-" (Başbakan Erdoğan) Biraz otoriter diye falan eleştiriliyor ama onun kendi tabiatında biraz dik duruş, kararlılık vardır,
bazen o görüntü o şekilde algılanabilir ama bütün bu demokratikleşme adımları ve bütün bu risk almalar Tayyip
Erdoğan'ın cesaretli liderliğiyle mümkün olabilmiştir"
"Genel Başkanımızı herkes bilir, çok büyük, derin bir insani boyutu vardır, insanlarla ilişkilerinde çok iyidir, seçmeni, vatandaşı çok etkiler o ama Gezi Parkı olayında maalesef belki algıyı iyi yönetemedik, bazı yanlış algılar oluştu onu da kabul ediyorum".
"Şu anda çözüm süreci çok verimli gidiyor. İlk safhası şiddetin ve terörün bitmesi. Terör örgütü unsurları ülkenin dışına çekiliyor, son 6 ayda terör olayı yaşanmadı, herkes kendi sözlerinde duruyor, güven dayalı, dürüst bir mekanizma bu ve hükümet olarak biz o güveni sarsmamak için çok gayret ediyoruz"
"Çözüm sürecinde yazılı mutabakat yok, verilmiş söz yok. Sadece kararımız şu; şiddet bitecek, terör bitecek, sonra siyaset kurumu bir araya gelecek, varsa sorunlar halen, kalan sorunlar onları çözecek"
" Suriye'de tabi süreç çok uzadı, uluslararası camianın da buradaki müdahalesi doğrusu çok gecikti"
Atalay, ABD'nin başkenti Washington'da, Middle East Institute adlı düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen "Türkiye" konulu toplantının ana konuşmasını yaptı.
Türkiye'nin 30 yıldır ciddi PKK terörüyle karşı karşıya olduğunu belirten Atalay, "Ancak PKK terör örgütü ile ilgili çok ileri bir adım attık. İngiltere'nin IRA, İspanya'nın kendi terörüyle daha önce çözüm süreçleri yaşadığı gibi biz de bir çözüm süreci yaşıyoruz" diye konuştu.
Son 10 yılda terörün zemini zayıflatmak için ana dilde yayın, kurs, devlet okullarında ders ve siyasi propaganda hakkı gibi çok önemli adımlar atıldığını ve özellikle Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde ekonomik kalkınmaya çok önem verdiklerini anlatan Atalay, bütün bunlarla o bölgedeki halkı kazandıklarını, partilerinin bölgedeki Kürt vatandaşların en çok oy verdiği parti olduğunu kaydetti.
Artık zemini kalmayan terörün bitirilmesi için daha ileri adım attıklarını bildiren Atalay, "Devletin kurumları terör örgütünün liderleriyle görüşmeler yaptı. Biz de hükümet ve parti olarak onların TBMM içindeki siyasi partisi ile görüşüyoruz, müzakereler yapıyoruz ve şu anda çözüm süreci çok verimli gidiyor. İlk safhası şiddetin ve terörün bitmesi. Terör örgütü unsurları ülkenin dışına çekiliyor, son 6 ayda terör olayı yaşanmadı, herkes kendi sözlerinde duruyor, güven dayalı, dürüst bir mekanizma bu ve hükümet olarak biz o güveni sarsmamak için çok gayret ediyoruz" ifadesini kullandı.
-"Onun tabiatında biraz dik duruş vardır"-
Atalay, değişik nüfus kesimleri bulunan bir ülkede bunların, cesaret isteyen, risk alan adımlar olduğunu belirterek, hükümetin risk almayı sevdiğini kaydetti.
Atalay, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu, Genel Başkanımızın o dik duruşunda da vardır. Biraz otoriter diye falan eleştiriliyor ama onun kendi tabiatında biraz dik duruş, kararlılık vardır, bazen o görüntü o şekilde algılanabilir ama bütün bu demokratikleşme adımları ve bütün bu risk almalar Tayyip Erdoğan'ın cesaretli liderliğiyle mümkün olabilmiştir. Burada Genel Başkarımızla ilgili son zamanlarda ulusalararası alanda otoriter diyenler falan, biz en yakınında çalışyan insanlarız ve biz her şeyi kendi ortamımızda konuşuruz. Bizim ortamlarımızda herkes istişare edilir ve o istişareye genelde uyulur. Yani Genel Başkanımızı herkes bilir, çok büyük, derin bir insani boyutu vardır, insanlarla ilişkilerinde çok iyidir, seçmeni, vatandaşı çok etkiler o ama Gezi Parkı olayında maalesef belki algıyı iyi yönetemedik, bazı yanlış algılar oluştu onu da kabul ediyorum."
-"Çözüm sürecinde yazılı mutabakat yok, verilmiş bir söz yok"-
Atalay, "Çözüm sürecinde şöyle bir şey yok; yazılı bir mutabakat yok, verilmiş bir söz yok. Sadece şu var, kararımız şu; şiddet bitecek, terör bitecek, sonra siyaset kurumu bir araya gelecek, varsa sorunlar, halen kalan sorunlar onları çözecek, yani siyasetin içinde, konuşarak, düşünceyle bunlar çözülecek" diye konuştu.
