Dha Yurt Bülteni-6 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-6

03.02.2019 13:00

1)POZANTI'DAKİ KAZADA ÖLEN AYNI AİLEDEN 4 KİŞİNİN CENAZESİ MEMLEKETLERİNE GÖTÜRÜLDÜMARDİN'de katıldıkları cenazeden yaşadıkları Ankara'ya dönerken Adana'nın Pozantı ilçesinde meydana gelen kazada yaşamını yitiren aynı aileden biri 8.

1)POZANTI'DAKİ KAZADA ÖLEN AYNI AİLEDEN 4 KİŞİNİN CENAZESİ MEMLEKETLERİNE GÖTÜRÜLDÜ

MARDİN'de katıldıkları cenazeden yaşadıkları Ankara'ya dönerken Adana'nın Pozantı ilçesinde meydana gelen kazada yaşamını yitiren aynı aileden biri 8.5 aylık hamile 4 kişinin cenazeleri otopsilerinin tamamlanmasının ardından toprağa verilmek üzere Mardin'e götürüldü. Kaza, dün akşam saatlerinde Pozantı D-750 karayolunda meydana geldi. İddiaya göre, Adana yönüne giden 01 ALS 01 plakalı Hüseyin Tuma yönetimindeki yolcu otobüsü, önünde seyir halinde olan ve yön değiştirmek isterken manevra yapan Necim Ayağ yönetimindeki 67 TZ 988 plakalı hafif ticari araca çarptı. Kazada hafif ticari araçtaki aynı aileden Necim Ayağ ile 8.5 aylık hamile Fidan Ayağ ve kızı Cemre hayatını kaybederken, yaralanan Hasan Ayağ ile oğlu Emirhan Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Emirhan Ayağ'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesinin ardından kaza sonucu ölenlerin sayısı 4'e yükseldi.

Yaşamını yitiren 2'si çocuk biri hamile 4 kişini cenazeleri otopsi için gece Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Sabah burada yapılan otopsinin 4 kişinin cenazesi yakınları tarafından teslim alındı. Ölenlerin yakınları cenazeleri teslim alırken sinir krizi geçirdi. Cenazeler daha sonra toprağa verilmek üzere Mardin'e götürüldü. Öte yandan kazadan tek kurtulan fakat babasını, eşini ve iki çocuğunu kaybeden Hasan Ayağ'ın ise durumunun ağır olduğu belirtildi.

CENAZEDEN DÖNÜYORLARDI

Ayağ Ailesinin yakınlarının cenazesi için gittikleri Mardin'den yaşadıkları Ankara'ya dönerken kazanın meydana geldiği baba Hasan Ayağ'ın Ankara'da oto yıkamacılığı işi yaptığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü

---------------------

Cenazelerin Adana Adli Tıp Kurumu'ndan teslim alınışı

Ölenlerin yakınlarının ağlamaları ve ağıt yakmaları

SURE: 01'04"    BOYUT: 119

Can ÇELİK-Onur Can BULAT/ADANA, -

==============================================

2)DENİZLİ'DE TRAFİK KAZASINDA ÖLEN POLİS, DEFNEDİLDİ

DENİZLİ'nin Honaz ilçesinde, kavşaktaki kırmızı ışık ihlali yapan minibüsün, otomobile çarpması sonucu yaşamını yitiren polis memuru Fahrican Acamoğlu'nun (28) cenazesi memleketi Konya'nın Karapınar ilçesinde defnedildi. Cenaze namazı sırasında hiçbir şeyden habersiz Emir Taha'nın (5), babasının fotoğrafına bakıp okşaması, çevredekileri duygulandırdı.

Honaz Kaymakamı Zafer Öz'ün korumalığı yapan polis memuru Fahrican Acamoğlu, dün yönetimindeki otomobile, kırmızı ışık ihlali yapan minibüsün çarpması sonucu yaralandı. Acamoğlu, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Acamoğlu'nun cenazesi memleketi Konya'nın Karapınar ilçesi Reşadiye Mahallesi'ne getirildi. Hiçbir şeyden habersiz Emir Taha'nın, babasının fotoğrafına bakıp okşaması çevredekileri duygulandırdı. Güçlükle ayakta durabilen eşi Gonca Acamoğlu da, eşinin tabutuna sarılıp ağladı. Acamoğlu'nun cenazesi kılınan cenaze namazının ardından Reşadiye Mezarlığı'na defnedildi.

