
Bahçeli: BAŞBAKAN TÜRKİYE'YE MİYOP GÖZLE BAKIYOR (3)
'BİR MİLLET İKİ DEVLET ANLAYISININ GÖSTERGESİ'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Turhal ve Zile ilçe ziyaretlerinin ardından Pazar ilçesine geçti. Zile'de gazetecilerin Azerbaycan ekibinin Eurovision şarkı yarışmasında birinci olunca sahneye Türk ve Azeri bayrakları ile çıkmalarının sorulması üzerine, "Azerbaycan'ın birinciliği kazanması ve Türk bayrağı ile kutlaması bir millet iki devlet anlayışının güzel bir göstergesi olmuştur. Bu olaydan dolayı çok mutlu olduk" dedi. Bahçeli daha sonra karayolu ile Tokat il merkezine geldi. Burada kendisini dinlemeye gelen yaklaşık 10 bin kişiye hitap eden Bahçeli, Ak Parti iktidarını eleştirdi, "Memnun değilseniz bir Osmanlı tokadı vurun, AKP gitsin" dedi. Ak Parti'nin üçüncü dönemde de bazı araştırmalara göre yüzde 40'ın üzerinde oy alarak tek başına iktidar olacağı iddiası taşındığını hatırlatan Bahçeli, "Bu iddiayı taşıyanlara sormak lazım. Siz kamuoyu araştırma şirketi misiniz, yoksa kamuoyunu AKP lehine oluşturmakla görevli besleme memur musunuz. Siz necisiniz. Kamuoyunun araştırmalarını kabul edebileceğimiz bir yasanız var mı" diyerek yapılan araştırmaların gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
'ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN İÇERİĞİNİ AÇIKLA'
Ak Parti'nin PKK ile rol paylaşımı içerisinde olduğunu ifade eden MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin bölünme sürecine götürüldüğünü iddia etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrası Anayasa değişikliğinden bahsettiğini, ancak içeriği hakkında bilgi vermediğini belirten Bahçeli şöyle konuştu:
TÜRKİYE'Yİ AKP DEĞİL TERÖRİSTLERİN SOKAK NÜMAYİŞLERİ YÖNETİR HALE GELMİŞTİR
"Bunu 9 yılda yapamamış şimdi milletin huzura çıkmış bir anayasa değişikliği için sizden izin istiyor. Meclis'te bu değişikliğini yapabilecek 367 milletvekilliği veya üstünde bir iktidar olmayı talep ediyor. Ama bu anaya değişikliğinden neleri kastediyor onu bir türlü söyleyemiyor. Sayın Başbakan 7 bilim adamı ile bir araya gelip anayasa değişikliği taslağı yaptırdı. Sapanca'da bir motelde 7 bilim adamı önerilerini size sundular. Buna yanaşmadınız. Hep gizli tuttunuz. PKK'nın taleplerine AB dayatmalarına okyanus ötesinin taleplerine cevap vermek için 2011 seçimlerini beklediğini söylüyor. Seçimden sonra bu değişikliği düşündüğünüzü ifade ediyorsunuz. Yeni anayasa, 2 dilli hayatı, özerkliği, federasyon ve konfederasyonu getirecek konuları Türkiye'nin gündemine getiriyor ve tartışıyorsun. Hiç bir konuda ben şu değişikliği yapacağım demiyorsun. Gazetelerde boy boy ilanlar çıkıyor. 9 yıl içerisinde yaptıklarınızı anlatıyorsunuz. Üçüncü dönem için neler yapacaklarınızı söylüyorsunuz. AKP'yi aldatma ve kandırma partisi olarak gündeme çekiyorsunuz. Sayın Başbakan samimiysen, dürüstsen, milletin mutluluk ve refahını artırmak, daha iyi demokrasi ve özgürlük için bir anayasa değişikliği düşünüyorsan, gel bunu şu an ilan için kullandığın yandaş gazetelerin iç ve arka sayfalarına şunu söyle; 'Aziz milletim sana sözümdür, 2011 yılında 12 Haziran seçiminde beni tekrar iktidara yüksek bir milletvekili ile taşırsanız şöyle bir anayasa değişikliği yapacağım, bu benim namusum ve sözümdür' de ve altına da Recep Tayyip Erdoğan imzanı at. Bu millet ne yapacağını görsün, anlasın. Bu millet, bu anaysa değişikliğini Türkiye nereye götürülecektir onu kavramaya çalışsın. İnanıyorsa sana desteğini versin. Seçil ve değişikliği yap. Ama milleti kandırarak bunları açıklamadan anayasa ile sizlere şunları getireceğim diyerek milletin saflığından yararlanarak paket demokrasisi ile yoksulu sömürüp iktidar olarak