Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine yönelik getirilen "diktatör" eleştirilerine partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda bir kez daha yanıt verdi. "Şu anda bizi içeride ve dışarıda diktatör diye eleştirenlere hodri meydan diyoruz" diyen Erdoğan, "5 ay sonra seçimler var. Buyursunlar orada kozlarını paylaşsınlar. Şu anda bizi vesayet kurmakla itham edenlere hodri meydan diyorum; buyursunlar 30 Mart'ta sandıkta kozlarını paylaşsınlar. Eğer bu ülkede bir diktatör varsa buyursunlar bu diktatörü sandık yoluyla indirsinler" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katılarak, bir konuşma yaptı.
Cumhuriyet sahici kılanın Cumhuriyet'in demokrasi ile buluşması olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, "Adının cumhuriyet olması bir rejimi adil hale getirmez. Cumhuriyet egemenlik hakkını millet iradesine bağladığı yani demokrasiye kapı araladığı, demokrasiyle buluştuğu, kucaklaştığı oranda gerçek manada cumhuriyet olur. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin karşıtı değil, birbirini var eden unsurlardır. Demokrasinin olmadığı cumhuriyet dünyada ve bölgemizde bolca bulunduğu üzere otoriter, dikta rejimlerdir" dedi.
-"BUYURSUNLAR BU DİKTATÖRÜ SANDIK YOLUYLA İNDİRSİNLER"-
Türkiye'nin demokratik kültürünü sarsılmaz bir şekilde yerleştirdiğini savunan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1950 yılından itibaren seçimler şeffaf bir şekilde, özgür iradenin en güzel şekliyle tecelli edeceği bir biçimde yapılmış, bizim seçimlerimiz dünyadan, uluslararası gözlemcilerden de hep onay almıştır. Şu anda bizi içeride ve dışarıda diktatör diye eleştirenlere hodri meydan diyoruz; 5 ay sonra seçimler var. Buyursunlar orada kozlarını paylaşsınlar. Şu anda bizi vesayet kurmakla itham edenlere hodri meydan diyorum; buyursunlar 30 Mart'ta sandıkta kozlarını paylaşsınlar. Eğer bu ülkede bir diktatör varsa buyursunlar bu diktatörü sandık yoluyla indirsinler. Bütün siyasi partilerin, yetkililerini, temsilcilerini, sandık kurullarına yerleştirdiği ve bütün oradaki müşahidiler ile sandıkları gözlemlediği bir yeri siz nasıl olur da diktatörce bir seçim olarak niteleyebilirsiniz. Bunun dünyada en güzel örneğini veren, bu tür seçimlerin en güzel örneğini veren Türkiye'dir. Eğer Türkiye'de bir vesayet sistemi varsa buyursunlar bunu sandık yoluyla indirsinler. Biz siyasi hayatımız boyunca sandığa inandık. Sandıktan çıkan sonuca kayıtsız ve şartsız itaat ettik. Yüzde 10 barajına rağmen biz seçimlere girdik, bu barajı biz getirmedik. Karalama kampanyalarına rağmen, medyanın insafsızca saldırılarına rağmen sandığa inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Millet bize git derse tereddüt etmeyiz, milletin talimatına uyarız ama millet bize kal derse millet dışında hiçbir odak karşısında da boynumuzu eğmeyiz, milletin emanetini de kimseye teslim etmeyiz."
-"SESİNİZ ÇIKMIYORSA DEMEK Kİ HALDEN MEMNUNSUNUZ"-
Erdoğan, "Yüzde 10 seçim barajı indirilmeli" şeklinde kendilerine yönelik yapılan açıklamalara değinerek, "Baraj indirilsin' diyorlar. Teklifin ne, bunu söyle' diyoruz ama bunların açıkladığı bir şey yok. Biz açıklıyoruz. Üç tane teklif. Bir mevcut seçim sistemi. İki yüzde 5 Türkiye barajı, beşli bölgeler sistemi. Daraltılmış bölge sistemi. Üçüncü teklifimiz var; o da dar bölge sistemi. Yani Türkiye 550 seçim çevresine bölünmek suretiyle seçimleri en fazla oyu alan o bölgede kimse milletvekili o olur. Hangisini beğeniyorsun? Al onu kullan, onu yapalım. Yok hala sesiniz çıkmıyorsa demek ki halden memnunsunuz, yolumuza böyle devam ederiz" şeklinde konuştu.
