(TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın deprem bölgesinde CHP'ye yönelik eleştirilerine ilişkin olarak, "Onun için Sayın Erdoğan eğer yüreği yetiyorsa 6 Şubat günü istiyorsa Hatay'ı birlikte dolaşalım. Ben varım desin, birlikte gidelim. Sayın Erdoğan'a söylüyorum: Oradaki törene bir şey yok, ittifak ortağınla birlikte Osmaniye'deki töreni yap, ardından gel birlikte gidelim Hatay'ın sokaklarını gezelim. Ben sana Hatay'a ne yaptığımızı ya da diğer 10 ile ne yaptığımızı anlatayım, sen de milletin gözünün içine bak inkar et bakalım. Var mısın? Var mı cesaretin? İktidar olmakla sahtekar olmak başka şeylerdir. Türkiye Cumhuriyeti iktidarı her türlü eleştiriyi alabilir, her türlü icraatı yapabilir. Ama muhalefete karşı sahtekarlık yapamaz" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i partisinin grup toplantısına girişinde Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ile birlikte Yüreğir'den gelen Şanlıurfalı vatandaşlar zılgıt atarak karşıladı. Özel, grup toplantısında şunları kaydetti:
"Haftasonu deprem bölgesinde Hatay'daydık. Aslında deprem haftası deprem bölgesinde olacağız. Bütün milletvekillerimiz, PM üyelerimiz, CAO'daki gölge bakanlarımız, politika başkanlarımızla beraber bölgede olacağız, ben de bölgede olacağım. Hatay'da bir miting yapma nisan ayı için planladığımız bir durumdu. Ancak Sayın Erdoğan'ın deprem bölgesine gitmesi, orada söyledikleri söylemedikleri, yaptıkları yapmadıklarıyla Hatay'da isyan oluştu. Üç milletvekilimiz, il örgütümüz Hatay halkının miting istediğini söylediler. Dedik 'Hava soğuk.' Dediler 'Olsun.' 'Yağmur varmış.' Dediler 'Olsun.' 'Mutlaka Genel Başkanımızın doğruları konuşmak ve Hatay'ın duygularına ses olmak için mitingde olması lazım.' Biz de kalktık Hatay'a gittik.
"123 milletvekiliyle eş zamanlı değerlendirme toplantısı yaptık"
Sayın Erdoğan'ın deprem bölgesiyle ilgili şöyle bir muradı var, deprem bölgesinde tüm sorunlar çözülmüş, tüm sıkıntılar bitmiş, herkesin keyfi yerindeymiş, kimsenin derdi, tasası, endişesi, isyanı yokmuş ve buna bölge ses çıkarmasın geri kalan 70 ilde buna inansın, bu da Erdoğan'ın hanesine olumlu yazsın, bütün hesap bu. Bunun için deprem haftasında Hatay'da insanların içinde olmak yerine Hatay'a önceden gidip çevre illerden insanları getirip devlet memurlarını zorlayıp, meydana çıkıp, dronelar uçurup dronedan bakıyorsun bina bitmiş, drone aşağı iniyor bir bakıyorsun branda gerilmiş. Yapılanları taş üstüne taş koyanları takdir etmek lazım ama öyle bir dil tutturuyor ki kendileri her şeyi tam yapmış, kendileri dışında kimse deprem bölgesine gitmemiş. Utanmadan, sıkılmadan, açık açık şunları söyledi. Dedi ki 'Muhalefet enkazda yoktu. İnşa aşamasında yoktu. Taş üstüne taş koymadılar. Deprem turisti olarak geldiler. Hatay'a deprem bölgesine uğramadılar.' İsyanın en büyük sebeplerinden bir tanesi bu. Deprem günü şimdiki Malatya İl Başkanımızın telefonuyla uyandım, uyandırabildiğim herkesi uyandırıp programı iptal edip Ankara'ya doğru yola çıktım. Sabah 09.21'de 'Tüm milletvekilleri bulabildikleri ilk vasıtayla deprem bölgesine intikal etsinler. Açık havaalanı, Adana Havaalanı'dır, hava yolunu tercih edecekler, Adana Havalimanı'na gitsinler.' Pazartesi günü bölgenin milletvekilleri dışında öğle saatlerinden itibaren CHP milletvekilleri bölgeye intikal etmeye başladılar. Salı günü öğlen 123 milletvekiliyle eş zamanlı değerlendirme toplantısı yaptık.
