Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP Açıklaması: "Bu Siyasi ve Hukuki Mücadelenin Hiçbir Yerinde Yokuz" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP Açıklaması: "Bu Siyasi ve Hukuki Mücadelenin Hiçbir Yerinde Yokuz"

01.06.2026 20:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istinafın CHP Kurultayı'na ilişkin mutlak butlan kararının ardından yaşanan tartışmalara ilişkin, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki; bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz" dedi.

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, istinafın CHP Kurultayı'na ilişkin mutlak butlan kararının ardından yaşanan tartışmalara ilişkin, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki, bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı'nda yapılan Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, yatırımları sayesinde 2002'de 61 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun bugün 30 bin 51 kilometreye çıktığını, Türkiye'de sadece 6 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlıyken, bugün 77 ilin duble yollarla birbirine bağlandığını söyledi.

Göreve geldikleri 2002 yılında ülkedeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken, şehirlerarası ortalama hızın saatte yalnızca 40 kilometre olduğunu anlatan Erdoğan, "Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında, Allah'a hamdolsun, büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı 1714 km'den aldık, 3796 km'ye çıkardık. Dağları tünellerle; vadileri ve akarsuları, köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 km olan köprü ve viyadük uzunluğumuzu 821 km'ye, sadece 50 km olan tünel uzunluğumuzu 856 km'ye yükselttik. Demiryolu önem ve öncelik verdiğimiz bir diğer alandır. Türkiye hızlı trenin konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanışmıştır. 2251 km'lik hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" diye konuştu.

"GEZİCİ VANDALLARIN 'YAPILMASIN' DİYE ORTALIĞI YIKTIĞI İSTANBUL HAVALİMANIMIZ, DÜNYANIN EN PRESTİJLİ HAVALİMANLARI ARASINDA"

Havayolunu halkın yolu haline getirerek, bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkanları milletin istifadesine sunduklarını, 2002'de 26 olan havalimanı sayısını, 58'e çıkararak, yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet verildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların 'yapılmasın' diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız, bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor. Gezicilerin 'buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün 1730 uçak trafiği ile rekor kırdı. Bayram tatili süresince; Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik. Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik. Ulaştırma yatırımlarımızın üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır. Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır."

Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz 144'ü karayolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ile ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 km uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız. Kurban Bayramı'nın 3'üncü günü tarihimizin en muhteşem zaferi olan İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü milletçe gururla kutladık. Biz de Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesini dolduran binlerce kardeşimizle fetih coşkusunu hep beraber idrak ettik. Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu: 'İstanbul'un kahraman Fatih'i hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz. Olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir.' Evet, İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş; harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür.

"İSTANBUL'A HİZMET ETMEYİ, DEV PROJELERE İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"

Minarelerinden ezan-ı Muhammediler yükselen Ayasofya, aynı zamanda feth-i mübinin de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen Kur'an-ı Kerim tilavetiyle, minarelerini süsleyen ezan-ı Muhammedilerle, İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslüman'dır. Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır. Şunun altını çizerek bir kere daha ifade etmek isterim ki; İstanbul'un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacağız. Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak; İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimiz'in müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yad ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum."

"BİZİM TEK DERDİMİZ VARDIR, O DA TÜRKİYE'DİR, TÜRKİYE YÜZYILI'NIN İNŞASIDIR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyada ve bölgede gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşandığını belirterek, sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğinin görüldüğünü söyledi. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a, aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarını güçlendirmenin mücadelesini verdiklerini vurguladı.

Erdoğan, "Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayiinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor. Şunun bilinmesinde fayda olduğuna inanıyorum: İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"ANA MUHALEFET PARTİSİ İÇİNDEKİ TARTIŞMALARIN HİÇBİRİ BİZİ İLGİLENDİRMİYOR"

İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı'nın iptaline ilişkin mutlak butlan kararına ilişkin de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki; bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz."

Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz. Kıymetli kardeşlerim; bunun için de bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız. 'Hep birlikte Türkiye olacağız' diyerek yolumuza devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP Açıklaması: 'Bu Siyasi ve Hukuki Mücadelenin Hiçbir Yerinde Yokuz' - Son Dakika


Advertisement