AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tezkere konusunda AK Parti'ye
yönelttiği suçlamaları hatırlatarak, "Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan
duran adamlarsınız. Biz sizin cemaziyelevvelinizi biliyoruz" dedi.
Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında, Hükümet'in Suriye ile
ilgili politikalarını anlattı.
Erdoğan, geçtiğimiz hafta içinde yaptığı temaslarla ilgili bilgi verirken,
bu haftaki Meclis çalışmalarında milletvekillerine başarı ve kolaylık diledi.
Bazı üniversitelerin yeni eğitim yılı açılış törenlerine katıldığını anımsatan
Erdoğan, afet riski taşıyan binaların yıkımıyla ilgili bilgiler verdi.
En büyük kentsel dönüşüm projesinin başlatıldığına dikkati çeken Erdoğan,
Türkiye'yi gelişmiş Batı ülkelerindeki gibi afetler karşısında hazırlık duruma
getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Türkiye'nin en büyük arıtma tesisini İstanbul'a kazandırdıklarını dile
getiren Erdoğan, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine
başladıktan sonra Haliç'i temizleyerek, dereleri ıslah ederek bir çevrecilik
anlayışını seslendirdiklerini anlattı. Bunun bir seferberlik olduğuna işaret eden
Erdoğan, bu seferberliğin kendisinden sonra arkadaşları tarafından devam
ettirildiğini belirtti.
Erdoğan, AK Parti'nin ilklerin partisi olduğunu vurgulayarak, attığı
adımlarla sadece Türkiye'de değil, yurt dışına da bu örnekleri sunarak ilkleri
başardığını kaydetti.
Geçtiğimiz hafta yabancı konuklarla bir araya geldiğini ve görüş alış verişi
yaptığını vurgulayan Erdoğan, önümüzdeki günlerde de önemli diplomatik
görüşmelerin yapılacağını anlattı.
-"Çok yönlü aktif dış politika izliyoruz"-
"Çok yönlü, çok boyutlu aktif bir dış politika izliyoruz" diyen Erdoğan,
şöyle devam etti:
"Türkiye'nin sesini her platformda en gür şekilde duyurmanın çabası
içindeyiz. Değerlendirmelerimizi, tezlerimizi her yerde anlatıyor,
politikalarımıza uygun sonuçlar elde etmek için mücadele ediyoruz. Ülkemizle
birlikte kardeşlik hukukuyla bağlı olduğumuz bütün toplumların, mazlumların
haklarını da aynı şekilde savunuyoruz. Ermenistan'ın Karabağ'daki haksız işgali
karşısında, her platformda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olduk, oluyoruz,
olacağız. Nükleer enerjiden barışçı amaçlarla yararlanmaya dönük çalışmalarında
gerektiğinde İranlı kardeşlerimizin haklarını savunmaktan da çekinmedik.
Varlıklarını ve haklarını korumak için verdikleri mücadelede hiçbir zaman Boşnak
kardeşlerimizi kendimizden ayrı görmedik. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Türkiye'ye ve dünyaya dar bir pencereden bakanların, gelişmeleri at gözlüğü
ile takip edenlerin bizim dış politika vizyonumuzu anlamasını ve takdir etmesini
elbette beklemiyoruz. Ama biliyoruz ki milletimiz bizi anlıyor. Attığımız
adımları destekliyor, hedeflerimizi tasvip ediyor. Türkiye Cumhuriyeti bugün AK
Parti'nin hayata geçirmiş olduğu çok boyutlu dış politika sonucunda şanlı
tarihinden, köklü medeniyet geleneğinden aldığı güç ve ilhamla bölgesine ve
dünyaya daha geniş bir ufukla, daha güçlü bir vizyonla bakıyor. Dünyaya açılmakla
değil, içine kapanmakla övünenler Türkiye'nin AB vizyonunu, Balkan ufkunu, Kafkas
perspektifini, Ortadoğu ve Kuzey Afrika yaklaşımını anlayamazlar. Sığ derede
yüzmekte zorlananlar engin denizlere açılmaya cesaret edemezler. Türkiye
Cumhuriyeti gölgesinden korkanların değil, yedi düvele meydan okuyanların
omuzlarında yükselmiştir. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı, Türkiye'yi kuran ruh onurunu,
bayrağını, sancağını, vatanını, namusunu çiğnetmeyen, kutsal bildiği değerler
için her şeyini geride bırakan bir ruhtur."
