AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo
Politika

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik Açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik Açıklaması
12.07.2013 16:56

"(Yeni anayasa çalışmaları) Yaz aylarında diyelim ki 15 gün çok verimli çalışırsa bu komisyon, şu anda altında şerh bulunan, paranteze alınan bir çok maddenin de bu 48 maddeye ilave edilebileceğine biz inanıyoruz" "Uzlaşmaya varılan hükümlerin önemli kısmı genel hükümler, insan hak ve özgürlükleri, düşünce özgürlüğü ve benzeri konulardır. Dolayısıyla bunların bir an önce yapılması gerekiyor ama eğer komisyon derse ki hızlandık, çalışıyoruz, bitireceğiz. Biz buna da daha fazla memnun oluruz" "Birinci aşama, ikinci aşama, üçüncü aşama çözüm sürecinde bizatihi PKK'lı militanların, Türkiye'yi terk ettikten sonra onların ne olacağıyla ilgilidir. Yoksa PKK istemediği zaman demokratikleşme yapmayacak mıyız? PKK karşı olduğu zaman biz Kürt vatandaşlarımızla ilgili iyileştirme, insani anlamdaki kültürel hakları vermeyecek miyiz, yerine getirmeyecek miyiz, bu reformları yapmayacak mıyız? TRT Şeş'i PKK, BDP istedi diye mi yaptık? İstemedikleri halde yaptık" "Bugün yapılan kamuoyu araştırmalarında da halkımız yaptığımızın doğru olduğunu söylüyor, çözüm sürecine destek yüzde 70'ler düzeyindedir" "(Mısır'da ordunun yönetime el koyması) Sayın Mursi'ye karşı değil de sayın Baradey hür seçimlerle eğer seçilip gelmiş olsaydı, ona karşı yapılmış olsaydı bizim tepkimiz aynı olurdu. Sayın Biblavi'ye karşı yapılmış olsaydı bizim tavrımız yine aynı olurdu. Biz burada milletin çalınan iradesinin esas olduğunu düşünüyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, "Yaz aylarında diyelim ki 15 gün çok verimli çalışırsa bu komisyon, şu anda altında şerh bulunan, paranteze alınan birçok maddenin de bu 48 maddeye ilave edilebileceğine biz inanıyoruz" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, çözüm sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğini, birinci aşamanın silahların susması olduğunu ve bunun gerçekleştiğini belirtti.

Altı aydır teröre bağlı cinayet olmadığını ancak Cizre, Diyarbakır Fiskaya'da ortaya çıkan görüntüler veya kaçırma, gasp, şantiye basma, araç yakma olaylarında olduğu gibi çözüm sürecinin olumlu atmosferini olumsuzlaştırmaya yönelik bazı faaliyetler yaşandığını dile getiren Çelik, terör örgütünün, bu eylemlerin bir kısmının kendilerinin kontrol etmediği gruplar tarafından yapıldığını savunduğunu anlattı.

Kim tarafından yapılırsa yapılsın bu eylemlerin kabul edilemeyeceğini, Lice'deki karakol baskını ve akabinde meydana gelen olayların da üzücü olduğunu dile getiren Çelik, "Bu süreci sabote etmeye ve zehirlemeye yönelik gayretler olmuştur. Biz büyük bir hassasiyetle bu süreci götürmeye çalışıyoruz" dedi.

AK Parti iktidara geldikten 18 gün sonra olağanüstü hal uygulamasının tarihe karıştığını, faili meçhul cinayetlerin, işkence ve kötü muamelenin Türkiye'nin gündeminden çıkarıldığını belirten Çelik, demokrasi standartlarını yükseltme konusunda çok önemli adımlar attıklarını söyledi.

Çelik, ileri demokrasi ve güven veren adalet anlayışının 2011 seçimlerinde AK Parti'nin seçim beyannamesinde ve 4. Olağan Konge öncesinde hazırlanan AK Parti 2023 siyasi vizyonu adıyla yayımlanan belgede yer aldığını, bunların AK Parti'nin taahhüdü olduğunu vurguladı.