-"SANDIK BİZİM NAMUSUMUZDUR"-
"Şunu unutmayalım, sandık namustur" vurgusu yapan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunun yakın tarihimizde acı bir hikayesi de var. Yıl 1947. Türkiye çok partili sisteme geçmiş ama seçimler tıpkı dikta rejimlerinde olduğu gibi tamamen şaibeli şekilde yapılıyor. Muhtarlık seçimlerinde Mersin'in Arslanköy'ünde tarihe geçecek bir olay yaşanıyor. Yapılan seçim aslında bir muhtarlık seçimidir. Demokrat Parti adayı, diğer iki CHP'li adayın kat kat üzerinde oy alıyor. Ama o zaman ki kanunlara göre tasnif için eski muhtar ve altı azanın sandık başında olması gerekiyor. CHP'li muhtar ve üç aza köyü terk ediyor. Tasnif işlemi de yapılamıyor. Dönemin valisi seçimleri Demokrat Parti'nin kazandığını öğrenince, derhal seçimlerin tekrarlanması kararını veriyor. Arslanköy'e hemen güvenlik güçleri geliyor ve seçimlerin tekrar yapılacağını söylüyor. Köylüden seçim sandığını istiyor. İbretliktir. Köylüler, özellikle de köyün kadınları seçimlerin kurallara uygun yapıldığını söylüyorlar ve sandığı vermiyorlar, sandığın önünde siper oluyorlar. Kadınlar sandık bizim namusumuzdur diyerek seçim sandığını koruyorlar. Şimdi arkadan ne oluyor? Güvenlik güçleri tarafından köy kuşatılıyor, sandığa el konuluyor ve seçim bu şekilde yenileniyor. Seçimde bir yeni yol, yeni adım atılıyor. İstisnasız her oyun CHP'li adaya çıktığı ilan ediliyor. "Sandık namusumuzdur' diye direnen köylü kadın ve erkekler de yıllarca idamla yargılanıyor. Kimin dönemi CHP'nin dönemi.
-"ŞİMDİ KALKIP KADINLARIMIZI SÖMÜRÜYORLAR"-
Ey CHP zihniyeti sen kime demokrasi dersi veriyorsun yahu? Tarihini bir oku. Senin tarihin bu. Kara bir tarih. Bugünlere o kadar öyle kolay gelmedik. Bugünlere "sandık namusumuzdur' diye oyuna sahip çıkan işte bu kahramanların, hanım kardeşlerimizin gayretleriyle geldik. Şimdi kalkıp hanımlarımızı, kadınlarımızı sömürüyorlar. Bugün Mısır'ın Rabia Meydanı'nda sandık namusumuzdur diyerek, ölümüne iradesinin peşinde koşan kardeşlerimiz, Esma kızımız işte bunun mücadelesi sonucunda şehit olmuştur. Demokrasi mücadelesi öyle sıradan bir olay değil. Ama gelen darbeciye Batı hala darbeci diyemedi. Demokrasiye bizim köylü kardeşlerimiz taşıdılar. 1947'de olduğu gibi bugün de sandık namustur. Kimin ne meselesi varsa sandıkta o meseleyi halleder. Eline taş, molotof almakla demokrasi gelmez o darbe olur. Sandık hesap sorma makamıdır, bu aziz millet derin feraseti ile iktidara da muhalefete de hesabını sandıkta sorar. Sandıktan çıkacak karar herkes boyun eğmek zorundadır. Kaybeden de kazanan da. Sandık sonucu hazmetmek zorundayız. Sokak muhalefetiyle, terör aracılığıyla millet iradesinin gasp etme dönemi geri gelmemek üzere kapanmıştır. Cumhuriyet artık cumhurla kucaklaşmıştır, demokrasiyle güçlenmiştir. Bu cumhuriyeti daha da güçlendirmeye, 76 milyonu bir ve beraber görmeye devam edecek, 100. Yıl dönümüne de bu şuurla inşallah ulaşacağız. Cumhuriyetimizi ileri demokratik standartlarla büyüteceğiz."
