Başbakan Erdoğan - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan

26.09.2012 23:55

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Balyoz Planı" davasında verilen kararlara ilişkin, "Süreç henüz devam ediyor."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Balyoz Planı" davasında verilen kararlara ilişkin, "Süreç henüz devam ediyor. Şimdi Yargıtay süreci var. Dolayısıyla burada bizim yargı sürecine müdahale olarak telakki edilebilecek bir değerlendirmeyi yapmamız doğru olmaz. İyi veya kötü olup olmadığıyla alakalı da gerekçeyi ilk derece mahkeme açıkladığı anda gerekçe üzerinden bir değerlendirme yapmak suretiyle en azından ilk derece mahkemenin vermiş olduğu karar üzerinde bu tür bir yorum yaparız ki bu yorum da sürece müdahale anlamı taşımamalıdır" dedi.

Başbakan Erdoğan, Kanal 7 ve Ülke TV'de ortak yayınlanan "İskele Sancak Özel" adlı programda soruları yanıtladı.

Üç dönemi tamamlayan milletvekillerinin belediye başkanlığına aday olması konusundaki soru üzerine Başbakan Erdoğan, bunun üç dönemden kaynaklanmadığını, eğer böyle bir talep gelecekse bunların da değerlendirileceğini söyledi.

Erdoğan, bunun kapı açma noktasında değil, tecrübeli, o ile bir şeyler kazandırabilecekse böyle bir adım atılabileceğini bildirdi.

Başbakan Erdoğan, bazı yazar ve gazeteleri okuyup okumadığının sorulması üzerine "Bazı gazeteleri okumuyorum" dedi.

Her gazeteyi okuyarak demoralize olmamak gerektiğini anlatan Erdoğan, "Biz de insanız" diye konuştu.

Erdoğan, özellikle bazı konularda özetler aldığını ancak okumadığını belirterek, okunması gerekli olan 10'a yakın gazeteyi okuduğunu, böyle güne başladığını söyledi.

AK Parti'nin kongresine dış ülkelerden kimlerin katılacağının sorulması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Muhammed Nursi var, o gelecek. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev gelecek, bunun yanında Irak Meclis Başkanı Usame Nuceyfi gelecek, Barzani yine aynı şekilde gelecek, Almanya'dan eski Şansölye Schröder gelecek, bunun yanında Pakistan eski Başbakanı Gilani gelecek ve yine Pakistan'dan şu anda Peşaver eyaletinden Şahbaz Şerif gelecekler, onlar da muhalefet lideri olması hasabiyle. Şu ana kadar teyidi yapılan Halid Meşal geliyor, bunun yanında Gannuşi, hareket liderleri olarak onlar da gelecekler."

Siyasi parti liderlerinden çok gelen olduğunu anlatan Erdoğan, bu tür misafirlerin toplamda 40'ı bulacağını bildirdi.

Erdoğan, bu misafirlerden yaklaşık 15'inin konuşma yapacağını ifade ederek,

"balkon konuşmaları" diye nam yapmış konuşmaları aratmayacak biraz da ilerisine gidecek bir konuşma yapacağını bildirdi.

Parti genel başkanı olarak bunun son konuşması olacağını belirten Erdoğan,

"İyi bir çalışma, arkadaşlarla yaptık. Hala da devam ediyor. İkinci 11 yılla alakalı iyi bir çalışma, yapılacak olanlara yönelik. Sanıyorum biraz uzun bir konuşma olacak ama herhalde delegeler olsun, katılımcılar olsun beni şimdiden mazur görürler" dedi.

-"Maliki'nin gelmesinden mutlu oluruz"-

Mezhep eksenli oluşturulmaya çalışılan ayrılıklara karşı Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin davet edilmesinin önemli olduğu belirtilerek, kongreye gelme olasılığının sorulması üzerine de Erdoğan, "Olumsuz bakmak istemiyorum tabii. Temenni ederim ki davetimize olumlu cevap verir" dedi.

Erdoğan, Sünni, Şia, Arap, Kürt ayrımının olmamasını temin için bu daveti özellikle yaptıklarını ifade ederek, "sıkıntıları gideren bir fırsat olur" diye düşündüklerini, gelirse de bundan mutlu olacaklarını kaydetti.

-Balyoz davası-

Erdoğan, AK Parti'nin konunun direkt muhatabı olduğu Balyoz Davası'ndan çıkan kararların kendisini rahatsız edip etmediğinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:

"Bu ilk derece mahkemesinin bir kararıdır. Burada 365 sanıktan 37 tanesi beraat etti, 325 sanığa da ceza verildi. Süreç henüz devam ediyor. Şimdi Yargıtay süreci var. Dolayısıyla burada bizim yargı sürecine müdahale olarak telakki edilebilecek bir değerlendirmeyi yapmamız doğru olmaz. İyi veya kötü olup olmadığıyla alakalı da gerekçeyi ilk derece mahkeme açıkladığı anda gerekçe üzerinden bir değerlendirme yapmak suretiyle en azından ilk derece mahkemenin vermiş olduğu karar üzerinde bu tür bir yorum yaparız ki bu yorum da sürece müdahale anlamı taşımamalıdır. Böyle de bir hassasiyet var. Bu da anayasanın amir hükmüdür."

Bir bakanın "İyi ki Yargıtay süreci var" dediği hatırlatılarak, "Siz de öyle diyenlerden misiniz" yönündeki soruya karşılık Erdoğan, konuyla ilgili bir açıklama yaptığını hatırlatarak, "Temennim odur ki hakkaniyete uygun bir netice buradan çıkar" cevabını verdi.

