Ordu'da heyelanda 15 binanın çöktüğü mahalleye giriş yasak (3)
VALİ YAVUZ: 22 BİNA, 31 KONUT VE 1 CAMİ YIKILDI
Ordu Valisi Seddar Yavuz ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Aybastı ilçesine bağlı Sağlık Mahallesi'nde meydana gelen heyelan bölgesinde incelemede bulundu. Vali Seddar Yavuz, mahallenin boşaltıldığını belirterek, "Şu ana kadar 61 bina ve 80 konut tahliye edildi. 22 bina, 31 konut ve 1 cami yıkıldı" dedi.
Bölgede ilk heyelanın Şubat ayında meydana geldiğini, heyelan riskinin büyük olduğunu vurgulayan Vali Yavuz, şunları söyledi:
"Şubat ayında ilk heyelan meydana geldi. İlk heyelanda vatandaşlarımızın can güvenliği için 20 bina, 29 konutu tahliye ettik. Dün yine heyelan meydana geldi. Şu ana kadar 61 bina ve 80 konut tahliye edildi. 22 bina, 31 konut ve 1 cami yıkıldı. Şu anda hepimiz buradayız. Tüm teknik ekiplerimiz burada. Heyelanın etki alanlarını tespit bakımından yeni çalışmalar yapıyoruz. Tahliye olan yerlerde kira yardımı gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar 214 bin TL kira yardımı ve nakit ödemesi yaptık. Bugün yarın, bu tespitler neticesinde ödemelere devam edeceğiz. Başta Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, sürekli konuyla alakadarlar. Gerekli talimatları bize vererek her türlü tedbirin alınmasını ve gerekli yardımların yapılması konusunda emir talimatları var."
YASAĞA ALDIRIŞ ETMEDİLER
Öte yandan heyelan meydana gelen bölgede oturanlar da tedirgin olarak terk ettikleri evlerinden akrabalarının yanına gitti. Küçük ve büyükbaş hayvanlarını da yanlarında götüren aileler, heyelan nedeniyle çöken yolda ulaşım zorluğu yaşadıkları için evlerindeki eşyalarını ise taşıyamadı. Polis ve jandarma ekipleri de heyelan bölgesine vatandaşların girmesine izin vermezken, bazı vatandaşlar da yasağa ve tehlikeye aldırış etmeden gittikleri riskli binalara cep telefonuyla görüntü çekmeye çalışması dikkat çekti.
GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR
Haber-Kamera: edim KOVAN-Yavuz ŞEN/ ORDU,
======================
Ecrin'in kaybolduğu evin yakınında kazı çalışmasına devam edildi
Samsun'un Vezirköprü ilçesinde evinin önünde oyun oynarken kaybolan 1,5 yaşındaki Ecrin Kurnaz'ı arama çalışmaları sırasında kadavra köpeği 'Abrek', evin yaklaşık 70 metre aşağısındaki bir ağacın dibinde tepki vermesi üzerine dün gece başlatılan kazı çalışmaları bugün de devam etti.
