CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yakalama koşulları bellidir. Kişinin kaçması, çağrıldığı halde ifadeye gelmemesi koşullarında yakalama kararı verilebilir. Diyarbakır Baro Başkanı'nın baroda, 'ben ifade vermeye hazırım' dediği bir ortamda yakalama kararı çıkarılması hukuka aykırıdır" dedi.
Gök, TBMM'de, Uluslararası Basın Enstitüsü başkanlığında çeşitli yabancı basın örgütlerinin temsilcilerinden oluşan heyetle bir araya geldi.
Görüşmenin ardından partisinin İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile gazetecilere açıklama yapan Gök, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve medyaya yönelik iktidar baskısı yaşandığını ve bunun tüm dünya tarafından dikkatle izlendiğini savundu.
Yaklaşan milletvekili genel seçimlerine işaret ederek, muhalefetin görüşlerinin yansıtılmasına olanak verilmeyen bir basın yapılanmasına girildiğini ileri süren Gök, buna bağlı olarak eşit ve adil olmayan bir seçim sürecinin yaşandığını da söyledi.
Dünyanın en saygın basın kuruluşlarının gözlerini Türkiye'ye çevirdiğini belirten Gök, şöyle devam etti:
"Bugün CHP'yi dünyanın en saygın basın kuruluşlarından temsilciler ziyaret etmiştir. Kendileri ile önemli bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantıya Uluslararası Basın Enstitüsü, Gazetecileri Koruma Komitesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Avrupa Gazeteciler Federasyonu, Etik Gazeteciler Ağı ve Sansür Endeksi altında örgütlenmiş çok saygın kuruluşlar katıldı. Biz de kendilerine CHP'nin Türkiye'de medya ve ifade özgürlüğü konusunda yaşadığı ve yaşaması muhtemel tüm sıkıntıları, haksızlıkları, adaletsizlikleri tek tek örnekleriyle anlattık. Onlar da not ettiler. Biz CHP olarak özgür medyadan yanayız. Basın özgürlüğünün sonuna kadar korunmasından yanayız."
-"Türkiye'de yaşanan haksızlıkları bizlerden duyma fırsatı buldular"
Gök, görüşmenin gerçekleştiği bugün İzmir Milletvekili Balbay'ın Ergenekon davasından dolayı Yargıtay'da temyiz duruşması olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'de 5 yılı aşkın bir şekilde hapiste kalarak ağır mağduriyet ödeyen Sayın Balbay'ın toplantıya katılması elbette çok anlamlı oldu. Dinlediklerimiz ve anlattıklarımız konuklarımızın düşünce dünyasını sarstı diye düşünüyorum. Türkiye'de yaşanan haksızlıkları ve mağduriyetleri bizlerden duyma fırsatı buldular. Biz de görüşlerimizi net bir şekilde paylaştık" diye konuştu.
-"Türk gazetecilerle dayanışma içindeyiz"
Uluslararası Basın Enstitüsü'nden Barbara Trionfi de görüşmeye ilişkin açıklama yaptı.
Çeşitlilik gösteren bir heyet ile Türkiye'yi ziyaret ettiklerini, bunun gazetecilerin karşılaştığı baskıların ne kadar ses getirdiğinin göstergesi olduğunu ifade eden Trionfi, gazetecilerin her türlü habere yönelik çalışma ortamlarının sağlanabilmesinin önemine işaret etti. Trionfi, "Terörle Mücadele Yasası veya hakaret iddiasıyla başlatılan soruşturma ve kovuşturmalara da bir son verilmesi çağrısıyla karşınızda bulunuyoruz. Seçim döneminde kamu makamlarının, habere özgürce erişim hakkına saygı duyacak tarzda hareket etmelerini bekliyoruz" dedi.
Trionfi, Türk gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını da söyledi.
-"İktidarın seçim güvenliğini sağlama noktasında acizliğini gösteriyor"
Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gök, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan gözaltına alınmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine şöyle dedi:
"PKK bir terör örgütüdür. CHP olarak bizim bakış açımız çok nettir. Sayın Elçi Diyarbakır Baro Başkanıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yakalama koşulları bellidir. Kişinin kaçması, çağrıldığı halde ifadeye gelmemesi koşullarında yakalama kararı verilebilir. Diyarbakır Baro Başkanı'nın baroda, 'ben ifade vermeye hazırım' dediği bir ortamda yakalama kararı çıkarılması hukuka aykırıdır."
Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 1 Kasım'da yapılacak seçimlerde üç mahalledeki bazı okullarda bulunan 93 sandığın, aynı mahallelerdeki başka okullarda kurulması kararının da sorulduğu Gök, bunun iktidarın seçim güvenliğini sağlama noktasında ne kadar aciz durumda olduğunu gösterdiğini söyledi.
-"Sayın Başbakan'ın yaptığı açıklamalar çok talihsizdir"
Gök, "Başbakan Ahmet Davutoğlu canlı yayında Ankara saldırısından sonra oylarının yükseldiğini ifade etti. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu açıklamayı?" sorusuna, "Bir başbakan ülkesinde huzur ve güveni sağlamak durumundadır. Saldırılardan medet uman ve kan üzerinden siyaset yapan anlayış modern demokrasilerde redde uğramaktadır. Sayın Başbakan'ın yaptığı bu açıklamalar çok talihsizdir. Sayın Başbakan öncelikle Adalet ve İçişleri Bakanlarını niçin azletmediğini kamuoyuna anlatmak durumundadır" karşılığını verdi.
Bir milletvekilinin terör örgütünü öven açıklamalarda bulunmasının suç olup olmadığının sorulması ve bir AK Parti milletvekiline yönelik böyle iddialar olduğunun ifade edilmesine Gök, "Hükümet bir de kendisine bakması gerekir. Kendi parti mensuplarının söyledikleri ortada. Eğer bir uygulama yapacaklarsa önce kendi partili milletvekillerine ve militanlarına yapması gerekir" dedi.
Adalet Bakanı Kenan İpek'in Ankara'daki terör saldırısının ardından gerçekleştirdikleri basın toplantısında neden güldüğüne yönelik sorulara yanıt verdiği belirtilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine Gök, "Tüm Türkiye'nin içinin kan ağladığı bir ortamda Sayın Bakan kendisinde gülme yetkisini bulabiliyorsa herhalde kendisinin bir sorunu olduğunu düşünüyorum" yanıtını verdi.
Gök, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefete yönelik " Saray'a kuzu kuzu gelecekler" ifadesini kullandığının hatırlatılması karşısında, Erdoğan'ın sorunlu bir dil kullandığını, AK Parti dışında kalan partileri karşısına alan bir tutum izlediğini savundu. Bu dil ve tutumun iyi bir yaklaşım olmadığını belirten Gök, "Elbette Cumhurbaşkanı da seçim sonuçlarından sonra Genel Başkanımızı kuzu kuzu saraya davet ederek hükümet kurma görevini verecektir" dedi.
Son Dakika › Politika › CHP Grup Başkanvekili Gök Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.