Haber: Belçim KILIÇKIRAN/Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL) Bazı vatandaşların bir kuru simitle ve ücretsiz ulaşımla bedava bayram gezmesi yapılabilecek yer olarak tarif ettiği Eminönü bu bayramda da doldu taştı. ANKA muhabiri de vatandaşlara bayramın nasıl geçtiğini sordu. Bir vatandaş kurbanlık bir yana evine bir çikolata dahi alamadığını belirtirken "Adı bayram. Bayram diye bir şey kalmadı. Sadece ekonomik değil, psikolojik de yıkık insanlar" dedi. En büyük banknot olan 200 liranın çekirdek parası haline geldiğini belirten bir başka vatandaş da "Böyle gitmez. Yönetenler hatalarını anlayacaklar, çekip gidecekler" diye konuştu. Alım gücünün zayıflamasından yakınan bir başka vatandaş da "Eskiden tek başıma çalışıyor, 4 çocuk okutuyordum. Evim kiraydı geçinebiliyordum. Şimdi 5 kişi çalışıyoruz. İki de eleman çalıştırıyoruz. Yedi kişiyle geçinemiyoruz" diye yakındı.
Ekonomik kriz nedeniyle memleketine gidemeyen, tatile çıkamayan, İstanbul'u gezerek bayramın tadını çıkarmaya çalışanları imdadına ücretsiz toplu taşıma yetişiyor. Kişiselleştirilmiş İstanbulkart sahipleri İETT otobüsleri, metrobüs, metro ve İstanbulkart entegrasyonuna dahil tüm toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanabiliyor. Bu nedenle İstanbul'da toplu taşıma merkezlerine yakın yerlerde bayram yoğunluğu yaşanıyor. O adreslerden biri de Eminönü... Bazı vatandaşların bir kuru simitle ve ücretsiz ulaşımla bedava bayram gezmesi yapılabilecek yer olarak tarif ettiği Eminönü bu bayramda da doldu taştı. ANKA muhabiri de vatandaşlara bayramın nasıl geçtiğini sordu. Aldığı yanıtlar ise şöyle oldu:
"Eskiden emekli maaşımızla çocuklarımıza harçlık veriyorduk. İnanın ki eve çikolata almadım yani. İyi bayramlar. Yani bayram adı bayram. Bayram diye bir şey kalmadı. İyi günler yaşarsak bayram o zaman tatlı olacak diye düşünüyorum. Ne kurbanı? Maalesef maalesef yani. Normal ya sıradan bir gün yani bayramın adı bayram dedim ya. Hani bu bahaneyle işte kızım geldi. Sadece sohbet ettik bu kadar."
Sadece ekonomik değil, psikolojik de hani yıkık insanlar. Vallahi gerçekten yani şu anda ne modumuz var, ne bir tadımız var, ne tuzumuz para meselesi çözülür ama o psikolojik yıkıntı hani direncimiz Ayakta kalıyoruz ona karşı, o psikolojik baskıya karşı. Direncimiz olmasa yani intihar et. O derece. Yani şey ümit kesilmez diyelim yani. Toparlanacağız. Bir şekilde mücadele edilirse toparlanır diye düşünüyorum. İllaki o mücadele şart. Sonra yoğun bakımdan çıkan hasta gibi düşünelim. Olacak diyorum gene de. Olacak"
"Ekonomi olarak zaten iyi demek yani bilmiyorum. Kimse iyi diyemez. Çünkü emeklini aldığı maaş belli. Çalışanın maaşı belli. Yani en büyük paramız ne kadar? 200 lira değil mi? Çekirdek parası. Hiçbir şey yapamazsın bu parayla maaşla. İyi değil yani. (Harçlık verebildiniz mi?" Verdik tabii ki canım ister istemez yani. Tabii verdik ama tabii veriyoruz. Torunlar bekliyor çünkü harçlık."
