(İZMİR) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İzmir Güzelbahçe'de yerel medya temsilcileriyle buluşmasında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik Mutlak Butlan Davası değerlendirmesini yorumladı ve "Bahçeli'nin söylediği çok doğru ama bunun pratiğini yaşamak lazım. İktidarın ortağı, o vesileyle burada göreve çağırmak lazım" dedi.
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, partisinin saha çalışmaları kapsamında İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde kentteki yerel medya temsilcileriyle bir araya geldi. Güzelbahçe'de bir restoranda gerçekleşen buluşmaya Bulut'un yanı sıra CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda yerel medya temsilcisi katıldı.
Buluşmada konuşan Bulut, gün içinde gerçekleşen saha çalışmalarına değinerek "İzmir zaten çok güzel bir şehir. Dünyada en güzel şehirlerden bir tanesi. Adına şiirler, adına şarkılar yapılmış bir şehir ama Güzelbahçe de bir o kadar güzel. Burada vatandaşlarla dolaşırken aldığımız geri dönüşler bizi çok mutlu etti. Bitiş sloganımız da şu oldu: esnaf ziyaretinden sonra 'İnşallah seçimlerden sonra tüm Türkiye'yi Güzelbahçe gibi yaparız' dedik" dedi.
10 Ocak'ta İzmir'den başlattığı partisinin medya buluşmaları ve mevcut medya düzenindeki sorunlar üzerinden konuşmasını sürdüren Bulut, medya mensuplarında alınan bilgilerin CHP'nin iktidar programına ekleneceğini belirterek "Bölge toplantılarında sizden aldığımız bilgiler ışığında iktidar programımıza bunları ilave edeceğiz. İki temel şey üzerinde duruyoruz, onu da söylemiş olayım. Bir tanesi basının ekonomik özgürlüğüne sahip çıkması, ekonomik özgürlüğüne kavuşması. İktidara, ne belediyeye ne muhalefete herhangi birine bağlı kalmadan bir yol, bir şey bulmak gerekiyor. İkinci olarak örgütlenme: Gazetecilik mesleğini kimin yapacağını, kimin nasıl, hangi şartlarda yapacağını kendi meslektaşları karar verecek. Kendi meslektaşlarının karar vermesinin yöntemini de bilmiyorum; onu da sizler vereceksiniz. Biz yaptığımız toplantıların raporlarını çıkarıyoruz, onu birleştireceğiz. Sonra İstanbul'da yapacağımız büyük bir toplantıda hem bunu aktarmış olacağız hem de buna ilişkin bir niyetimizi belli etmiş olacağız" diye konuştu.
Değişim Kurultayı'ndan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi gerek söylemi itibarıyla gerek kadroları itibarıyla bu ülkeye umut olduğunu ifade eden Bulut, şöyle devam etti:
"31 Mart seçimlerinde belediye başkanlarının sayısının artmasıyla yüzde 65 nüfusa hitap eden bir belediye yönetimi aldı seçimlerde. Ekonomik olarak yüzde 80'lere yakın ama nüfus olarak yüzde 65'inin temsil edildiği belediyeler kazanıldı. Bu, Türkiye açısından yeni bir dönemdir; siyaset açısından da öyledir. Çünkü 22 yıllık bir iktidar var ve uzun süredir iktidar olamamış bir muhalefet birinci parti oldu. Bunun ardından Türkiye hiç görmediği şeyler gördü. Siyaset, siyaset içerisinde rekabetin ötesine geçti. Daha iyi yönetimi anlatma fırsatının verilmediği ya da devletin olanaklarının iktidar tarafından kullanıldığı, her türlü kurumunun kullanıldığı; eskiden 'dokunmayalım, ona laf söylemeyelim, bu bizim için çok kıymetlidir' denilen kurumlar dahil olmak üzere o kurumların hepsi şu anda iktidar aparatı haline döndü. Şimdi böylesi bir yerde yarışma imkanını bulsak bile bu defa yargı kolu