AK Parti TBMM Grup Toplantısı Gerçekleşti - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti TBMM Grup Toplantısı Gerçekleşti

AK Parti TBMM Grup Toplantısı Gerçekleşti
09.10.2012 14:00  Güncelleme: 13:59

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun tezkere konusunda AK Parti'ye yönelttiği suçlamaları hatırlatarak, "Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duran adamlarsınız." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tezkere konusunda AK Parti'ye

yönelttiği suçlamaları hatırlatarak, "Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan

duran adamlarsınız. Biz sizin cemaziyelevvelinizi biliyoruz" dedi.

Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında, Hükümet'in Suriye ile

ilgili politikalarını anlattı.

Erdoğan, geçtiğimiz hafta içinde yaptığı temaslarla ilgili bilgi verirken,

bu haftaki Meclis çalışmalarında milletvekillerine başarı ve kolaylık diledi.

Bazı üniversitelerin yeni eğitim yılı açılış törenlerine katıldığını anımsatan

Erdoğan, afet riski taşıyan binaların yıkımıyla ilgili bilgiler verdi.

En büyük kentsel dönüşüm projesinin başlatıldığına dikkati çeken Erdoğan,

Türkiye'yi gelişmiş Batı ülkelerindeki gibi afetler karşısında hazırlık duruma

getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Türkiye'nin en büyük arıtma tesisini İstanbul'a kazandırdıklarını dile

getiren Erdoğan, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine

başladıktan sonra Haliç'i temizleyerek, dereleri ıslah ederek bir çevrecilik

anlayışını seslendirdiklerini anlattı. Bunun bir seferberlik olduğuna işaret eden

Erdoğan, bu seferberliğin kendisinden sonra arkadaşları tarafından devam

ettirildiğini belirtti.

Erdoğan, AK Parti'nin ilklerin partisi olduğunu vurgulayarak, attığı

adımlarla sadece Türkiye'de değil, yurt dışına da bu örnekleri sunarak ilkleri

başardığını kaydetti.

Geçtiğimiz hafta yabancı konuklarla bir araya geldiğini ve görüş alış verişi

yaptığını vurgulayan Erdoğan, önümüzdeki günlerde de önemli diplomatik

görüşmelerin yapılacağını anlattı.

-"Çok yönlü aktif dış politika izliyoruz"-

"Çok yönlü, çok boyutlu aktif bir dış politika izliyoruz" diyen Erdoğan,

şöyle devam etti:

"Türkiye'nin sesini her platformda en gür şekilde duyurmanın çabası

içindeyiz. Değerlendirmelerimizi, tezlerimizi her yerde anlatıyor,

politikalarımıza uygun sonuçlar elde etmek için mücadele ediyoruz. Ülkemizle

birlikte kardeşlik hukukuyla bağlı olduğumuz bütün toplumların, mazlumların

haklarını da aynı şekilde savunuyoruz. Ermenistan'ın Karabağ'daki haksız işgali

karşısında, her platformda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olduk, oluyoruz,

olacağız. Nükleer enerjiden barışçı amaçlarla yararlanmaya dönük çalışmalarında

gerektiğinde İranlı kardeşlerimizin haklarını savunmaktan da çekinmedik.

Varlıklarını ve haklarını korumak için verdikleri mücadelede hiçbir zaman Boşnak

kardeşlerimizi kendimizden ayrı görmedik. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Türkiye'ye ve dünyaya dar bir pencereden bakanların, gelişmeleri at gözlüğü

ile takip edenlerin bizim dış politika vizyonumuzu anlamasını ve takdir etmesini

elbette beklemiyoruz. Ama biliyoruz ki milletimiz bizi anlıyor. Attığımız

adımları destekliyor, hedeflerimizi tasvip ediyor. Türkiye Cumhuriyeti bugün AK

Parti'nin hayata geçirmiş olduğu çok boyutlu dış politika sonucunda şanlı

tarihinden, köklü medeniyet geleneğinden aldığı güç ve ilhamla bölgesine ve

dünyaya daha geniş bir ufukla, daha güçlü bir vizyonla bakıyor. Dünyaya açılmakla

değil, içine kapanmakla övünenler Türkiye'nin AB vizyonunu, Balkan ufkunu, Kafkas

perspektifini, Ortadoğu ve Kuzey Afrika yaklaşımını anlayamazlar. Sığ derede

yüzmekte zorlananlar engin denizlere açılmaya cesaret edemezler. Türkiye

Cumhuriyeti gölgesinden korkanların değil, yedi düvele meydan okuyanların

omuzlarında yükselmiştir. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı, Türkiye'yi kuran ruh onurunu,

bayrağını, sancağını, vatanını, namusunu çiğnetmeyen, kutsal bildiği değerler

için her şeyini geride bırakan bir ruhtur."

