İngiltere'de 'Türkiye' Konferansları - Son Dakika
Son Dakika Logo

İngiltere'de 'Türkiye' Konferansları

İngiltere\'de \'Türkiye\' Konferansları
30.11.2012 09:02

AK Parti'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes anlaşmasıyla ilgili, "Aslında Clinton'ın Tel Aviv'e varmasından 15 saat önce müzakere konusunda mutabakata varılmıştı."

AK Parti'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel

Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes anlaşmasıyla

ilgili, "Aslında Clinton'ın Tel Aviv'e varmasından 15 saat önce müzakere

konusunda mutabakata varılmıştı. Fakat bu, Türkiye'nin hanesine yazmasın diye, 15

saat geciktirdiler" dedi.

Çelik ile Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın, Başbakanlık Kamu

Diplomasisi Koordinatörlüğü (KDK) tarafından, düşünce kuruluşu Royal United

Services Institute (RUSI) işbirliğiyle düzenlenen program çerçevesinde,

İngiltere'nin başkenti Londra'da çeşitli temaslarda bulundu ve konferanslar

verdi.

Ömer Çelik ve İbrahim Kalın King's College Üniversitesi'nde "Türkiye'nin

geçmişi ve geleceği" başlıklı, Türk dış politikasına ilişkin konferans verdi.

Yeni Türkiye'yi tanımlamaya ilişkin tartışmalara, "Türkiye'nin

normalleşmesi" dediklerini belirten Ömer Çelik, Türkiye'nin komşularıyla,

Balkanlar, Somali gibi ülke ve bölgelerle yakın ilişkisine dikkati çekti.

Çelik, "Biz, ülkemizde muhalefet partileri tarafından şöyle eleştiriliyoruz;

'kendi sorunlarımız varken buralarla niye uğraşıyoruz' diye. Tabi siyaset

yapmanın da, uluslararası ilişkiler düşünmenin bir takım temel gereklilikleri var

bu da en azından ilkokul düzeyinde tarih ve coğrafya bilmeyi gerektiriyor" diye

konuştu.

100 yıl önce çizilmiş ulus devlet sınırları içinde artık yaşanmadığını

belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Bizim bütün bu büyük coğrafyayla ilgilenmemiz, herhangi bir toprak talebi

ya da ekonomik sömürü için değildir. Tam tersine bu bölgede huzurun ve istikrarın

sağlanması için tarihsel birikimimizi ve bugünkü gücümüzü devreye sokuyoruz."

-"Dış politikada en devrimci adımları atmış hükümetiz"-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, AK Parti olarak Arap Baharının

başladığını 2005 yılında Hamas'ın seçilmesiyle anladıklarını belirterek, şöyle

konuştu:

"O zaman Hamas'ın seçime girmesine izin verenler, Hamas seçimi kazandıktan

sonra onu veto ettiler. Biz de dedik ki, 'Bu alışkanlığı bir kenara bırakın,

halkların iradesine saygı duyun'. O gün bizim bu tutumuzu protesto edenler, bugün

Gazze ateşkesi için Hamas üzerindeki etkimizi kullanmamızı istediler.

Türkiye, Balkan, Kafkas, Ortadoğu, Akdeniz, Avrupa ve İslam ülkesidir. Bizim

bu çok boyutlu halimizi kavramayanlar, herhangi bir açılım yaptığımızda önce bunu

protesto ettiler ama birkaç sene sonra bunun doğru olduğunu kabul ettiler. Biz de

10 yıldır Amerikalıların ve Avrupalıların, bizi 5 yıl gecikmeyle anlamasından

yorulduk."

Çelik, "Cumhuriyet tarihinde dış politika alanında en devrimci adımları

atmış hükümetiz" diyerek, Kıbrıs sorunu, Ermenistan'la ilişkiler gibi konuları

örnek gösterdi.

-"Siz ABD Dışişleri Bakanlığı'na, İngiliz gazetelerine bakmayın"-

Gazze'deki ateşkes konusunda Türkiye'nin merkezi bir rol oynadığını belirten

Çelik, "Siz bakmayın ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ya da bazı İngiliz gazetelerinin

söylediğine. Ben o müzakerelerde bizzat bulundum, hem Mısır, hem Hamas,

Türkiye'nin bu müzakerelerde merkezi bir rol oynamasını istedi. Hatta İsrail,

diplomatik ve siyasi bir ilişkimiz olmamasına rağmen, dolaylı kanallardan

Türkiye'nin bu sürece destek vermesini çok önemsediklerini söyledi. Aslında

Clinton'ın Tel Aviv'e varmasından 15 saat önce müzakere konusunda mutabakata

varılmıştı. Fakat bu Türkiye'nin hanesine yazmasın diye, 15 saat geciktirdiler"

diye konuştu.