devreye girdi. İktidar, bizlerdeki gibi kadın kolları, gençlik kolları, ana kademe, belediyeler gibi bir rakip yerine yargı kollarını da yanına alarak başka bir siyasi mecrada yarışma haline geldi. Biz her sabah uyanıyoruz: 'Acaba kime operasyon çekildi, kim içeride?' Yalan yanlışları anlatmaya çalışıyoruz demiyorum. Ben bu sabah Ankara il başkanımızın yanına uğradım cezaevinde. Bazı şeyler var, anlatmaktan artık insanlar yoruluyor ama toplum onu alamaz halde; çünkü çok fazla dosya var. En son belediye başkanını söyleyelim, Onursal Adıgüzel. Herhangi bir suç tespiti yapılmamış, hiçbir tapesi yok, hiçbir baz yok. Ama sonuçta 'kuvvetli suç işleme şüphesi vardı' deniliyor. İnsan artık hislerle, değişik tutanaklarla cezaevine atılır hale gelmiş. Bu, siyasetin dizayn edilmesi dışında başka izahı olmayan bir durumdur. Bunun hukukla, yargıyla hiçbir alakası yok. Hukuka mukayese edecekseniz benzerlerine bakacaksınız. Benzerlerine baktığınızda hiçbirinin CHP'ye yapılan uygulamayla benzer bir tarafı yok. İkili bir hukuk sistemi var. Bu ikili hukuk sistemi içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olmaya devam ediyor tüm bu baskılara rağmen. Ama geriye başka bir şey daha var: Toplumun bizden beklentisi. Hani 31 Mart seçimlerinde genel başkanımızın genel merkezde yaptığı konuşmada dediği gibi, 'Biz birinci parti olduk; birinci parti olmak zafer anlamında değildir, bize verilen bir sorumluluktur.' Biz de bugün o sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz. O sorumluluk da şudur: Bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi anlatacağız."
4 Mayıs'tan sonra seçimlere kadar olan bu seçim evresinde öne çıkan anlayışı, öne çıkan bakışımızı ya da önceki mücadele ve mitinglerin dışında neler yapacağımızı anlatacağımız bir seçim çalışmasına başlandı. Bunu kim yapacak? Partimiz var. Yarın mahkemeye gideceğim, ertesi gün cezaevine gideceğim. Parti mitinglerinde, adliye koridorlarında mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün ne yapılıyorsa… Ama Cumhurbaşkanı aday ofisi, yeni kurulan haliyle, bundan sonra memlekete nasıl yöneteceğine dair düşüncelerini aktaracak. Bir parti programı yapıldı, kurultayda onaylandı. O parti programı hükümet programına evriliyor. Dört ana başlıkta çalışıyoruz Cumhurbaşkanlığı ofisinde. Yarın buraya gelecek heyetler de o şekilde gelecek. Gelen heyet ekonomi adına gelmiş olacak, ekonomistlerimiz olacak. ya da güvenlik adına gelecek; iç güvenlik ya da dış politika konusunda kadrolarımız gelip size konuşacak. Devletin yeni yapılanmasına ilişkin, anayasaya ilişkin gelecek; orada da yine arkadaşlarımız olacak. ya da sosyal devlet. Çok ciddi bir yoksulluk var, gelir adaletsizliği artmış durumda. Bunun rehabilite edilmesi lazım. Bunu nasıl yapacağımızı gelip arkadaşlar anlatacak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi kadrosu, son kurultayda 60 iken 80'e çıktı, Parti Meclisi. Şimdi Cumhurbaşkanlığı ofisinde de her bakanlığa bir kurul oluşturuldu. Onun beş tane yardımcısı var. Diyebilirim ki yüz tane de arkadaşımız orada var. Cumhuriyet Halk Partisi hem parti programıyla hem kadrolarıyla bu ülkeyi nasıl yöneteceğini 4 Mayıs'tan sonra sahaya çıkarak anlatacak. Örgütler kapı kapı dolaşacak. Cumhurbaşkanı aday ofisi muhataplarına konuları anlatacak. Biz de mücadeleye devam edeceğiz."
