Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Çanakkale şehitlerinin emaneti sağlam ellerdedir. O emaneti, 100. yılında, Çanakkale şehitlerinin 100. yılında, Cumhuriyetimizin 100. yılına en iyi şekilde taşıyacağız ve Türkiye'yi küresel güç yapacağız inşallah" dedi.
Davutoğlu, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 100. yıl dönümü dolayısıyla 18 Mart Stadı'da düzenlenen resmi törenin ardından, Başbakanlığa ait otobüsle Çanakkale Valililiği'ne hareket etti. Davutoğlu, yol güzergahında kendisine yoğun ilgi gösteren vatandaşları görünce, otobüsten inerek vatandaşlarla kucaklaştı. Bir apartmanın balkonundan çay ikramında bulunmak istediğini söyleyen ve kara yollarından emekli olduğu öğrenilen Atay Özsoy'un evine geçen Davutoğlu, burada bir süre kaldı. Davutoğlu, daha sonra Valiliğe doğru yürürken, başka bir apartmanın balkonundan kendisine sevgi gösterisinde bulunan Suzan Erdal isimli yaşlı bir kadını da eşi Sare Davutoğlu ile birlikte ziyaret etti. Davutoğlu, daha sonra Suzan Erdal ile evinin balkonuna çıkarak, vatandaşları selamladı.
Davutoğlu, daha sonra Valilik önünde toplanan kalabalığa, Başbakanlık otobüsü üzerinden hitap etti.
Davutoğlu, bugünün özel bir gün olduğunu belirterek, "Çanakkale zaferimizin 100. yıl dönümü. Bu zafer öyle bir zafer ki sesi sadece Çanakkale'den duyulmadı, Anadolu'dan, Trakya'dan duyulmadı, kaderini bu topraklara bağlayan bütün mazlum milletler o zaman Çanakkale'deki yiğitlerin başarısı için dua ettiler. Dünya şahit oldu. Bir kez daha şahit oldu ki bizim milletimiz baş verir ama baş eğmez. İşte Çanakkale böyle mübarek bir yerdir" diye konuştu.
"Çanakkale öyle bir diyardır ki bütün milletin ruhaniyeti, bütün bir milletimizin aziz şehitlerimize olan o derin borcu, Çanakkale'de tecessüs etmiştir" ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Çanakkaleliler, sizler kahraman ecdadın bugünlere yansımış kesimlerisiniz. Sizler çok şanslısınız. Her gün Çanakkale'yi teneffüs ederken, Çanakkale'yi derinden hissederken milletimizin bütünüyle kucaklaşıyorsunuz. Şimdi Çanakkale artık sadece bir şehir değil, Çanakkale destan, 81 vilayetimizin her biri Çanakkale'dir. Çanakkale her bir vilayetimizdir. Çanakkale bizim için tarihin emanetidir. Çanakkaleliler, o emanetin bugünkü sahipleridir."
Davutoğlu, bu konuşmasını daha önce planlamadığına işaret ederek, "Ama şurada bir kaç yüz metre yürürken, Suzan teyzenin elini öpünce, öylesine doğal şekilde bizi bağrınıza bastınız ki size selam vermeden gitmek, sizinle halleşmeden Çanakkale'yi terk etmek şehitlerimize de Çanakkale'ye de sizlere de saygısızlık olurdu. Onun için hepinize teşekkür ediyorum, bizi bağrınıza bastığınız" diye konuştu.
Vatandaşların, "Bu millet seninle gurur duyuyor" şeklinde slogan atması üzerine, Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz Çanakkale ile gurur duyuyoruz, bütün gençlerimizle gurur duyuyoruz. Bakınız bazen planlandığı halde, haftalarca hazırlık yapıldığı halde böyle bir topluluk bir araya gelmez ama en güzeli planlama yapmadan, hesap etmeden, hiçbir hesabı işin içine katmadan muhabbetle kucaklaşmak. Hepinizin gözünü şu anda görüyorum. Hepinizin yüreğindeki muhabbetinizi hissediyorum. Güzel gözlerinize bakarken gözlerinizden gönlümüze muhabbet akıyor. Allah muhabbetimizi eksik etmesin. Bakın Azerbaycan Bayrağı, Can Azerbaycan'ın bayrağı bugün burada, şehitlerimizin huzurunda. Halep'in, Humus'un şehitleri adına hür Suriye'nin bayrağı buradadır, Kerkük'ün, Basra'nın bayrağı buradadır."
