- Filistin kökenli ABD'li işadamı Farouk Shami:
"Sahibi olduğum kozmetik şirketi CHI'nin Avrupa ve Ortadoğu dağıtım merkezi Türkiye olacak. Türkiye'de kozmetik sektörünü bir gömlek yukarı taşıyacağımıza inanıyorum"
"Filistin'de doğdum. Oraya sadakatım önce gelir. Ancak Türkiye ikinci vatanım"
"Türkiye'deki demokrasiyi seviyorum. Şu son günlerde yaşanan olaylar da sadece televizyonda . Bu olaylar münferid"
Yapacağı yatırımla ilgili görüşmeler için geldiği İstanbul'da AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Shami, "Filistin'de doğdum. Tabii ki oraya sadakatim önce gelir. Ancak oradaki işgal koşulları, ihracat ve ithalattaki zorluklar malum. Türkiye benim ikinci vatanım oldu" dedi.
"Çok kısa bir süre içinde ürünlerimizin Avrupa ve Ortadoğu dağıtım merkezi Türkiye olacak" diyen Shami, "Yüzlerce kişilik bir ekip kuruyoruz. Türkiye'deki kozmetik sektörünü bir gömlek yukarı taşıyacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.
-Cumhurbaşkanı Gü ile görüştü
Shami, pek çok kez geldiği Türkiye'de, kendisine ortak olarak seçtiği iş adamı Yaşar İncesu ile tanışmasını, "Kaybettiğim kardeşimi bulmuşum gibi hissettim" diye anlattıi.
"Birlikte Ankara ve Kayseri başta olmak üzere çeşitli şehirlere gittik, valilerle, belediye başkanlarıyla görüştük. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de görüşme olanağı buldum" diyen Shami, "Yatırımımızı memleketi Kayseri'de yapacak olmamız Cumhurbaşkanı Gül'ü memnun etti" dedi.
Shami, "Türk insanının özelliği, memleketini sevmesi ve iş adamlarını çekmek istemesi. ABD'deki Türk Ticaret Odası üyeleri de oradaki en sevecen, en aktif, en çalışkan insanlar" değerlendirmesini yaptı.
-Eğitim bilimi öğrenimi için gitti, kozmetik kolejine geçti
Üç kuşaktır öğretmenlik yapan bir ailenin mensubu olduğunu anlatan Shami, kendisinin de 1965 yılında ABD'ye eğitim bilimi öğrenimi görmek için gittiğini, ancak kararını değiştirdiğini söyledi.
Shami, "Okula giderken bir yandan da restoranlarda garsonluk yapıyordum. Bir gün, kozmetik kolejine gittiklerini söyleyen bazı kızlarla karşılaştım. Doğrusu, 'kozmetik kolejini ilk defa duyuyordum. İlgimi çekti, davet ettiler. Saç kesmeyi öğrenebileceğimi ve belki de öğrencilerin saçlarını kesmenin, masalarını temizlemekten daha iyi bir iş olabileceğini düşündüm" diye konuştu.
"Bir hafta, iki hafta derken, 49 sene önce işin içine daldım" diyen Shami, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ailem karşı çıktı. Bunun, başarılı bir öğrenci için uygun bir iş olmadığını düşünüyorlardı. Bense kuaförlüğü hem sanat, hem de iyi bir gelir kaynağı olarak görüyordum. Babama karşı geldim. Aslında ona, 'Tamam, okulumu bitireceğim, doktora da yapacağım ama bana kuaför olmam için izin verecek misin?' dedim, o ise 'Kesinlikle hayır, bu bizim ailemize göre bir iş değil' diye kestirip attı. Hayatımda ilk ve son defa babama karşı geldim ve kuaför oldum."
Babasının bunun üzerine kendisini Filistin'e geri çağırdığını anlatan Shami, "Orada da babamdan gizli bir kuaför salonu açtım. Ancak 1967 savaşı patlak verdi. İşgal altında daha fazla yaşayamazdım. ABD'de demokrasinin tadını almıştım, oraya döndüm" dedi.
- Alerji icat doğurdu
Saç boyama alanında uzmanlık kazandığını belirten Shami, 1985'te saç boyalarında kullanılan amonyaka karşı kendisinde alerji geliştiğini, doktorların kati bir şekilde bu işi sürdürmesine karşı çıktığını söyledi.
"Kalbim kırılmıştı. Saç yapmayı bıraktım" diyen Shami, sonraki birkaç yıl boyunca Suudi kraliyet ailesinin özel kuaförü olarak çalıştığını anlattı.
Bir ara emlak işine girmeyi düşünse de kozmetik sektöründen vazgeçemediğini, yine biz güzellik salonu açtığını anlatan Shami, bir yandan da evinin garajında kurduğu küçük laboratuvarda çalışarak amonyaksız saç boyası geliştirdiğini, kendisine iş hayatındaki başarıyı da bu buluşun getirdiğini kaydetti.
Shami, şunları söyledi:
"Sermayem bin dolardı. Sadece kendi salonum için üretim yaparak başladım ama pek çok kuaför bu işin nasıl olduğunu öğrenmek için bana geliyordu. Sonra distribütörler gelmeye başladı. Garajdaki üretimi satın aldığım küçük bir mekana taşıdım ve saç boyası üretimine hız verdim. Güzellik sektörüne üretici olarak girmiştim. Aslında saç boyasına alerjisi olan çok sayıda kuaför vardı ama alternatifleri yoktu. Sağlık için tehlikesi büyüktü ama bırakamıyorlardı."
