"Bölgedeki Her Sorun Bizi İlgilendirir" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Bölgedeki Her Sorun Bizi İlgilendirir"

"Bölgedeki Her Sorun Bizi İlgilendirir"
31.07.2012 19:32  Güncelleme: 11:20

Başbakan, ulusa seslendi; Türkiye'nin Suriye politikasını anlattı. Eleştirenleri de halka şikayet etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi.

Erdoğan, Ramazan'ı tebrik ederek başladığı konuşmasında ağırlıklı olarak Suriye'de yaşananlardan bahsetti. Arakan'daki Müslüman katliamına da değinen Erdoğan ayrıca temmuz ayı içerisinde yapılan yatırımları hatırlattı ve spor alanında da Londra Olimpiyatları'na rekor katılımdan söz etti.

Başbakan şöyle konuştu.

"SURİYE'DE ADETA OLUK OLUK KAN AKITILIYOR"

"Hemen yanı başımızda, Suriye'de, Ramazan ayının ruhuna ve manevi iklimine tamamen ters bir biçimde adeta oluk oluk kan akıtılıyor; ocaklar söndürülüyor; sivil ve masum insanlar, evlerinde, sokaklarda hunharca katlediliyor.

Suriye'de rejim, halkın en meşru talep ve arzularına, en ağır silahlarla, toplu kıyım ve katliamlarla cevap veriyor. Hama, Humus ve Dera gibi kentlerin ardından bugünlerde Halep şehri de havadan ve karadan acımasızca hedef alınıyor. Tarihiyle, kültürüyle, medeniyet iklimiyle bizim Gaziantep şehrimizden, Şanlıurfa'mızdan, Hatay, Kilis'imizden hiçbir farkı olmayan; sakinleri, bizim kardeşimiz olan Halep, tarihinin en ağır saldırılarından birine maruz kalıyor.

"SURİYE, ZALİMLERE KENDİ ÖZ EVLATLARIYLA GEREKEN CEVABI VERECEK"

Şam ve Halep, tarih boyunca çok büyük kahramanlara ev sahipliği yaptı; büyük kahramanlar çıkardı, zalimlere, canilere, despotlara gereken cevabı en güçlü şekilde verdi.

Şam da Halep de yıkılışlarının hemen ardından doğrulmayı, uyanmayı başardı; İslam coğrafyasının merkez şehirleri olarak yeniden inşa edildiler, imar edildiler. İnşallah bu iki şehir, bugün de Suriye'nin diğer tüm şehirleriyle birlikte zalimlere, kendi öz evlatlarıyla gereken cevabı verecek; bir kez daha cesaretin, adaletin ve hakkın üzerinde yeniden inşa edilecektir.

Suriye'de Esed rejiminin, gözü dönmüş şekilde kendi halkına, kendi insanına ateş püskürmesi, esasında bir paniğin, çaresizliğin, akıl tutulmasının göstergesidir.

"ZAFER, SURİYE HALKININ OLACAK"

Esed ve eli kanlı yoldaşları, sonlarının geldiğini; akıbetlerinin, kendilerinden önceki diktatörlerden farklı olmayacağını artık iyice anlamış durumdadır. Son günlerde artan zulüm ve gaddarlık, kaçınılmaz sonun yaklaştığının bariz sinyalleridir. Kardeş Suriye halkı da Ortadoğu da artık bu eli kanlı diktatörden; onun, kan üzerine bina edilmiş rejiminden inşallah kurtuluyor. Bugün bir kez daha kardeş Suriye halkına sabır, metanet ve dirayet temenni ediyoruz.

Bu mübarek Ramazan akşamlarında millet olarak Suriyeli kardeşlerimize en kalbi dualarımızı gönderiyoruz. İnşallah zafer, Suriye halkının olacaktır. İnşallah, Suriye'de zalimler kaybedecek, hak galip gelecektir.

"SURİYE POLİTİKAMIZ İNSAFSIZ ELEŞTİRİLERE MARUZ KALABİLİYOR"

Türkiye'nin büyük bir ülke, güçlü bir devlet olmasından rahatsızlık duyan çevreler, bölgesel meselelere olan ilgimizi farklı yerlere çekerek Türkiye'yi hedef haline getirmeye gayret gösteriyor.

