Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-2

23.04.2019 09:47

1)AYDIN'DA YANGIN: 8 KOYUN TELEF OLDUAYDIN'ın Nazilli ilçesinde, bir evde çıkan yangında can kaybı ve yaralanan olmazken 8 koyun yanarak telef oldu.

1)AYDIN'DA YANGIN: 8 KOYUN TELEF OLDU

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde, bir evde çıkan yangında can kaybı ve yaralanan olmazken 8 koyun yanarak telef oldu. Çıkan yangın sonucunda evde büyük ölçüde maddi hasar oluştu. Yangın, dün saat 23.30 sıralarında Dumlupınar Mahallesi 56 Sokaktaki Şevki Saygılı'ya ait evde çıktı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın sonucu, Saygılı'nın evinden dumanlar yükseldiğini komşuları durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye intikal eden itfaiye ekipleri, kısa sürede yangına müdahalede bulundu. Yapılan çalışmaların ardından yangın, çevre evlere sıçramadan söndürüldü. İtfaiye ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, evin bahçe kısmında bulunan 8 koyunun telef olduğu tespit etti. Yangın nedeniyle Şevki Saygılı'nın evi kullanılmaz hale gelirken, yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Yangın bölgesinden görüntüler.

-Yangın söndürme çalışmalarından görüntüler.

-Evin yanışından detay görüntüler.

-İtfaiye ekiplerinin yangın söndürme çalışmalarından detay görüntüler.

Haber - Kamera: Bahattin ALBAYRAK/ NAZİLLİ (Aydın),

===================================================

2)AYRILDIĞI İMAM NİKAHLI EŞİNİ ÖLDÜREN KATİL ZANLISINDAN TÜYLER ÜRPERTEN MESAJ

İZMİR'in Buca ilçesinde, ayrıldığı imam nikahlı eşi tarafından tabancayla boynundan vurularak öldürülen Dilan Tutucu'nun (22) katil zanlısı Ahmet Y.'nin (Yaman) (24), olaydan önce sosyal medya hesabından genç kadına gönderdiği öne sürülen mesajlar tüyler ürpertti. Genç kadının halası Hülya Tutucu, Ahmet Y.'nin Dilan Tutucu'ya sosyal medya üzerinden tehditler yağdırdığını, yeğeninin de birçok kez karakola gidip şikayetçi olmasına rağmen bu olayın gerçekleştiğini söyleyerek, "Dilan bana mesajlardan birini göstermişti. Ona, 'Seni öldüreceğim, kafanı da kesip halanın önüne atacağım' diye yazmış" dedi.

Buca ilçesi Yıldız Mahallesi'nde yaşayan Dilan Tutucu'dan haber alamayan yakınları, geçen cuma günü öğle saatlerinde genç kadının evine gitti. Uzun süre zili çalmalarına rağmen kapı açılmayınca da durumu polise bildirdi. Adrese gelerek, eve giren polis ekipleri, Dilan Tutucu'yu tabancayla vurularak, öldürülmüş halde buldu. Tutucu'nun cansız bedeni otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Otopsinin ardından yakınları tarafından cenazesi teslim alınan genç kadın, Yeni Buca Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Babası Mehmet Ali Tutucu'nun da yaklaşık 15 yıl önce cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Dilan Tutucu'nun katil zanlısını belirlemek için çalışma başlatan polis ekipleri, evin çevresindeki güvenlik kameraları ile MOBESE kayıtlarını incelemeye aldı. Son 24 saati saniye saniye inceleyen polisler, Dilan Tutucu'nun ayrıldığı imam nikahlı eşi Ahmet Y. tarafından öldürülmüş olma ihtimali üzerine yoğunlaştı. Dilan'ın cep telefonundan görüştüğü kişileri de belirleyen polis, onların da ifadesini aldı. Şüphelinin Ahmet Y. olduğu ortaya çıktı. Cinayet Bürosu'nda görevli polisler, geçen pazar akşamı Ahmet Y.yi yakaladı. Ahmet Y.'nin hakında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve birçok suçtan sabıkalı olduğu anlaşıldı.