PKK'ya siyasallaşmada hukuki zemin hazırlayarak, Türkiye'nin bölünmenin eşiğine getiren ve kaosa sürükleyen anayasa değişikliği hazırlarsan bu millet seni affetmez. Sayın Başbakan hadi yüreğin varsa bu dediklerimizi yap. 3'üncü maddeyi değiştirip yerine ne koyacaksın. Türk kavramlarını anayasadan çıkararak yerine ne koyacaksın. Anadilde eğitimden amacın ne. Demokratik özerklikten ne anlıyorsun, federasyon ile ülkeyi nasıl yönetmeyi düşünüyorsun. Bölücü terörün taleplerine yeter diyecek misin. Bunların cevabını var. Veremezsin çünkü pazarlık içindesin. İmralı baskısı altındasın. PKK sokak gösterilerinin etkisi altındasın ve Türkiye'yi AKP değil teröristlerin sokak nümayişleri yönetir hale gelmiştir. İmralı canisinden ses geliyor, '15 Haziran'a kadar ne yapıyorsan yap yoksa Tunus, Mısır olabilir, kıyamet kopabilir' diyor. Güya başbakan bu tehdidi alıyor, vatandaşa duyuruyor, sonra da bunların isteklerini yapmazsak Türkiye'nin başı ağrır diyerek tavizci politikaya milleti ortak etmek istiyor. 12 Haziran işte bu kötü politikaya dur demek zamanıdır. "
'BOZKURTUN NEFESİ ENSESİNDE'
Ülkenin huzurlu olmadığını, şu an sessizlik içinde bir patlama olduğunu belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletin yakında düdüklü tencere gibi sibobunun atacağını belirterek, Türkiye'de 6 milyona yakın işssiz olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin şiddet ülkesi haline geldiğini belirten Bahçeli, Güneydoğu'da sürekli olaylar yaşandığına dikkat çekti. Bölgede görev yapan vali, kaymakam ve güvenlik görevlilerinin zor şartlar altında olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti:
"Çünkü devlet yok. Hava kararınca bir avuç terörist molotof kokteyli ile ya polislere saldırıyor ya araçlara atıyor, kamu düzenini sağlamak için polis kardeşlerimiz bunlarla uğraşıyor. İçlerinde yaralananlar var kalabalık arasına düşerek linç edilip hastaneye zor yetişen kardeşlerimiz var. Büyükşehirlerde ve yollarda nerede trafik arabası görürse, nerede bir polis kulübesi var oraya kahpece saldırılar oluyor. Ama başbakan hale PKK'nın siyasallaşması için anayasa değişikliğinden bahsediyor, açılım zırvasını gündeme getiriyor. İçişleri Bakanı olarak 1 Ağustos 2009 da açılım projesini ortaya koyan PKK'yı şımartan, ülkeyi bölünmek eşiğine getiren İçişleri Bakanı milletvekili seçilmek için çalışıyor. Evine kapanıp insan içine çıkacak halde olmaması gerekirken tekrar seçilmek istiyor. Ama yüce divana gideceğin kesin. Böyle bir Türkiye'de üçüncü dönem olmaz. Onun için başta AKP'lilere düşen görev var. Bu iktidarı desteklemeyin bu vebali taşımasın, bunları uyarın çeki düzen verin nadasa alıp dinlendirin. Türkiye'yi AKP'den kurtarın. Sizde AKP'den kurtulun. Yoksa bu gidişat iyi değil. Önümüzde tarihi bir gün var. Bu gün 12 Haziran'dır. Bunu iyi değerlendirmelisiniz. İstikrar sürsün, Tokat büyüsün. İstikrar sürsün Türkiye büyüsün diyen afişler asılmış. İstikrar sürsün demenin manası 9 yıl iktidarda kalıp yandaş ve hanedanlarınla sultanlık padişahlık sıfatlarınla kendini oyalamaksa bunun için bir ülke yangın yerine çevrilemez. İyi bir iktidar isen Tokat'ta büyüme var mı. Tokat'ta iş sahibi olan var mı. Mevcut fabrikalar kapatılırken iktidar ne yapıyordu. Kapanan fabrika dükkanların gerçeği nedir. İstikrar sürsün demek bir avuç insanı mutlu ve huzurlu etmek demektir. O sebepten istikrar sürmesinin isteği üçüncü dönem Recep Tayyip Erdoğan iktidarının devamı anlamındadır. Çünkü korkuyor, ateş bacayı sarmış. İktidardan düştüğü an yüce divana gideceğini biliyor. Meclis'teki 3 tezkere duruyor. Yüzlercesi de olacak. Ama o korkuyor. Özellikle de bozkurtun nefesi ensesinde dolaşıyor. MHP'ye ahlaksız ve acımasız seviyesizce saldırıyor. Ne yaparsan yap ülkücü hareketi yıkamazsın. Ülkücü hareket 12 Haziran'da da tek başına iktidar olmaya taliptir. Allah'ın izniyle de iktidar olmak için her türlü gayret gösterilmektedir. "
'Tokat'IN TOKADI BAŞKA OLUR'
İktidarın yoksulluğun sömürüsünü yaptığını ifade eden Bahçeli, bir tarafta ganimet, diğer tarafta ise sadaka ekonomsi uygulandığını iddia etti. Paket demokrasisi diye nitelediği uygulama ile halka bayramlarda ve seçim dönemlerinde paketler gönderildiğini belirterek şöyle dedi:
"Seçimden seçime bayramdan bayrama kalkıp birileri bir paket getiriyor. İçinde yoksulun ihtiyaç duyduğu maddeler var. Ne kadar taze, ne kadar eski, ne kadar yenebilir veya küflenmiş umurlarında değil. Tespitimize göre siz geçim darlığı içindesiniz. AKP'liler sizi tespit etti ve bu paketi gönderliler. Ama bir şart var bunu alınca AKP'ye oy verecekseniz deniyor. Verirseniz bu paketler size sık geliyor diyor. Yoksul çaresiz olanların aklına akşam boş tencere ve çoçukları geliyor. Utanıp ezilerek paketi alıyor ve AKP'ye oy vermeye mahkum ve mecbur ediliyor. Bunlar dağılırken yoksullar arasında ayrım yapılıyor. Eğer şu evde yoksul varsa AKP'ye oy verecekse paket geliyor, yanındaki başka partili ise oraya uğranmıyor. Yani birisi yiyor birisi bakar hale getiriyor. Toplumda uçurum ve gerginlik yaratmıyor. Paket uygulamasıyla AKP yakınları ve yandaşları servetine servet katan uygulamalar için tekrar iktidar oluyor. Bu paket aslında sizindir. Çünkü yaptığınız iş ne olursa olsun ister ticaret, ister serbest, üretici tüketici olun. Dolaylı dolaysız vergiler ödüyorsunuz. Bu vergiler devletin gelir kaynağı oluyor. Devlet bunu bütçesine alıyor ve yıldan yıla bir harcama düşünüyor. Emniyet ve güvenlik için şu, savunma için şu kadar ayrılıyor. Eğitim için ayrılıyor. Sosyal hizmetlere de bir miktar aktarılıyor. Bu paketler oradan geliyor. Yoksulların istismar edilmesi doğru bir yol mudur. Alın paketi vurun tokadı diyoruz. Tokat'ta tokatın tadı başka olur. "
'BUNLARIN SONU FELAKET'
MHP olarak iktidara hazır olduklarını, ülkede belirledikleri 100 soruna 100 çözüm ile gelerek, AK Parti iktidarının yarattığı tahribatın ardından toparlanma ve onarım iktidarı olacaklarını söyleyen Bahçeli, lider ve güçlü ülke olma, halkın güleryüzlü insanlar haline dönüşmesi için çaba göstereceklerini söyledi. Gözleri görmeyen bir kişiye Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından söylenen 'İş verdik daha ne istiyorsun' süzine de değinen Bahçeli şeyle dedi:
"Gazetelerde okudum. Ama bir kardeşimiz, 2 bakanın bulunduğu yere geliyor. Hayatta karşılaştığı zorluklarını anlatıp sitem ediyor. Sağlık Bakanı 'Körsün ama iş sahibisin daha ne istiyorsun' diyor. Bu edepsizlik bu iktidarı şiarı haline gelmiş, ayakları yerden kesilmiş, kibirleri kabarmış. Bunların sonu felaketir. Kendileri gidiyor ama Türkiye'yi götürmemek için 12 Haziran'da bir karar verin. MHP olarak iktidara hazırız. Tokat olarak bizi hep sahiplendiniz, tekrar sahiplenin ve MHP'nin iktidar yoluna Tokat'tan başlayın ve her tarafa döşeyerek Ankara'ya doğru hep beraber giderek iktidara kavuşalım diyorum. Her söylediğim namusum olarak size sözümüzdür. "
ÇOCUKLARA 'PÜSKEVİT' DAĞITTI
Miting konuşmasının ardından Tokatlıları selamlayan Bahçeli, platforma gitirilen küçük yaştaki çocuklara, partililer tarafından getirilen ve üzerinde 'Püskevit' yazan bisküvi paketlerinden dağıttı. İl merkezinden ayrılan Bahçeli, Niksar ve Erbaa İlçesini ziyaret ederek yemek programına katıldıktan sonra kentten ayrılacak. - Tokat
Son Dakika › Politika › Bahçeli: Başbakan Türkiye'ye Miyop Gözle Bakıyor (3) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.