TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Barzani'nin Diyarbakır'da çözüm süreci açısından önemli mesajlar vereceği yorumlarına ilişkin, "Ne mesaj verilir, verilmez bekleriz, 2 gün sonra ne mesaj verecekse gelenler onu da göreceğiz" dedi.
Çiçek, Samanyolu Haber'de katıldığı bir programda soruları yanıtladı. Çiçek, Başbakan'ın haftasonu Diyarbakır'da Barzani ile görüşeceğinin anımsatılarak, "Sizin de bu ay içinde bir Irak ziyaretiniz olacak. Bir şeyler oluyor nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, "Bu coğrafyada çok şey oluyor, bir şey olmuyor, belli bir süreden beri. 2003'ten bu tarafa Ortadoğu'da, İslam dünyasında çok şey oluyor" dedi.
İslam dünyasının bir fetret dönemi, bir kaos, bir cinnet hali yaşadığını görmek gerektiğini ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:
"Her gün 20 kişi, 30 kişi, 40 kişi, 50 kişi, 100 kişi...Camiler bombalanıyor. İster Şii, ister Sünni, Müslüman Müslüman'ı öldürüyor. İki tarafta 'Allahu ekber' diyerek öldürüyor. İki tarafta din adına öldürüyor. İki tarafta bu eylemi, bu işlemi yaparsa cennete gideceği ümidiyle birbirinin boğazına sarılıyor. Bu cinnet halidir. Ama bu teknolojiyi de Müslüman dünyasına başkaları veriyor. Kimyasal silahtan tut, bilmem neye varıncaya kadar. Başkaları silah veriyor, Müslümanlar birbirinin gırtlağına sarılıyor. Bu hal doğru bir hal değil. Dolayısıyla İslam dünyasında bir kaos, bir fetret dönemi yaşanıyor. Bunun sonucu olarak da çok şey oluyor. Bugün öngörmediğiniz şey, yarın pekala karşısınıza çıkabiliyor. Bir hareketlilik var. Bunları olabildiğince soğukkanlı değerlendirmek lazım.
Sadece Barzani'nin buraya gelmesi değil, öbür tarafta Suriye'de başkaca şeyler oluyor. Açıklamalar var. Bir kısım örgüt uzantılarının orada emrivaki çabaları var, gayretleri var. Ama bunları da görmek lazım. Bir taraftan Müslümanlar'ın eline silah verenler öbür taraftan da bir kısım örgütler yoluyla Ortadoğu'da bir emrivakiler zinciri oluşturmaya, fiili durumlar orta yere koymaya çalışıyor. Haritalar üzerinde bir kısım değişiklik çabaları, gayretleri var. Bunları iyi okumak lazım."
-"Geldiğimiz nokta iç açıcı değil"
Irak'ın, Türkiye ve Ortadoğu açısından çok önemli olduğunu belirten Çiçek, burada yaşanmış, halen yaşanmakta olan ve gelecekte ne olacağı şu andan kestirilemeyen ciddi gelişmeler olduğunu söyledi. Türkiye'nin bunun dışında kalamayacağını, kalmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, "Çünkü doğrudan Türkiye'nin kendisini ilgilendiriyor. Ona iyi bakmak gerekir. Şimdi Irak işini yerli yerine oturtamazken Suriye işi çıktı İslam dünyasında. Bundan da en fazla etkilenen Türkiye. O yerli yerine oturamadan başka yerler var. İşte Afganistan var. NATO müdahale etti, şu oldu, bu oldu. Geldiğimiz nokta bende hiç de iç açıcı değil" dedi.
Çiçek, İslam dünyasının kendisinin karar vermediği bir kısım işlere sahne olduğunu kaydetti.