-Kimyacı kuaför
Çevre, eğitim ve ahlak kavramlarını üretim felsefesinin parçası haline getirdiğini belirten Shami, "Kozmetik sektöründeki üreticiler eski moda iş yapıyorlardı. Bütün ürünler, güzellik işini bilmeyen, anlamayan kimyacılar tarafından üretiliyordu. Kimya okuyan ilk kuaför ben oldum. 34 yılımı kozmetik kimyaya ayırdım. Her gün en az bir saatimi buna ayırdım" dedi.
Shami, mesleğine bilimsel yaklaşımla eğildiğini belirterek, yıllar içinde başka kozmetik ürünlerinde de yeniliklere imza attığını ifade etti.
"İlk defa bir kuaför, kuaförler için ürün geliştirmeye başladı" diyen Shami, ürünlerinde doğayı takip ettiğini vurguladı. Geliştirdiği ürünlerin ABD'de büyük başarı kazandığını belirten Shami, bu ülkedeki kadınların yüzde 97'sinin CHI markasını tanıdığını kaydetti. Shami, "CHI, kozmetik sektörünün Coca Colası gibi oldu" dedi.
- Teksas'ın vali adayı
ABD'nin Teksas eyaletinde 2009 yılında Demokrat Parti'den valilik için aday da olan Shami, siyasete girmesiyle birlikte bu ülkede ilk ciddi ayrımcı muameleyi yaşadığını da kaydetti.
Shami, şunları söyledi:
"Demokrat parti içinde 6 adaydık. Önde gidiyordum ama bir gün partiden aradılar ve 'Sen bir iş adamısın, valilik de vali yardımcılığı kadar önemli bir iş değil. Senin vali yardımcılığı için yarışmanı istiyoruz' dediler. 'Kesinlikle olmaz, ben valilik için yarışacağım' dedim. ABD'de ilk kez ciddi bir ayrımcılık hissettim. Medya da beni ABD'li, Teksas'lı olarak değil, Müslüman, Filistinli olarak gündeme taşıyordu. Tabii ki öyleydim ama Teksas valiliği için yarışıyordum, Ramallah veya Filistin için değil."
"Teksas'da maalesef hala koyu renklilere ve göçmenlere ayrımcılık var" diyen Shami, Demokrat Parti'nin Teksas'taki liderinin birkaç hafta önce kendisini yeniden partiye davet ettiğini, fakat kendisinin, "Bağımsız olarak daha iyi hizmet edebileceğime inanıyorum" dediğini aktardı.
-İslamofobi bir gerçek
Her şeye rağmen ABD'de sahip olduğu statüden memnun olduğunu anlatan Shami, "ABD'de, doğduğum ülkedekinden daha fazla ayrıcalığa sahibim. Filistin'de askere bile gidemem. İsrail işgali altındayız ama ABD'de Ulusal Savunma Üniversitesi'nin yönetim kurulu üyesiyim. ABD'li generallerle çalışıyorum, bu bir ayrıcalık. ABD benim için dünyada yaşayabileceğim en iyi yer. Filistinli olmaktan gururluyum ama ABD'li olmaktan da gururluyum" diye konuştu.
ABD'de islamofobinin bir gerçek olduğunu ifade eden Shami, "Terörün dini veya ırkı yok. ABD'de pek çok olay oluyor. Okullarda insanlar vuruluyor. Bunu yapan Araplar, Müslümanlar değil. Tabii maalesef medya olayları Araplar'a, Müslümanlar'a yönlendirmeye çalışabiliyor ama bizim de üzerimize düşenler var. İyi örnekler olmalıyız. İyi bir Amerikalıyım, iyi bir vatandaşım, çünkü bizler iyi insanlarız" görüşünü dile getirdi.
-Türk medyası aktif olmalı
Türkiye'deki demokratik ortamı öven Shami, "Şu son günlerde yaşanan olaylar da sadece televizyonda. Ben kendi gözlerimle görüyorum, burası barış içinde bir ülke, insanlar da hükümetlerinden memnunlar. Bu olaylar münferit" dedi.
"ABD'den sağdan, soldan e-mailler alıyorum, herkes İstanbul'da olduğum için endişeli" diyen Shami, "Televizyon seyrediyorum, Taksim'de insanların kavga ettiğini görüyorum. Sanki bütün ülke isyan halinde. Halbuki burada işin gerçeğini görüyorum. Bence Türkiye'deki medya aktif olmalı ve buranın barış içinde bir ülke olduğu gerçeğini göstermeli. Burası Müslüman ülkeler için iyi bir örnek. Bütün Müslüman ülkeler Türkiye gibi olmalı" ifadelerini kullandı.
-Türkiye lider ülke
Shami, "Türkiye dünya ekonomisini lider ülkelerinden biri. Dünyada büyüyen iki ekonomi var, Türkiye ve Brezilya. Bütün Müslüman ülkelerin Türkiye'den ders almasını isterim" şeklinde konuştu.
ABD'de faaliyet gösteren bir iş adamı olarak anavatanını unutmadığını, sürekli ilişki içinde olduğunu anlatan Shami,
"Para kazanmaya başlayınca ilk yaptığım Filistin'de rahmetli babamın adını taşıyan bir lise açmak oldu. Babam da eğitimciydi ve köyümde ilk okulu o açmıştı" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın planladığı Gazze ziyaretini de değerlendiren Shami, "Eğer gitmek istiyorsa bu Başbakan Erdoğan'ın tercihi. Ben Türkiye'deyim, burası bağımsız bir ülke, istedikleri her yere gidip gelebiliyorlar. Bunun ABD'nin meselesi olduğunu düşünmüyorum. Bu, tamamen Erdoğan'ın kararı. Ben de onun kararına saygı duyuyorum. Filistin'in kapısı, gelmek isteyen herkese açıktır" diye konuştu. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Teksaslı Farouk Shami, Yatırım İçin Türkiye'de - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.