-"Çanakkale'de savaşmamış bir aile neredeyse yoktur"
" Irak'ın, bütün Balkanların, Ortadoğu'nun, Orta Asya'nın Kafkasların kalbi Çanakkale savaşında bizimleydi. Şimdi de bizim kalbimiz, bizim yüreğimiz onlarla beraber" diye konuşan Davutoğlu, şöyle dedi:
"Benim büyük babam da burada savaşmış, eniştesi de burada savaşmıştı. Çanakkale'de savaşmamış bir aile neredeyse yoktur. Onun için nerede olursak olalım hepimiz Çanakkaleliyiz, nerede doğmuş olursak olalım hepimiz aslında Çanakkale'de doğduk. Eğer Çanakkale Savaşı'nın destanını yazılmamış olsaydı bizler belki dünyaya gelirdik ama başımız dik olamazdı, özgür olamazdık, hür olamazdık. Çanakkale'nin bütün taşına toprağına suyuna selam olsun. Çanakkale'ye canımız feda olsun. Bu soğukta sizleri fazla tutmak istemiyorum çünkü doğal olarak bir araya geldik. Gönüllerimiz daha da bir birbirleriyle buluşuyor."
-"Çanakkale şehitlerinin emaneti sağlam ellerdedir"
Çanakkale'ye, 100. yılı anmak için ülkenin her köşesinden gelenleri de selamlayan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Çanakkale'den Diyarbakır'a, Hakkari'ye selam ediyoruz. Çankkala'de diyoruz ki, bu toprakların her santimetre karesi şehitlerimizin emanetidir. Çanakkale'den İzmir'e, Muğla'ya, Aydın'a selam ediyoruz, Kuvayımilliye'ye selam ediyoruz. Biraz önce Siverekliler buradaydı, Tokatlılar Onbeşliler buradaydı. Buradan Rize'ye, Trabzon'a, Karadeniz'in sahillerine, Akdeniz'in sahillerine, Trakya'ya, Rumeli'ye selam ediyoruz. Şimdi sizleri soğukta fazla bekletmek istemiyorum ama ne olur evinize gittiğinizde burada olmayan komşularınızı gördüğünüzde bizden selam edin, deyin ki 'Çanakkale şehitlerinin emaneti sağlam ellerdedir. O emaneti 100. yılında, Çanakkale şehitlerinin 100. yılında, Cumhuriyetimizin 100. yılına en iyi şekilde taşıyacağız ve Türkiye'yi küresel güç yapacağız inşallah. Selam ettiğiniz ellerinizi görerek tek tek sıkıyorum. Allah razı olsun.
Türkiye'nin her yerinden teşrif eden bütün kardeşlerimize de onlara da söylüyorum, illerinize döndüğünüzde, Çanakkale'nin selamını götürün, deyin ki, 'Artık 78 milyon bir yumruk gibi, inşallah. Çanakkale'nin, Seyit Onbaşı'nın yumruğu. Tekrar böyle doğal şekilde bir araya gelip bizi bağrınıza bastığınız teşekkür diyorum. Allah'a emanet olun, Allah birliğimizi beraberliğimizi daim etsin. Aramıza fitne sokmak isteyenlere fırsat vermesin. Çanakkale'de omuz omuza savaşmış şehit düşmüş torunları ebediyete kadar omuz omuza kılsın. Hainlere, vatanın içine fitne sokmak isteyenlere karşı hepimizi Seyit Onbaşı'nın yumruğu gibi, yüreği gibi cesur kılsın, kudretli kılsın."
Son Dakika › Güncel › 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.