Soruları da yanıtlayan Bulut, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik Mutlak Butlan Davasına ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Bahçeli'nin mutlak butlan ile ilgili söyledikleri doğru. Türkiye'nin kuruluş partisi, yüz yılın üstünde bir parti; dünyada yok ya da sayılıdır. Daha önce Devlet Bahçeli de benzer bir şeye muhatap oldu. Hatırlarsanız partinin mahkemeye gitme gibi durumları oldu. Sonuçta parti kapatmaları da yaşadı bu ülke. Bunların hepsinden Türkiye'nin bir an önce uzaklaşması gerekiyor, demokrasi açısından da. Burada yapılanlar zoraki. Mutlak butlan dediğiniz mesele de bugün genel başkanımız konuştu: Neyse, kim ne konuşacaksa gelsin konuşsun ama hep söylüyoruz ya, bu süreç odaklı diye; sürekli bunu gündemde tutarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin itibarına, yönetme kabiliyetine ilişkin bir algı operasyonu. O vesileyle Bahçeli'nin söylediği çok doğru ama bunun pratiğini yaşamak lazım. İktidarın ortağı, o vesileyle burada göreve çağırmak lazım. Çünkü bu yapılanları sadece lafta bırakmamak gerekiyor. Bu yapılanlar, Türkiye'de son seçimlerde birinci parti olmuş, iki milyon üyesi olan, dünyada sayılı, Avrupa'da en güçlü Sosyalist Enternasyonal üyesi olan bir parti için doğru değil; memleket için doğru değil."
Mutlak butlan dediğimiz mesele, hükümetin icat ettiği, tanımına hiç uymayan; aradan kaç yıl geçti, üzerinden kaç defa kurultay yapılmış, dosyanın içeriği kalmamış. Buna rağmen devam ediyor. Hangi saikle devam ettiğini hepimiz biliyoruz. B planı var mı, C planı var mı? Dinamik bir yapılanma var. Siz de fark ediyorsunuz. 19 Mart günü darbe yapıldığında, belediye başkanımız cezaevine atıldığında genel başkanımız herhangi bir planlama yokken gitti, Saraçhane'de bir hafta kaldı. Bu, kayyum meselesinin en önemli engellerinden biridir. Biz varımızla yoğumuzla her türlü mücadele içerisinde oluruz. Mutlak butlanın ya da başka bir şeyin halkta yerinin olup olmaması önemli. Siyaset, halkta yerin var mı yok mu meselesidir. Benim gördüğüm kadarıyla halkın hiç umurunda değil. Vatandaş birkaç konuda endişeli: güvenlik konusunda endişeli, huzur konusunda talepleri var ve ekonomik olarak da çok sorunları var. Mutlak butlan kamuoyu yoklamasında bakıyorsun neredeyse sıfır.
Eğer bu işlere alet olanlar olursa, hiç kimse onları affetmez. Ne Cumhuriyet Halk Partililer ne de bu memlekette yaşayanlar. Çünkü bu mesele, laf olsun diye söylemiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel meselesi değil, demokrasinin temel meselesi; bu ülkenin meselesi. 19 Mart'ta hazine boşaldı. O gün oluşan ekonomik kırılmayı engellemek için hazineyi boşalttılar. Şu anda af getirdiler, dışarıdan sıcak para gelsin diye. Bu kadar kötü bir ekonominin içinde, Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiye kapatma ya da mutlak butlan gibi amorf işler yapılmaya kalkılırsa, Cumhuriyet Halk Partisi bu işten yine sıyrılır, yine büyür. Hiç etkileneceğini zannetmiyorum. Çünkü partili Cumhurbaşkanı sistemi tek kişilik bir yönetim sistemi. Adayımız çıkar, oyunu alır. Ama olan memlekete olur. Bunu kimse kabul etmez. AK Parti'ye oy verenler de, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy verenler de, az bir vicdanı olan hiç kimse buna onay vermez. Siyaset insanla var olur. Ticarethane nasıl yaptığı işle varlığını devam ettirebiliyorsa, siyaset de toplumda var olup olmamasıyla. Gördüğümüz kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek eksiği kaldı: 'Bu ülkeyi nasıl yöneteceksiniz?' sorusuna cevap. Onu da biz sahaya çıkarak anlatmaya çalışacağız."
Son Dakika › Güncel › CHP'li Bulut: Bahçeli'nin Söylediği Doğru Ama Bunun Pratiğini Yaşamak Lazım - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?