Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması
13.12.2013 12:55

"(Meclis'teki üslup tartışmaları) Bütün partiler birlikte cezayı caydırıcı hale getiren bir düzenleme yapabiliriz. Ama bu düzenlemeden daha önemlisi bence milletvekillerinin böyle bir düzenlemeye meydan vermeyecek bir üslubu, usulü benimsemeleri ve oradan konuşmalarıdır" "Dokunulmazlık maddesi üzerinde bir uzlaşma olduğu zaman biz elbette, bu maddede de demokrasimizi güçlendiren, milli iradeyi güçlendiren, milletvekillerinin daha teminatlı hale gelerek özgür bir ortamda vazifelerini daha iyi yapmalarını sağlayacak bir adım atılmasına her zaman açığız" "Türkiye artık erken seçimlere değil vaktinde seçimlere alışmalıdır.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, TBMM'deki üslup tartışmalarına ilişkin, "Bütün partiler birlikte cezayı caydırıcı hale getiren bir düzenleme yapabiliriz. Ama bu düzenlemeden daha önemlisi bence milletvekillerinin böyle bir düzenlemeye meydan vermeyecek bir üslubu, usulü benimsemeleri ve oradan konuşmalarıdır" dedi.

Bozdağ, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. "Meclis'teki üslup tartışmalarına" ilişkin Bozdağ, yaşanan olayların çirkin olduğunu söyledi.

Bu olayları tasvip etmelerinin mümkün olmadığını belirten Bozdağ, "Kim yaparsa yapsın, kime karşı yaparsa yapsın hakaret, küfür toplumun ahlakıyla, kabulleriyle bağdaşmayan, karşısındakini rencide eden, dinleyenleri de seyredenleri de rahatsız eden, insanın yüzünü kızartan eylem ve söylemler hepimizi rahatsız etmektedir" diye konuştu.

TBMM'nin iç tüzüğünde de üslup ve kaba, yaralayıcı söz söylememe konusunda açık hüküm olduğuna işaret eden Bozdağ,  "Bizim partimizden böyle davrananlarla ilgili derhal disiplin işlemleri yapıldı bugüne kadar. Es geçilen, görmezden gelinen herhangi bir olay olmadı" dedi.

Bunu birlikte ortadan kaldırabileceklerini dile getiren Bozdağ, "Genel Kurul havası içerisinde milletvekilleri, milletvekillerinin ve milletin temsilinin seviyesini muhafaza etme noktasında özen gösterirlerse dillerine hakareti, küfrü, iftirayı değil de fikri, aklı, bilgiyi, projeyi pelesenk edip öyle konuşurlarsa bundan hem milletimiz kazanır hem Meclisimiz kazanır hem biz kazanırız" değerlendirmesinde bulundu.

Bozdağ, "İç tüzükte bu konuyla ilgili yaptırımları ağırlaştırıcı düzenleme yapılabilir mi" sorusu üzerine, bu noktada bir çağrıda bulunduklarını anımsattı.

Meclis Başkan'ının çağrısı üzerine kurulan İç Tüzük Uzlaşma Komisyonu da bulunduğunu anlatan Bozdağ,  "Esasında bu komisyonun, bununla ilgili caydırıcı cezaları ortaya koyacak bir mutabakat noktasına da geldiğini biliyorum ama daha sonra CHP'nin bu mutabakattan iradesini çektiğini arkadaşlar söyledi. Böylesi bir mutabakat olursa Meclis iç tüzüğünde bütün partilerin birlikte bu noktada değişiklik yapması milletimize de Meclisimize de çok iyi bir mesaj olacaktır. Cezaların caydırıcılığı açısından da önemli bir adım olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

İç tüzüğün caydırıcı özelliğinin bulunmadığını dile getiren Bozdağ, "İç tüzüğe bizim böylesi bir müeyyideyi elbette koymamız lazım. Biz buna varız. Böyle bir noktada bütün partiler birlikte cezayı caydırıcı hale getiren bir düzenleme yapabiliriz. Ama bu düzenlemeden daha önemlisi bence milletvekillerinin böyle bir düzenlemeye meydan vermeyecek bir üslubu, usulü benimsemeleri ve oradan konuşmalarıdır. Esasında iç tüzüğe milletvekillerin üslupları nedeniyle bu yönde bir düzenleme konulması, milletvekilleri açısından da incitici bir durumdur" değerlendirmesinde bulundu.

-Demokratikleşme paketi

Demokratikleşme paketi konusundaki takvimin sorulması üzerine de Bozdağ, "Büyük ihtimalle ocak ayında Genel Kurul görüşecek" diye konuştu.

"Öcalan'a siyaset yolunun açılacağı" iddialarına ilişkin soruyu yanıtlayan Bozdağ, bu maddenin, hükmü kesinleşmiş olup da cezasının infazı devam edenlere siyaset yolu açmadığını belirtti.  Bekir Bozdağ, "Bu düzenlemeden hareketle 'siyaset yolu açılıyor' diyenler büyük bir çarpıtmanın, karalamanın içerisindedir. Çünkü buradan hareketle AK Parti'yi vurmak, hükümeti eleştirmek istiyorlar" dedi.