Çözüm süreciyle ilgili Akil İnsanlar Heyeti'nin çalışmalarını da anlatan Çelik, 2 aylık çalışmanın sonucunda her bölgedeki heyetlerin hazırladıkları raporları Hükümet ile paylaştığını, raporların ve konuyla ilgili diğer konuların Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı tarafından derlendiğini kaydetti.

Çalışmaların Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay başkanlığında bir heyet tarafından sürdürüldüğünü anımsatan Çelik, "Şunun yanlış anlaşılmaması lazım. Bir şeyi PKK istiyor diye, demokratikleşmeyi PKK istiyor diye, BDP istiyor diye, a veya b partisi istiyor diye değil biz bunu başından itibaren varlık sebebimiz olarak kabul ettiğimiz için kendimizin olmazsa olmazı kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Demokratikleşmenin en önemli adımlarından birisinin yeni anayasa veya Anayasa'da büyük bir revizyon yapılması olduğunu dile getiren Çelik, bunun toplumsal mutabakatla ortak akılla yürütülmek zorunda olduğunu söyledi.

Çelik, şöyle devam etti:

"Bu basamak adım bunlara takılıp kalmayacağız. Birinci aşama, ikinci aşama, üçüncü aşama çözüm sürecinde bizatihi PKK'lı militanların, Türkiye'yi terkettikten sonra onların ne olacağıyla ilgilidir. Yoksa PKK istemediği zaman demokratikleşme yapmayacakmıyız? PKK karşı olduğu zaman biz Kürt vatandaşlarımızla ilgili iyileştirme, insani anlamdaki kültürel hakları vermeyecek miyiz, yerine getirmeyecek miyiz, bu reformları yapmayacak mıyız? TRT Şeş'i PKK, BDP istedi diye mi yaptık? İstemedikleri halde yaptık. Biz şunu söyledik:  Şiddet biterse terör biterse BDP de belli bir kitlenin temsilcisi olarak bizimle iyi diyalog içinde olursa BDP'nin de bu süreçte yapacağı çok önemli katkılar var. BDP'nin elini taşın altına koyması gerekiyor, dedik ve BDP'liler de şu sıralar yapmaya talip odluklarını gösteriyorlar. Çözüm süreci hassas ve kırılgan bir süreçtir. Bu konuda herkese büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu süreci sabote etmeye, bunu zehirlemeye, olumlu havayı olumsuzlaştırma yönünde gayretler var. Bu gayretlere prim verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz."

Çözüm sürecine yönelik çalışmaları siyasi hesaplarla ve oy kaygısıyla yapmadıklarının altını çizen Çelik, "Biz bunu, gelecek seçimi düşünerek yapmıyoruz, biz gelecek nesilleri düşünerek bu adımı attık. Hükümetimizin maddi başarıları ortadadır. Bu yönde demokratikleşme, insan hakları, hukuk devleti mantığının yerleşmesi yönünde yaptığı, manevi olarak yaptıkları ortadadır. Esasen 7 kez sandıkta galip gelmemizin sırrı da buradadır" değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, "Bugün yapılan kamuoyu araştırmalarında da halkımız yaptığımızın doğru olduğunu söylüyor, çözüm sürecine destek yüzde 70'ler düzeyindedir. Bunun detayları, şekli, özellikle alt başlıklarıyla ilgili tereddütleri olan vatandaşlar var. Biz de tereddüt içindeki vatandaşlarımızın tereddütlerini gidermek için elimizden gelen ne varsa bunlarıyapıyoruz" dedi.

-"Darbelere karşıyız, karşı olacağız"

Darbeye darbe demekten çekinmediklerini, darbelere her zaman karşı olduklarını, bundan sonra da karşı olacaklarını vurgulayan Çelik, "Sayın Mursi'ye karşı değli de Sayın Baradey hür seçimlerle eğer seçilip gelmiş olsaydı, ona karşı yapılmış olsaydı bizim tepkimiz aynı olurdu. Sayın Biblavi'ye karşı yapılmış olsaydı bizim tavrımız yine aynı olurdu. Biz burada milletin çalınan iradesinin esas olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Çelik, Mısır'da Adeviye Meydanı'nda toplanan Hürriyet ve Adalet Partisi taraftarlarının kendilerine saldırılmasına, bir saldırıda 50'ye yakın can kaybı, 500'e yakın yaralı olmasına rağmen, barışçı, demokratik tavırlarını sürdürmelerinin de Mısır açısından bir talih olduğuna dikkati çekti.

