Deniz Akkaya: Türk Dizileri İçerik Olarak Zayıf - Son Dakika
Son Dakika Logo

Deniz Akkaya: Türk Dizileri İçerik Olarak Zayıf

28.02.2026 11:25

Deniz Akkaya, Türk dizilerinin teknik olarak başarılı fakat içerik açısından sığ kaldığını belirtti.

Oyuncu, yazar, model ve sunucu Deniz Akkaya, Türk dizilerinin teknik açıdan başarılı olduğunu ancak içerik bakımından zayıf kaldığını belirterek, "Daha zeki ve yaratıcı hikayeler yapabiliriz. Şu anda (hikayelerde) çok ciddi bir sığlık var." dedi.

Son dönemde sosyal medyadaki paylaşımlarıyla dikkati çeken Akkaya, bugüne kadar çevresinde tanıklık ettiği olaylardan yola çıkarak kaleme aldığı "Aç Kuşlar" adlı ilk romanında, toplumsal çürüme, güç ilişkileri ve eğlence dünyasındaki yozlaşmayı ele alıyor.

Zenginlik, güç ve tatminsizlik konularını da irdeleyen Akkaya, okurla buluşan kitabının yanı sıra influencer kültürü, Türk dizileri, güç ilişkileri ve eğlence sektöründeki kartelleşmeye dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

"Kitabın içerisindeki münferit olayların hepsi gerçek"

Akkaya, kitabı son dönemde uyuşturucu operasyonlarında ismi geçen ve firari kişilerden ilham alarak yazdığını söyleyerek, "Bana, 'Deniz olaylar başladı sen bu kitabı 15 gün içinde mi yazdın?' diye soruyorlar. Hayır öyle bir şey mümkün değil. Geçen yaz Destek Yayınlarıyla anlaşmıştım. O süreçte yazmaya başladım ve kitapta çok fazla revize yaptık. Sanki bir güç benim kulağıma üflemiş de ben bunları kitaba dökmüşüm gibi bir durum yok. Yazdıklarım zaten yaşanıyordu. Ben de büyük bir cesaret gösterip, bunları yazarak bir kitap yapmak istemiştim." diye konuştu.

Jeffrey Epstein davası ile ilgili de kitapta bazı bölümlerin yer aldığına işaret eden Akkaya, "Ben bunları kendiliğimden nasıl anlatabilirim. Kitabın içerisindeki münferit olayların hepsi gerçek. Ama bir edebi eser olması için kitapta bir kurgu da var." dedi.

Deniz Akkaya, son dönemde Türkiye'de yaşananlara dair insanların farkındalık kazanması adına kitabı herkesin okumasını istediğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Kitapta, 'zengin iyidir, fakir kötüdür' gibi bir alt mesaj yok. Tam tersine, kolektif kötülük birlikte yapılır. Bu kötülükte herkesin bir parmağı vardır. Bugün yaşadığımız bu operasyonlar, izlediğimiz ve şaşırdığımız tüm olayların içerisinde sözde iyi olarak adlandırdığımız insanların da olduğunu göstermek istedim. Burada bir zümre var ve o zümrenin içine girmek için her şeyinden vazgeçecek çok insan var. Bu sürecin değişmesi lazım. Neden bu sistem insanları bu zümreye özendiriyor ki?"

Herkesin kendi hayatının kahramanı olabileceğini belirten Akkaya, "Kitaptaki gibi bu tür zümrelere yandan ek yaparak, hiçbir zaman oranın kahramanı olamazsınız. O hayat bir illüzyon. Benim aslında kitapta anlatmaya çalıştığım şey bu ve bir mesaj gütme derdim de yok." ifadelerini kullandı.

"Kitabın içindekiler, sistemin başını tutan insanlar"

Akkaya, Epstein dosyasındaki gibi insan eti yeme konusuna da kitapta yer verdiğini söyleyerek, "Dünyada böyle olaylar maalesef var. Türkiye'de de bunlar daha önce yaşanmış. Kitabın bu anlamda da bence insanların biraz gözünü açması için kendince edebi bir eser olduğunu düşünüyorum." görüşünü paylaştı.

Eserin ana temasının tatminsizlik olduğunu vurgulayan Akkaya, şunları kaydetti:

"Kitapta bir tatminsizlik hikayesi var ve ikinci olarak vurgu yaptığım şey edepsizlik. O dünyada edepsiz olan kazanır. 'Para edepsiz olanı sever', senelerce bize sosyal medyadan böyle aktarıldı. Sistem çok yozlaştı. Kitabın içindekiler de sistemin başını tutan insanlar. Bugün kumara düşmüş ilkokul çocukları var ve bu kumar sitelerinin sahipleri de sistemin başını tutan aileler. Aslında onların hayatının benzini, diğerlerini sömürerek geliyor. Akıllı olan kendini kullandırmaz."