Bakınız; Suriye, bizim en uzun sınırı paylaştığımız bir ülke. Dahası biz, Suriye ile ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, ortak inançları paylaşıyoruz. Sınırın her iki tarafından akrabalar, dostlar, kardeşler bulunuyor.

"ORTADOĞU'DAKİ HER GELİŞME BİZİ İLGİLENDİRİR"

Suriye'de bir halka topluca zulmedilirken biz susabilir miyiz? Suriye'de her gün şehirler bombalanırken biz tepkisiz kalabilir miyiz? Suriye'de her gün kan akarken biz bunu seyredebilir miyiz? Eğer susarsak, eğer tepkisiz kalırsak, eğer seyirci olursak, soruyorum; biz kendi tarihimize, tarihimizin büyük şahsiyetlerine, onların da ötesinde kendi vicdanımıza bunu nasıl izah edebiliriz? Bin yıldır bölgede olan, bin yıldır bölgenin, başı sıkıştığında tüm imkanlarıyla bölge insanının yanı başında bulunan Türkiye'nin, bugün yaşananlara seyirci kalması, kalabilmesi mümkün müdür?

Krizler, sıkıntılar, sorunlar karşısında hemen sırtını dönen, yüzünü dönen, umursamaz bir Türkiye, büyük bir ülke, büyük bir devlet olabilir mi? Bunların yanında Ortadoğu'daki her gelişme, her kriz, her sorun, doğrudan doğruya bizi, ülkemizi, milletimizi, ekonomimizi ilgilendiriyor.

"TÜRKİYE, HAKKANİYET ÖLÇÜSÜNDE BİR POLİTİKA İZLEMİŞTİR"

Bölgedeki istikrarsızlık, doğrudan ya da dolaylı olarak bizim istikrarımızı, refahımızı, ticaretimizi, turizmimizi, yatırımlarımızı etkiliyor. Suriye'deki olaylar, bizim dikkatle ve hassasiyetle takip etmemiz gereken olaylardır. Türkiye, Suriye'nin içişlerine karışmadan ama Suriye'nin istikrar ve refahını da gözeterek durması gereken yerde durmuş; tutarlı, akılcı, hakkaniyet ölçüsünde bir politika izlemiştir. Türkiye, kendisine yaraşanı yapmış; büyük bir devlet olarak hakkın, hukukun, adaletin yanında yer almıştır.

"SURİYE'NİN BÖLÜNMESİNE KARŞI ÇIKIYORUZ"

Suriye'nin bölünmesine, etnik ve mezhebi bir ayrışmaya gitmesine biz en başından itibaren karşı çıkıyoruz. Suriye'de her etnik grubun, her mezhebin, her inancın kendini özgürce ifade edebileceği, yönetimde kendisini temsil edebileceği, eşit vatandaşlar olarak ülke idaresinde görev ve yetki alacağı parlamenter bir demokratik sistemi biz, samimiyetle savunduk ve savunuyoruz.

Kanlı Esed rejiminin, bölgenin istikrar, barış ve huzurunu hedef alacak şekilde giderayak bir takım provokasyonlara girişmesini asla ve asla kabullenmeyiz. Esed rejiminin on yıllar boyunca zulmettiği, kimliklerini bile tanımadığı kesimleri, bugün ateşe sürüklemesi karşısında herkes dikkatli ve sağduyulu olmalıdır. Yangından mal kaçırma anlayışıyla ortaya konan tavır ve eylemler, hiç kimseye fayda sağlamaz.

PYD'YE MÜSAMAHA YOK

Özellikle Türkiye'nin güvenliğine tehdit teşkil edecek girişimlere asla müsamaha göstermeyiz. Suriye'nin kuzeyinde Esed rejiminin katliamları acımasızca devam ederken burada bir takım oldu bittilere girişilmesi, üzerinde dikkatle durulması, düşünülmesi gereken bir manzaradır. Türkiye, bu oldu bittilere asla göz yummaz. Güvenliğimizi tehdit eden, iç barışımıza ve huzurumuza yönelik her girişim, her eylem karşısında kararlı bir duruş sergilemeye, aktif tutum izlemeye devam edeceğiz.

