Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti'ne Gitti - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti'ne Gitti

Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti\'ne Gitti
03.02.2013 14:32

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, avukatların da gözaltına alındığı terör örgütü DHKP-C'ye yönelik operasyona ilişkin sözlerini eleştirerek, "Bu tür bir anamuhalefetin genel başkanının olduğu ülkede,"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, avukatların da gözaltına alındığı terör örgütü DHKP-C'ye yönelik operasyona ilişkin sözlerini eleştirerek, "Bu tür bir anamuhalefetin genel başkanının olduğu ülkede, şüphesiz terör örgütüyle mücadele kolay olmayacaktır" dedi.

Erdoğan, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'a hareketi öncesinde Atatürk Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan bir soru üzerine, terör örgütü DHKP-C'ye yönelik istihbarat teşkilatının ve güvenlik güçlerinin tedbirler aldığını belirtti.

Yakın zamanda terör örgütü DHKP-C'ye yönelik polisin başarılı bir operasyon gerçekleştirdiğini ve terör örgütünün elebaşlarının yakalandığını ifade eden Erdoğan, operasyonda gözaltına alınan avukatları "dışarıdaki bazı avukatların" savunduğunu ve bunu manidar bulduğunu söyledi.

CHP'yi eleştiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Terör örgütünün içindeki aktif işlev gören bu avukatları, dışarıda onlarla iltisaklı olan avukatlar da tabi savunuyorlar. Ne yazık ki bu ülkenin anamuhalefet partisi genel başkanı da savunuyor. Böyle bir müdahale yapılmaması gerekir gibi bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu tür bir anamuhalefetin genel başkanının olduğu ülkede, şüphesiz terör örgütüyle mücadele de kolay olmayacaktır. Burada yük ister istemez, iktidara ve iktidarla birlikte milletimize kalıyor. Milletimizle birlikte bu işi çözeceğiz. Bütün güvenlik güçlerimizle birlikte bu işi çözeceğiz. Burada çelik kapılar mı var- Kaynaklarla bunu kestik mi, kestik, kesemedik dışarıdan camdan gireceğiz ama bu işi yapacağız. Niye- Çünkü bizim görevimiz Hükümet olarak, tüm kurumlarımızla birlikte halkımızın, milletimizin güvenliğini, refahını, huzurunu sağlamaktır. Bize icazet sandıkta bunun için verildi. Bunu başarmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Bizden kimse bunun dışında başka bir şey beklemesin. Bunların üzerine de oyunun kuralları neyi gerektiriyorsa, bunu yaparak gideceğiz."

" Yunanistan'da terör örgütüne ait olduğu belirtilen kamplara ilişkin çalışmanız olacak mı-" sorusu üzerine ise Erdoğan bu konuda Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras ile Katar'da görüştüklerini, 5 Mart'ta da kendileriyle yapacakları üst düzeyli istişare konsey toplantısında da bu konuyu masaya yatıracaklarını bildirdi.

-Şanghay İşbirliği Örgütü-

Bir basın mensubunun, kendisinin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne dikkati çeken açıklamasını hatırlatarak, "Türkiye Avrupa Birliği yörüngesinden kayıyor mu- Nedir durumumuz" sorusuna Erdoğan, "Anladım. Bu işi anlamayanlar da var. Tabi sizleri tenzih ediyorum" yanıtını verdi.

Konuyla ilgili bazı köşe yazarlarının, Şanghay İşbirliği Örgütü için "96'da güvenlik amaçlı kurulmuş, AB ise farklı içeriğe sahip kuruluş, bunlar bir birinin alternatifi olabilir ya da olamaz" gibi "garip", değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şangay Beşlisi, Avrupa Birliği ile alternatif kuruluşlar değil, bunu bir defa bilmemiz lazım. Birine girdiğinde, birini terk etmek... Terk edersin de o ayrı konu. Fakat, şunu bilmelerini istiyorum, '(Şanghay Beşlisi) güvenlik niyetiyle kurulmuş ve şu anda sınır güvenliği noktasındaki bir işbirliğiyle devam ediyor' mantığı yanlıştır. Şu anda ekonomik işbirliğini de en geniş anlamda sürdürmektedirler. Sadece onunla kalmamışlardır. Gözlemci üyeleri vardır. Diyalog ortaklığı, aynı şekilde onlarda mevcuttur. Nitekim biz şu anda diyalog ortaklığı unvanını Şangay Beşlisi'nde almış bir ülkeyiz. Geçen akşam bir televizyon programında, çok bildiğini söyleyen bir köşe yazarı var. Baktım ne diyor diye.

'Diyalog ortaklığı diye bir şeyi yok" diyor."