Seçme, seçilme, parti kurma, partilere üyeliğin siyasi hak olduğuna işaret eden Bozdağ, cezanın doğal sonucu olarak bu hakların kullanılmasının TCK'nın 53. maddesine göre açıkça yasak olduğunu vurguladı.

" Mustafa Balbay'ın tahliyesi, KCK davasından tutuklu BDP milletvekillerine de tahliye yolunu açar mı" şeklindeki soruyu yanıtlayan Bozdağ, tutuklama kararlarının istisnai bir tedbir kararı olduğunu, bu konuda uyulması zorunlu yasal düzenlemenin bulunmadığını söyledi.

Mahkemenin, Balbay ve diğerleriyle ilgili işin başından tutuksuz yargılama kararı da verebileceğini anlatan Bozdağ, bunun mahkemenin takdirinde olduğunu belirtti.

Adli kontrole ilişkin yaptıkları düzenlemeyi hatırlatan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Biz adli kontrolü bütün suçlar için mahkemece karar verilebilir hale getirdiğimizde mahkemeye müracaat ettiler. Mahkeme adli kontrole hükmetmedi o zaman. Anayasa Mahkemesinin verdiği karardan sonra mahkeme bu yönde bir değerlendirme yaptı. Bu değerlendirmesi de tamamen mahkemenin takdirinde olan bir konudur. Anayasa Mahkemesi kararı, ilk derece mahkemelerinin takdir hakkını ortadan kaldıran bir karar değildir. Şimdi mahkeme kararı üzerine, mahkeme tahliye kararı verdi. Bu mahkemenin tamamen takdirinde olan bir konudur."

- Milletvekili dokunulmazlığı

"MHP milletvekili Engin Alan davasının gelişimine göre Balbay'ın yeniden cezaevine dönebileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bunu engellemenin tek yolunun da Anayasa'nın 14. maddesinin değişmesi olacağı yönünde yorum var. Milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili yeni karar söz konusu olur mu" sorusu üzerine Bozdağ, Meclis bünyesinde kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonunun yeni anayasa konusunda 25 ay çalışma yaptığını hatırlattı.

Bozdağ, 60 madde üzerinde uzlaşma sağlandığına işaret ederek, "60 maddeye baktığımızda dokunulmazlıkla ilglii madde bunun içerisinde yok" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın bu 60 maddenin birlikte Meclis'ten çıkarılması çağrısı yaptığını hatırlatan Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da bu yönde teklifte bulunmasına rağmen daha sonra "hayır" dediğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları kaydetti:

"Teklifi sen yaptın, sen icapta bulundun ben de kabulde bulundum. Teşekkür etmesi lazım gelirken kendi teklifini kendisi reddeden parti durumuna geçti. Bunun içerisinde dokunulmazlık maddesi olsaydı biz ona da vardık. Dokunulmazlık maddesi üzerinde bir uzlaşma olduğu zaman biz elbette, bu maddede de demokrasimizi güçlendiren, milli iradeyi güçlendiren, milletvekillerinin daha teminatlı hale gelerek özgür bir ortamda vazifelerini daha iyi yapmalarını sağlayacak bir adım atılmasına her zaman açığız. Açık olduğumuzu da söyledik. Ancak şu anda böyle bir çalışma yok. Böyle bir uzlaşma da bu madde üzerinde yok."

-Yeni anayasa çalışmaları

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin soru üzerine de Bozdağ, "25 ayda 60 maddede uzlaşan bir komisyon, şimdi önümüzde 30 Mart'ta mahalli idareler seçimi var, Ağustos 2014'te Cumhurbaşkanlığı seçimi var, Haziran 2015'te milletvekilliği seçimi var. Üç seçimin peş peşe olduğu bir takvim içerisinde 'Biz kardeşim hem seçim çalışması yaparız hem bunları yaparız' demek samimi, realist bir yaklaşım değildir, milleti aldatmaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreçte ihtilaf konusu maddelerin hiçbirisi üzerinde de anlaşma sağlanamadığını dile getiren Bozdağ, "Anayasa Uzlaşma Komisyonunun bu süreçte yeni bir anayasa ortaya koyma kabiliyeti, imkanı ortadan kalkmıştır. Gerçekçi olmak lazım" dedi.

Yeni anayasa ihtiyacının hala bulunduğunu vurgulayan Bozdağ, "Biz milletimizin yeni Anayasa ihtiyacını karşılamak için bundan sonraki süreçte de yeni anayasa üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki zamanda bunun somut örneklerini Türkiye görecektir" dedi.