Görüntü Dökümü

-----------------

Cenaze namazından detay

Oğlunun fotoğraf sarılması

Eşinden detay

Genel ve detay

Haber- kamera: Mehmet OKUYUCU KARAPINAR KONYA DHA)

============================================

3)SOBADAN ZEHİRLENEN KADIN 11 GÜNLÜK YAŞAM SAVAŞINI KAYBETTİ

GAZİANTEP'te, sobasından sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Hatice Kılıç (63) tedavi gördüğü hastanede 11 gün sonra yaşamını yitirdi. Olay, geçen 23 Ocak günü Ulaş Mahallesi'nde meydana geldi. Hatice Kılıç akşam sobayı yakarak uyudu. Gün içinde kendisinden haber alamayan yakınları eve geldiğinde Hatice Kılıç'ı yerde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından özel bir hastaneye kaldırılan Hatice Kılıç, acil serviste yapılan ilk müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde tedaviye alındı. Kılıç, yaşam mücadelesini bu sabah kaybetti. Kılıç'ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından toprağa verilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

Adli Tıp Kurumu

Cenazelerin araca konulması

Cenaze aracının çıkışı

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 73 MB

=================================================

4)KARDAN ÇOBAN VE KOYUN SÜRÜSÜ YAPTI

ADIYAMAN'ın Çelikhan ilçesinde, Haci Fendoğlu (44), evinin önünde biriken ve şekil verdiği kardan çoban, koyun sürüsü ile ahır yaptı.

İlkokulu bitirdikten sonra okula gitmeyen, ortaokul ve liseyi açıktan bitiren Haci Fendoğlu, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden 2014 yılında mezun oldu. KPSS'ye giren; ancak yeterli puanı alamadığı için atanamayan Fendoğlu, ailesine tarım işlerinde yardımcı olup, zaman geçirdiği Pınarbaşı beldesindeki evinin önünde biriken kara şekil vermeyi kararlaştırdı. Evdeki kürek, tornavida, bıçak ve kaşığı kullanan Fendoğlu, kar ile ahırdan aldığı koyun sürüsünü otlatmaya götüren çoban yaptı.  İlçe Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğretici olarak da görev yapan Haci Fendoğlu, kar yağışı nedeniyle boş zamanını değerlendirmek istediğini ve 1 haftalık çalışmayla kara şekil verdiğini söyledi. Fendoğlu, "Sanat, aslında yaşama tat vermektir. Ben de bunun için 1 hafta boyunca çalışarak, çobanın bir gününü karla şekillendirdim; çünkü bu işi seviyorum. Yaptığımız bu çalışmalar, yarın ya da öbür gün eriyecek sadece elimizde fotoğrafları kalacak. Ben bu sanatı icra etmek için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Evin önünde biriken karı, elimizdeki aletlerle şekillendirerek bu çalışmayı ortaya koydum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Kardan heykeltıraş

-Çoban, koyun sürüsü ve ahır

-Hacı Fendoğlu röp

-Genel ve detay görüntüsü

Haber-Kamera: Selim SONKAYA-ADIYAMAN-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 400 MB

====================================================

5)YARIM ASRI DEVİRDİĞİ MESLEĞİNDE, 40 YILLIK MAKİNESİYLE TEKNOLOJİYE DİRENİYOR

DİYARBAKIR'ın Sur ilçesinde 59 yıldır şapka üreten Remzi Kağar (69), 40 yıllık dikiş makinesiyle hem teknolojiye direniyor, hem de mesleğini torunlarına öğretiyor. Makinesiyle birbirlerinin dilinden anladıklarını belirten Kağar, "Makinem arızalandığında tamiri kolaydır. Birkaç parçası var, onları değiştirdiğimizde tekrar çalışır hale geliyor. Makine zaman içerisinde yıpranıyor, insan da yıpranıyor" dedi.

Sur ilçesi Saraykapı semtinde Remzi Kağar, 59 yıldır aynı dükkanda 8 köşeli şapka üretiyor. Kağar, yok olmasın diye mesleğini torunlarına öğretiyor. Köşeleri 'Kardeşlik, yiğitlik, mertlik, doğruluk, dürüstlük, misafirperverlik, alçakgönüllülük, cömertlik' anlamına geldiğini belirten Kağar, şapkanın daha çok Diyarbakır, Elazığ, Adıyaman ve Mardin'de kullanıldığını anlattı. Satışların eskisi gibi olmadığını söyleyen Kağar, günlük şapkalar da ürettiğini ifade etti.

Kağar, şapka siparişlerini sosyal medya hesabından alarak, kargoyla gönderiyor.

