Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dünyadaki hızlı değişimin ve yeni dönemin yeni sorumluluklar getirdiğini belirterek,
"İletişim ağlarımızı, bilgi akış modellerimizi çağın ihtiyaçlarına göre yenilerken medeniyet değerlerimizi ve hüviyetimizi yıkıcı, tahrip edici küresel saldırılara karşı korumak, yani evimizi, kültürümüzü, evrensel değerlerimizi savunmak zorundayız" dedi.
Arınç, Türkiye- Afrika Medya Forumu'nun açılışında, Türkiye ve Afrika arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi noktasında daha yolun başında olunduğunu, ancak kısa sürede büyük mesafeler kat edildiğini söyledi.
"Ülkelerimiz büyük imkanlara sahiptir. İnsanlarımızın birbirlerine olan yaklaşımı memnuniyet vericidir" diyen Arınç, daha şimdiden, ortaklık ilişkisinin kıtanın ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sunmaya başladığını ifade etti.
Etiyopya'daki Türk yatırımlarının 1,5 milyar dolara yaklaştığını, aileleriyle birlikte 10 binlerce insana istihdam ve yaşam imkanları sağlandığını anlatan Arınç, son dönemde Güney Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Kamerun gibi ülkelerde de Türk yatırımlarının artmakta olduğunu belirtti.
Afrika ülkeleriyle ticaret hacminin son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini vurgulayan Arınç, sahranın güneyindeki Afrika ülkeleriyle 2000 yılında 742 milyon dolar olan ticaret hacminin, 2011'de 7 milyar doları geçtiğini kaydetti.
Arınç, Afrika ölçeğinde 2000'de 4 milyar dolar olan hacmin, 2011'de 17 milyar doları aştığını söyledi.
İnşaat sektörü yatırımlarına da değinen Arınç, Türk inşaat sektörünün 1972-2010 yıllarında tüm Afrika'da 39 milyar dolar tutarında proje üstlendiğini dile getirdi.
Arınç, "Bu rakam küresel hacmimizin yüzde 21'ine tekabül etmektedir. Kuzey Afrika'nın küresel hacimdeki payı yüzde 19'dur. Bu rakamlar ve gelişmeler, ekonomik potansiyelin ve kat edilecek mesafenin büyüklüğü konusunda bizlere teşvik edici bilgiler sunmaktadır" dedi.
-"Medyaya büyük sorumluluklar düşüyor"-
Başta TİKA, Kızılay, Sağlık Bakanlığı olmak üzere, kıtanın hemen her noktasında Afrikalılar ile dayanışma içinde olan resmi kurum ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürdüğünü anlatan Arınç, ekonomik ilişkilerin yanı sıra, Afrika'da 34 ülkede, 100'ün üzerinde Türk okulunun bulunduğuna da işaret etti.
Türkiye ve Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da büyüyeceğini ifade eden Arınç, "Karşılıklı ilişkiler hem bizleri birbirimize daha da yakınlaştıracak hem de gücümüze güç katacaktır. Halklarımızın, ülkelerimizin birbirlerine yaklaşması, birbirlerini anlaması konusunda medya temsilcilerine büyük sorumluluklar düşüyor" dedi.
Arınç, dünyanın yeni bir dönüm noktasında bulunduğunu, bu dönüşüme ve değişime ayak uyduramayanların geleceğin dünyasına intibak edemeyeceğine dikkati çekti.
Arınç, şöyle konuştu:
"Tarihin akış hızına ve istikametine uygun olarak düşünmek ve bu dönüm noktasından geçerken, birbirimize destek olmak ve doğru istikameti paylaşmak zorundayız. Bunun en kestirme yolu da medyalarımız arasındaki işbirliğinden geçmektedir.
Her şeyden önce Batılı zihin dünyasının dikte ettiği terminolojiyle değil, kendi tarihi tecrübemizle ve kendi coğrafyamızın kendi dinamikleriyle meseleyi ele almamız gerekiyor.
Ortak geleceğimizi dayanışma ruhuyla, hep birlikte inşa etmeliyiz. Bölgemizi bir istikrar havzası haline getirmek amacıyla çalışmak, bizlerin ortak sorumluluğu ve görevi olmalıdır."
-"Bu yeni dönem yeni dikkat, sorumluluk gerektiriyor"-
Arınç, Türkiye'nin hür iradesiyle tarihi tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu bütün imkan ve kaynakları, Orta Asya'dan Ortadoğu'ya, Balkanlar'dan Afrika'ya paylaştığını, bu paylaşımdan büyük onur duyduğunu söyledi.