'BARIŞMAK İÇİN SÜREKLİ MESAJ ATIYORDU'

Öldürülen genç kadının halası Hülya Tutucu, "Ahmet Y., sürekli olarak yeğenimi rahatsız ediyordu. Dilan ayrılmak istemesine rağmen hiçbir zaman peşini bırakmadı. Bir süredir cezaevi firarisiydi ve aranıyordu. Sosyal medya sitelerinde, sahte hesaplar üzerinden bir sürü tehdit ve hakaret dolu mesajlar atıyordu. Attığı bir mesajda Dilan'a, 'Seni öldüreceğim, kafanı da kesip halanın önüne atacağım' demiş. Kızım bana gösterdi ve gözlerimle gördüm" dedi. Dilan Tutucu'nun Ahmet Y.'den kurtulmak için her şeyi yaptığını anlatan Hülya Tutucu, "Bana sürekli, 'Hala bu beni öldürecek. Peşimi bırakmıyor, ne yapacağımı şaşırdım' diyordu. Dışarı bile çıkmıyordu korkusundan. Ona izini kaybettirmek için her şeyi yaptı ama başaramadı. Kızımızı koruyamadık" dedi.

Ahmet Y.'nin en ağır cezayı almasını istediklerini belirten Hülya Tutucu, "Müebbet bile alsa benim içim soğumayacak. Artık yeter, masum insanların ölmesine bir son verilsin. Gencecik kızımız hayatının baharında göçüp gitti. Bu herif cezaevi firarisiydi ve bu olayı da firariyken yaptı. Yakalanması için illa cinayeti işlemesi mi gerekiyordu" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------

Hala Hülya Tutucu ile röp.

Hülya Tutucu'nun ağlamasından görüntü

Dilan Tutucu'nun fotoğrafları

Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN/ İZMİR,

===================================================

3)KAHRAMAN ÇOCUKLAR, ISLANAN VE ÜŞÜYEN SOKAK KÖPEĞİNİN ÜZERİNİ MONTUYLA ÖRTTÜ

Bursa'da yağmurlu ve soğuk havada sahipsiz bir köpeğin kaldırımda yattığını gören kimliği belirsiz iki çocuk, önce köpeğin karnını doyurdu ardından montunu çıkararak köpeğin üzerine örttü. Şevkatli çocukların bu hareketi, güvenlik kameraları tarafında görüntülendi. Ayrıca bu esnada sokaktan geçen kalabalık bir grubun yaşananlara kayıtsız kalıp bir evin duvarındaki çiçeklerle fotoğraf çekilmesi ise düşündürdü..

Bursa'nın Osmangazi ilçesi Kavaklı Mahallesi'nde 9 yaşlarında iki çocuk, örnek bir davranış sergiledi. Yağmurlu ve soğuk havada, kaldırımda yatan sokak köpeğin ıslandığını gören iki çocuk, bir süre köpekle ilgilendi. Kaldırımda yatan köpeği seven çocuklar, mama ve su vererek köpeğin karnını doyurdu. Yağmurun şiddetini artırması üzere, çocuklardan biri üzerindeki montunu çıkararak köpeğin üzerine örttü. Bir süre köpeği sevdikten sonra bulundukları yerden ayrılan iki çocuğun şevkatli davranı­şı, civarda bulunan bir evin güvenlik kamerasına yansıdı.

ORALI BİLE OLMADILAR

Kahraman iki çocuğun anlamlı davranışı sırasında, sokakta geçen yetişkinlerin ellerinde şemsiyelerle, çiçeklerle süslenmiş bir evin duvarında hatıra fotoğrafı çektirmesi dikkat çekti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, yetişkinllerin, çocuğun montunu köpeğin üzerine örtmesini gördükleri ancak oralı bile olmadıkları görüldü. Çocukların bu örnek davranışına şahit olan hayvansever Cenk Olcayto (50),"Mahallemizde tüm sokak hayvanlarını elimizden geldiği kadar beslemeye çalışıyoruz. Bu köpeğimiz de mahallemize yeni katıldı. Yağmurlu bir havada, yetişkin insanların şemsiyeyle gezdiği bir havada, 9-10 yaşlarında iki küçük çocuğun montunu çıkartarak ıslanmasını önlemesi çok duygu vericiydi. Özellikle Ankara'da yaşanan vahşetten sonra insanları çok duygulandırdı. İki çocuğun ailesini ve kendini de tebrik etmek istiyorum. İnsanların bu çocuklardan ders alması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Güvenlik kamerası görüntüleri

-Köpekten detaylar

-Mahalleden detaylar

Süre: 04.36 Boyut: 515 MB

Haber: Semih ŞAHİN-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,

==================================================

4)SADECE SU YARDIMIYLA MARUL YETİŞTİRİYOR

Bursa'nın İnegöl ilçesinde çiftçilik yapan İldeniz Köprülü, 300 bin liralık yatırımıyla topraksız olarak su yardımı ile marul yetiştiriyor Bu uygulamanın Bursa'da bir ilk olduğunu söyleyen Köprülü, "45 günde ortalama 20 bin adet marul üretebiliyoruz. Ürünler tamamen organik." dedi.