Vezirköprü ilçe merkezine yaklaşık 32 kilometre uzaklıktaki Alancık Mahallesi'nde oturan Kurnaz ailesinin kızları Ecrin, geçen hafta salı günü öğle saatlerinde evlerinin önünde oynarken kayboldu. Yapılan aramalarda 16 kilometrekarelik alanı didik didik tarayan ekipler, Ecrin'e dair bir iz bulamadı. Bölgede sürdürülen aramalar sırasında dün akşam saatlerinde AFAD'a ait 'Abrek' isimli kadavra köpeği, küçük kızın kaybolduğu evin yaklaşık 70 metre aşağısında bir ağacın dibinde tepki verdi. Bunun üzerine durum kayıp Ecrin soruşturmasını yürüten savcılığın kararı ile alanda kazı yapılması kararlaştırıldı. Gece yarısı bölgeye gelen jandarma ekipleri kadavra köpeğinin tepki verdiği alanda önce kazma küreklerle ardından ise iş makinesi ile kazıya başladı. Cumhuriyet Savcısı'nın bizzat gelerek izlediği kazı çalışmalarında Abrek tekrar yapılan aramada aynı bölgede tekrara tepki verdi. Ardından kazı yapılan bölgeden üç ayrı noktadan toprak numuneleri alındı. Gece ara verilen kazı çalışmalarına bu sabah ara verildi. Kazı yapılan alanda elektrik direği bulunması üzerine YEDAŞ ekipleri bölgeye geldi. Bir görevli elektrik direğindeki telleri ayırdı. Ardından Abrek tekrara bölgeye getirildi. Alanda arama yapan Abrek tekrar tepki verdi. Bugünün üzerine iş makinesi ile bugün kazı çalışmalarına yeniden başlandı. Bölgede jandarma tarafından güvenlik tedbirleri alındı. Öte yandan jandarma ekibi de mahallede Ecrin'i arama çalışmalarına bir yandan devam ediyor.
Kazı çalışmalarını küçük kızın dedesi Nuri Kurnaz da izliyor. Kazı çalışmalarıyla ilgili konuşan Kurnaz, "Kazının neyle ilgili olduğu belli değil. Tarama köpeğimiz orada bir koku sezmiş bakılacak. Eskiye dönük. '25-30 sene eski bir çocuk gömülmüş olabilir' diyorlar. Bakılacak. Bakacağız ne çıkacak. Dün akşamdan bu yana çalışma yapılıyor daha henüz hiçbir şey çıkmadı. Benim de üç çocuğum vefat etmişti. Üçünün de mezarları, mezarlıkta gösterebilirim" dedi.
Görüntü Dökümü
------------
-Kazı yapılan alandan detay
-Ekiplerden detay
-Abrek'in arama sırasında havlayarak tepki vermesi
-Jandarmadan detay
-Evinden detay
-Röportaj
Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/VEZİRKÖPRÜ(Samsun),
======================
Otomobillerin camını kırarak hırsızlık yapan cezaevi firarisi yakalandı
Samsun'da camını kırdığı park halinde 5 otomobilin içerisinden hırsızlık yaptığı belirlenen cezaevi firarisi M.Ü., polisin takibi sonucu yakalandı.
Kentte, park halinde araçlardan hırsızlık yapıldığı yönünde şikayet üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Bürosu ekipleri, harekete geçti. Ekipler, 5 farklı aracın camını kırarak cep telefonu, para ve çanta çalarak kayıplara karışan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Eğitim Araştırma Hastanesi otoparkındaki bir otomobilden de, aynı yöntemle çanta çalan şüphelinin, açık cezaevinden kaçan M.Ü. olduğu tespit edildi.
Polis ekiplerinin yaklaşık 1 aydır peşinde olduğu M.Ü., Ladik ilçesinde, hırsızlık bürosu ekiplerince yakalandı. Şüpheli, emniyetteki sorgusununun ardından adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü
--------
Otomobilinden çanta çalınan Serdar Özkan'la röportaj
Otomobilden detaylar
Hırsızlık şüphelisinin adliyeye getirilişi
(SURE: 01.32 DK) (BOYUT: 173 MB)
Haber-Kamera: Tayfur KARA/SAMSUN,
====================
TIR'ın gizli bölgelerinden 13 bin 300 paket kaçak sigara çıktı
Eskişehir'de polis ekiplerince durdurulan bir TIR aracının dorsesinde ki gizli bölmelerde 13 bin 300 kaçak sigara ele geçirildi. TIR sürücüsü S.C. gözaltına alınarak işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, şüphe üzerine bir TIR aracını durdurdu. Dorsede yapılan aramalarda gizli bölmelerde 13 bin 300 paket kaçak sigara ele geçirildi. Gözaltına alınan TIR sürücüsü S.C., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
---------
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi
-Ele geçirilen sigaralar foto
Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR-
===================
170 kilometre gidip, yavru köpekler ile annesini kurtardılar
Diyarbakır'da Hayvan Hakları Savunucuları Grubu, Kulp ilçesi kırsalında yaşam mücadelesi veren anne köpek ile 13 yavrusunu kurtarmak için 170 kilometre yol kat etti. 2 yavru telef olurken, diğer yavru köpekler ile annesi, gönüllü bir aileye teslim edildi.
