
'HELALLİK İSTEMEK MİLLETİMİZLE SAMİMİ MUHABBETİN İFADESİ'
Erdoğan, deprem sürecindeki açıklamaları nedeniyle muhalefeti eleştirerek, "Oturdukları yerden atıp tutmak, esip gürlemek, frensiz bir şekilde konuşmak, ağzına geleni söylemek kolay. Onlar deprem bölgesine gidip sadece konuşacak, sadece poz verip dönecek, sadece kameralar önünde yaşanan acıların istismarını yapacak. Çünkü bunların sırtında ülkenin yükü, milletin sorumluluğu, insanların vebali yok. Biz, söylediğimiz her şeyi yapmakla, yaptığımız her şeyin hesabını vermekle mükellefiz. Pek çok konuyu aynı anda düşünmek, planlamak, uygulamak ve neticelendirmek mecburiyetindeyiz. Enkazları kaldıracağız. Yaraları saracağız, sarıyoruz. Yıkılanların yerine daha iyisiyle yenisini yapacağız, gönülleri alacağız, insanımızın önüne yeni bir gelecek, yeni bir hayat inşallah sereceğiz. Eksiklerimizi söylemek, helallik istemek bizim zafiyetimiz değil, milletimizle aramızdaki samimi muhabbetin ifadesidir. Milletimizle böyle bir gönül bağı olmayanlar, adeta deprem turisti edasıyla bölgeden gelip geçenler bu hasbi muhabbetin manasını kavrayamaz. Onun için dikkat ederseniz deprem anından beri bu kifayetsiz muhterislerin hiçbirini muhatap almadık, cevap vermeye tenezzül etmedik" dedi.
'NOT EDİYORUZ'Erdoğan, şu anda kendilerinin can derdinde muhalefetin ise mal derdinde olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: "Tüm vaktimizi, enerjimizi, imkanımızı milletimizi bu büyük felaketin önce yıkıntılarının, sonra yol açtığı sıkıntıların altından kurtarmak için kullandık, kullanıyoruz. Bunları yaparken söylenen her şeyi, takınılan her tutumu, oluşturulmak istenen her algıyı şimdilik, rahatsız oluyorlar gerçi ama söyleyeceğim; not ediyoruz. Vakti gelince bu notları açıklayacağız. Ama şimdi tek gündemimiz depremdir. Depremin yol açtığı acılardır. Bunların telafisidir. Kulağımızı sadece milletimize veriyoruz. Sözümüzü sadece milletimize söylüyoruz. Acımızı sadece milletimizle paylaşıyoruz. Vatandaşlarımızın tamamının mağduriyetini giderene kadar da başka gündemlerle kendimizi meşgul etmeyeceğiz. Adaylık kavgasından, bakanlık paylaşımından, koalisyon hesaplarından, birbirlerine laf yetiştirmekten ülkenin ve milletin dertleriyle dertlenmeye fırsat bulamayanları kendi sığ dünyalarıyla baş başa bırakıyoruz. Bu zor günlerde bile iç hesaplaşmadan başlarını kaldırıp ülkenin gerçek gündemine dönmeyi beceremeyenleri milletimize havale ediyoruz."'468 BİN 31 HANE İNŞA ETMEYİ PLANLIYORUZ'Erdoğan, deprem bölgesindeki şehirlerde arama-kurtarma çalışmalarının bittiği her yerde enkaz kaldırma faaliyetlerine başladıklarını bildirerek, "Son ziyaretlerimizde binlerce iş makinesinin, kamyonun harıl harıl şehirlerimizi enkazdan temizlediğini müşahede ettik. Geçici barınma alanlarını önce çadır, ardından konteynerlerle ağırlıklı olarak dayadık, döşedik ve vatandaşlarımızı oralara taşımaya başladık. Şehir merkezlerimizdeki ticaretin devamı için geçici ticari alanlar da yapıyoruz. Güncel tespitlere göre deprem bölgesinde 392 bin 350 konut ve 75 bin 681 köy evinden oluşan toplam 468 bin 31 hane inşa etmeyi planlıyoruz. Ey muhalefet; biz dertliyiz. Bizim derdimiz var. Ama dedim ya not ediyoruz. Bütün bu işleri bitireceğiz; 1 yılımız var. Bu 1 yıl içerisinde bunları tamamıyla inşa edeceğiz, ihya edeceğiz ve benim vatandaşım köy evinde hem evine yerleşecek yanında ahırı olacak ve buralarda da bir taraftan işini gücünü inşallah yürütecek" diye konuştu.'GÜVENLİK KONUSUNDA SIKINTI YAŞANMADI'Erdoğan, depremde hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarına acil ihtiyaçları için 100'er bin lira ödediklerini ifade ederek, "İlk ve orta dereceli okullarımızın açılışlarını illerin şartlarına göre ayrı ayrı belirlenecek tarihlere kadar erteledik. Diğer illere naklini talep eden öğrencilerimize kolaylık gösteriyor; çadır kentlerde de ve konteyner kentlerde de eğitim öğretim imkanı sağlıyoruz. Her birinin inşasını büyük mücadelelerle gerçekleştirdiğimiz şehir hastanelerimiz, okullarımızın önemli bir kısmı, üniversitelerimiz, yurtlarımız, spor salonlarımız bu felakette depremzedelerimizin en önemli sığınma yerleri, afet yönetimlerinin de lojistik merkezleri oldu. Sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürümesi için bölgedeki ve yakın çevresindeki hastanelerimizi pek çok geçici sağlık merkeziyle tahkim ettik. Güvenlik konusunda ilk günlerdeki istisnai birkaç hadise dışında kayda değer herhangi bir sıkıntı yaşanmadı" dedi.'AFET YENİDEN İMAR FONU KURUYORUZ'Erdoğan, deprem bölgesindeki vatandaşların vergiden sigortaya, banka borcundan kredi ödemesine kadar pek çok yükümlülüğünü ertelediklerini belirterek, "Özel kredi destekleri yanında depremin ülke ekonomisine etkisini azaltacak ilave kaynakları devreye soktuk. Sadece kamu bankalarımızın bölgeye destekleri 80 milyar lirayı buldu. Çiftçilerimizin yıl içinde dağılan destekleme ödemelerini hızla ve nakdi olarak yapıyor, hayvan kayıplarını telafi ediyoruz. Esnafımızı, küçük ve orta boy işletmelerimizi, istihdama büyük katkıda bulunan fabrikalarımızı hızla ekonomimize kazandırmak için gereken tüm araçları devreye alıyoruz. Deprem sonrası şehirlerimizin hızla ayağa kalkabilmesi, bunu temin için Afet Yeniden İmar Fonu kuruyoruz. Şeffaf bir yönetimle işleyecek bu fon afetler için uzun vadeli kaynak sağlayarak bütçe üzerindeki yükü azaltacaklardır. Son olarak, deprem bölgesindeki yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı, orta hasarlı tüm binalardaki abonelerin 6 Şubat tarihi itibarıyla geçmişe dönük tüm elektrik ve doğal gaz borçlarını siliyoruz. Depremin en yıkıcı etkilerinin görüldüğü Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Hatay illerinin tamamıyla, Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki elektrik ve doğal gaz faturalarının tanzim ve tahsilini 3 ay süreyle erteliyoruz" ifadelerini kullandı.
Son Dakika › Politika › Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu millet 14 Mayıs'ta gereğini yapacaktır (2) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.