Davutoğlu-Ashton Ortak Basın Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Davutoğlu-Ashton Ortak Basın Toplantısı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Davutoğlu-Ashton Ortak Basın Toplantısı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu: "Bu gece geç bir vakitte Sayın Hariri Türkiye'ye gelecek. Yarın sabah Ankara'da Sayın Başbakanımızla birlikte bir görüşme gerçekleştireceğiz."

Dışişleri Bakanı Davutoğlu: "Bu gece geç bir vakitte Sayın Hariri Türkiye'ye gelecek. Yarın sabah Ankara'da Sayın Başbakanımızla birlikte bir görüşme gerçekleştireceğiz. Atılabilecek adımları birlikte değerlendireceğiz"

"İkimiz de şu konuda müttefikiz ki; Türkiye ile AB'nin gerekleştireceği diyalog ve Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği, küresel ve bölgesel barış ve düzen çabaları açısından hayati öneme sahiptir"

"Müzakereler P5 1 ile İran arasında yürütülecektir. Bu müzakerenin başarılı olması için taraflar bizden bir şey talep ettiklerinde elimizden gelen her türlü katkıyı yaparız ama bu süreçte rolümüz en kapsamlı haliyle ev sahipliğidir"

"Geri Kabul Anlaşması'nda ileri bir yere geldik ama kimse "Vize Muafiyeti" perspektifi olmaksızın bizim geri kabul anlaşmasının şartlarını yerine getireceğimizi de düşünmesin"

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton: "Biz, Türkiye ile doğru strateji ve diyaloğu geliştirmeye büyük önem veriyoruz"

"(Müzakereler hakkında) Biz ilerleme göstermek için inançlıyız. Nükleer silahlar ve İran konusunda iyi diyalog oluşturabilecek imkana sahip olabilmeyi umuyoruz"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Four Seasons Otel'de yaptıkları görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantının ardından, Davutoğlu ve Ashton basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

LÜBNAN'IN İSTİKRARINI KENDİ İSTİKRARIMIZ KADAR ÖNEMLİ GÖRÜYORUZ

Toplantıda bir gazetecinin, "Türk hükümeti, Lübnan'daki gelişmeleri yakından izliyor mu, Lübnan hükümetine desteği var mı?" sorusu üzerine Davutoğlu, Lübnan'daki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Sayın Catherine Ashton ile baş başagörüşürken kendisinden izin isteyerek, kendisinin yanından iki kez sayın Saad Hariri ile de konuştum. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Gerçekten Lübnan'ın istikrarı bölge istikrarı için çok önemli. Bu gece inşallah geç bir vakitte sayın Hariri Türkiye'ye gelecekler. Yarın sabah Ankara'da sayın Başbakanımızla birlikte bir görüşme gerçekleştireceğiz. Atılabilecek adımları birlikte değerlendireceğiz. Biz hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, hangi kanaati paylaşıyor olursa olsun, hangi mezhebe ya da dine mensup olursa olsun bütün Lübnanlıları Türkiye'nin dostu kabul ediyoruz ve Lübnan'ın istikrarını kendi istikrarımız kadar önemli görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE İLE AB'NİN GEREKLEŞTİRECEĞİ DİYALOG VE TÜRKİYE'NİN AB'YE TAM ÜYELİĞİ, HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR"

Davutoğlu, Türkiye ile AB'nin gerekleştireceği diyalog ve Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin, küreselve bölgesel barış ve düzen çabaları açısından hayati öneme sahip olduğu konusunda AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton ile müttefik olduklarını söyledi. Davutoğlu, Ashton ile yaptıkları görüşmelerin, Türkiye'nin AB konusunda ve uluslararası alanlarda takip ettiği politikaların olgunlaştırılması ve bu politikalara hız verilmesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Davutoğlu, Ashton'un P5 1 ile İran arasındaki müzakereleri de son derece başarılı bir şekilde yürüttüğünü dile getirerek, Cenevre'deki görüşmeler ve ardından İstanbul'da ikinci turun yapılacak olmasının Ashton'un başarısı olduğuna dikkat çekti. Davutoğlu, Türkiye ile AB ilişkilerinin stratejik bir perspektifte yürütülmesi bağlamında, "İkimiz de şu konuda müttefikiz ki; Türkiye ile AB'nin gerekleştireceği diyalog ve Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği, küresel ve bölgesel barış ve düzençabaları açısından hayati öneme sahiptir. Biz, Türkiye olarak her zaman diyaloğa büyük bir önem verdik. AB'nin Balkanlar, Ortadoğu, Avrasya politikaları, enerji politikaları, birçok kriz noktasında sürdürdüğü politikalar ve Türkiye'nin aktif diplomasisi arasında kurulabilecek sağlıklı bir irtibat, her iki taraf için de büyük bir kazanç teşkil edecektir. Biz geliştirdiğimiz yeni perspektifi nasıl hayata geçireceğimiz konusunda önemli görüşmeler ve istişarelerde bulunduk ve kararlar aldık" şeklinde konuştu.

