Davutoğlu: Sorunları Çözme Vakti Geldi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Davutoğlu: Sorunları Çözme Vakti Geldi

Davutoğlu: Sorunları Çözme Vakti Geldi
05.03.2013 09:33  Güncelleme: 09:42

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çözüm sürecini baltalamak isteyenlere karşı uyanık olunmasını istedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, teröre çözüm

süreci ile ilgili, şu veya bu ulusal çıkarın, şu veya bu uluslararası çıkarın, bu

yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebileceğini belirterek,

"Milletler bu tür süreçleri atlattıkça millet olma niteliğini pekiştirirler"

dedi.

Davutoğlu, NTV televizyonunun canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin

soruları yanıtladı.

İmralı'da yapılan görüşmelerin tutanağı olduğu öne sürülen bir takım

konuşmaların basına sızmasının ne kadar önemli olduğunun sorulması üzerine

Davutoğlu, çok kritik bir süreçten geçildiğine işaret etti.

Son otuz yılda Türkiye içinde bir ayrışmanın tohumlarının atılmaya

çalışıldığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin hem Türkiye'nin içini hem de dışını

toparlaması gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, "İster Balkanlarda bir kıpırdanma olsun, ister Ortadoğu'da,

insanların dönüp baktığı yer Anadolu. Yardım istediği, mülteci olarak sığındığı,

'çözüm bulun' diye heyetler gönderdiği yer biziz. Böyle bir ülkenin kendinden

emin olması lazım. Böyle bir ülkenin, başkalarının kendisini deva olarak gördüğü

bir ülkenin kendi derdi varsa, o derdine de kendisinin deva olması lazım" diye

konuştu.

Türkiye'nin kendi derdini çözmesinin vaktinin geldiğini vurgulayan

Davutoğlu, bu çözümün daha fazla gecikmesinin Türkiye'nin dışındaki travmaların

Türkiye'yi, Türkiye'deki sıkıntıların ise Türkiye'nin dışını olumsuz etkilemesini

mümkün kıldığını kaydetti.

Davutoğlu, "Çünkü birileri bu hareketlilik içinde bize de risk oluşturacak

şekilde hareketliliği yaymak isteyebilir, bir takım hesaplar içine girebilir.

Türkiye'nin aşırı güç biriktirdiğini düşünüp engellemeye çalışabilir veya Türkiye

ile bölgedeki bazı ülkeler arasında kutuplaşma doğurabilir. Bütün bu durumlarda

ülkemizin vatandaşları olarak ve diğer ülkelerdeki tarihdaşlarımız olarak Kürt

kardeşlerimizi bir şekilde bir imkan gibi kullanmak isteyenler de çıkabilir" diye

konuştu.

Çözüm sürecini tarihi bir süreç olarak gördüğüne işaret eden Davutoğlu,

"Herkesin de bu tarihi sürecin gerektirdiği sorumlulukla ve soğukkanlılıkla

davranması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Tribünlere dönük olarak yapılabilecek her türlü faaliyetin sürece zarar

verme ihtimali bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, "Benzer süreçler başka

ülkelerde yaşandığında ne tür kısıtlamalar konduğunu, hem bilinen kısıtlamalar

hem de bilinmeyen, herkesin kendi kendisine oto sansür uyguladığı ne süreçler

yaşandığını ben biliyorum" ifadelerini kullandı.

-"İşi provoke etmek isteyen çevrelerin hesabı olabilir"-

Görüşme tutanakları olduğu iddia edilen konuşmaların basına sızdırılmasının

bir provokasyon olup olmadığı yönündeki soru üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Biz parantezi kapatmaya çalışırken birileri, 'bu parantez sürekli açık

olsun' diye düşünebilir. Şu veya bu ulusal çıkar, şu veya bu uluslararası çıkar,

bu yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebilir. 'Türkiye'nin yarası

açık kalırsa her an deşilebilir' diye düşünebilir. 'Bu yara açık kalırsa,

Irak'taki, Suriye'deki yaralar daha da derinleşir' diye düşünebilir. 'Burada

böyle bir aktör dağlarda kontrolsüz durursa bir gün benim işime yarar' diye

düşünenler de olabilir. Bunlar, stratejik hesap içinde bu işi provoke etmek

isteyen çevrelerin hesabı olabilir."

Ayrıca, terörün artık bir sektör olduğuna da dikkati çeken Davutoğlu, bu

meselenin siyasi boyutunu düşünmeden terörden rant sağlayan geniş bir kesimin de

oluştuğunu söyledi.

Davutoğlu, "Milletler bu tür süreçleri atlattıkça millet olma niteliğini

pekiştirirler" dedi.

Çözüm sürecinde nereye kadar risk alınabileceğine ilişkin soru üzerine

Davutoğlu, olaylarla ilgili kararlı bir tutum sergilenmesi halinde ilk aşamada

kaybeden taraf gibi görünülse bile, orta ve ileri aşamada olayların istenilen

neticeye doğru çevrilebileceğini belirtti.

Davutoğlu, "Önemli olan kritik bir noktada, karar anında kararsızlık

göstermemek" dedi.

- Yunanistan'la ilişkiler ve Kıbrıs-

Yunanistan'la sorunların çözümüne ilişkin soru üzerine Davutoğlu,

Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde ölçek büyütememesinin sebebinin Yunanistan'ı

kendisine rakip olarak görmesi olduğunu söyledi.

Türkiye ile Yunanistan arasında geniş bir işbirliği alanı oluşturulduğunu,

iki ülke arasındaki sorunların bu işbirliği alanına göre küçük kaldığını ve

çözülebilir hale geldiğini ifade eden Davutoğlu, yüksek düzeyli işbirliği konseyi

mekanizmasıyla bütün komşularla yapmak istedikleri şeyin bu olduğunu ifade etti.

Kıbrıs sorunu ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis

ile ilgili soru üzerine Davutoğlu, diğer olaylar sebebiyle Kıbrıs'ın ihmal

edildiğinin zannedilmemesi gerektiğini, konunun çok yakından takip edildiğini

söyledi.

Anastasiadis'in 2004 Annan Planı'na "evet" dediğini anımsatan Davutoğlu,

bunun çözüm için psikolojik bir avantaj olduğunu söyledi.

Rumların daha etik ve realist davranmalarının vaktinin geldiğine işaret eden

Davutoğlu, Yunanistan hükümetinin Kıbrıs konusunda mesafe alınabileceğine dair

bir yaklaşımı ve birlikte çalışma iradesi bulunduğunu belirtti.

Davutoğlu, "Türkiye ve Yunanistan, daha önce Kıbrıs devletinin de kuruluşunu

sağlayan iki garantör ülke olarak birlikte bir çözümün önünü açarlarsa, Doğu

Akdeniz bir barış havzasına dönüşür. Bizim istediğimiz bu. Hiç kimse ile bir

gerilim yaşamak istemiyoruz ama herhangi bir şekilde Doğu Akdeniz'deki

menfaatlerimizi ve Kıbrıs'taki soydaşlarımızın oradaki asli haklarını yok sayacak

bir çözüme tabii gitmemiz mümkün değil" diye konuştu.

Anastasiadis'in Rum kamuoyu bağlamında adım atabilme manevrasına sahip

olduğunu belirten Davutoğlu, Anastasiadis'in adımlarına göre Türkiye'nin de

değerlendirme yapacağını söyledi.

Davutoğlu, BM Genel Sekreteri ile de görüştüğünü, Türkiye'nin ve KKTC'nin bu

sürecin uygun bir zamanda başlatılması için her zaman hazır olduğunu kaydetti.

-Suriye-

Suriye'deki gelişmelere ilişkin soru üzerine Davutoğlu, son iki ayda

Suriye'de 85-90 Scud füzesinin atıldığını anımsattı.

Savaşta bile meskun bir alana bu şekilde saldırı yapmanın savaş suçu

olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Suriye rejiminin hiçbir savaş hukukunu

tanımadığını ve rejime silah desteğinin aynı hızla devam ettiğini kaydetti.

Türkiye'nin kan ve gözyaşının durabilmesi için dünyayı hareketlendirmeye

çalıştığını ifade eden Davutoğlu, "Nihai noktada vicdan ile realite arasına

sıkıştığımızda on sene sonra geriye baktığımızda vicdanımızın rahat olması lazım"

dedi.

Özelde Suriye'yle ilgili, genelde Ortadoğu'yla ilgili hiçbir öngörülerinin

şu ana kadar yanlış çıkmadığını vurgulayan Davutoğlu, tarihi akışı doğru

okuduklarına inandıklarını söyledi.

İnsani olarak kararlı durmaları gereken yerin de mültecilere yardım konusu

olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Kim ne derse desin, evimizdeki aşı kardeşimizle

paylaşırız. Anamuhalefet partisi ile aramızdaki fark bu. Suriye muhalefeti

biliyorsunuz Sayın Loğoğlu ile görüştü. Dışarı çıktıklarında teşekkür etti Suriye

muhalefeti. CHP yönetimi dışarı çıktığında, Sayın Loğoğlu, 'ne muhalefetin ne de

rejimin yanındayız' dedi. İşte tarihin karşısına böyle çıkılmaz" diye konuştu.

- İsrail'le ilişkiler-

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile yapılan görüşmelerde İsrail'le ilişkiler

ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının gündeme gelip gelmediğine

ilişkin soru üzerine Davutoğlu, bu konuların Kerry ile görüşüldüğünü söyledi.

Milletlerin kendi açılarından hassasiyet gösterdiği noktaların olabileceğini

belirten Davutoğlu, ancak milletlerin o hassasiyetleri başkaları açısından da

göstermeleri gerektiğini kaydetti.

Davutoğlu, "Başkalarının haklarına, hukuklarına, canlarına aynı hassasiyeti

göstermezseniz, herkesten sizin hassasiyetinize saygı göstermesini beklerseniz,

oradan bir barış düzeni çıkmaz" dedi.

Türkiye'nin tarihinde hiçbir devlete, ırka dönük olarak bir önyargı

bulunmadığını vurgulayan Davutoğlu, Filistin sorununda iki devletli çözüm

konusunda en çok çaba sarf edenin Türkiye olduğunu söyledi.

Davutoğlu, "Birileri, daha çok dışarıda, bir kampanya şeklinde Türkiye'ye,

Sayın Başbakanımıza dönük bu tür çabalar içine belirli aralıklarla giriyor. Bu da

bizim artan uluslararası itibarımızın etkisi. Bizi İsrail karşısında sessiz

kalmaya zorlamaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz zulüm eden hiç

kimseye karşı sessiz kalmayız. Kimsenin hukukunu ortadan kaldırmayız" dedi.

İsrail'le bir temas olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, son üç yıl

içinde İsrail tarafından kararlı bir adım görmediklerini belirtti. Davutoğlu,

"Sürekli bir, 'Düzeltmek istiyoruz', Gereğini biliyorsunuz, gereğini yapın. Ondan

sonra bakarız" diye konuştu.

Muhabir: Murat Ünlü

Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Davutoğlu: Sorunları Çözme Vakti Geldi - Son Dakika


Advertisement