-"ÇÖZÜM SÜRECİ BİTMEMİŞTİR, DEVAM ETMEKTEDİR"-
Çözüm sürecini sonlandırma gayreti içinde olanların olduğunu dile getiren Başbakan Tayyip Erdoğan, "Onlara sesleniyorum: Çözüm süreci bitmemiştir, devam etmektedir, her attığımız adım bu devamın bir eseridir" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Cumhuriyetimiz 100. yılına doğru emin ve kararlı adımlarla ilerlerken, geçmişte yaşanan acıları da dindiriyor, yaraları sarıyor, geçmişin ihlallerini tek tek telafi ediyoruz. Yaklaşık bir yıldır, Doğu ve Güneydoğu, onlarla birlikte 7 coğrafi bölgemiz huzurun, barışın, kardeşliğin ikliminde geleceğe daha da umutla bakıyor, kepenkler artık kapanmıyor, sokaklar terörize edilmiyor, anneler ağlamıyor ve ocaklara ateş düşmüyor" derken, şöyle dedi:
"Doğu ve Güneydoğu'nun o ıssız, o kuş uçmaz kervan geçmez dağları artık sakinleriyle, turistleriyle, ziyaretçileriyle buluşuyor. Köyler, ilçeler, şehirler canlanıyor, yatırımlar artıyor, büyük projelere başlanıyor. Mardin'in otellerinde boş yer kalmadı bayramda. Çünkü bir özgüven vatandaşımıza geldi. Her şeyden önemlisi insanımız artık geleceğe umutla bakıyor, güvenle bakıyor. Biz bu yılın ilkbaharında artık bölgedeki baharın kalıcı olmasını istediğimiz ifade etmiştik. Hamdolsun, bölgedeki bahar, barış iklimi çok güçlü şekilde devam ediyor. Silahların sustuğu, şiddetin ortadan kalktığı bir ortamda sorunlarımızı daha bir samimiyetle, soğukkanlılıkla, cesaretle ele alıyor, her sorunu tek tek çözüme kavuşturuyoruz. Bölge halkı da tüm Türkiye de barış ikliminin tadını almıştır. İnşallah buradan geriye dönüşe asla müsaade etmeyecektir. Huzurun bozulmasına, kara günlerin geri gelmesine en başta bölge insanı izin vermeyecektir. Buna inanıyorum. Onun için özellikle Kürt kardeşlerime sesleniyorum; gelin bu oyunu bozalım, aydınlık yarınlara omuz omuza beraber koşalım. Silahların susmasından birilerinin rahatsız olduğunu görüyoruz. Özellikle terör tehdidini kullanarak yıllarca siyaset mühendisliği yapanların işsiz kaldığını görüyor, bunların terör örgütlerine akıl verdiklerini ibretle görüyoruz. Biz gerilimin tarafı olmayacağız. Tehditlere boyun eğmeyeceğiz, gerilim siyaseti güdenlerin tuzağına düşmeyeceğiz, milletimiz birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Bütün imkanlarımızla bu süreci güçlendirmenin mücadelesinde olacağız. Yarın ve Pazar günü inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini Van'da, yerinde izleyeceğiz, kardeşlerimizle istişarelerimizi yapacağız."
-"MESELEMİZ BİRİLERİNE MAKAM KAZANDIRMAK DEĞİL"-
2014 mahalli seçimleri için aday belirleme sürecinin devam ettiğini anlatan Erdoğan, "Bu hafta sonu 16 mevcut büyükşehir ve ilçelerinde temayül yoklamaları yapacağız. Yarın başlıyoruz. Ardından 9 Kasım'da yeni 14 büyükşehir ve ilçelerinde temayülleri tamamlayacağız. Yani buralardaki başkan adayları noktasında teşkilatımızın görüşü ne istikamettedir bunu göreceğiz. 16 ve 17 Kasım'da da 51 şehrimiz ve ilçelerinde de son temayül yoklamaları yapılacak. Bazı yerlerde eğer karara varamıyorsak ayrıca kamuoyu araştırması yaparak elimizdeki değerlendirme puanlarını arttıracağız. Meselemiz birilerine makam kazandırmak değil, şehirlerimize hizmetkarları seçebilmektir. Basit kulislerle, basit lobi faaliyetleriyle aday belirleme gayretine, tüm teşkilatımın müsaade etmemesi gerekir. Toplumda bizim partimizin oradaki mevcut oyuna kim biraz daha bir şeyler katabilecek, bunları değerlendirmek durumundayız. Yerel seçimlerde partimizin mevcut oyunu da aşağıya çekecek insanlarla karşımıza gelirseniz, kusura bakmayın biz de burada değerlendirmemizi ona göre yaparız. İnanıyorum ki en güvenilir adaylarla 30 Mart'ta bir kez daha zaferi milletimize hediye edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Son Dakika › Güncel › Başbakan, Diktatör Eleştirilerine Yanıt Verdi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.