'BİZDEN SONRA BU İŞ BİTER'

Tatil dönemlerinde mesleğini torunlarına da öğrettiğini ifade eden Remziye Kağar, "Torunlarım, tatill döneminde yanıma geliyorlar. Onlara mesleği öğretmeye çalışıyorum. Ama bu mesleğe biraz zor adapte olurlar. Aslında bu mesleğin geleceği yok. Bizden sonra bu iş biter. Kolay kolay yaşatılacak bir meslek değil. Geleceği olmayan bir mesleğe talep olmaz. Çocukluktan beri bu mesleği yapıyorum. 59 yıl oldu. Makine de 40 yıldır benim elimde. O benim dilimden anlıyor, ben de onun dilinden anlıyorum. Tamiri kolaydır. Gidecek bir iki parçası var, onları değiştik mi tekrar faal duruma geliyor. Tabi zaman içinde yıpranıyor. İnsan da yıpranıyor, demir de yıpranıyor" dedi.

'GÜCÜM YETTİĞİ KADAR ÇALIŞACAĞIM'

Şapka satışlarının eskisi gibi olmadığını vurgulayan Kağar, "Ben emekli biriyim, mesleğimi yaşatmaya çalışıyorum. Hayatım boyunca, gücüm yettiği kadar çalışacağım. Zamanında şapkacılık çok geniş yelpazeye hitap eden bir meslekti. Biz resmi şapka yapardık. Bütün devlet daireleri eskiden resmi şapka giyerdi, herkes şapka giyerdi. Askeri, polisi, gardiyanı, birçok meslek grubuna biz şapka verirdik. Maalesef onlar bitti. Sadece bu şapkalar üzerine çalışıyorum. Tabi bunlar da yeterli değil.  Bugün sanayi girmiştir şapkacılığa. Artık büyük atölyelerde genel şapkalar yapılıyor, ama onlarda el emeği yok, bizde var" diye konuştu.

'DEDEMİN MESLEĞİYLE GURUR DUYUYORUM'

Dedesinin yanına tatil dönemlerinde geldiğini söyleyen lise 2'nci sınıf öğrencisi İrem Su Baz (16) ise, "Devam ettirecek kimsenin pek olduğunu göremiyorum. Dedemin mesleğiyle gurur duyuyorum her zaman. Yaptığı şapkalarla Diyarbakır'a katkı sağlıyor. Mesleği yöremizi taşıyor diyebilirim. Benim hedefim de başka yönde. İnşallah dedemin mesleğinin kaybolmayacağını umut ediyorum, ama ileride de pek süreceğini düşünmüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------------

Şapka atölyesinden genel ve detay görüntüler

Remzi Kağar'ın torununun yerleri süpürmesi

- Remzi Kağar'ın kesim yapması

Şapkalar

Makineyi çalıştırması

Makineden ip geçirmesi

Remzi Kağar'ın konuşması

Şapkaları tanıtması

- İrem Su Baz'ın konuşması

Remzi Kağar'ın müşteri ile ilgilenmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 700 MB

=======================================================

6)AVCILAR, KEKLİĞİ BU KEZ BESLEDİ

AĞIR kış koşullarının yaşandığı Erzurum'da avcılar, yaban hayatı için doğayı yemledi. Sırtlarında vurdukları yem dolu çanta ve çuvallarla karlara bata çıka giden avcılar, kaya ve ağaç diplerine keklikler için yem bıraktı. Türkiye'nin dört bir yanından avcıların gönderdiği 8 ton yemi 200'e yakın avcı Erzurum ve ilçelerinde eş zamanlı olarak doğaya serpti.

Doğu Anadolu Avcılık ve Atıcılık Doğa Sporları Derneği tarafından kar kalınlığının yarım metreye yaklaştığı Erzurum'da yaban hayatı yemlemek için başlattığı kampanyaya Türkiye'nin dört bir yanından destek geldi. Orman ve Su İşleri 13.Bölge Müdürlüğü Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü'nün 3 ton yem, 20 personel ve 5 araçla katıldığı yemleme çalışmasına Trabzon Avcılar Kulübü yönetimi 1,5 ton yem desteği verdi. Türkiye Avcılar Kulübü'nün 1 ton yem gönderdiği Erzurum'daki doğal hayatı yemleme kampanyasında toplanan yaklaşık 8 ton yem bugün aynı anda tüm ilçelerde başlatıldı. Özellikle keklik türünde önemli bir potansiyele sahip kırsal araziye yem bırakmak için yola çıkan ekipler sırtlarına vurdukları çuval ve çantalarla kaya dipleri ve ağaçlık alanları yemledi.