"9 bin 600 araç, 28 bin 500 personelle 60 gün boyunca bölgedeydik"
45 gün bu kardeşiniz ve üç grup başkanvekili bölgede koordinasyon yaptı. Rotasyonlu olarak bütün iller bizler tarafından dönüşüldü, her ilin sabit milletvekilleri o ilde CHP'nin gayretini, emeğini, hüznünü ve oraya yapacağı katkıların karınca kararınca koordinasyonunu gerçekleştirdiler. Boşuna mı? Şöyle bir düşünün, Adıyaman Belediye Başkanı o dönemin Adıyaman'daki tek CHP milletvekili. Aday belirlemek için ekip yolladık. Adıyaman kararını vermiş dediler. Türkçe, Kürtçe bağırıyorlar. 'Abdurrahman' diye. Adıyaman gibi yerde CHP'nin yüzde 50'den fazla oyla belediye başkanı seçilmesi deprem turistliğinden kaynaklanıyor olabilir mi? Malatya'da 10 ay önce yüzde 19 oy almışken, 10 ay sonra yapılan ankette hata sanıp anketi yenileyip, seçimde Veli Ağbaba'nın yüzde 38 oy alması depreme turist gibi gidip bir bakıp ayrılmasından mı olur bütün Türkiye'den koordine edilen yardımları kendi elleriyle bizzat dağıtımına eşlik etmesiyle mi olur? Bakmayın Hatay'da hatamızdan çeşitli yamukluklardan, seçim gününde yapılan rezilliklerden 2 bin 500 oy farkla kıl payı kaybetmişiz. 'Bölgeye selam vermediler' diyen Erdoğan'a söylüyorum, Erdoğan'ın ona oy veren seçmenlerine buna tanıklık eden deprem bölgesindeki namuslu, onurlu, vicdanlı, haysiyetli insanlara söylüyorum: 9 bin 600 araç, 28 bin 500 personelle 60 gün boyunca bölgedeydik biz. 7 bin 200 tır, dört uçak, altı gemi, gıdadan sağlık malzemesine, çadırdan sobaya kadar bölgeye yardım ulaştırdık. 155 mobil mutfak, 163 ikram aracı, 18 mobil fırın, üç milyona yakın battaniye, 266 bin altı ısıtıcı soba, 50 bin çadır, bin 810 konteyner ulaştırdık bölgeye. Rakamlar AFAD'tan. Merak eden gider, AFAD koordine etti bunları. İlk günler dediler 'AFAD bilmeden yardım yapmayın. Doğru bir koordinasyon kuralım.'
Hatay özelinde 4 bin 65 araç, 14 bin 63 personel, 3 bin 246, 86 mobil mutfak, altı mobil fırın, 25 ikram aracı. İnanmayan gelsin bir milletvekili versin, ben de vereyim Hatay milletvekilini yanına, örneğin altı mobil fırın hangi mahalleye kuruldu gösterelim, ahaliye soralım 'Var mıydı yok muydu.' 20 bin çadır, 893 konteyner, bin 188 jeneratör, 897 mobil tuvalet duş... Taş üstüne taş koymadılar. Gelip selam vermediler. Bunu Türkiye'ye söylüyor, CHP'yi, bunu Hatay'da söyleyince infial olması şundan: gördüğüne yalan atıldığı için, bildiği inkar edildiği için çıldırıyor Hatay 'Bu kadar da olmaz' diye.
"Sayın Erdoğan eğer yüreği yetiyorsa 6 Şubat günü istiyorsa Hatay'ı birlikte dolaşalım"
Deprem bölgesine giderken bütün arkadaşların elinde hangi belediyemiz nereye ne yapmış diye gideceğiz. Niye? Hatay milletvekili var bir tane. Siyasi hokkabaz. Adaya yolluyorlar röntgendeyim diyor. Gittiği yerde varlığı yokluğu belli değil. O diyor ki 'Özgür Bey algı operasyonu yapmayın, Hatay'da hiç yoktunuz' diyor. Senin gibi, gittiğin adaya devlet hastanesine röntgendeyim diyen adam bu ahlakı gösterir. O yüzden bundan önce hiç şöyle bir niyetimiz yoktu, bölgeye gidelim, yaptığımızı anlatalım. Ama madem yaptığımızı inkar ediyorlar, madem Hatay bu kadar isyan ediyor, ben Hatay'a gidene kadar infialin bu boyutta olduğunu bilmiyordum. Herkes yapmadıklarını yapmış gibi gösteriyorlar, sizin yaptığınızı inkar ediyorlar diyor. Onun için Sayın Erdoğan eğer yüreği yetiyorsa 6 Şubat günü istiyorsa Hatay'ı birlikte dolaşalım. Ben varım desin, birlikte gidelim. Sayın Erdoğan'a söylüyorum: Oradaki törene bir şey yok, ittifak ortağınla birlikte Osmaniye'deki töreni yap, ardından gel birlikte gidelim Hatay'ın sokaklarını gezelim. Ben sana Hatay'a ne yaptığımızı ya da diğer 10 ile ne yaptığımızı anlatayım, sen de milletin gözünün içine bak inkar et bakalım. Var mısın? Var mı cesaretin? İktidar olmakla sahtekar olmak başka şeylerdir. Türkiye Cumhuriyeti iktidarı her türlü eleştiriyi alabilir, her türlü icraatı yapabilir. Ama muhalefete karşı sahtekarlık yapamaz.
"Kızılay parayla çadır sattı mı satmadı mı?"
Sen yalan attın burada. Şimdi sor bakalım deprem bölgesine, depremde vatandaşlar günlerce enkaz altında 'Sesimi duyan var mı' derken tam donanımlı Türk ordusu üç gün sahaya çıktı mı çıkmadı mı? 'Ordu çıksın' çağrıları sosyal medyada üç gün yükseliyorken senin saraydaki çok bilmiş danışmanların sana 'Orduyu dışarı çıkarmak kolay. Kışlaya geri sokmak zor' deyip o şartlarda bile darbe marbe korkusunu yükseltiyorlar mıydı yükseltmiyorlar mıydı? Millet sokaktayken Kızılay parayla çadır sattı mı satmadı mı? Sen 1999 depreminde üçüncü gün Kocaeli'nde deprem çadırı sırası fotoğrafını gösterip 1999'dan sonra yapılan seçimlerde, 'Üç gün oldu millet çadır sırasındaydı' dedin de Hatay'da Kahramanmaraş'ta 33'üncü gün, halen çadır sırası bekleyen var mıydı yok muydu? Ben bunu Hatay'da söyledim on bin kişi birden 'Vardı' diye bağırdı. Adamların ondan içi yanıyor. Olanı biliyorlar, yalanı görüyorlar. Yardım bekleyen vatandaşa deprem altındaki cep telefonuna, IBAN attın mı atmadın mı para toplamak için? Dünya kadar deprem vergisi topladın, oraları depreme hazır edemedin, sonrasında dünya kadar yardım topladın, göçük altındaki depremzededen bile IBAN'la para istedin. Şimdi bunlar unutulmuş, beyefendi kendi çıkmış meydana üç gündeki o büyük kayıplardan mesul değilmiş gibi çıkmış 'Her şeyi ben yaptım başka kimse bir şey yapmadı.'
Ben Hatay Samandağ'dayım. Şahit bir telefonla ulaşırsın. Uşak Belediyesi o gün AKP'de. Yanılmıyorsam adı Ali Bey, Ali Başkan. Bir baktım çok güzel bir mutfak kurmuş. Samandağ'da canhıraş yemek dağıtıyorlar. Dedim ki 'Belediye başkanının telefonu kimde var?' Ben ilk önce aradım telefonu buldum. Açmadı. Tanımıyor numarayı. Arattırdım birinin telefonundan. 'Ali Bey ben Özgür Özel. Sizi tebrik ederim. Samandağ'dayım. Burada çok cansiperane çalışan arkadaşlar var. Şu kadar saattir uykusuzmuşlar. Onları tebrik ediyorum. Sana da teşekkür ediyorum' dedim. Bizim siyasetimiz böyle siyaset. Öyle kötü günde AK Parti yapmış, MHP yapmış olur mu? Ama diğer taraftan bakıyorsun yapılanı inkar eden, kendi kusurunu örten bir anlayış.