Erdoğan, AK Parti iktidarının, ülkenin çıkarlarını ve insanlarının

menfaatlerini büyük bir hassasiyetle gözettiğini belirterek, "Bunların zarar

görmesine de izin vermez. Ama AK Parti Hükümeti aynı zamanda ülkemizin egemenlik

haklarını, toprak bütünlüğünü ve insanımızın can güvenliğini her şeyin üzerinde

tutar. Buna kast eden hiçbir mihraka da geçit vermez" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin onurunu, ülkenin saygınlığını, milletin izzetini aynı

kararlılıkla korumaya, milli güvenliği ve milli menfaatleri aynı hassasiyetle

müdafaa etmeye devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, geçtiğimiz hafta Meclis'te

kabul edilen tezkereyle ilgili tartışmalara değindi.

-"Bizim kanımız, canımız buna müsaade etmez"-

Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyulması halinde yurt dışına

gönderilmesi için Meclis'te Hükümete yetki verildiğini anımsatarak, "Bu

görüşmeler esnasında tarihe not düşülmesi gereken ibretlik görüntüler ortaya

çıkmış, bazı muhalefet partilerinden esef verici tavırlar sergilenmiştir. Türk

siyasi tarihinde bu tezkere konusunda yaşanan tartışmaların siyasetin kırılma

noktalarından biri olarak yerini aldığına inanıyorum" dedi.

CHP temsilcilerinin tezkereyi değerlendirme biçimlerinin çarpıklığının zaman

geçtikçe daha iyi anlaşılacağını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Zamanı geldiğinde, bunlar açıklandığında bu ana muhalefet partisi ne kadar

maharetliymiş, bunu göreceksiniz. Türkiye'ye komşu ülkeden silah doğrultuluyor,

sadece doğrultulmakla kalınmıyor, bu silah neredeyse her gün ateşleniyor,

insanlarımız hayatını kaybediyor. Ana muhalefet partisi çıkmış saldırganın,

katilin, zalimin, mütecavizin ağzıyla konuşuyor, onun avukatlığına soyunuyor. Bu

nasıl bir şuursuzluktur, bu nasıl bir izansızlıktır. CHP zihniyetinin Suriye'de

katledilen, her türlü zulme maruz bırakılan insanların haklarını, hukuklarını

önemsemediğini, bunları savunmak yerine Esed'in hakkına hukukuna arka çıkmayı

tercih ettiğini gördük, biliyoruz. CHP zihniyetinin zihin dünyasında Şanlıurfa,

Hatay gibi Esed yönetiminin saldırısına maruz kalan yerler, acaba vatan

topraklarından sayılmıyor mu? Burada hayatını kaybeden insanlar bizim

vatandaşımız, bizim kardeşimiz, bizim canımız ciğerimiz değil mi?

Bakın bir atış yapılıyor, biz boş araziye düştü diye cevap vermedik, iki

yapıldı, cevap vermedik, üç yapıldı, yine can kaybı yok diye sadece notayla

bıraktık. Dört, beş, altı; yine herhangi bir can kaybı yok diye notayla

cevaplandırdık. Yedincisinde, işte Toprak Mahsulleri Ofisi ve orada beş canımız

gitti. İki anne, üç yavrumuz. Biz şimdi artık buna da sessiz mi kalacaktık ey

Kılıçdaroğlu? Senin canın, kanın her şeyin buna müsaade edebilir ama bizim

kanımız, canımız buna müsaade etmez. Buralara yönelik saldırılar tezkere için

yeterli gerekçe oluşturmuyor. Efendim biz bu tezkere ile dünyaya savaş

açabilirmişiz. Şimdi o işin perde arkası. Açılır açılmaz. Onu yeri zamanı

geldiğinde konuşuruz. Efendim blöf yapıyorlarmış. Blöfün de ne olduğunu onun da

yeri zamanı geldiğinde görürsün. Nitekim işte o gece gereken adımlar atılmıştır

ve misliyle, hakkı verilerek neticesi de alınmıştır. Siz nerede, hangi boyutta,

hangi asırda yaşıyorsunuz ey Kılıçdaroğlu."