Erdoğan, AK Parti iktidarının, ülkenin çıkarlarını ve insanlarının
menfaatlerini büyük bir hassasiyetle gözettiğini belirterek, "Bunların zarar
görmesine de izin vermez. Ama AK Parti Hükümeti aynı zamanda ülkemizin egemenlik
haklarını, toprak bütünlüğünü ve insanımızın can güvenliğini her şeyin üzerinde
tutar. Buna kast eden hiçbir mihraka da geçit vermez" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin onurunu, ülkenin saygınlığını, milletin izzetini aynı
kararlılıkla korumaya, milli güvenliği ve milli menfaatleri aynı hassasiyetle
müdafaa etmeye devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, geçtiğimiz hafta Meclis'te
kabul edilen tezkereyle ilgili tartışmalara değindi.
-"Bizim kanımız, canımız buna müsaade etmez"-
Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyulması halinde yurt dışına
gönderilmesi için Meclis'te Hükümete yetki verildiğini anımsatarak, "Bu
görüşmeler esnasında tarihe not düşülmesi gereken ibretlik görüntüler ortaya
çıkmış, bazı muhalefet partilerinden esef verici tavırlar sergilenmiştir. Türk
siyasi tarihinde bu tezkere konusunda yaşanan tartışmaların siyasetin kırılma
noktalarından biri olarak yerini aldığına inanıyorum" dedi.
CHP temsilcilerinin tezkereyi değerlendirme biçimlerinin çarpıklığının zaman
geçtikçe daha iyi anlaşılacağını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Zamanı geldiğinde, bunlar açıklandığında bu ana muhalefet partisi ne kadar
maharetliymiş, bunu göreceksiniz. Türkiye'ye komşu ülkeden silah doğrultuluyor,
sadece doğrultulmakla kalınmıyor, bu silah neredeyse her gün ateşleniyor,
insanlarımız hayatını kaybediyor. Ana muhalefet partisi çıkmış saldırganın,
katilin, zalimin, mütecavizin ağzıyla konuşuyor, onun avukatlığına soyunuyor. Bu
nasıl bir şuursuzluktur, bu nasıl bir izansızlıktır. CHP zihniyetinin Suriye'de
katledilen, her türlü zulme maruz bırakılan insanların haklarını, hukuklarını
önemsemediğini, bunları savunmak yerine Esed'in hakkına hukukuna arka çıkmayı
tercih ettiğini gördük, biliyoruz. CHP zihniyetinin zihin dünyasında Şanlıurfa,
Hatay gibi Esed yönetiminin saldırısına maruz kalan yerler, acaba vatan
topraklarından sayılmıyor mu? Burada hayatını kaybeden insanlar bizim
vatandaşımız, bizim kardeşimiz, bizim canımız ciğerimiz değil mi?
Bakın bir atış yapılıyor, biz boş araziye düştü diye cevap vermedik, iki
yapıldı, cevap vermedik, üç yapıldı, yine can kaybı yok diye sadece notayla
bıraktık. Dört, beş, altı; yine herhangi bir can kaybı yok diye notayla
cevaplandırdık. Yedincisinde, işte Toprak Mahsulleri Ofisi ve orada beş canımız
gitti. İki anne, üç yavrumuz. Biz şimdi artık buna da sessiz mi kalacaktık ey
Kılıçdaroğlu? Senin canın, kanın her şeyin buna müsaade edebilir ama bizim
kanımız, canımız buna müsaade etmez. Buralara yönelik saldırılar tezkere için
yeterli gerekçe oluşturmuyor. Efendim biz bu tezkere ile dünyaya savaş
açabilirmişiz. Şimdi o işin perde arkası. Açılır açılmaz. Onu yeri zamanı
geldiğinde konuşuruz. Efendim blöf yapıyorlarmış. Blöfün de ne olduğunu onun da
yeri zamanı geldiğinde görürsün. Nitekim işte o gece gereken adımlar atılmıştır
ve misliyle, hakkı verilerek neticesi de alınmıştır. Siz nerede, hangi boyutta,
hangi asırda yaşıyorsunuz ey Kılıçdaroğlu."