Bursa'nın İnegöl ilçesi Yeniceköy Mahallesi'nde  300 bin liralık yatırım yaparak bin 100 metrekarelik bir alada sera kuran İldeniz Köprülü, toprak kullanmadan, su yardımıyla marul yetiştiriyor. Bu sistemle birlikte Marmara Bölgesinde ikinci, Bursa'da ise ilk olduğunu söyleyen Köprülü, "Seramız, tarım mevzuatına uygun olarak topraksız tarım üzerinde marul yetiştiriciliği yapabileceğimiz bir sera. Bin 100 metrekare kapalı alana sahip. 45 günde ortalama 20 bin adet ürün alıyoruz. Ortalama maliyetimiz tüm alt yapı çalışmalarıyla birlikte 300 bin lira civarında. İstanbul ve Çanakkale bölgesinde çeşitli girişimler var, ama şuan da Bursa'da tek, Marmara'da ikinci pozisyondayızö diye konuştu.

"YÜZDE 100 ORGANİK"

Asıl mesleğinin reklamcılık olduğunu daha sonra tarımla uğraşmak için sektör değiştirdiğini söyleyen Köprülü, "Biraz daha bilimsel yaklaşarak ürün kalitesini arttırmak amacıyla böyle bir girişimde bulunduk. Ürünler 45 günlük periyotta yetişiyor. Akan su kültüründe ürün besini tamamen sudan alıyor. 45 gün içinde hiçbir hastalığa, hiçbir mantara, topraktan gelen bütün zararlara ve haşerelere karşı izole bir durumda. Yüzde 100 organik olarak sağlıklı yetişiyor. Toprakta yetiştirilen ürünlere nazaran senenin tamamına yayılmış ürün yetiştirme periyodu var. İnegöl'deki çiftçi arkadaşlarımız, geçen yıllarda toprakta yetiştirdikleri mahsullerden hem fiyat açısından hem de verim açısından mağdur olmuş durumdalar. Seracılığın bölgede gelişmesi çok faydalı olacaktır. Hem çiftçilerimiz açısından hem gelir açısından hem de milli değerler açısından faydalı olacağına inanıyoruzö diye konuştu. Köprülü, "Uygulama Bursa'da bir ilk olduğu için Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinde görevli öğretim üyelerinden teknik destek alıyoruz. Öğretim üyeleri, seramızı diğer bölgelerdeki üreticilere örnek gösteriyor." dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Genel görüntü

-Seralardan detaylar

Süre: 2.05 DK Boyut: 234 MB

Haber-Kamera:  Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,

=================================================

5)HASTALIĞINA ÇARE ARARKEN BİR DE MAAŞI DÜŞTÜ

İZMİR'in Selçuk ilçesinde sinsice ilerleyen bir kas hastalığı ile mücadele eden Özlem Malkoç (42), yüzde 84 engellilik oranının bir süre önce yüzde 68'e indirildiğini söyledi. Engel oranının düşmesiyle aylığının da azaldığını dile getiren Malkoç, "Hastalığım ilerlediği halde, kriterlerin değiştiğini söyleyip engel oranımı düşürdüler. Engelim arttı, maaşım düştü. Günden güne kaslarım eriyor. Protein ağırlıklı beslenmem lazım. Bu maaşla tavuk bile alamam" dedi.

Selçuk'ta bir tür kas hastalığı olan Limb- Girdle Musküler Distrofi (LGMD) ile mücadele eden Özlem Malkoç, 18 yaşındaki kızı Buse Kocatürk'ün desteğiyle hayatını sürdürüyor. Yıllar önce yaptığı halı dokumacılığı işini hastalığı nedeniyle bırakmak zorunda kalan Malkoç, eşinden ayrıldıktan sonra kızının desteğiyle ihtiyaçlarını karşılamaya başladı.

Annesine bakabilmek için okulu bırakan kızının, arada yarı zamanlı çalıştığını belirten Özlem Malkoç, "Benim yüzde 84 engelli raporum vardı. Şu an bakıma muhtacım, kolumu kaldıramıyorum, sağ bacağımı kullanamıyorum. Raporumu değiştirip engel oranını yüzde 68'e indirdiler. 720 lira maaş alıyordum, bu miktar 480 liraya düştü. Hastalığım ilerlediği halde, kriterlerin değiştiğini söyleyip engel oranımı düşürdüler. Engelim arttı, maaşım düştü. Günden güne kaslarım eriyor. Protein ağırlıklı beslenmem lazım. Bu maaşla tavuk bile alamam" dedi.