"TAAHHÜTLERİN YERİNE GETİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ"

AB sürecinde verilen taahhütlerin yerine getirilmesini isteyen Davutoğlu, "Bundan sonra ilişkilerimizin daha kurumsal ve etkin bir çerçevede yürüyeceğine dair inancımız sonsuzdur, ancak biz AB'den daha güçlü bir irade bekliyoruz. Türkiye'nin tam üyeliği yönünde Türkiye'ye verilen taahhütlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Özellikle Kıbrıs konusu başta olmak üzere Türkiye'nin takip ettiği barışçıl ve etkin politikaların Avrupa'da doğru biçimde değerlendirilmesini arzu ediyoruz. Son dönemde fasılların açılması konusunda getirilen siyasi kriterler bir an önce devre dışında tutularak, Türkiye-AB sürecinin sağlıklı işlemesini istiyoruz. Vize konusunda Balkanlar'da vize muafiyeti konusunda atılan adımları takdir ediyoruz, destekliyoruz, teşvik ediyoruz, ancak aynı sürecin Türkiye'ye uygulanmamasını da kabul edilemez buluyoruz. Bunu çok açık biçimde ifade etmek istiyorum. Yani bir taraftan Türkiye ile AB arasında stratejik diyalog bağlamında çok ciddi adımlar var. Ashton'a bu anlamda çok şey borçluyuz. Ama öbür taraftanda Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu sürecinde bir tıkanma ile karşı karşıyayız" dedi.

"KİMSE VİZE MUAFİYETİ PERSPEKTİFİ OLMAKSIZIN BİZİM GERİ KABUL ANLAŞMASININ ŞARTLARINI YERİNE GETİRECEĞİMİZİ DÜŞÜNMESİN"

Davutoğlu "Öncelikle vize kolaylığı, daha sonra vize muafiyeti konusunda Türkiye'nin beklentileri nelerdir?" sorusuna ise, "Türkiye'nin AB ilişkilerinde sürdürdüğü ilkesel bir tutum var. Biz hiçbir ayrıcalık istemiyoruz, pozitif yönde özel bir muamele yapılsın istemiyoruz ama aynı zamanda negatif ayrımcılığa da tabi tutulmak istemiyoruz. Biz sadece aday ülke değiliz, müzakere yürüten ülkeyiz, adaylık süreci geride kaldı. Karşılıklı olarak ortak mutabakatımız, Türkiye'nin müzakerelerini bir an önce tamamlayıp tam üye olması. Bu perspektifteki bir ülkeye hala çok sert vize kuralları uygulanırken, daha adaylık süreci başlamamış ülkelere bu kolaylıkların

