Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, teröre çözüm
süreci ile ilgili, şu veya bu ulusal çıkarın, şu veya bu uluslararası çıkarın, bu
yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebileceğini belirterek,
"Milletler bu tür süreçleri atlattıkça millet olma niteliğini pekiştirirler"
dedi.
Davutoğlu, NTV televizyonunun canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin
soruları yanıtladı.
İmralı'da yapılan görüşmelerin tutanağı olduğu öne sürülen bir takım
konuşmaların basına sızmasının ne kadar önemli olduğunun sorulması üzerine
Davutoğlu, çok kritik bir süreçten geçildiğine işaret etti.
Son otuz yılda Türkiye içinde bir ayrışmanın tohumlarının atılmaya
çalışıldığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin hem Türkiye'nin içini hem de dışını
toparlaması gerektiğini söyledi.
Davutoğlu, "İster Balkanlarda bir kıpırdanma olsun, ister Ortadoğu'da,
insanların dönüp baktığı yer Anadolu. Yardım istediği, mülteci olarak sığındığı,
'çözüm bulun' diye heyetler gönderdiği yer biziz. Böyle bir ülkenin kendinden
emin olması lazım. Böyle bir ülkenin, başkalarının kendisini deva olarak gördüğü
bir ülkenin kendi derdi varsa, o derdine de kendisinin deva olması lazım" diye
konuştu.
Türkiye'nin kendi derdini çözmesinin vaktinin geldiğini vurgulayan
Davutoğlu, bu çözümün daha fazla gecikmesinin Türkiye'nin dışındaki travmaların
Türkiye'yi, Türkiye'deki sıkıntıların ise Türkiye'nin dışını olumsuz etkilemesini
mümkün kıldığını kaydetti.
Davutoğlu, "Çünkü birileri bu hareketlilik içinde bize de risk oluşturacak
şekilde hareketliliği yaymak isteyebilir, bir takım hesaplar içine girebilir.
Türkiye'nin aşırı güç biriktirdiğini düşünüp engellemeye çalışabilir veya Türkiye
ile bölgedeki bazı ülkeler arasında kutuplaşma doğurabilir. Bütün bu durumlarda
ülkemizin vatandaşları olarak ve diğer ülkelerdeki tarihdaşlarımız olarak Kürt
kardeşlerimizi bir şekilde bir imkan gibi kullanmak isteyenler de çıkabilir" diye
konuştu.
Çözüm sürecini tarihi bir süreç olarak gördüğüne işaret eden Davutoğlu,
"Herkesin de bu tarihi sürecin gerektirdiği sorumlulukla ve soğukkanlılıkla
davranması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Tribünlere dönük olarak yapılabilecek her türlü faaliyetin sürece zarar
verme ihtimali bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, "Benzer süreçler başka
ülkelerde yaşandığında ne tür kısıtlamalar konduğunu, hem bilinen kısıtlamalar
hem de bilinmeyen, herkesin kendi kendisine oto sansür uyguladığı ne süreçler
yaşandığını ben biliyorum" ifadelerini kullandı.
-"İşi provoke etmek isteyen çevrelerin hesabı olabilir"-
Görüşme tutanakları olduğu iddia edilen konuşmaların basına sızdırılmasının
bir provokasyon olup olmadığı yönündeki soru üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Biz parantezi kapatmaya çalışırken birileri, 'bu parantez sürekli açık
olsun' diye düşünebilir. Şu veya bu ulusal çıkar, şu veya bu uluslararası çıkar,
bu yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebilir. 'Türkiye'nin yarası
açık kalırsa her an deşilebilir' diye düşünebilir. 'Bu yara açık kalırsa,
Irak'taki, Suriye'deki yaralar daha da derinleşir' diye düşünebilir. 'Burada
böyle bir aktör dağlarda kontrolsüz durursa bir gün benim işime yarar' diye
düşünenler de olabilir. Bunlar, stratejik hesap içinde bu işi provoke etmek
isteyen çevrelerin hesabı olabilir."
Ayrıca, terörün artık bir sektör olduğuna da dikkati çeken Davutoğlu, bu
meselenin siyasi boyutunu düşünmeden terörden rant sağlayan geniş bir kesimin de
oluştuğunu söyledi.
Davutoğlu, "Milletler bu tür süreçleri atlattıkça millet olma niteliğini
pekiştirirler" dedi.
Çözüm sürecinde nereye kadar risk alınabileceğine ilişkin soru üzerine
Davutoğlu, olaylarla ilgili kararlı bir tutum sergilenmesi halinde ilk aşamada
kaybeden taraf gibi görünülse bile, orta ve ileri aşamada olayların istenilen
neticeye doğru çevrilebileceğini belirtti.
Davutoğlu, "Önemli olan kritik bir noktada, karar anında kararsızlık
göstermemek" dedi.
- Yunanistan'la ilişkiler ve Kıbrıs-
Yunanistan'la sorunların çözümüne ilişkin soru üzerine Davutoğlu,
Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde ölçek büyütememesinin sebebinin Yunanistan'ı
kendisine rakip olarak görmesi olduğunu söyledi.
Türkiye ile Yunanistan arasında geniş bir işbirliği alanı oluşturulduğunu,
iki ülke arasındaki sorunların bu işbirliği alanına göre küçük kaldığını ve
çözülebilir hale geldiğini ifade eden Davutoğlu, yüksek düzeyli işbirliği konseyi
mekanizmasıyla bütün komşularla yapmak istedikleri şeyin bu olduğunu ifade etti.