Akkaya, influencer olmanın artık eğlence dünyasını ekonomik anlamda olumsuz etkilediğini aktararak, "Eğlence dünyasından birçok şirket influencer'cılık sebebiyle battı. Burada bir kara para aklama çarkı da dönüyor. Bunlar zaten ortaya çıktı." dedi.

"Eğitimde reform gerektiğini düşünüyorum"

Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'de olduğu gibi bu kadar çok trans sosyal medya ünlüsünün olmadığına dikkati çeken Deniz Akkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bana bu durum çok tuhaf geliyor. Çok fakir, belki bir koltuk, bir televizyonu bile olmayan bir evden cinsiyet değiştirerek çok zenginleşen kişi örneklerinin son dönemde delice pompalandığı bir sosyal medya döneminden geçiyoruz. Bu konuların hepsini yan yana koyduğunuz zaman size şunu söylüyorlar, 'Normal yolla para kazanamazsın. Cinsiyet değiştir, Onlyfans aç...' Yani insanlara 'üniversite okumanıza gerek yok.' diyorlar. İnsanların bu alt metinlerden kurtulması lazım."

Deniz Akkaya, sosyal medyanın yanı sıra film ve dizilerdeki hayatların da gençleri etkilediğinin altını çizerek, "Gerçek hayatta gerçekten çalışmadan hiçbir şey kazanmıyorsunuz. Ama bunun aksi sürekli pompalanıyor ve anlattığım bu insanların elinde eğlence malzemesi oluyorsunuz." yorumunu yaptı.

Türkiye'nin uyuşturucudan acil olarak temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Akkaya, eğitimde reform gerektiğine işaret ederek, çocuklara yeteneklerine göre, ayakları yere basan bir eğitim verilmesi gerektiğine inandığını söyledi.

"Daha zeki, yaratıcı hikayeler yapabiliriz"

Akkaya, dizi sektörüne de değinerek, şöyle konuştu:

"Ruslar bile bizim dizilerimizle dalga geçiyor. İçerikler berbat. Hep sokak çeteleri vesaire. Eskiden bir komedi dizisi izlerdim. Artık komedi dizisi yok. Teknik olarak iyiyiz, dizilerimizi her yere satıyoruz ama daha zeki, yaratıcı hikayeler yapabiliriz. Burada çok ciddi bir sığlık var. Kim kimin akrabasıyla beraber şeklindeki dizilerden çıkmamız lazım. Bunların dışında şu anda bir dizi yok. Televizyonların bugün kötü durumda olmasını da içeriklerine bağlıyorum. Bu konuda bir reform yapılmalı. İyi şeylerin olduğunu da göstermek lazım. Çizgi filmlere de dikkat edilmeli. Orada da çocuklara dair tehlikeli şeyler var. Aslında yapılacak çok iş var."

"Aç Kuşlar" kitabını yazarken çok fazla tarih okuması yaptığını dile getiren Akkaya, "Ezoterizm, dinler tarihi, uzak ve yakın tarih okudum. Bugün Türkiye'de çokça bilinen sanatçıların sosyal medya sayfalarında ağır bir sembolizm olduğunu gördüm. Bazı insanlar son dönemdeki operasyonlarda alındı ve o kişiler, bir halk kahramanı gibi gösterilmeye çalışıldı. Bunu görebilmek için de ezoterizmi okumak gerekiyor. İşin içinde çok başka şeyler dönüyor." dedi."

Akkaya, son dönemde oyuncular üzerinden menajerlik sisteminin de kartelleşmiş durumda olduğuna dikkati çekerek, "Hala bu kartelleşen menajerlik sistemi devam ediyor. Tutuklanmalardan kimsenin ders aldığını düşünmüyorum. Ülkede değişen bir şey yok. Halen aynı oyuncuların ödül aldığını görüyoruz. Ben oyuncu değilim, kesinlikle bu konuda hiçbir çıkarım yok. Ama bu ülkede çok iyi sanatçılar da var." şeklinde konuştu.

Kitabının bir üçleme olacağını belirten Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk olarak 550 sayfaydı ve kitapta özellikle menajerlikle ilgili çok yoğun bir kısım vardı. Bu konuyu ikinci kitaba vermeyi düşünüyorum ve gerçekten orada çok kötü şeyler dönüyor. Menajerlikten bu kadar paraların kazanılması da mantıklı değil. Benim bunları bilmem önemli değil, bunları halka anlatmak lazım. Tabii bu sistemde bir kırılma olduğunu, bazı oyuncuların bu sistemden uzaklaşmak istediğini duydum. Aslında sistemin etik olması lazım. Fakat bazı oyuncular topluma yön verilmek için kullanılıyor. Bu oyuncuların sayfaları, bireysel sayfalar değil. Bazı oyuncuların sayfalarında ezoterizmden, Pagan kültüründen negatif yönde yayın yapan ağır sembolizm var. Ben mi abartıyorum diyordum. Ama üst üste var. Bunu insanlar da görebilir."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Deniz Akkaya: Türk Dizileri İçerik Olarak Zayıf - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement