Dha Yurt Bülteni- 5

Son Güncelleme:

5 Annelerinin kapıyı kilitleyip evde bıraktığı iki çocuk yangında öldü (2) KÜTAHYA'da annelerinin kapıyı üzerlerinden kilitleyip temizlik işine gittiği evde çıkan yangında biri 6 diğeri 3 yaşında olan iki kardeş yaşamını yitirdi.

DHA YURT BÜLTENİ-5 Annelerinin kapıyı kilitleyip evde bıraktığı iki çocuk yangında öldü (2)


KÜTAHYA'da annelerinin kapıyı üzerlerinden kilitleyip temizlik işine gittiği evde çıkan yangında biri 6 diğeri 3 yaşında olan iki kardeş yaşamını yitirdi.

Olay, saat 11.00 sıralarında Börekçiler Mahallesi Üçler Sokak'ta meydana geldi. İki katlı evin birinci katında oturan ve eşinden ayrı yaşadığı belirtilen 28 yaşındaki Döndü Yenilmez, oğulları 6 yaşındaki Berat ve 3 yaşındaki Berkay'ın üzerlerinden kapıyı kilitleyip gündelik temizlik işi için evden ayrıldı. İki kardeşin yalnız kaldığı evde henüz belirlenemeyen bir nedenden yangın çıktı. Yangın bitişikteki 3 eve daha sıçradı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekipleri yangını kontrol altına almaya çalışırken, olay yerine gelen anne Döndü Yenilmez sinir krizleri geçirdi. Kütahya Belediyesi itfaiye ekipleri evde iki kardeşin cesedini buldu. Cesedi otopsi için Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü. İtfaiye ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda yangın kontrol altına alındı, olayla ilgili soruşturma sürüyor.


GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,-


===============================


Dondurucu soğukların yaşandığı Doğu'da kar yağışı yeniden başladı Uzun süredir Sibirya soğuklarının yaşandığı Doğu Anadolu Bölgesi'nde bugün kar yağışı yeniden başladı. Kars şehir merkezinde kar 10 santimetreyi buldu. Kar yağışıyla birlikte havaların ısındığını belirten vatandaşlar, "Kar, soğuğu kesiyor ve havayı yumuşatıyor" dediler.

Bölgede dün gece ölçülen en düşük hava sıcaklığı ise sıfırın altında 30.5 derece ile Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde oldu. Termometreler yine sıfırın altında olmak üzere Ardahan'ın Göle ilçesinde 29.5, Ağrı'da 25.1, Erzurum'un Horasan ilçesinde 24.1, Ardahan'da 23.6, Kars'ta 20.7, Iğdır'da 15.9, Muş'ta 14.2, Erzurum'da 12.3 ve Erzincan 3.6 dereyi gösterdi. Meteorolji 12'nci Bölge Müdürlüğü yetkilileri, bölge genelinde havanın çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı olacağını söyledi. Yağışların öğle saatlerinde Ağrı çevreleri, Kars'ın ve Erzurum'un güney ilçeleri ile Iğdır'ın batısında yer yer kuvvetli olacağı ve akşam saatlerinde etkisini azaltarak devam edeceği bildiren uzmanlar, "Bölgemiz genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus hadisesi beklendiğinden, vatandaşların ve yetkililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Kar yağışı detayları

Bir vatandaşın konuşması


Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,


=======================================


Bakan Işık: Şehit vermeyi göze alamazsak bu topraklar bize kıyamete kadar vatan olmaz


MİLLİ Savunma Bakanı Fikri Işık hür ve bağımsız yaşamak için şehit verilmesinin göze alınması gerektiğini belirterek, "Şehitler veriyoruz. Canımız yanıyor, ciğerparelerimizi toprağa veriyoruz. Ancak, şunu da çok iyi biliyoruz ki 4-5 bin yıllık devlet geleneği olan bir milletin evlatları olarak, gerektiğinde hür ve bağımsız yaşamak için şehit vermeyi göze alamazsak, bu topraklar bize kıyamete kadar ilelebet vatan olmaz" dedi.

Mili Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli'nin Gölcük İlçesi'nde 'Yeni Türkiye'de Sivil Toplumla Cumartesi Buluşmaları' toplantısı kapsamında sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Gölcük Yeniköy Ilıca Termal Tesisleri'nde düzenlenen toplantıda konuşan Fikri Işık en az şehit ve gazi vererek operasyonları tamamlamak istediklerini belirterek, "Bölgemiz de tarihin yeniden yazıldığı bir süreci yaşıyoruz. Bu süreçte hiç kimsenin bu bölgeden Türkiye'yi hesaba katmadan bir şey yapılamayacağını bilmesini istiyoruz" dedi.

Bölgemizin tekrar en kısa sürede huzura, refaha ve istikrara kavuşması için Türkiye olarak çaba harcadıklarını belirten Bakan Işık, "Birinci önceliğimiz ülkemizin huzuru ve güvenliğidir. Ülkemizin huzuru ve güvenliği gerektirdiği için bugün El Bab'ta operasyon yapıyoruz. Özgür Suriye ordusuyla oradan Türkiye'ye yönelik bir tehdidi bertaraf etmek için mücadele ediyoruz. Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka operasyonları da hiç çekinmeden yaparız. Önemli olan Türkiye'ye yönelik tehdidin nereden gelirse gelsin kaynağında yok etmek, imha etmektir. Bütün bunları yaparken elbette zor bir süreçten geçtiğimizin de farkındayız. Şehitler veriyoruz. Canımız yanıyor, ciğerparelerimizi toprağa veriyoruz. Ancak, şunu da çok iyi biliyoruz ki 4-5 bin yıllık devlet geleneği olan bir milletin evlatları olarak gerektiğinde hür ve bağımsız yaşamak için şehit vermeyi göze alamazsak bu topraklar bize kıyamete kadar ilelebet vatan olmaz. En az şehit ve gazi vererek bu noktada operasyonları tamamlamayı hedefliyoruz. Bizim ne Suriye'nin, ne de bir başka ülkenin tek karış toprağında gözümüz yok. Maalesef bizim bu noktadaki tavrımızı anlayamayanlar şimdi 'efendim politika değişikliği mi var?' diyor. Hayır, bizim baştan beri tavrımız net. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesine sonuna kadar sahip çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. Ama hiç kimse de bölgemizde gelişen olaylara Türkiye'nin kayıtsız kalmasını beklemesin" diye konuştu.

GÜVENLİK KONUSU SİYASİ MALZEME YAPILAMAZ

Ülkenin güvenliğini ve savunmasını siyasi polemik konusu yapmamak gerektiğini söyleyen Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir tek beklentimiz var. Sorumluluk mevkiinde olanların bu sorumluluğunun idrakinde olması. Günlük siyasi polemik yapacağım diye Türkiye'nin milli menfaatlerine zarar vermemesi. Güvenlik konusu hepimiz için çok önemlidir. Ülkenin savunması ve güvenliği konusu gündelik siyasi malzeme yapılmaz. Ülkenin güvenliğini ve savunmasını gündelik siyasi polemik konusu haline hiç kimse getirmemelidir. Şu son 3,5 yılda Türkiye'de yaşanan olayları bir düşünün. 2013 yılının Mayıs ayında bu ülke IMF'ye olan borcunun son kuruşunu ödemiş, kredi notu yükseltilmiş, üçüncü köprünün ihalesi yapılmış, nükleer santral ihalesi yapılmış, faizler tarihin dip seviyesine yüzde 4.6 seviyesine inmiş. Yani reel faiz eksiye dönmüş. Böyle bir dönemde maalesef gençlerimizin hassasiyetini kullanarak bir Gezi eylemleri sürecini başlattılar. O gençlerimizin samimi tavırlarını bir kenara bırakıyorum, ama bunun ne kadar büyük bir operasyon olduğu daha sonra ortaya çıktı. Onunla elde edemedikleri hedeflerini yani hükümeti düşürme, Türkiye'yi istikrarsızlığa götürme hedeflerine ulaşamadıkları için üstünden 6 ay geçmeden bir dershane tartışmasıyla beraber 17-25 Aralık darbe teşebbüsüne Türkiye tanık oldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın o güçlü liderliği ve dirayetli duruşu olmasaydı maalesef bugün Türkiye'de bu operasyon def edilemezdi. Bugün biliyoruz ki bu da bir operasyon ve emrin nereden geldiğini biliyoruz. Arkasından Kobani olayları diye bu ülkenin bir parçasını ülkeden koparmak için yapılan çok sinsice oyunlara tanık olduk. Ama hamd olsun başta bölge halkımızın o Türkiye'ye olan duygu ve ruh bütünlüğü bu hain planı da akamete uğrattı ve en son 15 Temmuz'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içerisine sızmış, asker elbisesi giymiş hain teröristlerin bir darbe girişimi oldu. Şimdi son 3,5 yılda hangi ülke bu hain operasyonları kaldırabilir? Hangi ülkenin demokrasi ve ekonomisi bu kadar ağır yükün altından kalkabilir? Allah'a hamd olsun Türkiye'nin demokrasisi de, ekonomisi de bütün bu ağır yüke rağmen altından kalkmasını bildi."

Işık projelerden bahsederek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Şu süreçte Türkiye ne yaptı? Marmaray'ı hayat geçirdi mi? Boğazların altından iki kıtayı buluşturduk. Hemen arkasından üçüncü köprüyü hayata geçirdik mi? Osmangazi Köprüsü'nü hayat geçirdik mi? Geçirdik. En son Avrasya Tüneli'ni de hayat geçirdik mi, geçirdik. Şimdi pazartesi günü Allah nasip ederse Ilgaz Tüneli'ni hayata geçireceğiz. 150 yıllık hayaller bunlar. Bir taraftan bu kadar ülkenin gücünü kırmak için haince yapılan planlarla uğraşıyoruz ama diğer taraftan yürüyüşümüzden de taviz vermiyoruz. Bu ülkenin gelişmesinden, kalkınmasında da taviz vermiyoruz. Bir taraftan ekonomide yapılmak istenen operasyona karşı duruyoruz. Bu noktada milletimizin desteğini arkamızda görüyoruz. Diğer taraftan da bu ülkenin yatırımları aksamasın diye elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Önümüz aydınlıktır. Türkiye'nin geleceği aydınlıktır. Hiç kimsenin en küçük bir tereddüttü olması. Bu hain terör örgütlerini de yeneceğiz. Bu ülkenin gelişmesini, güçlenmesini, kalkınmasını engellemek isteyen mihrakların da bütün emellerini boşa çıkaracağız."

Bakan Işık daha sonra Donanma Komutanlığı'na gitti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Bakanın konuşması

Toplantıdan görüntüler Haber-Kamera: Çağla DAŞCI-Soner GÜLEZER/ GÖLCÜK(Kocaeli), -


==============================================


FETÖ'den yargılanan 11 askerden bot komutanı yüzbaşı: Gürültü maksatlı atış emri aldık


ZONGULDAK'ta, FETÖ/PDY davasında tutuklu yargılanan Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda Bot Komutanı Yüzbaşı Oskay M., 15 Temmuz darbe girişimi gecesi, 'Cephanenin yüzde 10'ununu kullanarak gürültü maksatlı atış yapın' emri aldığını fakat uygulamadıklarını söyledi. Mahkeme, bottaki 11 personelden 3'ünün tutuksuz yargılandığı davada, diğer 8 tutuklu sanıktan 4'ünü daha tahliye etti.

Sahil Güvenlik Amasra Grup Komutanlığı'na bağlı olarak Zonguldak Limanı'nda görev yapan TCSG-86 botunda görevli 2'si subay, 6'sı astsubay ve 3'ü uzman erbaş olmak üzere 11 kişi, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı.

2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmak', 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek' suçlarından 2'şer kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılanan 8'i tutuklu, 3'ü tutuksuz tüm sanıklar duruşmada hazır bulundu.

'YASAL EMİRLERİ UYGULADIM'

Bot komutanı yüzbaşı Oskay M. savunmasında, 15 Temmuz gecesi evinde eşiyle dizi izlediği sırada Sahil Güvenlik Amasra Grup Komutanlığı bağlıları olarak grup komutanının da içinde bulunduğu whatsApp mesaj grubunda, bot komutanlarına bütün personeli gemilerde toplaması emri verildiğini söyleyerek şöyle dedi: "Liman önünde devriye gezerek olağan dışı hareketlilik olması halinde tekne giriş çıkışı ve şehirde olanlar hakkında rapor etmemiz emredildi. Ayrıntılı emirlerin daha sonra verileceği söylendi. Bana gelen yasal emirleri uyguladım. Farklı bir kanaldan emir almadım. Ben Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlı olduğunu biliyorum. İçişleri Bakanlığı tarafından Sahil Güvenlik Komutanlığı'na böyle bir görev verilmiş olabileceğini, denize kıyısı olan şehirlerde bir takım hareketlenmenin denizden dahi iyi gözlenebileceğini, aynı zamanda birlik emniyetinin de liman dışı seyir halinde daha iyi sağlanabileceğini düşündüğümden emri uyguladım. Herhangi bir terör örgütü üyeliği iddiasını kabul etmiyorum."

'GÜRÜLTÜ MAKSATLI ATIŞ EMRİ ALDIK'

Saat 01.30 sıralarında gemide bulunan 'Sahmus' adlı mesajlaşma sistemine Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan sıkıyönetim direktifi adı altında yazılı emir mesajı geldiğini anlatan Oskay M., şöyle devam etti: "Emrin bizi suça sürükleyebileceğini, darbe girişiminin yanındaymış gibi gösterilebileceğini düşünerek limanı kapatmak gibi şeyler yapmanın sıkıntılı olabileceğini düşündüm. En iyisinin limana giderek emniyeti almanın mantıklı olabileceğini söyledik. Ben limana dönüş yaptığım sırada 02.00 sıralarında bütün komutanların limanlara dönmesi yönünde emir verildi. Bu arada resmi görev telefonumla Ankara'dan arandım. Grup Komutanı Ankara'dan bazı rütbelilerin çeşitli bot komutanlarının arandığını söylemişti. Bu emirlere kesinlikle uyulmaması gerektiğini söylemişti. Binbaşı olduğunu söyleyen kişi, 'Cephanenin yüzde 10'ununu kullanarak gürültü maksatlı atış yapın' diye söyledi. Kendisine kim olduğunu sordum. Ankara'da Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda vardiyada görevli olduğunu, bu atışı yapmamı emretti. Bir şey söylemeden telefonu kapattım. Bu görüşmeden grup komutanımı arayarak bilgi verdim. Sabah 05.00'e kadar subay salonunda televizyon izledim. Sonrasında istirahat için kamarama çekildim. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Olay başarılı olsaydı yine yargılanacaktım. Kanunsuz emirleri kabul etmedim. Kanuna uygun emirleri yaptım."

4 TAHLİYE

Diğer tutuklu sanıklar Üsteğmen Oğuzhan Ö., astsubaylar Engin B., Görkem Ö., Haşim K., Samet B., Burak K., uzman erbaş Özkan B. ile tutuksuz sanıklar astsubay Özcan K., uzman erbaşlar Ayhan P. ve Ali Can D. de verilen emre göre hareket ettiklerini söyleyerek suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme, tutuklu sanıklardan uzman erbaş Özkan B., astsubaylar Engin B., Haşim K. ve Burak K.'nın adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine, diğer 4 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Görüntü Dökümü

-----------------------

-Cezaevi aracının adliyeye gelişi

-Sanıkların adliyeye sokulması

-Adliye önünden detaylar


Haber: Durmuş SEVİNDİK/ZONGULDAK, -


=============================================


Lokantada kedi eti ele geçti


ŞANLIURFA'nın Akçakale İlçesinde zabıta ekiplerinin yaptığı denetimlerde Suriyelilerin işlettiği lokantada kedi eti ile kaçak kesilmiş 400 kilo et ele geçirildi.

Akçakale Belediyesi zabıta ekipleri ile İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri işyerlerine yönelik denetim yaptı. Süleyman Şah Konaklama Tesisleri yakınında bulunan Suriyelilerin işlettiği bir lokantada denetim yapan ekipler, plastik kaplar içerisinde kedi eti, deri ve ayakları ile kaçak kesilmiş 400 kilo kokmuş et ele geçirildi. Denetimlerinde ilk kez kedi eti ele geçiren ekipler, şaşkınlık yaşarken, etlere imha edilmek üzere el konuldu.

Kedi eti bulunan baraka şeklindeki lokanta ise Kaymakamlık kararıyla bölgeden kaldırıldı. Lokantayı işleten Suriye uyruklu 4 kişiye ise cezai işlem uygulandı.


GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR Haber-Kamera: AKÇAKALE (Şanlıurfa), -


===================================


Siirt'te eski terminal binasının tavanı çöktü: 1 işçi mahsur kaldı (2)


ÇÖKEN TAVAN ALTINDA KALAN İŞÇİ KURTARILDI


Sabah saat 10.15 sırlarında çöken eski terminal binası tavanının altında kalan işçilerden Mehmet Şirin Altay, iş makinelerinin yardımıyla yaklaşık 2 saat süren çalışmanın ardından kurtarıldı. Hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilen Altay, sedye ile olay yerinde bekletilen ambulansa taşındı. Altay, daha sonra ambulans ile Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Altay'ın hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilirken, tavanın çökmesiyle ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Göçükten çıkarılan işçinin sedye ile taşınması

İşçinin konulduğu ambulansın olay yerinden ayrılması

Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Turan KOYUNCU- Mehmet Yücel DURAK/SİİRT,


============================================


Bakan Arslan Sabuncubeli Tüneli'ni inceledi - (2) VALİLİĞE ZİYARET Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Sabuncubeli Tüneli inşaatındaki incelemesinin ardından Manisa Valiliğini ziyaret etti. Kurum önünde Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer ve valilik çalışanları tarafından karşılanan Bakan Arslan, Valilik Ziyaretçi Defterini imzaladı. Ardından konuşma yapan Bakan Arslan, vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için projeler ürettiklerini belirterek, "En büyük projelerden biri İstanbul- İzmir Otoyolu'dur. Bunun yaklaşık 112 kilometresi, neredeyse üçte biri Manisa'dan geçiyor. Bugün çalışmaları hızlandırmak için inceleme yapacağız. Ancak bu proje tek başına yetmiyor. Manisa'yı, Ege'yi İç Anadolu'ya bağlayacak, devam eden bölünmüş yollar çalışmaları dışında ikinci bir otoyol ihtiyacımız var. Proje çalışmalarımız devam ediyor. Onun da sürecini başlatacağız. Gerek denize bağlanmak ve doğuya bağlanmak adına çok önemli. Ekonominin, endüstrinin kalbi olan bir şehirde, tren yollarının rehabilitasyonu hem de yüksek hızlı tren yapılması da çok önemli. Onun da bütün süreçleri başladı" dedi. Ankara-Afyon-Manisa- İzmir yüksek hızlı tren hattının ihale süreçlerinin tamamlandığını belirten Bakan Arslan, "Onu da 3 yıl içinde hizmete sokacağız. Böylece otoyol, hızlı tren ve bölünmüş yollarla Manisa'nın daha iyi hale gelmesini sağlayacağız" dedi.

"HIZLI TREN ŞEHRİ BÖLMEYECEK"

Projeleri sırayla hizmete sunmayı amaçladıklarını dile getiren Bakan Arslan, yüksek hızlı trenin güzergahıyla ilgili ise şunları söyledi:

"Manisa'daki kamuoyunu da doğru bilgilendirmek gerekiyor. Uşak tarafından gelen Manisa'nın içinden İzmir'e gidecek olan hızlı tren hattımız mevcut hattı takip etmeyecek. Şehrin kuzeyinde, mevcut otogarın güneyinden geçerek çevreyoluna paralel şekilde devam edecek. Şuanda şehrin içinden gidiyor. Bunun yerine otogarın güneyinden geçirerek Manisa'yı bölen değil, kuşatan şekilde yapmış olacağız. Hemen bunun yanında mevcut yük trenlerini de şehrin içine sokmayacağız. Yüksek hızlı tren hattının yanında üçüncü bir hat yapacağız. Manisa merkezden başlayarak Menemen'e giden mevcut tren hattını iki hatta çıkaracağız. Manisa'yı Menemen ve Egeray'a bağlamış olacağız. Yüksek hızlı tren dışında, iki şehri banliyö tren ile birleştirmiş olacağız. Bunun da ihalesini yaptık, işe başlanıyor. 2 sene içinde bunu bitireceğiz ve açacağız."

Akhisar'da da demiryolunu şehrin kuzeybatısına aldıklarını duyuran Bakan Arslan, yapılan yol ve tren hattı çalışmaları ile ulaşım sorununa neşter vurduklarını ifade etti.

Bakan Arslan, Valilik'ten sonra Şehzadeler Belediyesi'ni ziyaret için buradan ayrıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Manisa Valiliği önünde karşılanması

Bakan Ahmet Arslan'ın valilik defterini imzalaması

Hediye verilmesi

Bakan Ahmet Arslan'ın açıklaması


Haber- Kamera: Mehmed Hakkı ÖZBAYIR- İlker KILIÇASLAN- Nermin UÇTU/ MANİSA,


===========================================


Çelik kasaları açan 7 şüpheli adliyede


ADIYAMAN'da, girdikleri işyerlerinde çelik kasaları açarak içindeki para ve malzemeleri çalan 7 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Siteler ve Altınşehir mahallelerindeki 3 işyerine giren şüpheliler, buradaki çelik kasaları açarak 10 bin lira para, 5 bin lira değerinde sigara ve 5 cumhuriyet altınını çalarak kayıplara karıştı. İşyeri sahiplerinin durumu fark etmesiyle çağırdığı polisler, güvenlik kamerası kayıtlarından hırsızlığı yapan H.Y., H.U., T.Ç., M.A., H.U., Z.U. ve M.A.'nın kimliğini saptadı. Polis ekipleri daha sonra 7 şüpheliyi, Kahta ilçesindeki evlerinde düzenlediği operasyonla gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen şüpheliler, sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Adliye Sarayı ve polisler

Şüphelilerin adliyeye götürülmesi

Genel ve detay görüntüler Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-


=============================================


Öğrenciler, görme engelli Süheyla'ya ışık oldu


ARTVİN Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Bölümü 3. sınıf öğrencileri, Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında farklı ve anlamlı bir etkinliğe imza attı. Öğrenciler, Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi, doğuştan görme engelli 47 yaşındaki Süheyla Köse' nin talebi üzerine ders kitabını seslendirerek kayda geçirdi. Öğrencilerin kitabı seslendirmesi nedeniyle duyduğu mutluluğu dile getiren görme engelli Köse de, "Eğitimin bana en büyük katkısı sıcak dostluklar olduö diyerek öğrencilere teşekkür etti.

KARANLIĞI AYDINLATAN SES

Topluma Hizmet Uygulama Dersi kapsamında görme engellilere yönelik proje yapmayı kararlaştıran AÇÜ Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Bölümü 2. sınıf öğrencileri, araştırma sonrasında, Artvin'in Ardanuç İlçesi Bereket Köyü'nde yaşayan ve büyüklerinin ders kitaplarını okumasıyla ilk, orta ve lise eğitimini tamamlayarak Erzurum Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü 2. sınıfa kadar yükselen 47 yaşındaki görme engelli Süheyla Köse'ye yardım etmeye karar verdi. 'Karanlığı Aydınlatan Ses' adını verdikleri proje kapsamında harekete geçen öğrenciler, Köse'yle iletişim kurduktan sonra onun talebi doğrultusunda, "Hukukun Temel Kavramlarıö adlı ders kitabını seslendirmeye başladı. 13 öğrenci, 116 bölümden oluşan kitabı 2 ay içinde seslendirdi. Kendi imkanlarıyla yurtta, okulda ve evlerinde kitabı seslendirerek kaydeden öğrenciler, MP3 formatındaki kayıtları Süheyla Köse'ye verdi.

HER BAŞARILI İNSANIN ARKASINDA AİLESİ VARDIR

Öğrencilerin daveti üzerine projenin tanıtımı için üniversitede düzenlenen etkinliğe katılan görme engelli Süheyla Köse, kendisi için yapılanlar nedeniyle duyduğu mutluluğu dile getirdi, "Bugün benim için en güzel gün. Engellilerin ailelerine seslenmek istiyorum. Her başarılı insanın arkasında ailesi vardır. Baba, ağabey, abla gibi. Ama şu anda benim kocaman bir ailem var. Edirne'den, Ardahan'a kadar dostlarım, arkadaşlarım, öğretmenlerim var. Eğitimin bana en büyük katkısı sıcak dostluklar oldu. Bu nedenle ailelerden duyarlı olmalarını istiyorum, öğrenci arkadaşlarıma çok ama çok teşekkür ediyorum"dedi

OKUYAN KIZIM AMA DİPLOMA BENİM

Görme engelli Süheyla Köse'nin en büyük destekçilerinden biri olan 97 yaşındaki babası Latif Köse de, ilkokul üçüncü sınıfa kadar okuyabildiğini anlattı, kızının ders notlarını okuyarak üniversiteyi kazanmasına da katkı sağlamaya çalıştığını belirterek, "Ben okumadım, kızımın okuması için elimden geleni yapacağım. Liseyi bitirdiğinde diplomasını ben aldım. Üniversiteyi bitirdiğinde de eğer yaşıyorsam diplomasını yine ben alacağım. Okuyun kızım ama diploma benim" dedi.

