Komisyon Başkanı Nazım Elmas tarih verdi! 16 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, TBMM'nin yeni yasama yılı açılışını Meclis bahçesinden canlı yayınla takip eden Haberler.com'a konuk oldu. Elmas, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayan düzenlemenin yönetmeliğinin bu ay içinde yayımlanacağını açıkladı. Elmas, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı "kayıt dışılığın" önlenmesi gerektiğini de söyledi.
TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı başladı. Açılış gününde Haberler.com'un Meclis bahçesindeki canlı yayınına katılan TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, sosyal medyaya yönelik yeni düzenlemeleri ve dijital medyada yaşanan sorunları değerlendirdi.
"16 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR SOSYAL MEDYAYA GİREMEYECEK"
Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur ile Gazeteci İzzet Aydın'ın sorularını yanıtlayan Elmas, Meclis'ten geçen ve 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayan düzenlemenin uygulamaya geçmek üzere olduğunu söyledi:
"16 yaşın altındaki çocuklar sosyal medyaya giremeyecek. Bunu Meclis'te çıkardık. Şimdi teknik altyapısı hazırlanıyor. Yönetmeliği bu ay içinde yayımlanacak ve uygulamaya başlanacak."
Elmas, sistemin kimlik doğrulama üzerinden işleyeceğini anlattı:
"Bir çocuk 2015 doğumluysa, 11 yaşında olduğu için giremeyecek. Kimliğiyle karşılaştırıldığında yaş ve talep karşılaştırılacak ve giriş yapamayacak."
"KISITLAMA DEĞİL, KORUMA"
Elmas, düzenlemenin çocukların kişilik haklarını kısıtlamadığını savundu:
"Bu, çocukların kişilik haklarına bir kısıtlama değil. Ruhsal, fiziksel ve bedensel gelişimini henüz tamamlamamış çocuklarımız; kendilerine eğitim ve sağlık hizmeti veren devletin koruması altında. Onları yalnızca fiziksel tehlikelerden değil, ruhsal gelişimlerini engelleyecek dijital tehlikelerden de korumak gerekir."
AİLELERE UYARI
Elmas, yasayı dolanmaya çalışacak ailelere de seslendi. Çocuğuna "Benim telefonumdan gir" diyecek bir ebeveyn olup olmayacağını bilmediğini söyleyen Elmas, böyle davranan ailelerin çocuklarıyla ilgili daha hassas olmaları gerektiğini yeniden düşünmeleri gerektiğini belirtti.

"KAYIT DIŞI OLUR MU? OLMAZ"
Sosyal medyada gazete ya da medya kuruluşu adı kullanarak yayın yapan hesaplar ve bunların yol açtığı bilgi kirliliği sorulduğunda Elmas, sorunu "kayıt dışılık" olarak tanımladı:
"Kayıt dışı dediğimiz şey, aslında her meslekte mesleğin ehli olmayanlar tarafından yapılan işlerdir. Zaman zaman 'merdiven altı' kavramı da kullanılıyor. Türkiye sistemlerini kurmuş, birçok alanda dünyaya öncülük etmiş bir ülke. Böyle bir zamanda kayıt dışılık olur mu? Olmaz."
"SOSYAL MEDYA FENOMENİSİN AMA İSTEDİĞİNİ YAPAMAZSIN"
Elmas, gazetecilik yapmak ya da sosyal medya fenomeni olmak isteyenlerin belirli ilkeler çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini söyledi:
"Sosyal medya fenomenisin ama istediğini yapamazsın. Eline kameranı alıp sokağa çıkar, sokak röportajı yaparsın. Ama bunu her yaştan insanın takip ettiği bir platformda sakınca doğuracak şekilde yayımlayamazsın. Çünkü muhatap kitlenin ruh sağlığını, beden sağlığını ve sosyal gelişimini bilmek zorundayız. O yüzden bütün bu yayın sisteminin kayıt altında olması lazım."
"PLATFORMUNUN SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ KİM?"
Elmas, sosyal medyadan gelir elde edenlerin yasal sorumluluk da üstlenmesi gerektiğini vurguladı:
"Burada gelir elde edilebilir, helal kazanç elde edilebilir. Bunun da bir karşılığı var. Gelir elde etmek istiyorsan kayıt altına gireceksin, vergi mükellefi olacaksın. Gerekirse reklam alacaksın. Bu ülkenin yasaları çerçevesinde ilgili kurumlara karşı sorumluluk beyanında bulunacaksın. Gazetenin bir sorumlu yazı işleri müdürü var. Peki senin platformunun sorumlu yazı işleri müdürü kim?"
"ATI ALAN ÜSKÜDAR'I GEÇİYOR"
Elmas, dijital dünyanın hayatı kolaylaştırdığını ama yanlış bilginin de aynı hızla yayıldığını söyledi:
"Hız, haberin ve habercilik yapanların aradığı bir vasıta. Ama haber doğru olacak, ilkeli olacak, ilkeler çerçevesinde hazırlanmış olacak. Böyle değilse rahatsızlık başlıyor. Gazeteye, dergiye tekzip gönderiyorsun, orada yayımlanıyor. Ama dijital dünyada siz tekzip gönderene kadar atı alan Üsküdar'ı geçiyor, haber çoktan yayılmış oluyor."
"ÖNCE MESLEK ETİĞİ, SONRA YASAL DÜZENLEME"
Elmas, sorunun çözümü için iki aşamalı bir sistem gerektiğini anlattı:
"Önce insanın kendi meslek etiği olacak, sonra yasal düzenlemeler olacak. Yasal düzenlemeleri Meclis, komisyonlarımız yapıyor. Haberin etik ilkelerini ise gazetecilikten yetişen, bunu usta-çırak ilişkisiyle ya da eğitimle edinen insanlar yaşatıyor. Bu ilkelerden sapma olursa yapılacak şey yasal müdahaledir."
Elmas, haber alma ve yayma hakkı ile gazetecinin mesleğini icra etme özgürlüğünün yanında, haberle ilgili kişilerin kişisel haklarının da korunması gerektiğini söyledi. Bu dengenin dijital alanın yaygınlaştığı bir dönemde çok daha hassas şekilde sisteme bağlanması gerektiğini vurguladı:
"Dijital alanı suistimal eden, sisteme başka amaçlarla sızan kişiler varsa, onların da disiplin altına alınması ve mevzuat kapsamında değerlendirilmesi için zaman zaman yasal düzenlemeler yapıyoruz."
"GAZETE, GAZETE DİYE BAĞIRANLARIN SESİ ARTIK YOK"
Elmas, teknolojinin meslekleri ve alışkanlıkları değiştirdiğini de anlattı:
"Bir zamanlar mahalle aralarında 'Gazete, gazete' diye bağıran çocukların sesini duyduk. Şimdi o sesler yok. Alışkanlıklar basılı gazete ve dergiden dijital alana kayıyor. Gelişen her teknoloji yeni sektörler, yeni meslekler ve yeni ihtiyaçlar oluşturuyor. Akıllı telefonla birlikte dijital dünya insanların cebine, evine, iş yerine girdi. Bu dünyanın insanlara müthiş bir faydası var ama bundan rahatsız olanlar da var. Bu bir denge meselesi."
Sizin düşünceleriniz neler ?