Hem Tahrir Meydanı'nda hem de Adeviye Meydanı'nda toplanan Mısırlıları kardeş olarak kabul ettiklerini dile getiren Çelik, "Mısır halkıyla dayanışma içindeydik, dayanışma içindeyiz, bundan sonra da dayanışma içinde olacağız" ifadelerini kullandı.

Mısır hem İslam dünyası için, hem Arap dünyası için taşıdığı önemi belirten Çelik, " Gazze'deki ateşkesin sağlanmasında Mısır'ın çok büyük emeği olmuştur. Filistinli grupların özellikle anlaşma sağlamasında Mısır'ın çok önemli katkıları vardır. Bundan sonra da olması gerekiyor. Dolayısıyla Mısır'ı tek başına Mısır olarak düşünmüyoruz. Mısır'ın huzuru ve barışı, ekonomik kalkınması için bugüne kadar Türkiye en samimi gayretleri gösterdi, bundan sonra da o samimi gayretlerini göstermeye devam edecek" diye konuştu.

-"CHP ipe un seren tavır sergiledi"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, yeni anayasa çalışmalarında uzlaşılan 48 maddeye ilişkin teklifine de değinen Çelik, "Bugüne kadar bu teklife CHP ipe un seren tavır sergiledi. 'Evet' demiyor, 'hayır' demiyor, amalı lakinli, fakatlı, şartlı cümleler kuruyor. Genel Başkan, diğer yetkililer aynı tarzı sergiliyor" dedi.

MHP'nin bu konudaki tavrının henüz net olmadığını savunan Çelik, şöyle devam etti:

"BDP 48 madde yetmez ama evet diyor, biz de 48 madde yetmez ama evet diyoruz. Çünkü Türkiye'ye yakışan tamamen yeni, tepeden tırnağa yeni bir anayasanın yapılmış olmasıdır ama bir şeyi büsbütün elde edememek, onun büsbütün terkedilmesini gerektirmez. Su bulunamayınca teyemmüm edilir, bunu biliyoruz. Sayın Başbakan böyle bir teklifte bulundu. Yaz aylarında diyelim ki 15 gün çok verimli çalışırsa bu komisyon şu anda altında şerh bulunan, paranteze alınan birçok maddenin de bu 48 maddeye ilave edilebileceğine biz inanıyoruz. AK Parti Grubu her zaman şuna hazırdır, ister ağustos ayında, ister eylül başında, eylül içerisinde, biz ne zaman hazırız derlerse komisyon hazırız dediği anda 'şu kadar maddeyi görüştük, bunları komisyonlara sevkedebiliriz, genel kurula indirebiliriz' dediği anda. Biz de müracaat ederiz Meclis Başkanlığına.  TBMM olağanüstü toplantıya çağrılabilir.

Olağanüstü çalışarak da biz bu işi yaz aylarında bitirebiliriz. Yok, 'biz ekime kadar, eylüle kadar çalışıp bitireceğiz' derlerse eylül veya ekimde Meclis açıldığı zaman, o zaman da bu maddeler görüşülüp bir karara bağlanabilir. Türkiye sıfır kilometre, tamamen yeni bir anayasa yapamamasa bile hiç olmazsa bir derde deva belki sadre şifa olmayacak ama yapılmamasından çok daha iyidir. Çünkü buradaki birinci özellikle sözünü ettiğimiz üzerinde uzlaşmaya varılan hükümlerin önemli kısmı genel hükümler, insan hak ve özgürlükleri, düşünce özgürlüğü ve benzeri konulardır. Dolayısıyla bunların bir an önce yapılması gerekiyor ama eğer komisyon derse ki hızlandık, çalışıyoruz, bitireceğiz. biz buna da daha fazla memnun oluruz. Keşke böyle bir şey yapılsa, yapılabilse."

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik Açıklaması - Son Dakika


Advertisement