-"Sapla samanı, elmayla armudu birbiriyle karıştırmakla aynı"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "2004 MGK kararları uygulanmadı açıklaması geldi. Yapılan yorumlar, 'Balyoz ile ilgili kararlar da uygulanmamıştı. İkisi arasındaki fark ne' şeklinde. Bu yorumları nasıl değerlendirirsiniz" sorusuna şu yanıtı verdi:

"2004 yılı MGK kararları ve başka birtakım olayları birbiriyle mukayese etmek sapla samanı birbiriyle karıştırmakla aynı şeydir. Elma ile armudu birbiriyle karıştırmakla aynı şeydir. Bunların kıyası bile büyük bir yanlışlıktır, kabul edilemez bir durumdur. Ama maalesef buradan hareketle birtakım kıyaslamalar, yorumlar yapılıyor. Bu doğru bir kıyas değildir. Hukuken kabul edilebilir bir sonuca ulaşmak da doğru değildir. Bunun yan yana getirilmesi, değerlendirilmesini ben, birilerinin 'buradan lehimize bir sonuç çıkarabilir miyiz' değerlendirmesinden hareketle yaptığı yorumlar olduğunu düşünüyorum. Onların savunma refleksi içerisinde ortaya koyduğu birtakım görüşler olduğunu düşünüyorum. Ama realist olduğumuzda, pozitif hukuka baktığımızda bu ikisinin mukayesesinin fevkalade yanlış olduğu çok açık."

"Ne oldu da Hükümet-cemaat ilişkileri bu noktaya geldi sorusu çok soruluyor? Gerçekten başka mesele var mı" sorusu üzerine Bozdağ, AK Parti'nin yüzde 50 civarında oy aldığını, şu anda da yapılan anketlerde de yüzde 50-55 arasında sonuçlar ortaya çıktığını söyledi. Türk milletinin yarısından fazlasının AK Parti'ye oy verdiğini, partisinin Türkiye'de her kesimi kucaklayan, merkezin partisi haline geldiğini belirten Bozdağ, "AK Parti'ye oy veren, seven insanlarla AK Parti arasında birtakım sorunlar çıkarmak isteyen, konuları farklı noktalara getirmek isteyen birtakım kötü niyetli kişiler olabilir. Ama seçmenlerimiz, bizi sevenler, AK Parti'nin icraatları bunlara fırsat ve meydan vermeyecektir" dedi

-Erken seçim olasılığı

Soru üzerine erken seçim yapılacağı iddialarına da değinen Bozdağ, 30 Mart 2014'te mahalli idareler seçimlerinin, 12 Ağustos 2014'te de Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun yapılacağını söyledi.

Milletvekili genel seçiminin 2015 haziran ayında olacağını ifade eden Bozdağ, AK Parti'nin hiç erken seçim yapmadığını belirtti. Bozdağ, "Türkiye artık erken seçimlere değil vaktinde seçimlere alışmalıdır. Çünkü millet iktidarlara 4 yıllığına yetki veriyor. Bizim de erken seçim gibi bir düşüncemiz yoktur" diye konuştu.

-Molla'nın idamı

Bekir Bozdağ, Bangladeş'te Cemaat-i İslami liderlerinden Abdülkadir Molla'nın idamını değerlendirirken, "Karar her ne kadar yargılama sonucunda verilmiş bir kararın infazı olsa da bu haksız bir kararın infazıdır. O yüzden de ben bunu bir cinayet olarak görüyorum" dedi.

Dünya kamuoyunun karara ilişkin değerlendirmelerinde "haksızlığın" vurgulandığına işaret eden Bozdağ, "Teröre başvurmamış, şiddet kullanmamış, hiçbir suçun içinde bulunmamış bir kişiyle ilgili böyle bir karar verilmesi ve bunun infaz edilmesi kabul edilemezdir, büyük bir adli hata demeyeceğim, çünkü bilerek yapılmış biri iştir. Bu, büyük bir adli cinayettir, büyük bir yanlışlık olmuştur. Tarih bu yanlışlığı yapanları kaydedecektir" değerledirmesinde bulundu.

Türkiye'de de geçmişte idam kararları verildiğini, merhum Adnan Menderes'in ve arkadaşlarının idam edildiğini hatırlatan Bozdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şimdi o idamı destekleyenler, idam kararı verenler, infaz edenler Türkiye'de hayırla yad ediliyorlar mı? Onların çocukları, yakınları, bırakın onları, biri yerinden akrabalıkla bulaşanlar, 'bu mahkemenin hakimi, savcısı benim akrabamdır, yakınlığım var' utançlarından diyemiyorlar. Çünkü bakış ortadadır. Abdülkadir Molla, bu idam kararının infazıyla uzun ömürlü bir hale gelmiştir. Onun sevgisi, fikirleri yaşayacaktır. Ama onu idama yollayanlar kendilerine çok büyük kötülük yapmışlardır, tarih onları affetmeyecektir." - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması - Son Dakika


Advertisement