Kelle Koltukta Eyleme Devam! - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kelle Koltukta Eyleme Devam!

Kelle Koltukta Eyleme Devam!
12.10.2015 10:55

Şanlıurfa'da Ankara saldırısını protesto etmek için toplanan grup için alınan güvenlik önlemlerinin yetersizliği dikkat çekti.

Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamlarına rağmen düzenlenen açık hava etkinlikleri ve eylemlerde güvenlik önlemleri alınmıyor. Dün Şanlıurfa'da Emek Barış ve Demokrasi Platformu'nun düzenlediği yürüyüş de bunun en büyük göstergesi oldu. Kentin Topçu Meydanı'na gelen eylemciler ne polis tarafından bariyerlerle çevrilen alana girdi ne de kendileri bir önlem aldı. Ajanların ve IŞİD'lilerin cirit attığı Urfa'da adeta elini kolunu sallayan eylemcilerin arasına daldı

DİYARBAKIR VE SURUÇ PATLAMALARI

Haziran ayında HDP'nin Diyarbakır'daki mitinginde canlı bomba eylemi sonucu 2 kişi hayatını kaybetmiş 100'e yakın kişi de yaralanmıştı. Kanlı eylemin bir sonraki adresi sosyalist gençlerin Suruç'ta Kobani için yürüyüş öncesi düzenlediği basın açıklaması oldu. Diyarbakır patlamasındaki canlı bombanın bir benzeri yaptığı patlamada 33 kişinin ölümüne, 100'ü aşkın kişinin de yaralanmasına sebep oldu. Her iki olayda da günlerce güvelik zafiyetinin olduğu ve yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığı konuşulup tartışıldı. Ancak bunca katliamdan yeterli dersin çıkarılmadığı önceki gün Ankara'da gerçekleşen aynı tarzdaki kanlı eylemden bir kez daha anlaşıldı.

3 SANİYE ARALIKLI İKİ PATLAMA

Ankara'da tren garından Barış Mitingi'nin yapılacağı alana geçmekte olan kalabalığın içerisinde 3 saniye aralıklı peş peşe iki canlı bomba saldırısı gerçekleşti. Bu kez yapılan katliam Cumhuriyet tarihinde yaşanan katliamların en büyüğü oldu. Dün itibariyle hayatını kaybedenlerin sayısı 95, yaralananların sayısı ise 250'ye yakın. Diyarbakır ve Suruç katliamlarının ardından yapılan güvenlik tartışmaları bir kez daha alevlenmeye başladı. Ancak açık havada yapılan eylem ve mitingler yeterli güvenlik önlemi alınmadan gerçekleştirilmeye devam etti.

ÜST ARAMASI OLMADAN EYLEME KATILIM OLDU

Şanlıurfa'da Emek Barış ve Demokrasi Platformu'nun dün Topçu Meydanı'nda gerçekleştirdiği katliamı kınama amaçlı eylem ve yürüyüş yine adeta yürekleri ağza getirdi. Polisin meydanda bariyerle çevirdiği alana girmeyen eylemciler, meydanın diğer kısmında toplanmaya başladı. Güvenlik güçleri; çevik kuvvet ekipleri ve zırhlı araçlarla önlem alırken, yürüyüşe katılmak için gelenlere yönelik hiçbir tedbir alınmadı. Yüzlerce başta IŞİD'li ve çeşitli ülke ajanlarının cirit attığı Şanlıurfa'daki bu eyleme elini kolunu sallayan katıldı. Üst veya ellerde getirilen çantalara yönelik güvenlik güçleri de platform görevlileri de bir arama yapmadı.

YÜRÜYÜŞTE GERGİNLİK YAŞANDI

Topçu Meydanı'nda toplanan grup, 'sarayın savaşı halkların barışına yenik düşecek' pankartı taşıdı ve 'faşizme karşı omuz omuza, barışa uzanan eller kırılsın, Kürdistan faşizme mezar olacak' gibi sloganlar atarak yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında polis sık sık uyarılarda bulundu. Yoldan geçen iki gencin 'şehitler ölmez vatan bölünmez' şeklinde slogan atması üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Polislerin araya girmesiyle olay büyümeden sona erdi. Karameydanı Cami önüne gelen grup burada hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulundu. Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Dilek Öcalan ve HDP Şanlıurfa Milletvekili Adayı Feridun Yazar'ın bulunduğu ve birçok sivil toplum kuruluşunun da destek verdiği grup adına basın açıklaması yapan KESK Dönem Sözcüsü Reşat Doğan hayatını kaybedenlere rahmet ve yaralılara acil şifalar diledi. Doğan, "AKP devleti katliamlarına bir yenisini ekledi. KESK, TMMOB, TTB ve DİSK olarak savaşa dur demek ülkede emeğin demokrasinin ve barışın hakim olduğu yeni bir yaşam şiarımızı haykırmak için önceki gün on binlerce emekçi ile Ankara'da planlı bir miting gerçekleştirmek istedik. Barış sesimizi tüm Türkiye'ye haykırmak adına bulunduğumuz sırada ülkemize kanlı savaşları ve katliamları reva gören güçler kitlenin kalabalık olduğu bir yerde iki bomba patlattı. Yüze yakın yoldaşımız şehit olurken dört yüze yakın arkadaşımız yaralanmıştır, öncelikle biz Urfa demokrasi güçleri olarak bu katliamı lanetliyoruz. Sorumluların halkların nezdinde mahkum olduklarını ve yargı önünde de er ya da geç hesap vereceklerine inanıyoruz" dedi.

