AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
20.11.2012 14:37

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı Batılı devletlerin tutumunu eleştirerek, "Özgürlüğü, bağımsızlığı, en temel insani hakları elinden alınan Filistinliler, son derece haklı bir"...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı Batılı devletlerin tutumunu eleştirerek, "Özgürlüğü, bağımsızlığı, en temel insani hakları elinden alınan Filistinliler, son derece haklı bir biçimde bu işgale karşı, bu etnik temizlik girişimlerine karşı, bakın altını çizerek söylüyorum, meşru savunma hakkını, meşru direniş hakkını kullanıyor. Tüm Batı'ya sesleniyorum; kimse,

'İsrail savunma hakkını kullanıyor' diyemez" dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında, Mısır'a yaptığı ziyaretle ilgili bilgi verdi. Erdoğan, hafta sonunda, beraberinde 10 bakan, 350 kadar işadamıyla Mısır'ın Başkenti Kahire'ye tarihi bir resmi ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatarak, "Gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretle birlikte tabi yaşananlar çok çok anlamlıydı" diye konuştu.

Özellikle de halk devrimi sonrasında hızla toparlanan, yeni bir döneme hazırlanan Mısır'da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Başbakan Hişam Kandil ile görüşmeler yaptığını belirten Erdoğan, yapılan müzakereler neticesinde iki ülke arasında 27 farklı anlaşmayı imzaladıklarını anlattı. Erdoğan, ulaştırmadan tarıma, sağlıktan kültüre kadar Türkiye ve Mısır arasında her alanda işbirliğini, dayanışmayı, ticareti daha da artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye'den 300 girişimcinin Mısır'da yatırımları bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Türk işadamlarının 53 bin kadar Mısırlı'yı da istihdam ettiğini vurguladı. Erdoğan, "Bu süreç içerisinde bizim Mısır'ı yalnız bırakmamamız gerekiyor. Onun için yeni girişimcilerimizle birlikte Mısır'da olalım. Mısır'ın işadamlarını gerekiyorsa ülkemize çekelim, gerekiyorsa dayanışma içerisinde üçüncü ülkelerle yatırımlara girelim" şeklinde konuştu.

Kahire'de 400 bin öğrencisi, 12 bin akademisyeni olan Kahire Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta farklı bir heyecan olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu üniversitede Mısırlı gençlere, Türkiye-Mısır İş Forumu'nda da işadamlarına hitap etme fırsatımız oldu. Gerçekten üniversitedeki heyecan görmeye değerdi. Bizi de hem geçmişe götürdü, hem de geleceğimizin hangi coşku, hangi heyecan üzerine bina edilmesinin gereğini de ortaya koydu. Bu tür gençlere sahip olursanız, o zaman Tahrir'den baharın o yeşillikleri açar, o güller açar. Temennimiz odur ki inşallah Mısır'da kardeşlerimiz hep ilkbaharı yaşasınlar, sonbahar yaşamasınlar" dedi.

Kahire'de Arap Ligi Genel Sekreteri, Hamas lideri Halid Meşal, Katar Emiri Şeyh Hamad ve Katar Başbakanı ile görüşmeler yaptığını dile getiren Erdoğan, ayrı ayrı istişarelerde bulunduklarını anlattı. Erdoğan, Mısır Devlet Başkanı'na, Başbakanı'na ve Mısır halkına, Mısırlı gençlere, kendisi ve heyetine gösterdikleri yoğun ilgi ve muhabbet dolayısıyla teşekkür etti.

Geçen yıl yaptığı ziyaret gibi bu yıl da Kahire sokaklarının iki ülke halkının kardeşliğini, dayanışmasını sergileyen bir atmosferi yaşattığını kaydeden Erdoğan, "Bölgenin iki güçlü ülkesi olarak Türkiye ve Mısır, devrim sürecindeki dayanışmayı inşallah çok daha daha ileri seviyelere taşıyacak, bölgenin refahı, huzuru ve istikrarı için birlikte çalışmaya devam edeceklerdir" dedi.