-"Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duran adamlarsınız"-

Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun tezkere konusunda AK Parti'ye yönelttiği

suçlamaları hatırlatarak, "Kalkıyorsun Amerika'ya meydan okuyorsun. Yok Esed'in

canı cehenneme... Hadi siz de Amerika'ya 'canı cehenneme' diyebiliyor musunuz?...

Sokak ağzı bu, sokak ağzı. Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duran

adamlarsınız, el pençe divan duran adamlar. Biz sizin cemaziyelevvelinizi

biliyoruz. Amerika'nın Başkanı, afedersiniz orada tırabzanın üzerinde otururken,

sizin devamlı takdir ettiğiniz, izinden arkasından gittiğiniz liderler de el

pençe divan duruyordu. Biz böyle bir tabloyu yaşamadık, yaşamıyoruz ve bu

milletin onuru neyi gerektiriyorsa, o tabloyu, o görüntüyü veriyoruz" diye

konuştu.

Erdoğan, CHP'ye hitaben şöyle devam etti:

"Size hangi komplo teorisyenleri akıl daneliği yapıyor. Ortada somut bir

konu, somut bir sorun var. Sizin toprağınıza top atışı açıldığında, insanınız

öldürüldüğünde siz ne yaparsınız, nasıl davranırsınız? Görmezden mi gelirsiniz,

sineye mi çekersiniz, alttan mı alırsınız? Egemenliktir, hürriyettir, vatandır,

bayraktır, onurdur; bunlar sizin kitabınızda bir şey ifade etmiyor mu? Siz hiç mi

İstiklal Marşı'nı okumuyorsunuz. Biz milli marşımızdan aldığımız ilhamla hareket

ediyoruz.

'Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir

vuracakmış, şaşarım/ Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım/ Yırtarım

dağları, enginlere sığmam taşarım/ Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın/

Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın/ Doğacaktır sana vadettiği günler

Hakkın/ Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın.'

Ey CHP, ey CHP'nin Genel Başkanı bu milli marş sadece geçmişi anlatmıyor,

geleceğe de ışık tutuyor. Onun için bu Parlamento'da saatlerce alkışlanarak

onaylandı. Siz destek verin ya da vermeyin. Türkiye Cumhuriyeti topraklarına,

Türk Milletine, bayrağımıza, egemenliğimize yönelen her türlü tehdit, karşısında

bizi bulacaktır."

-"Devlet olmanın gereği, her türlü ihtimale hazırlıklı olmaktır"-

Esed yönetimine bağlı askerlerin Türkiye topraklarına top mermileri attığını

anımsatan Erdoğan, "Biz buna karşı tepkimizi derhal gösteriyor, misliyle

mukabele ediyoruz. Angajman kuralları neyi gerektiriyorsa, şu anda bunu

yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz. Artık karşılıksız bırakmak asla yok" şeklinde

konuştu.

Bunun yanında bütün ihtimalleri dikkate alarak, her türlü hazırlığı da

yaptıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, tezkerenin de bu hazırlıklardan biri

olduğunu söyledi.

"Devlet olmanın gereği, her türlü tedbiri almak ve her türlü ihtimale

hazırlıklı olmaktır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eğer caydırıcılık özelliğinizi yitirseniz, inandırıcılığınızı,

ciddiyetinizi kaybederseniz, ne devletinizin hukukunu, ne milletinizin haklarını

koruyamazsınız. Biz bugünden tedbirimizi almakla mükellefiz. Diplomasinin bütün

araçlarını kullanarak milletimizin ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz, savunmaya

da devam edeceğiz. Diplomasinin sınırlarının bittiği yerde ise diğer araçları,

diğer imkanları devreye almak, büyük devlet olmanın gereğidir. Böyle bir durumda

konunun önemine ve aciliyetine binaen hükümetin böyle bir yetkiye sahip olması

gerekiyordu. Bizim yaptığımız, işte bu yetkiyi Meclisimiz'den alarak bundan

sonraki gelişmelere hazırlıklı olmaktır. Nitekim Suriye yönetimi, verdiğimiz

notalara rağmen sınırımızı ihlale devam edince, saldırgan tutumunu sürdürünce

fiili karşılık vermemiz kaçınılmaz olmuştur. Silahlı Kuvvetlerimiz de anında

misliyle mukabelede bulunmuştur."

Muhabir: Ali Eyvaz

Yayıncı: Sefa Salantur - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AK Parti TBMM Grup Toplantısı Gerçekleşti - Son Dakika


Advertisement