-"'Özür dilemek yerine pişmanlık duyuyoruz' desek olur mu diyorlar"-

Konferansta soruları da yanıtlayan Ömer Çelik Hamas'a ilişkin bir soru

üzerine, "Abluka kalksa, İsrail bu saldırganlığından vazgeçse, Gazze'ye ya da

Batı Şeria'ya insani bir yaşam seçeneği sunsa, ondan sonra eğer Hamas oraya bir

tek füze atarsa karşısına biz çıkarız. Fakat İsrail saldırganlığı bütün

acımasızlığıyla devam ediyor" dedi.

Birileri, "İsrail yok edilmelidir" dediğinde, bu söyleme de karşı

çıktıklarını belirten Çelik, Türkiye'nin İsrail halkının dostu olduğunu, barış

içinde yaşama hakkını savunduğunu vurguladı. Diğer yandan Netanyahu hükümetinin

terörist faaliyetlerine karşı olduklarını söyleyen Ömer Çelik, "İsrail devletini

eleştirmek antisemitizm değildir. İsrail halkının güvenliğini bugün Hamas değil,

Netanyahu hükümeti tehdit ediyor" diye konuştu.

İki devletli çözüm dışında bir çözüm olmadığını düşündüklerini ifade eden

Çelik, "9 insanımızı öldürdüler, 'özür dileyin tazminat ödeyin' diyoruz.

'Gazze'deki abluka kalksın, ilişkilerimiz normalleşsin' diyoruz. Buna

yanaşmıyorlar. 'Özür dilemek yerine pişmanlık duyuyoruz' desek olur mu diyorlar.

Bu normal olmayan bir devletin tavrıdır. Anormal bir hükümetle normal bir ilişki

kuramazsınız. Dolayısıyla önce İsrail'in normalleşmesi lazım. İlişkilerimiz,

İsrail normalleşirse normalleşir"

-"AB'nin kararı, kendi geleceğiyle ilgili"-

Ömer Çelik, RUSI düşünce kuruluşundaki "Hızlı Değişen Dünyada Türkiye için

Beklentiler" konulu konferansta yaptığı konuşmada ise, güçlü bir ekonomiye sahip

ve G20 üyesi olan Türkiye'nin bölgesindeki her politik olayın merkezinde yer

aldığını, aynı zamanda Türkiye'nin darbelerle mücadele eden ve demokratikleşme

yolunda süratle ilerleyen bir ülke olduğunu söyledi.

Avrupa'daki ekonomik krize değinen Çelik, "Türkiye'nin kuzeyinde, Avrupa'da

ciddi bir ekonomik kriz var. Türkiye güçlü ekonomisiyle, krizin olduğu bölge için

ilham kaynağıdır. Türkiye'nin güneyinde, Arap devriminin olduğu ülkelerde ciddi

bir demokrasi krizi yaşanıyor. Türkiye, demokrasisiyle de bu ülkelere ilham

kaynağıdır. Türkiye, demokrasi açısından AB ülkeleriyle aynı düzlemde

değerlendirilecek bir ülkedir, ekonomik gelişimiyle de ekonomik açıdan en parlak

ülkeler olarak kabul edilen BRICS ülkeleriyle aynı düzeyde kabul edilecek bir

ülkedir" diye konuştu.

Çelik, herhangi bir reformu gerçekleştirdiklerinde, bu reformun türbülans

yarattığı zaman, geri adım atmak yerine daha çok reform yaparak yollarına devam

ettiklerini söyledi.

AB'nin Türkiye'yi üye olarak kabul etme konusundaki isteksizliğinin AB ile

Türkiye arasındaki bir mesele olmaktan çıktığını ifade eden Çelik, "AB'nin

Türkiye ile ilgili vereceği karar, Türkiye hakkında değil, kendi geleceğiyle

ilgilidir. Türkiye, herhangi bir meselede konuştuğu zaman minimum bin yıllık bir

tarih içerisinden konuşur" dedi.

-Kalın: "Vize rejiminin değiştirilmesi gerekiyor"-

Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın da, Türkiye'nin AB müzakere

sürecinde 2010'daki İspanya'nın AB dönem başkanlığından bu yana hiç müzakere

başlığı açılmadığını ya da kapanmadığını belirtti.

"Umarım, 2013 Ocak ayında İrlanda'nın dönem başkanlığıyla bazı ilerlemeler

görmek istiyoruz" diyen Kalın, 2013 yılında AB katılım sürecine ilişkin olumlu

bir gündem olmasını umduğunu ifade etti.

Türkiye'nin gelecek yıl birkaç müzakere başlığı daha açmak istediğini

söyleyen Kalın, vize rejiminin değiştirilmesi, Türkiye'nin Schengen vize

sistemine dahil edilmesi gerektiğini kaydetti.

Muhabir: Aslı Aral/ Yunus Kaymaz

Yayıncı: Yusuf Kaya - LONDRA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İngiltere'de 'Türkiye' Konferansları - Son Dakika


Advertisement