-"Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duran adamlarsınız"-
Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun tezkere konusunda AK Parti'ye yönelttiği
suçlamaları hatırlatarak, "Kalkıyorsun Amerika'ya meydan okuyorsun. Yok Esed'in
canı cehenneme... Hadi siz de Amerika'ya 'canı cehenneme' diyebiliyor musunuz?...
Sokak ağzı bu, sokak ağzı. Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duran
adamlarsınız, el pençe divan duran adamlar. Biz sizin cemaziyelevvelinizi
biliyoruz. Amerika'nın Başkanı, afedersiniz orada tırabzanın üzerinde otururken,
sizin devamlı takdir ettiğiniz, izinden arkasından gittiğiniz liderler de el
pençe divan duruyordu. Biz böyle bir tabloyu yaşamadık, yaşamıyoruz ve bu
milletin onuru neyi gerektiriyorsa, o tabloyu, o görüntüyü veriyoruz" diye
konuştu.
Erdoğan, CHP'ye hitaben şöyle devam etti:
"Size hangi komplo teorisyenleri akıl daneliği yapıyor. Ortada somut bir
konu, somut bir sorun var. Sizin toprağınıza top atışı açıldığında, insanınız
öldürüldüğünde siz ne yaparsınız, nasıl davranırsınız? Görmezden mi gelirsiniz,
sineye mi çekersiniz, alttan mı alırsınız? Egemenliktir, hürriyettir, vatandır,
bayraktır, onurdur; bunlar sizin kitabınızda bir şey ifade etmiyor mu? Siz hiç mi
İstiklal Marşı'nı okumuyorsunuz. Biz milli marşımızdan aldığımız ilhamla hareket
ediyoruz.
'Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir
vuracakmış, şaşarım/ Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım/ Yırtarım
dağları, enginlere sığmam taşarım/ Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın/
Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın/ Doğacaktır sana vadettiği günler
Hakkın/ Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın.'
Ey CHP, ey CHP'nin Genel Başkanı bu milli marş sadece geçmişi anlatmıyor,
geleceğe de ışık tutuyor. Onun için bu Parlamento'da saatlerce alkışlanarak
onaylandı. Siz destek verin ya da vermeyin. Türkiye Cumhuriyeti topraklarına,
Türk Milletine, bayrağımıza, egemenliğimize yönelen her türlü tehdit, karşısında
bizi bulacaktır."
-"Devlet olmanın gereği, her türlü ihtimale hazırlıklı olmaktır"-
Esed yönetimine bağlı askerlerin Türkiye topraklarına top mermileri attığını
anımsatan Erdoğan, "Biz buna karşı tepkimizi derhal gösteriyor, misliyle
mukabele ediyoruz. Angajman kuralları neyi gerektiriyorsa, şu anda bunu
yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz. Artık karşılıksız bırakmak asla yok" şeklinde
konuştu.
Bunun yanında bütün ihtimalleri dikkate alarak, her türlü hazırlığı da
yaptıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, tezkerenin de bu hazırlıklardan biri
olduğunu söyledi.
"Devlet olmanın gereği, her türlü tedbiri almak ve her türlü ihtimale
hazırlıklı olmaktır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Eğer caydırıcılık özelliğinizi yitirseniz, inandırıcılığınızı,
ciddiyetinizi kaybederseniz, ne devletinizin hukukunu, ne milletinizin haklarını
koruyamazsınız. Biz bugünden tedbirimizi almakla mükellefiz. Diplomasinin bütün
araçlarını kullanarak milletimizin ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz, savunmaya
da devam edeceğiz. Diplomasinin sınırlarının bittiği yerde ise diğer araçları,
diğer imkanları devreye almak, büyük devlet olmanın gereğidir. Böyle bir durumda
konunun önemine ve aciliyetine binaen hükümetin böyle bir yetkiye sahip olması
gerekiyordu. Bizim yaptığımız, işte bu yetkiyi Meclisimiz'den alarak bundan
sonraki gelişmelere hazırlıklı olmaktır. Nitekim Suriye yönetimi, verdiğimiz
notalara rağmen sınırımızı ihlale devam edince, saldırgan tutumunu sürdürünce
fiili karşılık vermemiz kaçınılmaz olmuştur. Silahlı Kuvvetlerimiz de anında
misliyle mukabelede bulunmuştur."
Muhabir: Ali Eyvaz
Yayıncı: Sefa Salantur - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AK Parti TBMM Grup Toplantısı Gerçekleşti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.