Güvene dayalı bir süreç yürüttüklerini ve şu anda hiç kimsenin o güveni sarsmadığını gördüklerini ifade eden Atalay, şunları söyledi:
"Karşı taraf güveni sarsmadan gerekenleri yapıyor. Biz de yeni demokratikleşme adımlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Yol temizliğinden geride kalanlar varsa ki var bazı şeyler, o konuları şu anda dikkatle çalışıyoruz ve siyasi mekanizmalar içinde bunları çözeceğiz. Ama şöyle bir kararlılğımız var, inşallah ülkemizde PKK terörü bitecek. Bu konuda zaten artık terörle ilgili destek verenler veya bunun içinde olanlar da şunu biliyor, terörle varacak bir nokta kalmadı, bir yer kalmadı, bir hedef kalmadı. Demokratik haklar olarak, kültürel haklar olarak, bireysel haklar olarak bir yer kalmadı. Kaldıysa da çözeceğiz. Ama onun ötesinde ülkenin bütünlüğünü zedeleyecek talepler varsa tabii onlar artık iyi niyetli talepler değildir."
Atalay, yeni ve orijinal yeni bir uygulamayı hayata geçirerek, çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti kurduklarını anımsatarak, heyetin özelliklerinden ve görevinden bahsetti.
-Suriye-
Suriye'deki iç savaşa da değinen Atalay, Türkiye'de 400 bin civarında Suriyeli sığınmacının bulunduğunu ve sığınmacıların kaldığı kamplardaki yüksek standartları anlattı. Suriye konusunda Türkiye'nin kendi başına, uluslararası camiadan ayrı bir siyasi tutum içinde olmadığını anlatan Atalay, "Biz halklardan yanayız. Bütün Arap Baharı ülkelerinde olduğu gibi halkların demokratik, haklı taleplerinden yanayız ama Suriye'de tabi süreç çok uzadı, uluslararası camianın da buradaki müdahalesi doğrusu çok gecikti" yorumunda bulundu.
Atalay, BM Güvenlik Konseyi'nin, Rusya ve Çin'in tutumu sebebiyle ortak bir karar alamadığına, Rusya'nın, Akdeniz'e tek çıkış noktası olarak orada konumlandığı için bu konuda hiç taviz vermediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Ancak Beyaz Saray'ın açıklaması (muhaliflere) daha ileri bir desteği öngörüyor.Türkiye olarak doğrusu biz bu açıklamadan memnuniyet duyduk. Umuyorum bundan sonra oradaki insanların hayatının normalleşmesi için, iç savaşın bitmesi için, vatandaşların kendi istedikleri doğrultuda bir yönetime kavuşması için bir fırsat olur. İkinci Cenevre konferansı söz konusuydu ama bu da toplanamadı. 'Haziranda toplanması artık riske girdi' deniliyor, belki temmuzda ama 'hiç toplanamayabilir de' diye bir değerlendirme var. Onun için dünkü açıklamayı çok zamanlı bir açıklama olarak görüyoruz."
Atalay, Türkiye olarak insani yardım konusunda çok fazla mali imkan kullandıklarını belirterek, uluslararası camiadan bu noktada yardım ve destek beklediklerini dile getirdi.
-"En önemli çabalarımızdan biri düşünce suçunu kaldırmak"-
Atalay, bir soru üzerine, Türkiye'nin uluslararası alandaki aktif olduğu konulardan birinin de Medeniyetler İttifakı projesi olduğunu ve projenin gelişmesi yönünde önemli katkı verdiklerini anlatarak, "Bu projeye halen çok ihtiyaç var. Birleşmiş Milletler'in misyonu içindeki en değerli çalışmalardan biri bu" ifadesini kullandı.
Atalay, tutuklu gazetecileri yönelik soru üzerine, bu konunun uluslararası alanda Türkiye ile ilgili önemli eleştirilerden biri olduğunu bildiklerini söyledi. Terörün yaşandığı ülkelelerde daima bu manada sorunlar bulunduğunu dile getiren Atalay, şunları kaydetti:
"Türkiye, doğrusu çok uzun dönem terör yaşadı ve terör olduğu zaman demokratik düzenlemelerle ilgili sorunlar yaşanır. Bu ülkeyi (ABD'yi) de düşünün, ben de zaman zaman bu ülkede yaşadım, demokrasi alanında en örnek ülke ama 11 Eylül saldırıları oldu ve çok şey değişti, yeni düzenlemeler geldi. Türkiye'ye de böyle bakmak lazım. Bizim en önemli çabalarımızdan biri düşünce suçunu kaldırmak. 4. yargı paketindeki düzenlemeleden dolayı tutuklu olanlardan dışarı çıkanlar oldu. (Kişinin) Şiddet içermiyorsa düşüncesi, her şeyi yazabilir ama gazeteci kimliğinde tutuklular, bir defa uluslararası alanda bilinen sayılar kadar değil, o sayılar bizde var.
Bunlar Terörle Mücadele Kanunu'ndan dolayı, yani düşüncesini ifade ettiği, gazeteci olduğu için değil, terörün olduğu yerde terörle mücadele yasaları var, o yasalara takıldığı için. Tamamen odur. Şu anda o gazeteci kimliğinde olanlar KCK dediğimiz daha çok terör örgütüyle irtibatlı oluşumun mensupları ama biz burada da bu düzenlemeyle (yargı paketi) artık, o tutuklamaların bundan sonra olmayacağını düşünüyoruz. Yani o düzenlemeyi onun için yaptık, şiddet ve terör içermiyorsa her düşünce ifade edilebilsin, hiçbir gazeteci de bu manada şiddet içermeyen, terör örgütünü övüyorsa bile eğer şiddet yoksa yine onlarla ilgili de bu yasa yeni şeyler getiriyor olumlu noktada."
- Washington DC
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Atalay ABD'de Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.