Erdoğan: Laiklik Kavramının Arkasına Saklanıp Milletin İnanç Değerlerine Saldıran Bu Güruhun Hezeyanlarına Sadece Gülüp Geçiyoruz - Son Dakika
Son Dakika Logo

Erdoğan: Laiklik Kavramının Arkasına Saklanıp Milletin İnanç Değerlerine Saldıran Bu Güruhun Hezeyanlarına Sadece Gülüp Geçiyoruz

25.02.2026 21:32

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına korkakça saklanıp milletin inanç değerlerine yönelen; 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanda tetikçilik yapmak dışında bir görevi olmayan ve Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desi, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" dedi.

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına korkakça saklanıp milletin inanç değerlerine yönelen; 27 Mayıs'tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanda tetikçilik yapmak dışında bir görevi olmayan ve Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Emek Sofrası Buluşması" iftar programına katıldı. Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:

"Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan Gazze'de, Sudan'da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören; bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim'de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail'in saldırıları sonucu 11 Ekim'den bu yana 615 Filistinli hayatını kaybetti, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler yaşanıyor. Gazze'nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı'nda kısıtlamalar ve zulümler maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan; son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama buna rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor. Bu mübarek günlerin, başta Filistin'in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize selamlarımı iletiyor, dualarımızın onlarla olduğunu ifade ediyorum. Cenab-ı Allah, Gazze'deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun."

"Ne sermaye düşmanlığı yaptık ne de emekçi kardeşlerimizin haklarının gasbedilmesine göz yumduk"

Kıymetli misafirlerimiz, emek, alın teri ve helal kazanç medeniyetimizin merkezinde yer alan kutsal değerlerdir. Bu kavramlar, adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Asırlar boyunca ahi teşkilatımız, loncalarımız ve orta sandıklarımız sadece işçi ile işverenin hukukunu korumakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran'ın 'Eşine, işine, aşına özen göster.' sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturmaktadır. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002'den beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz; işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne sermaye düşmanlığı yaptık ne de emekçi kardeşlerimizin haklarının gasbedilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla memurlarımızın ve sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık.

"Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz"

Yıllarca tartışma konusu olan 1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ettik. İş sağlığı ve güvenliği kanununu çıkardık, sendika kuruluş şartlarını kolaylaştırdık, toplu iş sözleşmesi sistemini güçlendirdik. Kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıdık, toplu sözleşme ikramiyesini yeniden yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Memurlarımızın cuma izni ve hac izni gibi haklardan etkin şekilde yararlanmasını sağladık. Yıllarca hakları yok sayılan kesimlere yönelik bu düzenlemelerin bazı çevreleri rahatsız ettiğini görüyoruz. Ancak biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz ve aynı hassasiyetle yolumuza devam edeceğiz.

Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun ve üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine; çocukların Ramazan-ı Şerif'in neşesini doya doya teneffüs etmesine dahi laf ediyor, 'Gerici azınlığın provokasyonu' gibi son derece çirkin ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının arkasına korkakça saklanıp milletin inanç değerlerine yönelen; 27 Mayıs'tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanda tetikçilik yapmak dışında bir görevi olmayan ve Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz.

"Siyasi hayatımız boyunca emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık"

Değerli kardeşlerim; çalışma hayatına genç yaşta İETT'de işçi olarak adım atmış bir cumhurbaşkanı olarak alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin farkındayım. Çalışmak, üretmek ve ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğin karşılığını almanın da öneminin bilincindeyiz. Siyasi hayatımız boyunca emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda bol vaat dağıtıp göreve gelince sözlerini unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamazken farklı yerlerde konfor süren bir anlayışın parçası olmadık. Her zaman 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının; emekçilerimizin, emeklilerimizin ve memurlarımızın adil şekilde yararlanmasını sağladık.

Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona karşı koruyacak şekilde düzenledik. Emeklilerimize yılda iki defa bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklar kazandırdık. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında yaşanan sorunları büyük ölçüde giderdik; sağlık ve sosyal güvenlik sistemini daha etkin hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin tam yıl çalışabilmesinin önünü açtık. Daha birçok düzenleme ve projeyle çalışanlarımızı destekledik ve güçlendirdik. Bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Ramazan ayının milletçe birliğimizin, beraberliğimizin ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını diliyorum."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Erdoğan: Laiklik Kavramının Arkasına Saklanıp Milletin İnanç Değerlerine Saldıran Bu Güruhun Hezeyanlarına Sadece Gülüp Geçiyoruz - Son Dakika


Advertisement