tanınmış olması, Türkiye'ye yönelik bir negatif ayrımcılıktır" yanıtını verdi. Türkiye'nin ilk kez geçen yıl resmen vize muafiyeti talebinde bulunduğunu kaydeden Davutoğlu, bunun için Türkiye'den biyometrik pasaportlara geçiş, geri kabul anlaşmasının hazır hale getirilmesi ve entegre sınır yönetimine geçiş olmak üzere 3 konuda talepte bulunulduğunu söyledi. Davutoğlu, Türkiye'nin bu 3 konuda kimsenin tahmin edemeyeceği hızda geçişler yaptığını ve süreçleri başlattığını anlatarak, "Şimdi bizim beklediğimiz şu; bu bir yıl içinde bu gereklilikleri yerine getirirken, daha AB bize vize kolaylaştırılması ve muafiyeti konusunda bir muhatap atamadı. Daha bizim bu müzakereleri yürütecek muhatabımız yok, bunu istemek bizim hakkımız. Bu bize yapılan özel bir lüks ya da imtiyaz değil, özel muamele de değil. Biz bu gecikmiş hakkımızın bir an önce alınmasının takipçisi olacağız. Geri kabul anlaşmasında ileri bir yere geldik ama kimse vize muafiyeti perspektifi olmaksızın bizim geri kabul anlaşmasının şartlarını yerine getireceğimizi de düşünmesin. Bu bir pakettir, hepsi bu paket içinde bir arada değerlendirilecek. Diğer ülkelere ne uygulanmışsa aynısını istiyoruz. Ne eksik ne fazla.. Ortak Avrupa değerlerimizin en önemlisi ahde vefa ve eşitliktir. Biz eşitlik istiyoruz, fazlasını değil. Ümit ediyoruz ki bunu sağlayacağız" şeklinde konuştu.

"MÜZAKERENİN BAŞARILI OLMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPARIZ, AMA BU SÜREÇTE ROLÜMÜZ EV SAHİPLİĞİDİR"

Davutoğlu, Türkiye'nin AB'ye entegrasyon sürecinin bu derece yavaşlamasını AB'nin vizyon eksikliği olarak değerlendirdiklerini belirterek, Türkiye'nin AB üyeliğinin getireceği stratejik katkının doğru anlaşılması konusunda hazır olduklarını bir kez daha teyit ettiklerini ifade etti. İran ile P5 1 ülkeleri arasında yürütülen müzakerelerde Türkiye'nin her türlü desteği vereceğine dikkati çeken Davutoğlu, bugün İran'ın özel temsilcisi ile bir görüşme yaptığını, bu görüşmede İstanbul'da yapılacak toplantının detaylarını değerlendirdiklerini söyledi. Davutoğlu, İstanbul'da yapılacak toplantıda nükleer müzakerelerin P5 1 ülkeleri ile İran arasında yürütüleceğini belirterek, "Bu müzakerenin başarılı olması için taraflar bizden bir şey talep ettiklerinde elimizden gelen her türlü katkıyı yaparız ama bu süreçte rolümüz en kapsamlı haliyle ev sahipliğidir. Biz bu toplantıda ev sahibi olarak her türlü imkanı sağlayarak, bu önemli konunun en barışçıl yollarla, en kısa sürede çözümü konusunda desteklediğimizi bir kez daha teyit ediyor ve kendisine başarılar diliyoruz. İyi ev sahipliğinin şartlarından biri de tarafların huzurlu bir ortamda ve en iyi şartlarda, karşılıklı olarak en iyi şekilde konuşacakları ortamın temin edilmesini sağlamaktır. Biz hem çok iyi bir mekanda ev sahipliği yapmak istiyoruz hem de karşılıklı huzur ortamının ve psikolojik olarak tüm ortamların hazırlanması konusunda gereğini yapmak istiyoruz. Onun dışında müzakereler P5 1 ile İran arasında yürütülecektir. Ümit ederiz ki İstanbul toplantısı çok önemli ve pozitif kararlara zemin teşkil edecektir. Kalıcı çözüm konusunda Ashton'ın çabalarına ve liderliğine güveniyoruz" dedi.

"CENEVRE GÖRÜŞMESİNİN BELKİ DE EN ÖNEMLİ BAŞARISI, ÇOK KISA SÜREDE TEKRAR BİR ARAYA GELİNMESİ"

Davutoğlu, aslında sadece Türkiye'nin, Catherine Ashton'un ve İran'ın Nükleer Başmüzakerecisi Said Celili'nin değil, tüm dünyanın isteğinin, bu konunun barışçıl yollardan çözülmesi olduğunu vurguladı. Nükleer silahların olmayacağı ama tüm ülkelerin de nükleer barışçıl teknolojiye ulaşacağı bir çözümün olması gerektiğine işaret eden Davutoğlu, Türkiye'nin de bu çözüme her zaman katkı vermeye çalıştığını, etkin bir diplomasiyle bu katkıyı sunmaya gayret edeceklerini ifade etti. Davutoğlu, geçmiş dönemlerde P5 1 ülkeleri ile İran arasındaki görüşmelere çok uzun aralar verildiğini, görüşmelerin neredeyse yılda bir kez yapıldığını anımsatarak, Cenevre görüşmesinin belki de en önemli başarısının, çok kısa sürede tekrar bir araya gelinmesi olduğunu belirtti. Böylece iki tarafın da çözüm iradesini ortaya koyduğunu vurgulayan Davutoğlu, iki ay içinde heyetlerin tekrar bir araya geleceği İstanbul toplantısında karşılıklı güven verici ortamın devam etmesini ve daha somut neticelere ulaşılmasını ümit ettiğini bildirdi. Davutoğlu, bu çerçevede Celili'nin yardımcısı Bageri ile görüştüğünü, onun da yapıcı yaklaşım içinde olduğunu ifade ederek, iki tarafın da karşılıklı bir yapıcı yaklaşım içinde olmasının ümit verici olduğunu söyledi. Davutoğlu, "İstanbul'un adı eski dönemlerde 'barış şehri' olarak anılırdı. Ümit ederiz ki böyle bir barışın önü açılır" dedi.

CATHERINE ASHTON: "TÜRKİYE İLE DOĞRU STRATEJİ VE DİYALOĞU GELİŞTİRMEYE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ"

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi CatherineAshton ise, gelme nedenlerinden birinin, İran ile P5 1 ülkeleri arasında yapılacak görüşmelerle ilgili hazırlıklar hakkında ön görüşme yapmak olduğunu söyledi. Yapılacak görüşmeler dolayısıyla Türkiye'ye teşekkür eden Ashton, Türkiye'nin çözüm bulma konusunda kendilerini desteklediğini bildiklerini ifade etti. Ashton, "Biz Türkiye ile doğru strateji ve diyaloğu geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, AB'ye aday ülkedir. Dış politika perspektifimiz açısından bakıldığında dünyanın her yerine yaptığımız çalışmalar için çok önemli stratejik ortak. Zaten bugün de Lübnan'da olanlar ile ilgili yaptığınız konuşmalar, Yemen'deki görüşmeler, AB Komisyonuna bu konuyla ilgili yapmış olduğunuz çalışmalar, Tunus, Belarus ve Ortadoğu ile ilgili devam eden görüşmeleriniz, dünyanın her yerindeki ilişkilerimizi göz önüne aldığınızda ne kadar çok konuda görüştüğümüzü görüyorum. Dış İlişkiler Servisi vasıtasıyla işbirliğimizi daha da geliştirmek ve Aralık ayında gerçekleştirilen Genel İşler Konseyinde bizim bunu bu şekilde yapmamız yönünde bir karar çıktı. Davutoğlu'nun Balkanlar'dan bahsettiği konulara katılıyorum. Çevremizi destekleme konusunda da birçok şey yapabiliriz. AB'nin yapmış oldukları kendi çevresindeki etkisiyle ölçülecektir. Bu sonuçlar bizim işbirliğimize bağlıdır ve bu ortaklığımızı daha da geliştirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

"(NÜKLEER SİLAHLAR VE İRAN KONUSUNDA) İLERLEME GÖSTERMEK İÇİN İNANÇLIYIZ"

İran'ın Nükleer Başmüzakerecisi Said Celili ile görüşmelerinin detayları hakkında Ashton, Celili ile P5 1 ülkeleri ve İran hakkında iki toplantı yaptığını, buradaki amaçlarının somut, inandırıcı ve ilerleyebilecekleri adımlar atmak olduğunu söyledi. Ashton, "Müzakerelerde ne olacağını şimdiden söyleyemem fakat biz ilerleme göstermek için inançlıyız. Nükleer silahlar ve İran konusunda iyi diyalog oluşturabilecek imkana sahip olabilmeyi umuyoruz" dedi.

"(KIBRIS KONUSNDA) HER İKİ TARAFIN DA KABUL EDECEĞİ BİR ÇÖZÜM GÖRMEK İSTERİZ"

Ashton, bir gazetecinin Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Kıbrıs Rum kesimi ziyareti sırasında yaptığı açıklamayı hatırlatması üzerine, Merkel adına konuşamayacağını, fakat AB olarak kendilerinin her zaman her iki tarafın da kabul edeceği bir çözüm görmek istediklerini ve bunu da desteklemeye hazır olduklarını dile getirdi.

Kaynak: DHA