"İster istemez çocuklara yani hediye almak için bile hesap kitap yapmak zorunda kalıyoruz. Oysa gönlümüz çok zengin ama durumlar belli yani. Emekli bir insanın bak emekli bir insanın torunlarına yani eğer bir yan gelir yoksa sadece emekli maaş maaşıyla elbise alması, harçlık mümkün değil. Şartlar o kadar pahalandı. Daha da kötüye gidiyor yani. Nasıl olacak? Vallahi düzelecek, böyle gitmez. Yönetenler bunu düşünecek. Hatalarını anlayacaklar, çekip gidecekler"
"Şimdi çalışana iş var. Açık konuşuyorum. Yani çalışana iş var. İnsan bütçesine göre gezdiği zaman zaten biliyorsunuz. Şimdi bakıyor adam bu apartman benim niye değil?... Şimdi bak benim eşime sorayım. Kızlarım var. Allah'a şükürler olsun. Biz geçiniyoruz. İlla lüks yerlere gitmek gerekmiyor ki. Lüks otellere de gitmek gerekmiyor. Bak şimdi benim kızım bak, bu da çalışıyor. Bunun yanına da eleman lazım. Eşimin yanına da eleman lazım. Bizim yanımızda çalışmıyorlar. Az maaş diyorlar. Yetmiyor diyorlar. Azı bulamayan çoğu bulabilir mi?"
"Aldığım aylık 20 bin lira. Yani beyefendi biraz önce söylüyor ya benim durumum çok iyi, maaşım çok iyi. Şu ellerime bakın nasırlaştı. Ben iki tane çocuk okuttum zorla. Şu an iki tane torunum var. İstediklerini alamıyorum. 4 bin lira bayram ikramiyesi verdiler bize. 4 bin lira ile bir markete gitmiş olsam bir market düzemiyorsun."
Yani bu kadar gençler işsiz, boş. Sen o insanların haklarını ver. Okumuş insanlar neden boşta? O insanların gerçekten hakları verilmiş olsa o insanlar çalışır. Ben mecburdum çalışmaya. 30 yıl çalışıp emekli oldum. İnan. Emekli (aylığım) 14 bin lira bağlandı, ağladım yani. Çünkü gerçekten çok emek verdim. Ben bu devlete (iktidara) asla oy vermedim. Asla da vermem"
"Kurban kesemedik maalesef. İnşallah ileriki zamanlarda nasip olursa. Kesmedik. Kurban eti de getiren de olmadı zaten. Öyle yani. Azaldı. Her şey eksildi. Yani yeme içme anlamında. (Eminönü'ndeki ) Bugünkü kalabalığı ulaşımın ücretsiz olmasına bağlıyorum. Biz bile onu değerlendirdik. Emekliyiz sonuçta yani"
"İşte emekli maaşıyla nasıl geçiniliyorsa. Bugünü bir değerlendirelim istedik. Çıktık geldik işte öyle. Yani istediğimiz her şeyi alamıyoruz. Birini alsan üçüne bakıyorsun. Alamıyorsun yani. Her şey ona göre. Keşke herkes alabilse, herkesin gücü yetebilse, herkes istediği gibi gezebilse. Neyse işte böyle"
"Tabii ki bayram daha da güzel geçebilir ama güncel olaylar, ekonomik sıkıntılar bizlerin canını sıkan (şeyler) İnsanların yüzünün güldüğünü göremiyorum. Eski enerji yok. Yani toplum olarak. Ben zaten hakikaten çok bayramı bayram gibi yaşadığımı düşünmüyorum. (Eskiden) Bir heyecan vardı. Bir samimiyet vardı. Hemen hemen her şeyi alamasak da eskiden daha iyi maddi gücümüz iyiydi. Giderek azalıyor. Dediğim gibi bak ben duyarsız kalamıyorum. Güncel karmaşıklar, mevzular; özetleyerek söylemek istiyorum. Canımızı sıkmıyor değil. Hakikaten ben çok etkileniyorum şahsen. Keşke daha huzurlu bir memleketimiz olsa. Sonumuz hayırlı olsun"
"Bir çoğumuz kırmızı et zaten alınamıyor biliyorsunuz. Kurban dediniz. Kurban yok, kesmedik. Şöyle ki naçizane olabildiğince nefes alıyorsak ona bile şükrediyoruz. İnanın ki öyle bir durumdayız. Fazla olumlu konuşamayacağım. Ne anlatayım sana? İstanbul'a Kıbrıs'tan geldik. İlk defa böyle bir kalabalıkla karşılaştık. (Niye sizce bu kalabalık?) Yoksuzluk biraz. Daha fazla odur ya. İnsanların işte gezeceği bir yer. Parasız gezeceği bir yerdir yani. Fazla bir şey yok. Bayram dolayısıyla toplu taşımaların bedava oluşu, insanları haklı olarak çünkü geçim gerçekten zor. Haklı olarak yani burası da en uygun orta düzeye. O yüzden de insanların bayağı bir yoğunluğu oldu. Dün ve bugün. Evet. Geçen bayram da buradaydık."