Kıbrıs sorunu ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis
ile ilgili soru üzerine Davutoğlu, diğer olaylar sebebiyle Kıbrıs'ın ihmal
edildiğinin zannedilmemesi gerektiğini, konunun çok yakından takip edildiğini
söyledi.
Anastasiadis'in 2004 Annan Planı'na "evet" dediğini anımsatan Davutoğlu,
bunun çözüm için psikolojik bir avantaj olduğunu söyledi.
Rumların daha etik ve realist davranmalarının vaktinin geldiğine işaret eden
Davutoğlu, Yunanistan hükümetinin Kıbrıs konusunda mesafe alınabileceğine dair
bir yaklaşımı ve birlikte çalışma iradesi bulunduğunu belirtti.
Davutoğlu, "Türkiye ve Yunanistan, daha önce Kıbrıs devletinin de kuruluşunu
sağlayan iki garantör ülke olarak birlikte bir çözümün önünü açarlarsa, Doğu
Akdeniz bir barış havzasına dönüşür. Bizim istediğimiz bu. Hiç kimse ile bir
gerilim yaşamak istemiyoruz ama herhangi bir şekilde Doğu Akdeniz'deki
menfaatlerimizi ve Kıbrıs'taki soydaşlarımızın oradaki asli haklarını yok sayacak
bir çözüme tabii gitmemiz mümkün değil" diye konuştu.
Anastasiadis'in Rum kamuoyu bağlamında adım atabilme manevrasına sahip
olduğunu belirten Davutoğlu, Anastasiadis'in adımlarına göre Türkiye'nin de
değerlendirme yapacağını söyledi.
Davutoğlu, BM Genel Sekreteri ile de görüştüğünü, Türkiye'nin ve KKTC'nin bu
sürecin uygun bir zamanda başlatılması için her zaman hazır olduğunu kaydetti.
-Suriye-
Suriye'deki gelişmelere ilişkin soru üzerine Davutoğlu, son iki ayda
Suriye'de 85-90 Scud füzesinin atıldığını anımsattı.
Savaşta bile meskun bir alana bu şekilde saldırı yapmanın savaş suçu
olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Suriye rejiminin hiçbir savaş hukukunu
tanımadığını ve rejime silah desteğinin aynı hızla devam ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin kan ve gözyaşının durabilmesi için dünyayı hareketlendirmeye
çalıştığını ifade eden Davutoğlu, "Nihai noktada vicdan ile realite arasına
sıkıştığımızda on sene sonra geriye baktığımızda vicdanımızın rahat olması lazım"
dedi.
Özelde Suriye'yle ilgili, genelde Ortadoğu'yla ilgili hiçbir öngörülerinin
şu ana kadar yanlış çıkmadığını vurgulayan Davutoğlu, tarihi akışı doğru
okuduklarına inandıklarını söyledi.
İnsani olarak kararlı durmaları gereken yerin de mültecilere yardım konusu
olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Kim ne derse desin, evimizdeki aşı kardeşimizle
paylaşırız. Anamuhalefet partisi ile aramızdaki fark bu. Suriye muhalefeti
biliyorsunuz Sayın Loğoğlu ile görüştü. Dışarı çıktıklarında teşekkür etti Suriye
muhalefeti. CHP yönetimi dışarı çıktığında, Sayın Loğoğlu, 'ne muhalefetin ne de
rejimin yanındayız' dedi. İşte tarihin karşısına böyle çıkılmaz" diye konuştu.
- İsrail'le ilişkiler-
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile yapılan görüşmelerde İsrail'le ilişkiler
ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının gündeme gelip gelmediğine
ilişkin soru üzerine Davutoğlu, bu konuların Kerry ile görüşüldüğünü söyledi.
Milletlerin kendi açılarından hassasiyet gösterdiği noktaların olabileceğini
belirten Davutoğlu, ancak milletlerin o hassasiyetleri başkaları açısından da
göstermeleri gerektiğini kaydetti.
Davutoğlu, "Başkalarının haklarına, hukuklarına, canlarına aynı hassasiyeti
göstermezseniz, herkesten sizin hassasiyetinize saygı göstermesini beklerseniz,
oradan bir barış düzeni çıkmaz" dedi.
Türkiye'nin tarihinde hiçbir devlete, ırka dönük olarak bir önyargı
bulunmadığını vurgulayan Davutoğlu, Filistin sorununda iki devletli çözüm
konusunda en çok çaba sarf edenin Türkiye olduğunu söyledi.
Davutoğlu, "Birileri, daha çok dışarıda, bir kampanya şeklinde Türkiye'ye,
Sayın Başbakanımıza dönük bu tür çabalar içine belirli aralıklarla giriyor. Bu da
bizim artan uluslararası itibarımızın etkisi. Bizi İsrail karşısında sessiz
kalmaya zorlamaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz zulüm eden hiç
kimseye karşı sessiz kalmayız. Kimsenin hukukunu ortadan kaldırmayız" dedi.
İsrail'le bir temas olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, son üç yıl
içinde İsrail tarafından kararlı bir adım görmediklerini belirtti. Davutoğlu,
"Sürekli bir, 'Düzeltmek istiyoruz', Gereğini biliyorsunuz, gereğini yapın. Ondan
sonra bakarız" diye konuştu.
Muhabir: Murat Ünlü
Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Davutoğlu: Sorunları Çözme Vakti Geldi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.