ARAKAN'DA İNSANLIK DRAMI

Yaşanan insanlık dramı karşısında da sessiz kalamayız. Arakan'da, Müslümanlar'ın kadın çoluk çocuk demeden katledilmelerine, tehcir edilmelerine uluslararası toplum seyirci kalmamalıdır. Dışişleri Bakanlığımız bu hususta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri nezdinde girişimde bulunmuştur. Myanmar siyasi yetkilileri nezdinde de girişimlerimizi yapmış ayrıca bölgeye yardım çalışmalarımızı da başlatmış bulunuyoruz.

KAYSERİ'YE 512 MİLYONLUK YATIRIM

1 Temmuz'da bir toplu açılış vesilesiyle Kayseri'deydik. Kayseri'de toplam yatırım bedeli 512 milyon lira olan, 90 kalem eserin toplu açılışını yaptık.

Bu 90 kalem eser; eğitimden spor salonuna, toplu konuttan altyapı yatırımlarına, yerel yönetimden özel sektör yatırımlarına kadar pek çok tesisi içeriyor.

Eğitim alanında; Pınarbaşı Anadolu Lisesi'yle birlikte Koca Sinan İmam-Hatip Lisesi, 5 ilköğretim okulunun, 6 anaokulunun, 2 okulumuzun spor salonlarının açılışlarını yaptık. Kız öğrencilerimiz için inşa ettiğimiz bin 350 kişi kapasiteli Gevher Nesibe Yurdu'nu hizmete açtık. Bunun yanında Kayseri'mize kazandırdığımız Melikşah Üniversitemizin, Hatice Saçmacı Mühendislik-Mimarlık Fakültesi binası ve kütüphanesinin ayrıca 2 adet erkek öğrenci yurdunun açılışını gerçekleştirdik.

TOKİ aracılığıyla Pınarbaşı, Yeşilhisar, Erciyes Üniversitesi ve Bahçesaray'da 173 milyon liralık bir yatırımla inşa ettiğimiz, toplam 2 bin 212 konutu da resmen hizmete açmış olduk. Büyükşehir belediyemizin 112 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirdiği yol, spor salonu ve sahaları, restorasyon, kentsel dönüşüm, içme suyu ve kanalizasyon hizmetlerinin açılışlarını gerçekleştirdik.

Mimarsinan ve İncesu Organize Sanayi bölgelerinde yapılan 144 milyon liralık özel sektör yatırımının resmi açılışını da aynı gün içinde gerçekleştirdik.

IĞDIR HAVAALANI 16 YIL SONRA BİTTİ

13 Temmuz'da Iğdır'a gittik. Serhat şehrimiz Iğdır'a, Iğdır Havaalanı'nı kazandırmanın mutluluğunu yaşadık. Toplam 56 milyon liralık yatırım yaparak 3 bin metre uzunluğundaki pisti, apronu, terminal binası ve diğer müştemilatı ile Iğdır'ımızı, 2 yıl içinde modern bir havalimanına kavuşturduk. Burada bir şey hatırlatacağım; bu havalimanının temeli, 1996 yılında atılmıştı. Ama ondan sonra kesintiye uğradı. Biz ise şu son 2 yıl içinde başladık ve Iğdır Havaalanı'nı bitirdik.

VAN'A 650 YATAKLI HASTANE

Iğdır ziyaretimizin ardından Van' a geçtik. Orada da Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde 650 yataklı Prof. Dr. Dursun Odabaşı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni açtık.

KOCAELİ'NDE 620 MİLYONLUK 25 KALEM YATIRIM

Kocaeli'nde tek bir seferde, toplam yatırım bedeli 620 milyon lira olan 25 kalem eserin toplu açılışını yaptık. 760 konutu Kocaeli vilayetimize kazandıran Toplu Konut İdaremize, 12 kalem eser kazandıran İl Özel İdaresi'ne de teşekkürlerimi sunuyorum. Yine 40 milyon liralık bir yatırımla 365 yatak kapasiteli Ramada Plaza İzmit Oteli'ni, Kocaeli'nin turizm altyapısına kazandıran özel sektör temsilcilerimize de teşekkürlerimi sunuyorum.