-"İsrail bir halka karşı etnik temizlik uyguluyor"-

Mısır ziyaretinin, İsrail'in Gazze'ye yönelik kanlı saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleştiğini ifade eden Erdoğan, bu yüzden Mısır temaslarının ayrıca önem kazandığını söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Burada AK Parti grubunda bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bir kere bütün dünyanın anlaması, görmesi, bütün dünya halklarının, ülke liderlerinin, uluslararası kuruluşların ellerini vicdanlarına koyarak bunun üzerinde düşünmesi gerekiyor. İsrail bu bölgede barışı hiçe sayarak, temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku her fırsatta ayaklarının altına alarak, millete, bir halka karşı etnik temizlik uyguluyor. Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. Özgürlüğü, bağımsızlığı, en temel insan hakları elinden alınan Filistinliler ise son derece haklı bir biçimde bu işgale karşı, bu etnik temizlik girişimlerine karşı, bakın altını çizerek söylüyorum, meşru savunma hakkını, meşru direniş hakkını kullanıyor. Buradan tüm Batı'ya sesleniyorum; kimse, 'İsrail savunma hakkını kullanıyor' diyemez."

-"BM'nin adaletine inanmıyorum"

Erdoğan, İsrail'in şu anda Ortadoğu'da terör estirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

" Birleşmiş Milletler, BM Güvenlik Konseyi; bunca kararlar almıştır İsrail hakkında, ama hiç biriyle ilgili bir yaptırım uygulamayamamıştır. İşte onun için diyorum ben Birleşmiş Milletler'in adaletine inanmıyorum. İşte BM Güvenlik Konseyi, 5 tane daimi üye, Suriye konusunda bakıyorsunuz iki üye olumsuz yaklaşıyor, İsrail'le ilgili de bakıyorsunuz yine bir iki tane farklı üye bu defa olumsuz yaklaşıyor. Bu ne menem iştir. Nerede sizin adaletiniz- Birbirinizle, al birini vur öbürüne, durumunuz bu. İşte bu sabah Gazze'deki son durum; Gazze'deki kardeşlerimizden 115 ölü var. Çocuk, kadın, yaşlı. Yaralıya bakıyorsunuz 900'ü aşmış durumda. 2008'de 1500 ölü vardı, 15 günün faturasıydı. Şimdi 7 gün oldu. Hala herkes avucunu bakıyorsunuz ovuşturup duruyor. Egemen güçler, nerede sizin adaletiniz-

Ülkemde de bakıyorsunuz bazı köşe yazarları, şunlar bunlar çıkıyor, 'AK Parti dış politikaya da çok ağrılık veriyor, dış politikada başarılı bir şey çiziyor ama acaba bu Türkiye'nin başına ileride farklı şeyler getirebilir mi-' Biz bir şeye inanıyoruz; Hakka ve halkımıza güveniyoruz. Biz bir şey yaparken bir diğerini de ihmal etmiyoruz. Ama Hakkın yardımının da yakın olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte bu süreci bu şekilde sürdürüyoruz. Biz bu noktada, 'birileri bunu böyle yapıyor' diye tribünden izleyecek miyiz- Sessiz mi kalacağız-

Burada bizim için üç yol var. ya elimizle müdahale edeceğiz ya dilimizle müdahale edeceğiz ya da kalbimizden buğz edeceğiz. Bunu yapmak durumundayız. Hiç birini yapma, yan gel yat. Bizim değerler silsilemiz içinde böyle bir şey yok. Biz bu adımları atmaya mecburuz. Başta Amerika olmak üzere tüm Batı, hep şunu söylüyorum; iki devletli çözüm. Nerede iki devletli çözüm- Şu anda tamamıyla Filistin'i kendilerine göre boşaltıp adeta İsrail'e bunu teslim etmenin hesabı içindeler. Onun için biz diyoruz ki Türkiye, Mısır, başta Körfez ülkeleri içinde Katar olmak üzere, Suudi Arabistan hep birlikte ele ele vermeye mecburuz. Biz Güvenlik Konseyi'ndeki daimi üyelerin ağzına bakarak adım atacak olursak, bizim halimiz perişandır. Bugün onlara yarın bize, bunu böyle bilin. Öleceksek adam gibi ölelim. Bunu da bilin."

Erdoğan'ın bu sözleri üzerine, salonda bulunanlar, "Türkiye seninle gurur duyuyor" şeklinde slogan attı.