Doğu Anadolu Avcılık ve Atıcılık Doğa Sporları Derneği Başkanı Çetin Ekren, kampanyalarına destek veren avcılık kulüplerine teşekkür etti. Avcılar olarak kendilerine katil gözüyle bakıldığını ifade eden Çetin Ekren, "Biz öyle değiliz. Bu alanda avcı ve bohçacı dediğimiz iki sınıf var. Bohçacılar ruhsatsız, evraksız kayıtsız bu işi yapıyorlar. Biz onlara 'öldürüyorlar' diyoruz. Biz de avlanıyoruz ama yeri geldiğinde doğa ve yaban hayatı korumak için herkesten önce görev alıyoruz" dedi.

Erzurum'un karadenizli avcılar için önemine dikkat çeken Doğu Karadeniz Av ve Yaban Hayatı Federasyonu Başkanı Deva Tuana Pirselimoğlu, "Keklik avlak sahası Karadeniz'deki tüm avcılar için önemli. Karadenizli avcılar, Erzurum'a geliyor. Onun için buradaki yemleme çalışmasına destek vermek bizim için önemliydi" diye konuştu.

Kutsal bir görevi yerine getirmek için Erzurum'a geldiklerini söyleyen Trabzon Avcılar Kulüpü Başkanı Ahmet Topal,yaban hayatın zorlu kış koşullarında beslenmekte sıkıntı çektiğine dikkat çekti. Topal, sürdürülebilir avcılık için avı korumaları gerektiği bilincine sahip olduklarını ifade ederek, destek veren herkese teşekkür etti.

Görüntü Dökümü:

--------------------------------

-Avcıların araçlarıyla araziye çıkması

-Çantalara yem dolduran avcılar

-Avcıların arazide yürümesi

-Avcıların kaya dipleri ve ağaçlara yem bırakması

-Arazide yürüyen avcılardan görüntü

-Doğu Anadolu Avcılık ve Atıcılık Doğa Sporları Derneği Başkanı Çetin Ekren'le röp

-Doğu Karadeniz Av ve Yaban Hayatı Federasyonu Başkanı Deva Tuana Pirselimoğlu ile röp

-Trabzon Avcılar Kulüpü Başkanı Ahmet Topal'ın konuşması

Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

=======================================================

7)AÇ KALAN TİLKİYE EKMEK İKRAMI

BAYBURT'ta, doğal yaşam alanları karla kaplanan ve yiyecek bulmakta zorlanan tilki, indiği köyün sakinlerince ekmekle beslendi.

Bölgede etkili olan kar yağışı ve soğukta, yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları, köylere inmeye başladı. Yörede aç kalan tilki, daha önce geldiği ve kendisine et ikram edilen Bayburt'un Karşıgeçit köyüne yeniden indi. İnsanlardan kaçmayan tilki ilgi odağı oldu. Köy sakini Emre Bayraktar, elleriyle ekmek vererek tilkiyi besledi. İkram ettiği ekmeği tilkiyle birlikte yiyen Bayraktar'ın bu anları da, komşularınca cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. 'Paşa' adı verilen tilki, karnını doyurduktan sonra bölgeden uzaklaşarak gözden kayboldu.

Görüntü Dökümü:

--------------------------------

Tilkiye ekmek verilmesi

Tilkinin ekmeği yemesi

HABER:  Murat SÖYLEMEZ KAMERA: BAYBURT-DHA

======================================================

8)MUHTAR ADAYINDAN 3 TEKERLEKLİ BİSİKLETLE SEÇİM KAMPANYASI

KAYSERİ'de merkez Melikgazi ilçesi Hunat Mahallesi muhtar adayı emekli katip Muhlis Çolak (53), seçim çalışmalarını doktorların 5 santimetre kısalma ve incelme oluşan sol bacağının güçlenmesi için tavsiye ettiği özel üretim bisikletiyle yapıyor. Sokak sokak dolaşarak seçmenlerden oy isteyen Çolak, "Doktorum, benden sağlığım için bisiklet sürmemi istemişti. Hem sağlığım için hem de seçimi kazanmak için bisikletimle pedal çevirip, oy istiyorum" dedi.