ESKİŞEHİR'E 272 MİLONLUK YATIRIM

15 Temmuz'da ziyaret ettiğimiz Eskişehir'de toplam yatırım bedeli 272 milyon 500 bin lira olan 26 kalem eserin toplu açılışını gerçekleştirdik. Burada da hayırseverlerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığımızın yaptırdığı okulları eğitime kazandırmanın, TOKİ eliyle yapılan 928 konutun açılışını gerçekleştirmenin, Eskişehir ayrımından Afyon sınırına kadar 41 kilometre bölünmüş yolu hizmete açmanın mutluluğunu yaşadık.

MİMAR SİNAN CAMİİ

İstanbul'da ise tarihimize ve İstanbulumuza yaraşır bir eserin; Ataşehir Mimar Sinan Camii'nin açılışını yaptık. İnanıyorum ki bu cami, İstanbul'un Anadolu yakası için önemli bir ihtiyacı karşılayacaktır.

Tamamiyle hayırseverlerimizin desteğiyle gerçekleştirdiğimiz cami, nüfusun yoğun olduğu, cuma başta olmak üzere kandil gibi bazı özel günlerde, dini bayramlarda halkımızın ihtiyacına cevap verecek nitelikte bir cami olarak hizmete açıldı. Dolayısıyla cuma camii niteliği taşıyan,10 bin kişilik bir kapasiteye sahip olan Ataşehir Mimar Sinan Camii'nin, bu bölgede önemli bir ihtiyacı karşılayacağına inanıyorum.

2012 LONDRA OLİMPİYAT OYUNLARI

2012 Londra Olimpiyat Oyunları vesilesiyle spor tarihimizde birçok ilki gerçekleştiriyor, rekorlara imza atıyoruz. 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'na tarihimizdeki en fazla branşta ve en yüksek sporcu sayısıyla katılım gerçekleştirdik.

Ülkemizi, Londra'da 16 branşta 66'sı kadın, 48'i erkek, toplam 114 olimpik sporcu ve de 21'i kadın, 46'sı erkek 67 paralimpik sporcu olmak üzere toplam 181 sporcu temsil ediyor. 2012 Olimpiyatları'nın bizim için başka tarihi özellikleri de bulunuyor. Tarihimizde ilk kez takım oyunlarında olimpiyat elemelerinde başarılı olan 2 takımla gerek voleybolda gerek basketbolda kadın milli takımlarımızla olimpiyatlara katılıyoruz.

"IMF'YE BORCUMUZU SIFIRLAYABİLECEK DURUMDAYIZ"

Temmuz ayında Merkez Bankamızın döviz rezervi, 99 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. 2002'de biz iktidarı devraldığımızda Merkez Bankası'nın döviz rezervi sadece 27 milyar dolardı.

Bu rakam, Temmuz 2012 itibarıyla, tekrar ediyorum, tam 99 milyar dolara ulaşmış durumdadır. Hakeza 2002'de hükümeti devraldığımızda Türkiye'nin İMF'ye borcu, 23,5 milyar dolardı. 9,5 yıl boyunca biz o borcu ödeyip 1,7 milyar dolara düşürdük. Bu kalan miktarı da dilediğimiz an ödeyip borcu sıfırlayabilecek durumdayız. Ama daha da önemlisi; Türkiye'yi, alan el olmaktan kurtarıp veren el konumuna yükselttik.

Nitekim Türkiye olarak IMF'e 5 milyar dolar borç para vermeyi kararlaştırmış bulunuyoruz. Tüm bunlar, ekonomide de başarılı olduğumuzun en somut göstergeleridir"

Başbakan, sözlerini, "Milletimiz bizlere nasıl güveniyorsa bizler de milletimize güveniyoruz" diyerek bitirdi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel 'Bölgedeki Her Sorun Bizi İlgilendirir' - Son Dakika


Advertisement