-"9 aylık çocuk niye gündeminize girmiyor-"

"Böyle adalet, böyle hakkaniyet olmaz" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bir yandan 'bölgesel barış, hak, hukuk, insanlık onuru' diyeceksiniz, öbür yandan insanlık vicdanını yaralayan her türlü hakkı, hukuku ayaklar altına alan bu insanlık dışı saldırılara destek vereceksiniz. Ben şimdi buradan dünyadaki bu barış örgütlerine sesleniyorum. Hani 'insan hakları' diyenler var ya o derneklere, o kuruluşlara sesleniyorum. Sizin insan hakları dediğiniz zaman aklınıza ateistler, veyahut da farklı inanç grubunda olanlar mı geliyor- Gazze'de İsmail Haniye kardeşimin kucağındaki 9 aylık çocuk niye sizin gündeminize girmiyor- Şurada 900 yaralı var, 115 ölü var. Hani sesiniz nerede, niye çıkmıyorsunuz ortaya, niye konuşmuyorsunuz- Türkiye'de PKK'yı takip ediyorsunuz, onlar için buraya gelip gidiyorsunuz, Gazze'de niye yoksunuz- Bunu sorgulamaya mecburuz ve bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Böyle vicdan, böyle insaf olmaz."

Bu sabah Gazze üzerinde İsrail savaş uçaklarının ardı ardına 100'ün üzerinde sorti yaptığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Nereye, o ufacık Gazze'ye. İsrail savaş uçaklarından atılan bir füze orada Başbakanlık binasını yerle bir etti. Bugün yine iki katlı bir binayı enkaza çevirdi. Enkazın altında bir aileden 15 kişi kaldı. Bunlardan biri 4 yaşında bir çocuk ve diğeri de 81 yaşında bir anne. Yine 4 yaşındaki çocuğu katletmek, meşru savunma hakkını kullanmak mıdır-

Ey Batı, ey Amerika, ey Rusya, ey Çin, Fransa, İngiltere sizlere sesleniyorum; 81 yaşındaki yaşlı nineyi katletmek meşru savunma hakkını kullanmak mıdır- En ağrı silahlarla, en modern ölüm makineleriyle bir şehre, bir halkın üzerine çocuk, yaşlı, kadın demeden topyekun ölüm yağdırmak, nasıl meşru savunma hakkını kullanmak olabilir. Neredesiniz- Onun için BM'nin, Güvenlik Konseyi'nin yeniden reforma ihtiyacı vardır. Biz ne Almanya ne Japonya gibi kendimize daimi üyelik istemiyoruz. Biz Güvenlik Konseyi'nin tamamının reforme edilmesinin gereğini ifade ediyoruz.

Okullar vuruluyor, hastaneler vuruluyor, yetimhaneler vuruluyor, sivil yerleşim yerlerini, hatta ambulansları hedef almak, nasıl oluyor da meşru savunma hakkı oluyor- 2008'de İsrail'deki seçimler öncesinde İsrail, Gazze'yi hedef tahtasına çevirdi. O zaman, birçok kardeşlerimizi zar zor buraya aldık, burada tedavisini de yaptırmıştık. 2008'den itibaren Gazze şeridi tamamen ablukaya alındı. Her türlü giriş çıkış yasaklandı. En temel, en insani ihtiyaçların bile karşılanması engellendi. Bir açık hava hapishanesi. Hep söylüyorum, belki bilmeyenleriniz vardır.

Bir Tel Aviv ziyaretinde, Başbakanlığımın ilk zamanlarıydı, İsrail'e bir ziyaretimiz olsun dedik, gittik. Oradan da Filistin'e geçeceğim. Filistin'e geçerken yarım saat araba içerisinde bekledik. Neymiş, güvenliğimizmiş. Ne güvenliği, ben Filistin'e gidiyorum, kardeşlerimin yanına gidiyorum. Ben bu noktada sizden bir şey istemiyorum dememe rağmen yarım saat... Tabi bunu daha sonra uluslararası bütün toplantılarda gündeme getirdim. Siz busunuz; siz bir ülkenin Başbakanını sınır kapısında yarım saat beklettiğinize göre, kim bilir o Filistinlilere siz ne çileler çektiriyorsunuz. İşte Filistin'de seçimleri Hamas kazandığı zaman bildiğiniz gibi, seçimin arkasından bütün verilmekte olan paraları kestiler, Batı. Arkasından 35 tane üst lider kadrolarını İsrail hücrelerine tıktılar. Hala İsrail'de hücrelerde yatıyorlar. Bunların içerisinde Parlamento Başkanı var, bunların içerisinde bakanlar var, milletvekilleri var. Hala bunlar orada yatıyor. Ama unutturdular, unutturmaya çalışıyorlar."

(Sürecek)

Muhabir: Ali Eyvaz

Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika


Advertisement