Başka bir geliri olmadığını söyleyen Malkoç, kaymakamlık ve sosyal hizmetlerden aldığı destekle geçimini sağladığını belirterek şunları söyledi:

"Raporum yüzde 84 iken oturduğum yerden desteksiz kalkıyordum. Şimdi banyomu kızım yaptırıyor, tuvaletten kızım kaldırıyor. Rahat yemek yiyemiyorum. Devlet engelli raporundaki puanlama kriterlerini değiştirmiş. 6 ay önce Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden aldığım raporu yüzde 68 engelli şeklinde değiştirdiler. Kızım bazen evde olmuyor. Yer düşsem kalkamam. Somon ve kırmızı et tüketmeliyim. Bunları alamadığım için protein tozu kullanıyorum. Haziran ayında raporumu yenilemem lazım. Çünkü 480 lira ile geçinemem. Evde bakıma muhtaçken bu aylığı neden alamıyorum?"

GEN TEDAVİSİ İSTEDİ

ABD ve İngiltere'de gen tedavisi yapıldığını ifade eden Özlem Malkoç, bu tedavinin tek seansta olumlu sonuçlar verdiğini belirterek, "2020 yılında ilaçla ilgili aşamaların sona ereceğini öğrendik. Birkaç yıl içinde bu tedavi daha da yaygınlaşır. Ama benim o kadar bekleyecek zamanım var mı bilmiyorum. Hastalığım giderek ilerliyor. Gen tedavisinin Türkiye'de yaygınlaşmasını istiyorum. İlaçla ilgili yurt dışında çalışmalar tamamlansa dahi burada hemen devlet kapsamına gireceğini sanmıyorum. Türkiye'de milyonlarca kas hastası var. SMA hastaları arasında hala ilacını alamayan çocuklar var. Ben de ilacımı hemen alamayabilirim. 'Yarısını bile ver' deseler verecek durumda değilim. SMA hastalarını gördük. Çok sayıda çocuk öldükten sonra ilaçları geldi. İlle her gün birinin ölmesi mi gerek? Ben yaşarken neden yatağa bağlı kalayım? Ülkemizde çok iyi genetik uzmanları var. Devlet destek verirse o tedavi ülkemizde de verilecek" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Kızının Özlem Malkoç'u kaldırmasından görüntü,

-Kızının koluna girerek yürütmesinden görüntü,

-Özlem Malkoç ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

=================================================

6)YARALI KEDİYİ KURTARMA SEFERBERLİĞİ

ERZİNCAN kent merkezinde bir otomobilin çarptığı kedi, park halindeki başka otomobilin motor bölümüne girdi. Vatandaşlar kediyi çıkaramayınca itfaiye ekipleri seferber oldu. Belediye itfaiye ekipleri olay yerine gelerek yaklaşık bir saatlik çalışmanın ardından kediyi sıkıştığı yerden çıkardı.

Nerim Tonbul Caddesi'nde öğlen yolun karşısına geçmek isteyen bir sokak kedisi otomobil çarpınca korkarak, park halindeki başka bir aracın motor bölümüne girdi. Yaralı olduğu gözlenen kediyi kendi imkanları ile çıkarmak isteyen vatandaşlar başarılı olamayınca durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Erzincan Belediyesi itfaiye ekipleri, yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından kediyi sıkıştığı yerden çıkarttı. Yaralı olduğu gözlenen kedi itfaiye ekipleri tarafından tedavi edilmek üzere hayvan barınağına götürüldü.

Kediyi çıkarmaya başaramadıkları için itfaiyeye bilgi verdiklerini söyleyen Korkmaz Turan, "Karşı taraftan gelen bir aracın vurması sonucunda burada duran park halinde ki arabanın içine girdi. Bende karşıdan görür görmez müdahale ettik. Uğraş sonunda çıkaramayınca itfaiyeyi aradık. İtfaiye geldi. Uğraş sonucunda çıkardık. Kediyi şuanda hayvan barınağına götürdüler. Orda herhalde tedavisine bakacaklar" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Kedinin sıkıştığı otomobilden görüntü

-Vatandaşların kediyi çıkarma çabası

-İtfaiye ekiplerinin kediyi çıkarma çalışmaları

-İtfaiyecinin kediyi çıkarması

-Kediden görüntü

-İtfaiyecinin kediyi kutuya koyarak barınağa götürmesi

-Vatandaşın açıklaması

Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika


Advertisement