Erdoğan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'na, "Şu an Şanghay Beşlisi'nin diyalog ortağı mıyız-" diye sordu. Sinirlioğlu'nun "Evet, ortağıyız" yanıtını vermesi üzerine Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O da büyük köşe yazarlarından geçinen bir tanesi. 'Türkiye diyalog ortaklığına bile kabul edilmedi' diyor. Biz şu an Sanghay Beşlisi'nde diyalog ortağıyız. Buradan onun da bilmesini istiyorum öğrensin. O cehaletinden kurtulmuş olur. Avrupa Birliği sürecinde ise kalmak kalmamak noktasında, ben milletime ve size bir soru yöneltmek istiyorum. 50 yıl Avrupa Birliği kapısında bekletilen bir ülke, sonunda bir karar vermek durumunda olmaz mı- Bunu hiç bir ülkeye Avrupa Birliği uygulamamıştır. Böyle 50 yıl, 40 yıl, 30 yıl bekleyen bir ülke yok. Böyle bir uygulamayı Türkiye'ye karşı yapıyorlar. Biz de burada, yapacaksan yap, yapmayacaksan açıkça söyle. Bizim söylediğimiz bu. Yakında bizim bir Brüksel ziyaretimiz olacak orada da kendileriyle bunları açık açık konuşacağız. Yapacaksanız yapın bu işi. Olacaksa olsun. Olmayacaksa bunu da söyleyin. İlla bizim ayrılmamızı bu noktada, 'Hadi ayrılıyoruz, çekilelim' diye bir şey bekliyorsanız, bunu da değerlendiririz."

Avrupa Birliği ile İngiltere ilişkilerinin örneğini veren Erdoğan, İngiltere Başbakanı David Cameron'un "Seçimi kazanırsam Avrupa Birliği ilişkilerini referanduma götüreceğim" ifadelerini hatırlatarak şöyle dedi:

"Bu soruyu bize soranlar İngiltere için niye düşünmüyor- Bak tutuştu- Almanya hemen 'İngiltere nasıl böyle bir şeyi yapar, Cameron nasıl böyle bir açıklama yapar' bunu söylüyor. İngiltere zaten Eurozone'a girmemek suretiyle aslında ilk tavrını koydu. 'Ben senin paranın kontrolü altına girmem. Ben kendi paramla devam edeceğim' dedi. Bu kararı vermekle isabetli karar vermiş. Nitekim Eurozone bedelini ödeyenler İngiltere'ye aynı bedeli ödetemiyorlar. Burada rahat bir konumda. Biz de böyle bu noktada, hamdolsun, hiç onlara ihtiyacımız olmadan, kendi ayaklarımız üzerinde durduk ve bu konuda da tabi ki bizim de alternatif arayışlarımız olacaktır."

"Sanghay Beşlisi'nin olduğu ülkelerde demokrasi diye bir şey yok" yönündeki eleştirilere de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Avrupa Birliği üyesi ülkeler içinde şu andaki demokrasiye bir anda gelinmedi. Bakın, Ruanda'yı unutmayın. Avrupa Birliği üyesi ülkelerden bir tanesinin Ruanda'da yaptıkları, Cezayir'de yaptıkları, bunları bilelim. Kendi içinde demokrasi var diyorsunuz- Romanlar'ı niye Avrupa Birliği üyesi ülkelerde tehcire mecbur ettiler- Halbuki, Romanlar, Avrupa Birliği müktesebatı içinde ülkelerinde korunması gereken insanlardır. Roman olduğu için onlara her türlü demokratik olmayan uygulamaları yaptılar. Hala da yapıyorlar. Aynı şekilde zenci olanlara yaptılar, siyahlara yaptılar, Müslümanlar'a yaptılar, hala yapıyorlar. İşte İslamofobi. Hangi demokratik anlayışa uyuyor İslamofobi anlayışı- Antisemitizm noktasında ben açıklama yaptığım zaman bunların hiçbiri böyle bir açıklama yapmamıştı. Ancak İslamofobi noktasında kalkıp da hiçbir tanesi Avrupa Birliği ülkeler, ortaya tavır koyamıyor ve Müslümanlar'a karşı Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ne yazık ki akla hayale gelmez özgürlükler noktasında uygulamalar yapılmaya başlandı. Bunları da görmek zorundayız. Orada da bunlar oluyor. Ben inanıyorum ki Şanghay Beşlisi zaman içinde, dün çok farklıydı, her geçen gün daha da ileriye gidiyorlar, onlar da bu demokratikleşme sürecini inanıyorum ki çok daha iyi bir konuma getireceklerdir. Türkiye'nin 15-20 sene önceki demokrasideki durumunu düşünün bir de bugün geldiği durumu düşünün. Biz ileri mi gidiyoruz, geri mi gidiyoruz, buna bakın. Şöyle bir çıkartın, cetvelde değerlendirmeyi ortaya koyun, göreceksiniz ki her geçen gün Türkiye çok daha ileri gidiyor. Dün konuşulamayanlar bugün konuşuluyor, dün yazılamayanlar bugün yazılabiliyor. Buralara durup dururken gelmedik. İnşallah oralarda da çok güzel şeyler olacak diye düşünüyorum."

(sürecek)

Muhabir: Etem Geylan

Yayıncı: Berin Alpaslan Gökçe - İSTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti'ne Gitti - Son Dakika


Advertisement