Bugünkü toplantının da bu anlayışın bir neticesi olduğuna işaret eden Arınç, şöyle dedi:
"Halklarımızın birbirlerini yanlış anlamalara mahal vermeden daha iyi tanımasında ve böylelikle etkin bir karşılıklı iletişim sağlanmasında medya emekçilerine büyük iş düşüyor. Bugün bu çatı altında bütün bunları konuşmak, tartışmak, yeni işbirlikleri için yeni olanaklar bulmanın yollarını arayacağız."
Küreselleşen dünyada teknolojinin giderek ilerlediğini ve ulusları birbirine yaklaştırdığını ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
"Adına küreselleşme, enformasyon çağı, bilgi çağı denilen bu yeni dönem bizden yeni bir dikkat, yeni bir sorumluluk göstermemizi gerektiriyor. İnsani ve evrensel değerleri daha çok gözetmemiz gereken bir sorumluluk.
İletişim ağlarımızı, bilgi akış modellerimizi çağın ihtiyaçlarına göre yenilerken medeniyet değerlerimizi ve hüviyetimizi yıkıcı, tahrip edici küresel saldırılara karşı korumak, yani evimizi, kültürümüzü, evrensel değerlerimizi savunmak zorundayız. Medyamız hem dünya ile rekabetin gerisinde kalmamalı hem de dünyanın bizi, ülkelerimizi, kültürümüzü doğru anlamasına öncülük etmelidir."
-"Bilgi ve haber, bir güçtür"-
Arınç, Türkiye'de 6 bin 549 ulusal ve bölgesel düzeyde yayın yapan gazete ve dergi bulunduğunu, ülkenin 480 televizyon ve bin 129 radyo kanalıyla çok canlı ve dinamik bir medya ortamına sahip olduğunu söyledi.
Türkiye'de evlerin yüzde 50'sinin üzerinde, girişimlerin de yüzde 91'inde internet kullanıldığına işaret eden Arınç, "Ülkemizde medya son 10 yılda yaptığımız yasal düzenlemeler sayesinde özgürlükçü bir ortamda faaliyet göstermektedir" dedi.
Bilgi ve haberin bir güç olduğuna dikkati çeken Arınç, şöyle devam etti:
"Onu kim elinde bulunduruyor ise diğerlerinden daha avantajlı konumdadır. Bu anlamda da dünyada bir tekelleşme söz konusudur. Dünyanın en büyük medya şirketleri birkaç gurubun tekelindedir. Dünya siyasetine yön verme açısından medyanın ne kadar büyük bir stratejik değeri olduğunu hepimiz bilmekteyiz.
Ayrıca İngilizce bugün nerede ise global medyanın resmi dili haline gelmiştir. Bugün bizler, dünyada olan biten her şeyi, bir mercekten, bir dilden ve bir bakış açısından izlemekteyiz. Bu, dünya ülkeleri için son derece sakıncalı bir durumdur."
- "Anadolu Ajansı bölgesel bültenler çıkarıyor"-
Dünyanın, doğru ve tarafsız haberlere ihtiyacı bulunduğunu belirten Arınç, medya alanında ciddi işbirlikleri oluşturabileceklerini söyledi.
Türkiye'nin, hem özel sektör yayıncılığı hem de kamu yayıncılığı açısından medya konusunda güçlü bir geleneğe ve tecrübeye sahip olduğunu kaydeden Arınç, bunun karşılıklı işbirliği için önem taşıdığına vurgu yaptı.
Türkiye'de kamu yayıncılığı yapan TRT'nin, artık uluslararası ölçekte yayıncılık yapmaya başladığını ifade eden Arınç, Anadolu Ajansı'ndaki gelişmelere ilişkin de şu bilgileri aktardı:
"Anadolu Ajansı bu yıldan itibaren dünyanın çeşitli ülkeleri ile işbirlikleri oluşturarak bölgesel bültenler çıkartmaktadır.
Anadolu Ajansı'nın bir başka büyük projesi de Arapça bülten olacaktır. Merkezi Mısır'da bulunan Arapça bülten için tüm Arap ülkelerinde ve birçok Afrika ülkesinde temsilcilikler oluşturmaya başladık.
Hem TRT'nin hem de Anadolu Ajansı'nın bir İngilizce Haber kanalı kurma projesi bulunuyor. Bu konuda da her iki kurumla ciddi işbirlikleri oluşturabilirsiniz."
Arınç, forumun, yakınlaşma, karşılıklı iletişim, işbirliği ve dayanışmanın daha çok artmasına vesile olmasını dileğinde bulundu.
- ANKARA
Son Dakika › Politika › Türkiye-Afrika Medya Forumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.