Erdoğan, ailelerin mağduriyetiyle ilgili Genelkurmay Başkanlığı'nın bir açıklamasının olduğu, savunmaların da eksik yapıldığı ve etkileme süreci olduğunun söylendiği ifade edilerek, görüşünün sorulmasına üzerine, şöyle konuştu:

"Yargı bu konuyla ilgili olarak, bizim takip ettiğimiz kadarıyla çok hassas davrandı. Bunu kabullenmek lazım. Fakat avukatların bu süreç içindeki tavırlarını görmemezlikten gelemeyiz. Yani avukatlar kah boykot ettiler kah gelip orada bağırdılar, çağırdılar, hatta hatta hakimlere filen birçok hakaretler de oldu. Bunlar çirkin şeylerdi. Gelmemek, süreci uzatmak... Bu sürecin uzaması biraz da sanıkların avukatlarından kaynaklanan bir durumdu. Belki bu avukatlar bu şekilde sürece yaklaşmamış olsaydılar daha da kısa bitebilirdi. Çünkü dosyaların sayfa itibariyle adedi çok çok yüksek. Özellikle konu ağırlıklı bir konu. Bunu bir kenara atmak da öyle mümkün değil. Bu ülkede hükümetle ilgili orada geçen çok şeyler var. Neticelenmiş veya neticelenmemiş, o ayrı bir konu. Onun üzerinde değilim ama bir yerde bunun muhatabıyız. Doğrudan muhatabı olduğumuz halde dikkat ederseniz olaya hiçbir zaman tahrik edici olarak girmedik. Sadece bizim bu konuyla ilgili bir şikayetimiz oldu. Üzerine de çok fazla gitmedik. Çünkü burada, bu ülkenin savcıları var, 'bunlar üzerine düşen görevi yapsın' dedik. Olay bu."

"İç Hizmet Kanunu'ndaki 35. maddenin düzenlenmesinde, Genelkurmay Başkanlığı'nın Savunma Bakanlığı'na bağlanması" gibi hususlarda hukuki süreçte bazı eksiklikler olduğu yönünde görüşler bulunduğu ifade edilerek, bu konuda ne düşündüğünün sorulması üzerine Erdoğan, bunun bir süreç olduğunu, bu sürecin içinde birçok şeyin görüşerek, konuşarak, anlaşarak ilerlendiğini kaydetti.

Erdoğan, göreve geldiklerinde bir Başbakanlık Takip Kurulu bulunduğunu anımsatarak, bu kurulun işlevini daha sonra kaybettiğini dile getirdi. Erdoğan, şunları söyledi:

"Birileri de bize diyorlardı ki mesela özel görüşmelerde 'niye bu işte duruyor, niye bunları kaldırmıyorsunuz' falan. İşlevi yok zaten, sabırlı olun o da gider. Mesela strateji belgeleri vardı. Bu belgelerin içinde neler vardı- Şimdi o strateji belgeleri geldi yerine oturdu. Şimdi çok daha dikkatli bir şekilde hazırlanıyor, çok daha farklı hazırlanıyor ve düşman üreten bir strateji belgeleri noktasında değil, dost üreten ve ülkemizin geleceğini çok daha güçlü zemin üzerine oturtan bir strateji belgesi. Anlayış şimdi bu."

-"Vasıflı arkadaşları tayin edemediğim günler yaşadık"-

Bunun dışında irticanın ısrarla vurgulandığını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Düşünebiliyor musunuz, çok çok vasıflı arkadaşları tayin edemediğim günler yaşadık. Niye- Çünkü aramalar yapılıyor, evine giriliyor, bu eve kimler geliyor, gidiyor bunlar takip ediliyor. Bunlar hakikaten üzücü şeylerdi. Bu insanlar bu ülkenin insanları değil mi- Ayakkabılarını nerede çıkarıyor, içeride mi dışarıda mı- ve bunlar tabii çok ilginçtir, daha güzel bir örnek vereyim. Mehmet Şimşek'i Merkez Bankası'nın başına getireceğim. Biz tabii kararımızı gönderdik. O zaman Mehmet Şimşek İngilterede, tabii olumsuz. Cumhurbaşkanımıza dedim ki

'Cumhurbaşkanım niye bu arkadaşı yapmıyoruz. Bu arkadaş çok iyi yetişmiş bir arkadaş, kaliteli bir arkadaş. Eğer eşi başörtülü filan diye düşünüyorsanız eşi Müslüman da değil, başı açık bir arkadaş'. 'Ben böyle düşündüm' dedi Cumhurbaşkanımız. Ben de saygı duymak zorundayım, başka yapacak bir şey yok. Mecburen yeni alternatif arama yoluna koyulduk. Bütün bunlar çok zaman kaybettirdi. Abdullah Gül'ün döneminde bunları götürmüş olsaydık çok daha ileri mesafeler almış olacaktık."

Erdoğan, "Maalesef bizim yerindelik hakkımız elimizden alındı. Halbuki yerindelik hakkının bize ait olduğunu bütün yasalar, hatta anayasa hükümleri de teyit ediyor. Buna rağmen yerindelik hakkı bizden alınmış oldu. Buna rağmen mücadele, mücadele bugüne geldik. Sizin söylediğiniz konuda da biraz sabırlı olacağız ve inşallah o alanlarda da birçok şey, çok daha kısa zamanda olgunlaşarak yerini bulacak. Çünkü meyve olgunlaşınca yenirse tadı olur, olgunluk vaktini de geçirirsek çürür düşer" ifadesini kullandı.

(Sürecek)

Muhabir: Ertuğrul Subaşı

Yayıncı: Tarkan Demir - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan - Son Dakika


Advertisement