"(Eskiden) Bu şekilde değildi. Bu bayram biraz daha uzun oluşu herhalde insanları daha çok bu şekilde gezmeye itti. Biz de dahil olmak üzere. Çok teşekkürler. İyi bayramlar. Allah devletimize zeval vermesin"
"Bayramı güzel, huzurlu geçiriyoruz. Ama ekonomi durumdan biraz sıkıntı var. Başka da bir şey yok. (Nasıl bir sıkıntı var?) Ya sıkıntı işte artık emekli yok. Ben çalışamıyorum da yaş 73. İşte mecbur sıkıyoruz. Yaşlılık aylığı alıyorum..."
"(Kurban sorusu üzerine) Ne kurbanı ya? Ne kurbanı ya? Kurbanı ama gençliğimde çok kestim. Gençliğimde şimdiki yok. Şöyle söyleyeyim. Ekonomi olaraktan ülkemiz batık bir durumda. Ben eskiden tek başıma çalışıyordum. Dört tane çocuk okutuyordum. Evim kiraydı geçinebiliyordum. Şimdi beş kişi çalışıyoruz. İki de eleman çalıştırıyoruz. Yedi kişiyle biz geçinemiyoruz. Memleketime gidemedim maddi durumdan dolayı. Kurban kesemedim çocuklarıma. ve şimdi evden çıktım ki başımı boşaltayım, dolanayım diye. Çocuğum evden çıkmadı ya. Ben kurban kesemedim yani."
Yani biz ülkede beş kişi diyorum, bak tek başıma çalışıyordum. Ev geçindiriyordum. Araba alabiliyordum. Ev aldım krediyle, araba aldım krediyle ve dört tane çocuk geçindiriyordum. 2015-2016 yıllarında. Bunlar hepsi resmi kayıtlarda var. Üzerime olan arabalar, üzerime olan evlerim var. Ama şu anda bakın, iki tane kızım çalışıyor. İki tane oğlum çalışıyor. Eşim çalışıyor. Ben çalışıyorum. İnan kiramı ödeyemiyorum. Geçinemiyorum. Yani ben daha ne dememi istersiniz ki? Bunu da yayınlayın derim"
"Eski bayramlar daha güzeldi. Bizler 90'lar çocuğuyuz. Hani o zamanlar ki daha güzeldi. Ha şimdi de güzel yani. Yine de çok şükür. (Kurban) Kestik, çok şükür."
"Biz Almanya'dan geliyoruz. Hem bayram gezisi hem İstanbul gezisi çok güzel geçiyor. Allah'a şükür. (Kurban sorusu üzerine) Kurban gönderdik. Fakir ülkelere gönderdik. Onlara daha çok gerekli olduğu için oraya gönderdik"
Son Dakika › Güncel › Bayramda Ekonomik Yıkım: İstanbul'da Vatandaşlar Konuştu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?