-"Bu sorun bizim sorunumuz"
Çiçek, "Barzani'nin Diyarbakır'a gelecek olması çözüm süreci açısından önemli mesajlar verecek şeklinde yorumlanıyor. Siz çözüm sürecinin gidişini nasıl görüyorsunuz?" sorusu üzerine, Türkiye'nin terör problemi olduğunu anımsatarak, şu yanıtı verdi:
"Bu sorun bizim sorunumuz, biz çözecegiz. İşin dış boyutunu biz bugüne kadar çok dikkate almadık. Bugün bile 'bu sorun devam etsin çözülmesin' diye uğraşan birçok uluslararası gücün olduğunu ben şahsen hem biliyorum hem kabul ediyorum. Ama bunu söylemek bize bu sorunun çözmeye yetmiyor. Ne kadar erken çözebileceksek o kadar Türkiye önündeki en önemli engelleri aşmış olacak. Bu konuda kim ne düşünüyorsa, ne biliyorsa ortaya koyması lazım. Ben şahsen bu sorunun çözümü noktasında bir irade ortaya konulmasını önemsiyorum. Ama daha kat edilecek de epey mesafe var. Yani bugünden yarına olacak bir iş değil. En az 100 yıllık geçmişi var bu dediğimiz işin. Bu sorun çözüldüğü takdirde Türkiye'nin uluslararası sıralamada gelebileceği yeri de hesaba katanlar, bu sorun çözülmesin diye de uğraşıyor. Onun için soruna müdahil olan unsurlar da zaman zaman bu tarafta zaman zaman karşı tarafta olabiliyor. Bunlara iyi bakmak gerekecektir. Ne mesaj verilir, verilmez. Bekleriz 2 gün sonra ne mesaj verecekse gelenler onu da göreceğiz."
-Dershaneler
Dershanelerle ilgili meselenin araştırılması için MHP'nin grup önerisinin, AK Parti ve BDP tarafından reddedildiğinin anımsatılarak, "Bu konuda Meclis bir araştırma yapsa mı yapmasa mı? Siz nasıl uygun görürsünüz?" sorusu üzerine Çiçek, "Yapabilir de" dedi.
Bugüne kadar Meclis'in birçok konuyu araştırdırdığını ifade eden Çiçek, Meclis'in araştırma yaptığını, ilgililere gönderdiğini ama bunun sonucunu takip etme imkanı bulunmadığını söyledi. Çiçek, "Bir Meclis araştırması yapılacaksa bunun sonuçlarına göre ne işlem yapıldığını Meclis'in denetleyebilir olması lazım. İşin bu kısmı eksik olunca Meclis araştırmaları bir farkındalık meydana getirmek bakımından faydalı oluyor. Yoksa orada sıralanan tedbirlerin hayata geçilmesi noktasında Meclis'in bir denetim imkanı maalesef yok. Keşke İçtüzüğe bunu koyabilseler" diye konuştu.
Türkiye'de eğitim meselesinin tam yerli yerine oturtulamadığına işaret eden Çiçek, şunları söyledi:
"Bu 80-90 yıllık süre içerisinde, eğitimde kaç defa model değiştirdik, ona bir bakalım. Bu değişiklikleri yaparken de zaman zaman işin gerçeği bilimsel değişikliklerden ziyade ideolojik yaklaşımlar öne çıktı. Eğitim gibi bir konuda ideolojik yaklaşımlar öne çıkarsa bundan ülke kaybeder. Onun için olup bitenlere biraz daha geçmişin tecrübelerinden yola çıkarak bakmak lazım. Dershaneler Türkiye'de neden oldu, niye oldu? Bir ihtiyaçtan çıktı orta yere. Yani durup dururken hiçbir konu kendiliğinden olmaz. Devletin eğitim sistemi, insanların eğitimi-öğretimi bakımından merkezi sistem getirdiniz. Bütün öğretmenleri olan bir okuldan yetişen öğrenci ile senenin yarısı boş geçen birçok dersleri alamamış öğrenci, aynı sorularla sınava girince birisi kazanıyor, öbürü kazanamıyor. Kazanamayanlar nasıl olacak?"