DOĞAN: KATLİAMI REVA GÖRDÜLER

7 Haziran seçimlerinden sonra patlama ve saldırıların arttığına dikkat çeken Doğan, insanların yaşam umutlarının yok olduğunu kaydetti. Doğan, "7 Haziran seçimlerinden sonra tek başına iktidarı kaybeden AKP hükümeti bir konsept değişikliği yaparak tüm karanlık ve çeteci güç odakları ile işbirliği yaparak ülkeyi savaşa sürüklediler. Bu yaşanan savaşta hiçbir kanun ve hukuk tanımadan pervasızca saldırılara başladılar. İktidarı uğruna ülkenin geleceği olan gençleri ve çocukları katlettiler. Aslında bu saldırılar ile ülke insanının yeni yaşam umutlarını yok etmek istediler. Birlikte yaşamanın elini tutmak yerine o elleri uzatanlara ölümü ve katliamı reva gördüler. Bu katliamların birlikte yaşama iradesine bir saldırı olduğunu ve asla başarılı olamayacağını haykırıyoruz" diye konuştu.

'BOMBA SURUÇ'UN DEVAMIYDI'

Ankara'daki olayda güvenlik zafiyetinin olduğunu belirten Doğan, patlamanın Suruç'takine benzer olduğunu söyledi. Bugün ve yarın olmak üzere olaydan dolayı iki günlük grev kararı aldıklarını belirten Doğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Önceki gün Ankara'da patlayan bomba Reyhanlı, Adana, Mersin, Diyarbakır ve Suruç'taki bombalamaların bir devamıydı. Orada parçalamayı başaramadıkları halkın barış çığlığını Ankara Tren Garı'ndaki katliamla yapmaya çalıştılar. Ama biz emek ve demokrasi mücadelesi veren bütün bileşenler olarak bu katliama rağmen barış sesimizi milyonların hafızasına kazıyacağız ve bu katliamı hafızalardan silmeyeceğiz. Devlet karanlık güçlerle patlattığı bombanın etkisini arttırmak için emniyet ve sağlık ekipleri ile birlikte bize müdahale etti. Bomba patladıktan sonra alanda bulunan sağlıkçılar olarak yaralılara müdahale ederken ambulans beklediğimiz sırada polis, tomalarıyla gaz bombalarıyla müdahale etti. Bazı sağlıkçı arkadaşlarımız hasta başında bayıldı. Ambulanslar Ankara'nın göbeğinde üç hastanenin ortasındaki bir alana 40 dakika sonra gelebildi. Bu da yaşamının yitirenlerin sayısının artmasına sebep oldu. Bu müdahaleler katliamın planlayıcısını ele verdi. Bu katliamda AKP hükümeti suç ortağıdır. Biz emek ve demokrasi mücadelesi yürüten tüm bileşenler olarak bu katliamların ve saldırıların bizi asla yıldırmayacağını ve mücadelemizin yükselerek ülkeye barışı ve özgürlüğü getireceğine halkımızın huzurunda söz veriyoruz. Bu katliama karşı 3 günlük yas ilan ettiğimizi ve 12 - 13 Ekim tarihlerinde 2 günlük grev kararı aldığımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Tüm halkımızı ve emekçilerimizi bu grevimize destek vermeye çağırıyoruz."

Daha sonra HDP Şanlıurfa Milletvekili Adayı Feridun Yazar kısa bir konuşma yaptı. Yazar, bu tür saldırı ve patlamaların kendilerini mücadelelerinden asla vazgeçiremeyeceğini belirtti. Yazar'ın konuşmasının ardından grup dağıldı. Grubun dağılmasıyla birlikte polis yolun hemen boşaltılmasını istedi. Bu istek üzerine yine polisle yürüyüşe katılanlar arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Yürüyüşe katılanlar ara sokakları kullanarak dağıldı.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Güncel Kelle Koltukta Eyleme Devam! - Son Dakika


Advertisement