Kulp ilçesine bağlı Ağıllı Mahallesi sakinleri, Çekirdek mezrasında bitkin halde buldukları anne köpek ve 13 yavrusu için sosyal medyadan yardım çağrısında bulundu. Sosyal medyada yapılan çağrının ardından Diyarbakır Hayvan Hakları Savunucuları Grubu, harekete geçti. Kent merkezine 170 kilometre uzaklıkta bulunan Ağıllı Mahallesi'ne bağlı Çekirdek mezrasına giden hayvan hakları savunucuları, 13 yavru köpekten 2'sinin açlıktan telef olduğu gördü. Köpekler için seferber olan grup, mezrada aldıkları yavru köpekler ile annesini Diyarbakır'a getirip, gönüllü bir aileye teslim edildi.
Görüntü Dökümü
-------
Anne köpek ve yavrularını bulan vatandaşın yardım çağrısı
Anne köpek ve yavruları
Anne köpek ve yavruların yeni yuvası
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 346
Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,
====================
Kurtuluş mücadelesinin tanığı Zahret nine
Samsun Valiliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının 100'üncü yılı nedeniyle kurtuluş mücadelesine tanıklık eden isimleri hatıra yüzüğü ile onurlandırdı. O kişiler arasında yer alan 4 çocuk 17 torun ve 12 torununun çocuğu olan 99 yaşındaki Zahret Başturan, o yıllara yeniden döndüğünü anlattı.
Samsun Valiliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da, Samsun'a çıkışının 100'üncü yılı nedeniyle kurtuluş mücadelesine tanıklık eden isimleri hatıra yüzüğü ile onurlandırdı. O kişiler arasında yer alan ve Asarcık ilçesi Atatürk Mahallesi'nde yaşayan 4 çocuk 17 torun ve 12 torununun çocuğu olan 99 yaşındaki Zahret Başturan, o yıllara yeniden döndüğünü anlattı.
Kurtuluş mücadelesinin zorlu geçtiğini söyleyen Zahret Nine, çok sevdiği Atatürk'ün ölümüne üzüldüğünü belirterek "Atatürk öldüğü zaman ben çok küçüktüm. Atatürk öldüğü zaman benim eşim askerdeydi. Bir akrabamız gelip evimiz de Atatürk öldü dedi, ama çok sessiz bir şekilde söyledi. Bende neden çok sessiz söylediğini sordum. Oda bize 'Atatürk'ün öldüğünü yabancı devletler duyarsa yeniden ülkemize saldırılar' diye korktuğunu söyledi. Eğer Atatürk olmasaydı Türkiye'nin adı silinip giderdi. Türkiye'yi o kurtardı. Ölüm haberini alınca çok üzülmüştüm. Bende evlatlarını Atatürk sevgisi ile büyüttüm" dedi.
Annesiyle beraber yaşayan 71 yaşındaki Abdullah Başturan, "Annemizi bu yaşa kadar yaşayıp bu tarihe tanıklık etmiş olmasından dolayı çok mutluyuz. Annemin tarih boyunca birikmiş birçok anısı var. Ancak yaşı ilerledikçe birçoğu silinip gitti. Geçmişte Atatürk ile ilgili bir çok hatıraları var" şeklinde konuştu.
Görüntü Dökümü:
--------
-Zahret Başturan'ın röportajı
-Abdullah Başturan'ın röportajı
-Zahret Başturan'dan detaylar
-Detaylar
Heber-Kamera: Hüseyin KALAY/ASARCIK(Samsun),
=====================
Engellilerin bir günlük temsili askerlik sevinci
Eskişehir'de 46 engelli, Jandarma Komutanlığı'nda düzenlenen törenle yemin edip, bir gün süreyle temsili askerlik yaparken, elleri kınalı askerler sevinçlerini aileleriyle birlikte yaşadı.