Kayseri'de yaşayan evli ve 2 çocuk babası Muhlis Çolak, 4 yaşında ailesi ile birlikte kentte bulunan Atatürk Evi Müzesi'ne gitti. Burada merdivenden düşerek kalçasında çıkık oluşan Muhlis Çolak, tedavi için götürüldüğü hastanede ameliyat edildi. Ancak ameliyat sonrası Çolak'ın sol bacağında 5 santimetre kısalma ve incelme meydana geldi. Normal hayatını sürdüren ortopedik engelli Çolak'a bir yıl önce kontrol için hastanede doktorlar, bacaklarının güçlenmesi için bisiklet sürmesini tavsiye etti. Kayseri Adliyesi'nde katiplikten emekli Çolak, tavsiye üzerine Tekirdağ'da bir firma ile görüşüp, üç tekerlekli bisiklet siparişi verdi. Özel üretilen bisiklet ile günlük yaşamını sürdüren Çolak, merkez Melikgazi İlçesi Hunat Mahallesi muhtar adayı oldu. Emekliliğinin ardından arzuhalci dükkanında daktilo ile dilekçe yazan Muhlis Çolak, seçim kampanyasını bisikleti ile sürdürüyor. Hergün sabah iş yerinden çıkan ve akşama kadar kent merkezinde pedal çeviren Muhlis Çolak, bisikletinin arkasına yaptığı 'giydirme' ile de mahalle sakinlerinin dikkatini çekerek, oylarını alabilmenin heyecanını yaşıyor.

Hizmet için yola çıktığını belirten Muhlis Çolak, "Malulen emekliyim. Arzuhalcilik işiyle uğraşıyorum. Hunat Mahallesi muhtarlığına talip oldum. Hizmet için yola çıktım. Mahalle sakinlerimizin resmi ve özel hangi işi olursa olsun, onları gerçekleştirmeyi vaat ediyorum. İnşallah hayırlısı ise olsun ama hakkımda hayırlısı olmayacaksa olmasın diye düşünüyorum" dedi.

'DOKTORUM TAVSİYE ETTİ'

Ortopedi doktorunun sağlığı için bisiklet sürmesini tavsiye ettiğini de belirten muhtar adayı Çolak, "Ortopedi doktorum, ayağımın güçlenmesi için bisiklet sürmemi istedi. Ben de 2 tekerlekli bisiklet süremediğim için 3 tekerlekli bisiklette karar kıldım. Tekirdağ'da bir firma ile görüşüp, kişiye özel üretilen bisikletlerden sipariş verdim ve 3 tekerlekli bisikletim Kayseri'ye geldi. Bisikletin arkasına da muhtarlık seçimlerine aday olmam neticesinde 'Giydirme' yaptım ve mahalle halkının oylarına talip oldum. İlçe protokolünden de önemli dönüşler aldım. Vatandaşlardan da sürekli olumlu tepkiler alıyorum. Şu ana kadar olumsuz tepki veren olmadı. Çünkü siyasi içerik ya da siyasi şarkı ile bisiklet sürmediğim için herkesin muhtarı olarak meydanlarda geziyorum. Vatandaşlara derdimi anlatıp, onların derdini dinliyorum" ifadelerini kullandı.

'VATANDAŞLARIMIZIN OYUNU ALMAK İÇİN PEDAL ÇEVİRİYORUM'

Seçimlerde adayların yüksek oranda harcamalar yaptığını ancak kendisinin broşür dışında bir maliyetinin olmadığını da belirten Çolak, "Bisikletimle hem sağlığım için hem de vatandaşlarımızın oylarını alabilmek için pedal çeviriyorum. Üstelik hiç bir masrafım da yok. Yakıt gideri yok. Aksine sağlığıma katkısı var. Bu sayede bacak kaslarım güçleniyor. Bisikletin arkasına yaptığım afiş tarzı 'giydirmede' kent sakinlerinin dikkatini çekiyor.  Doktorumun tavsiye ettiği bisiklet bir nevi seçim kampanyam oldu" diye konuştu.

'REKLAM AMAÇLI PARK EDİLEN ARAÇLARI KALDIRACAĞIM'

Vaatlerinden de bahseden Muhlis Çolak, "Mahallemiz de özellikle çocuk parkları ve cadde sokaklar 7/24 kamera sistemi ile güvenlik altına alınacak. 'Aile park projesi' ile şu an bir ailenin rahatlıkla oturamadığı bazı parklarımızı ailelerin de faydalanabileceği bir hale getirmek istiyorum. Mahallemiz kent merkezinde olduğu için en büyük sorunu otopark, bu sorunu da reklam amaçlı otoparklara park edilen araçların kaldırılması için mücadele ederek, bitireceğimi düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

Muhtar adayının 3 tekerlekli bisiklet ile gezmesi

-Vatandaşlara projelerini anlatması

-Seçim broşürünü dağıtması

Genel detay

Süre: 5.29 Boyut: 662 MB

Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, DHA

===================================================

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-6 - Son Dakika


Advertisement