamesine bunu eklediklerini söyledi. Asgari ücrete ilişkin vaatlerine son kararı, seçim beyannameleri baskıya gitmeden yarım saat önce verdiklerini aktaran Babacan, "Bu dönemde hiçbir şey açıklamasaydık asgari ücret zaten en az 1.120-1.150 lira gibi bir şey olurdu. Dolayısıyla bizim açıkladığımız 150 ila 180 lira ilave artış. Bunun da yönetilebilir olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Ali Babacan, açıklanan asgari ücretle sahadaki fiili uygulama arasında farklılık olduğuna da dikkati çekerek, "Dolayısıyla, 'asgari ücrete yüzde 30 zam' dedik diye tüm Türkiye'de maaşlar yüzde 30 artacak, işçilik maliyetleri birdenbire yüzde 30 artacak diye bir tablo yok. Kuşkusuz etkilenenler olacak ama aralık ayında konuşmak isteriz doğrusu. Bu geçiş dönemini kolaylaştırmak için neler yapılabilir diye konuşmak isteriz" dedi.

Taşeron işçilerin kadroya alınması

Taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin çalışmaları da değerlendiren Babacan, bu konuda asıl işlerle yardımcı işlerin belirleneceğini ve bunun üzerine yeni bir uygulamaya başlanacağını bildirdi. Bunları da Bakanlar Kurulu'nun belirleyeceğini aktaran Babacan, sosyal kesimlerle yapılacak istişarelerle kurum kurum, bakanlık bakanlık liste oluşturulacağını söyledi.

Mağduriyetleri önlemek açısından yapılabilecek azami ne varsa, bunun yapılacağını belirten Babacan, çalışmaların ne zaman biteceğinin, hükümetin kurulmasına bağlı olduğunu ifade etti. "AK Parti tek başına iktidar olursa, bu çalışmanın tamamlanması ne kadar sürer?" sorusunu da Babacan, "AK Parti tek başına iktidar olursa, seçimlerden sonra en geç 3-4 hafta içinde hükümet kurulmuş olur. Meclis zaten çalışmaya başlamış olacak. Dolayısıyla Bakanlar Kurulu kararı çıkarmak için de aralık ayı uygun bir ay olur diye tahmin ediyorum" şeklinde yanıtladı.

Türkiye'nin üretim modeliyle ilgili sorular üzerine de Babacan, sanayi sektörünün daha çok destek alması gerektiğine inandıklarını söyledi. Türkiye'nin daha çok ve katma değeri daha yüksek üretime yönelmesinin önemini vurgulayan Babacan, "Önce üreteceğiz, bunu ihraç edeceğiz, kazanacağız. Ondan sonra kazandığımızla daha iyi konutlar alacağız, daha iyi iş yerlerimiz olacak ve daha iyi alışverişler yapacağız" dedi.

"Türkiye, enflasyonla mücadelen asla vazgeçmemelidir"

Merkez Bankasının bağımsızlığına yönelik soru üzerine de Babacan, Bankanın temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu bildirdi. Bankanın ayrıca, hükümetin büyüme ve istikrar politikasını destekleme görevinin de bulunduğuna dikkati çeken Babacan, "Her ülkenin merkez bankasıyla ilgili yasal çerçevesi farklıdır. Türkiye yüksek enflasyon geçmişinden gelen bir ülke. Bu yüzden Türkiye, enflasyonla mücadeleden asla vazgeçmemelidir" ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) müzakerelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, Türkiye'nin bu süreçte çok yol aldığını söyledi. Babacan, "Türkiye'nin çok hızlı ilerlediğini ve üyeliğe çok yaklaştığını görünce bize set çekmeye başladılar, siyasi engeller çıkarmaya çalıştılar. Şu an Türkiye'nin ortalama gelir seviyesi AB'ye üye olmuş ülkelerin bazılarının üzerine çıkmıştır" diye konuştu.

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Eski Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması - Son Dakika


Advertisement