'Karanlığı aydınlatan sesö projesiyle ilgili konuşan AÇÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selcen Çelik Uzuner de, "Öğrencilerle birlikte nasıl bir proje yapacağımız düşünürken arkadaşlarımız Engelliler Derneği ile iletişime geçerek görme engellilere yönelik çalışma karar aldı. Ardanuç'ta üniversiteyi büyük azmi ve cesaretiyle kazanan Süheyla Köse'den bahsettiler. Süheyla hanımın talebi doğrultusunda ders kitabını 13 öğrenci arkadaşımız okulda, evde, yurtta ve özelikle gece ve sessiz ortamlarda çalışarak kaydetti. Güzel bir sonuç aldığımız düşünüyorum, öğrencilerimi tebrik ediyorum dedi.

AMACIMIZ İKİ KREDİLİK DERSİ GEÇMEK DEĞİL

Seslendirme çalışmasına katılan AÇÜ Sosyal Bilimler Bölümü 3. sınıf öğrencisi İbrahim Ferhat Kaya da, " Amacımız iki kredilik dersi geçmek değil. Projemizi öncelikle üniversitemize, daha sonra ilimize ve bölgemize, ardından da ülkemize yaymak çabasındayız. Sosyal bilgilerin doğasına uygun olarak biz de çok şey kazandık. Bilmediğimiz şeyleri yaşayarak öğrendik. Projeyi yaymak için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.


Görüntü dökümü

Projenin tanıtım toplantısından görüntüler

Görme engelli Süheyla Köse'nin görüntüleri

Köse'nin açıklamaları

Babanın açıklaması

Doç. Dr. Selcen Çelik Uzuner'in konuşması

Ferhat Kaya'nın konuşması

Detaylar


Haber-Kamera: Adem GÜNGÖR/ ARTVİN


===============================


Engelli öğrencilere beden müziği eğitimi


MUĞLA'nın Fethiye İlçesi'ndeki 11 engelli öğrenciye, beden müziği eğitimi verildi. Elleriyle yüz, göğüs ve dizlerine vurarak ritim tutan öğrenciler, hayvan sesleri çıkardı. Koro halinde şarkılar seslendiren öğrenciler, eğlenceli dakikalar geçirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen 'Geçmişten geleceğe müzik yolculuğu festivali' projesi kapsamında, Özel Nursel Özdemir Rehabilitasyon Merkezi'nde eğitim gören işitme, zihinsel ve bedensel engelli 11 öğrenciye, beden müziği eğitimi verildi. Vurmalı çalgılar ve beden müziği eğitmeni olan 19 Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Doçent Muzaffer Özgü Bulut tarafından verilen eğitimde, öğrenciler vücutlarını çalgı aleti olarak kullandı. Elleriyle yüz, göğüs ve dizlerine vurarak ritim tutan öğrenciler, hayvan sesleri de çıkardı. Ses ve ritimleri birleştirerek koro halinde şarkılar seslendiren öğrenciler eğlenceli dakikalar geçirdi.

"BEDENİMİZE DOKUNMAYA, ONU TANIMAYA YABANCIYIZ"

40 dakika süren eğitim hakkında bilgi veren Doçent Muzaffer Özgü Bulut, müziğin yapı taşının ses olduğunu belirterek, bedenin de sesin en temel aracı olduğunu söyledi. Beden seslerinin psikomotor beceri, tek ve çift yönlü yoğunlaşma ile sosyalleşmeyi arttırdığını anlatan Bulut, "Bedenimize dokunmaya ve onu tanımaya oldukça yabancıyız. Etkinliğimizde öğrenciler çok katılımcıydı ve güzel bir çalışma oldu. Çok farklı engelli gruplarıyla çalışıyoruz. Burada çocukların inisiyatif aldığını gördüm. Grubumuzu öğrenciler yönetti. Onlar çaldı, biz oynadık. Aslında yaptığımız iş bir oyun. Oyunlar da boş zamanları eğlenceli geçirme aktivitesidir" dedi.

Özel Nursel Özdemir Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Ezel Demirtaş ise organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederek, çok verimli bir çalışma olduğunu kaydetti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Öğrencilerin beden müziği eğitiminden görüntü

Muzaffer Özgü Bulut ve Ezel Demirtaş ile röp.

Genel ve Detay görüntü


Haber- Kamera: Ergün TOS/ FETHİYE (Muğla),


=========================================

Kaynak: DHA