Eskişehir Jandarma Komutanlığı'ndaki temsili askerlik töreninde bedensel, zihinsel ve işitme engellilere ilk olarak asker giysileri giydirildi. Engelliler daha sonra Jandarma Komutanlığı'nda temel eğitim çalışmasına katıldı. Eğitimlerde engellilere asker selamı verilmesi ve esas duruşta bulunulması öğretildi. Eğitimlerin ardından yemin töreni programına geçildi. Törene, Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, 1'inci Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Ali Özmen, Vali Yardımcısı Bekir Şahin Tütüncü, Jandarma Komutanı Albay İlhan Şen, Emniyet Müdürü Engin Dinç, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, engelliler ile aileleri katıldı.
Eskişehir Jandarma Komutanı Şen, askerlik yapanların haklı gururu ömür boyu yaşadıklarını ifade ederek, "Askerlik yükümlülüğü, asker-millet olan ulusumuzun bir onur kaynağıdır. Kutsal askerlik görevini yerine getiren her Türk vatandaşı bunun haklı gururunu bir ömür boyu yaşamaktadır. Bugün burada hayatlarında engel tanımayan ve yüreği askerlik arzusuyla dolu olan kardeşlerimizin, askerlik görevini sembolik olarak da olsa yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla toplanmış bulunmaktayız" dedi. Temsili askerlik görevini yerine getiren erler adına konuşan Şehit Serkan Özaydın'ın kardeşi Erkan Özaydın ise, ömür boyu anlatacak askerlik anıları olduğu için büyük sevinç yaşadıklarını söyledi. Özaydın, "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı, engelli vatandaşlara elini uzatarak, onların en büyük arzusu olan kutsal askerlik hizmetlerini disiplinli ve başarılı bir şekilde yerine getirmelerini sağladı. Biz engelliler bugün büyük bir sevgi duyduğumuz asker ocağına gelmenin ve hayallerimizi süsleyen şerefli Türk askerinin üniformasını giymenin dururu ve heyecanını yaşıyoruz. Bizlere bu sevinci tattıran ve yaşayan herkese çok teşekkür ederiz. Askerlik vazifesini yerine getirdikten sonra askerlik dönüşü anılar anlattıklarını ve fotoğraflarını gördükçe asker olamamanın burukluğunu ve üzüntünü duyuyorduk. Şimdi ise bizde askerlik hizmetine dair hatıralarımızı e fotoğraflarımızı anı olarak saklayabileceğiz" şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından temsili asker olan engelliler, Türk bayrağı ve silahlara ellerini koyarak yemin etti. Temsili askerlere terhis belgelerini Vali Çakacak ve beraberindeki protokol üyeleri verdi.
ÇAKIL'IN GÖSTERİSİ BEĞENİYLE İZLENDİ
Temsili askerlik programının sonunda Jandarma İz Takip köpeği 'Çakıl' ileri itaat gösterisi yaptı. Bakıcısının tüm komutlarına uyarak gösteri yapan Çakıl'ın hareketleri izleyenlerin büyük beğenisini topladı.
Görüntü Dökümü
-----------
-Törenin yapıldığı alan
-Temsili engelli askerler
-Askerlerden detaylar
-Protokol üyeleri
-Albay Şen'in konuşması
-Erkan Özaydın'ın konuşması
-Terhis belgelerinin verilmesi
-Takip İz köpeği gösterisi
-Genel görüntüler
Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,-
===================
Tarihe tanıklık eden enstitü
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 1938 yılında eğitmen kursu olarak açılan ve çeşitli değişikliklere rağmen 66 yıl boyunca öğretmen yetiştiren Pazarören Köy Enstitüsü'nün kaderine terk edilen binaları tarihe tanıklık ediyor. Geçmişte 110 dönümlük araziye yapılan tarihi enstitüden geriye kullanılmayan tarihi okul, öğretmen lokali, bakım atölyeleri, sinema ve spor salonu bulunuyor. Köy Enstitüsü öğrencilerinin kullandığı kayak takımlarından tarım aletlerine kadar çok sayıda eşya şu anda Pazarören Anadolu Lisesi'nin yönetim binası girişindeki küçük müzede sergileniyor.