"Siz deprem bölgesinde o gün yaptığınızla yetersiz, başkalarının yaptığıyla inkarcı bu yaptığınızla da hadsizsiniz"
Yok efendim demişler ki 'Bunlar bu enkazın altında kalır.' Vallahi ben bir CHP'liden bunu duymadım. Demişiz ki 'Bunlar bu evleri 10 yılda yapamaz.' Ben böyle bir şey de duymadım. Benim duyduğum bir şey var: 'Oyu verirseniz bu kardeşinize bir yıl sonra geçersiniz evinize' dedi. Bir yıl bitti. Teslim edilen konut, yüzde 2.7'siydi. O kardeşine güvenen 100 kişiden 97'si ya sokaktaydı çadırda ya konteynırda ya gurbette. Bir yıl daha geçti üstünden sözlerin yüzde 30'u tutuldu. O kardeşine güvenenlerin yüzde 70'i çadırda kontetynerda gurbetteydi. Üç yıl geçti. 650 bin konut demişti. 455 bin verdi. Verdikleri sözün yüzde 70'ini tuttular üç yılın sonunda. Algı ne? 'Sen bir yılda yapacağım' dedin. Üç yıl oldu daha yüzde 70'ini anca yaptın. Diğer taraftan mücbir sebebi Van'da altı yıl uyguladın. Burada üçüncü yılda bitirdin. Verginin peşine koştun. Esnafa kredi veriyorsun faizle SGK borcu yoktur Bağkur borcu yoktur kağıdını istiyorsun bir de peşine. Bir de üstüne 'Evleri ben veririm.' Evleri verdi. Sordum o günden beri cevap bekliyorum. Murat Kurum fıkra anlatsam virgülünü düzeltiyor. Tweet atıp 'Doğru söylemiyorlar' diyor. 'Noktalı virgül değil, nokta olacak' diyor. Hadi Murat Kurum açıklama bekliyoruz. Boş senede imza attırıyorsunuz anahtar vermeden. Bütün Hatay 'Evet' dedi. Bütün bölge 'Evet' diyor. Boş senede imza attırıyor musun attırmıyor musun? İkinci husus. Buna cevap ver, bunu herkes biliyor. Normalde Afet Kanunu gereği afet evlerinden faiz alınmaz. Dördüncü madde akdi faiz, vergi ve masraflar. Burada TOKİ'nin yaptığı ev var, oradaki arsayı başka yere taşıyıp yaptıkları var, fFarklı türden finansmanların uygulandıkları var, dükkanlar var. Bunu getiriyor. Vatandaş diyor ki uyarıyor, sivil toplum örgütleri, barolar 'Kanuna göre faiz olmaz.' Vatandaşa TOKİ ev yapmış verecek. AVukat demiş ki 'Buradaki faize tire çek.' 'Tire çektim' diyor, aldı. 'Hadi kardeşim git.' 'Ne oldu?"Boş imzalamazsan veremiyoruz anahtarı.' Oraya kaç yıl olduğunu yazın, yazmazlar. Faizi yazın, yazmazlar. Sıfır yazalım, yazmazlar. Soruyoruz: Faizin alınmayacağını inkar edin. Çünkü bu özel hukuk sözleşmesi yerine geçiyor. Bazı tür evlerde almayıp farklı tür evlerde alacağınıza yönelik hukukçular uyarıyor. Buna tire çekene evini vermiyorsunuz, önünden çekiyorsunuz bunu. Ondan sonra çıkmış bize 'Biz deprem bölgesinde şöyleyiz, böyleyiz.' Siz deprem bölgesinde o gün yaptığınızla yetersiz, başkalarının yaptığıyla inkarcı bu yaptığınızla da hadsizsiniz.
Sayın Erdoğan'a açıkça sesleniyorum: TOKİ konutları, rezerv alanlara yapılan konutlar, esnafın iş yerlerinden ne kadar isteneceğini ilan edin. Bu ödemelerin hiçbirine faiz ya da TÜFE artışı alınmayacağını açıklayın. Bu cümleyi Hatay'da kurdum. O günden bugüne büyük bir sessizlik var. Nerede ne söylese bir ordu gibi ki çok memnunum bundan, gidip bir miting yapıyorsun, 210 tane tweet atıyorlar. Atmayan 50 kişiyi de arıyorlar 'Abi atmamışsın. İletişim Başkanlığı bize soruyor Bütün AK Parti milletvekillerine söylüyorum. Ne dediler bu sefer? Faiz işine girmeyeyim mi? İletişim Başkanlığı bize soruyor.' Bütün AK Parti milletvekillerine söylüyorum: Ne dediler bu sefer? Faiz işine girmeyin mi, İletişim Başkanlığı bu konuya bulaşmayın mı, partiyi devleti bağlayacak bir şey söylemeyin mi? O yüzden kimin ne durumda olduğunu görüyoruz."
(SÜRECEK)
Son Dakika › Güncel › CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel'den Erdoğan'a Çağrı: '6 Şubat'ta Gel Birlikte Gidelim Hatay'ın Sokaklarını Gezelim, Var mı Cesaretin?' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.