-"Konu ayrıntılı tartışmalı"
TBMM Başkanı Çiçek, dershanelerin, eğitim sisteminde taşlar yerli yerine oturtulamadığı için ortaya çıktığını vurgulayarak, "Bu gerekçe ortadan kalktıysa bu türlü düzenlemeler bir şey ifade eder. Kalkmadıysa ya da alternatifi konulamadıysa o zaman başkaca sorunlar çıkar. Buna iyi bir bakmak lazım" dedi.
Bu konunun ayrıntılı tartışılması gerektiğinin altını çizen Çiçek, şu görüşleri dile getirdi:
"Gazetelerde bunlar manşet olarak çıkıyor ama manşetler Türkiye'de birgün ya da iki gün kalıyor. Ondan sonra başka bir konu gündeme geliyor. Ayrıntılarını bilmek gerekir. Ben bugün gazetede okudum. Bir gazetemiz bunları yazmış. Bir tahmin midir, bir bilgiye mi dayanıyor? Hakikaten böyle bir şey var mı ya da böyle bir niyet var da daha baştan bu yanlışı yapmayın mı demek isteniyor? Ben ayrıntısını doğrusu bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var. Türkiye eğitim konusunda maalesef çok sık model değiştirdiği için son 50 yıldır, 60 yıldır, 80 yıldır onu değiştirdi, bunu değiştirdi, öyle oldu, böyle oldu ama sonuçta eğitimde bir kalite sıkıntısı orta yere çıktı. İmtihan sisteminden kaynaklanan bir kısım zorluklar orta yere çıktı. O işleri bir ölçüde dışarıdan telafi edebilmek bakımından da onun dışındaki bir kısım müesseseler yani devletin kendi örgütü dışında bu dershaneler filan da bu ihtiyaçtan kaynaklandı. Bu ihtiyaç mevcut uygulama ya da alternatif düzenlemeyle ortadan kaldırılıyorsa mesele yok. Değilse insanoğlu başka bir formülle yine benzer yol ve yöntemlere başvurabilir. İhtiyaç duyunca onu karşılar insanoğlu."
Bu konunun görüşülmeden, bir torba yasaya gireceği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine de Çiçek, şu an Meclis'in çok fazla yasa çıkaracak bir zamanı kalmadığını söyledi. Çiçek, "Kasım ayı çıkmak üzere, gündemi belli. Aralık ayında bütçe var. Ocak'tan itibaren de mahalli seçimlere gideceğiz. Parlamentolar seçim zamanı biraz daha düşük yoğunluklu çalışır. Onun için bu türlü torba yasa var mı, yok mu, bilemiyorum. Şu ana kadar bize gelmiş herhangi bir yasa da yok. Ama bu tür önemli bir konu herhalde tartışılarak gelir" şeklinde konuştu.
Doğu ve Güneydoğu'da dağa çıkışları önlediği için etüt merkezleri, okuma salonları ve dershanelerin çok önemli işlev gördüğünün ifade edildiğinin belirtilmesi üzerine Çiçek, bu konuda çok fazla derinlikli bir araştırma bulunmadığına işaret etti.
Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Tabiatıyla eğitim meselesi önemli. İnsanlar yanlış iş yapmasın diyorsak bu ister terör ister başka bir şey. Yani terör olmaz da uyuşturucu olur, alkol olur. Başka türlü kötü alışkanlıklar olur veya en kötüsü terör gibi bir kısım işlere bulaşacaksa, bulaşıyorsa en önemli faktörlerden birtanesi bunun eğitimsizliktir. Eğer kurulan müesseseler ister devletin kurduğu, ister gönüllü, sivil toplumun veya insanların, hayırsever insanların yaptığı çabalar, gayretler buna olumlu tesir icra ediyorsa bunları desteklemek lazım. Bu yol ve yöntemlerden de azami ölçüde istifade etmek gerekir diye düşünürüm."
- TBMM
Son Dakika › Politika › TBMM Başkanı Çiçek Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.