Pazarören Köy Enstitüsü, 1938 yılında eğitmen kursu olarak açıldıktan sonra çevre illerden gelen öğrencileri mezun edip, köy okullarına öğretmen olarak gönderdi. 1939 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Ali Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un hazırladıkları kanun doğrultusunda köy enstitüsü, eğitim ve öğretime 1954 yılına kadar devam etti. 1954 yılında enstitünün ismi Mimar Sinan Öğretmen Okulu olarak değiştirildi. Bu okulda 1975 yılına kadar ülkenin ihtiyacı olan öğretmen yetiştirildi. 1975 yılında ise bu okullar Öğretmen Lisesi adını aldı. 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren öğretmen liselerinin misyonunu tamamlaması ile birlikte enstitü, Pazarören Anadolu Lisesi ve Çok Programlı Lisesi adını aldı.
Okul, geçmişten aldığı mirası zor da olsa ayakta tutmaya çalışıyor. 110 dönümlük araziye yapılan tarihi enstitü bünyesinde, kurulduğu ilk yıllarda birçok öğretmen yetiştiren tarihi okul binası, öğretmen lokali, bakım atölyeleri, sinema ve spor salonu hala ayakta. Yıkılma riski nedeniyle kullanılmayan tarihi binalar, geçmişe tanıklık ediyor. Köy Enstitüsü öğrencilerinin kullandığı kayak takımlarından tarım aletlerine kadar çok sayıda eşya ise şu anda Pazarören Anadolu Lisesi'nin yönetim binası girişindeki müzede sergileniyor.
'MEZUN OLANLAR KÖY ÖĞRETMENİ OLARAK ÇALIŞIRLARDI'
Okul Müdürü Hayrettin Acet, "Köy enstitüleri ülkemizde 1938 ile 1943 yılları arasında 21 tane kurulmuş. Buraya gelen öğrenciler, köy çocukları. Yani köylerden zeki ve çevik çocuklar seçilip, burada eğitim verilirmiş. Burada o dönem her öğrenci 6 yıl eğitim alırmış. Burada öğretilen meslek sadece öğretmenlik üstüne değil. İşte marangozhanede marangozluk eğitimi, okulun çiftliğinde hayvancılık eğitimi, müzik ve sağlık alanında eğitimler alırlardı. Buradan mezun olduktan sonra yine köylerde köy öğretmeni olarak çalışırlardı. Yani gittiği köyde sadece öğretmen değil, o köyün sağlıkçısı, ziraatçisi, mühendisi olurlarmış. Bu işlevlerin tümünü yerine getiriyorlardı" şeklinde konuştu.
'BİNALAR TESCİLLENDİ'
Okulun 110 dönümlük arazi üzerine kurulduğunu kaydeden Hacet, "Köy enstitüsünden kalan binalar koruma altına alındı. Restorasyon çalışmalarıyla ilgili projesi yapıldı. Binalar tescillendi. Şu anda restorasyona hazır. Şu anda biz köy enstitüsünden kalma binaları çok fazla kullanamıyoruz. Neden? Çünkü yıkılma riski var. Öğrencilerimiz için risk teşkil ediyor. Sadece 1970'li yıllarda yapılan idari, pansiyon ve yönetim binası kullanılıyor" dedi.
Görüntü Dökümü:
----------
-Tarihi enstitüden görüntü
-Hayrettin Acet ile röportaj
-Genel görüntü
Süre: 4.53-589 MB
Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ,DHA
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -9 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.